ABD'nin Etiyopya üzerindeki ‘baskısı’ baraj müzakerelerinde Mısır'a destek oluyor

Washington, Etiyopya'ya sağladığı dış yardımı durdurmayı planlıyor. (AFP)
Washington, Etiyopya'ya sağladığı dış yardımı durdurmayı planlıyor. (AFP)
TT

ABD'nin Etiyopya üzerindeki ‘baskısı’ baraj müzakerelerinde Mısır'a destek oluyor

Washington, Etiyopya'ya sağladığı dış yardımı durdurmayı planlıyor. (AFP)
Washington, Etiyopya'ya sağladığı dış yardımı durdurmayı planlıyor. (AFP)

ABD'nin Etiyopya üzerindeki baskısı, Addis Ababa'nın Nil'in ana kolu üzerine inşa ettiği Nahda Barajı anlaşmazlığıyla ilgili olarak Mısır'ın konumunu güçlendirdi. ABD'nin Etiyopya’ya yönelik yardıma son verme niyeti Mısır lehine ‘olumlu bir işaret’ olarak görülüyor. Bu durumun, şu an Afrika Birliği (AfB) himayesinde devam eden ve çeşitli zorluklarla karşı karşıya olan müzakerelerde bir çözüme ulaşılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
ABD’de geçtiğimiz günlerde yayınlanan raporlar, Washington'ın ‘Nahda Barajı’ dosyasıyla ilgili olan uzlaşmazlığı nedeniyle Etiyopya'ya verdiği 130 milyon dolar tutarında dış yardımı durdurma planını ortaya koydu. Bu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun bir kararıyla gündeme geldi.
ABD'nin pozisyonu, projeyle devam etme konusunda ısrarcı olan Etiyopya'da hoşnutsuzluk uyandırdı. Etiyopya'nın Washington Büyükelçisi Fitsum Arega, ABD’nin 130 milyon dolarlık yardımı durdurma niyetini ve bunun Nahda Barajı ile ilgili olduğunu işittiğini ifade ettiği açıklamasında, “ABD’den daha ayrıntılı bir açıklama bekliyoruz” dedi. Arega, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, ülkesinin Nahda Barajı projesini tamamlama kararlılığını vurguladı, “Etiyopya'yı karanlıktan çıkaracağız” ifadesini kullandı.
Addis Ababa söz konusu barajı 2011 yılından beri Nil'in ana kolu olan Mavi Nil üzerinde inşa ediyor. Etiyopya bu projeyi ekonomik büyümesi ve elektrik arzı için gerekli görürken Kahire ve Hartum, 145 metre yüksekliğinde ve Afrika'nın en büyük projesi olan bu barajın suya erişimlerini sınırlayacağından korkuyor. Üç ülke arasındaki hukuki ve teknik anlaşmazlıklar, barajın doldurulmasını ve işletilmesiyle ilgili müzakerelerin durmasına neden oldu. Üç ülke arasında baraj gölünün doldurulma sürecine, çözüm mekanizmasına ve anlaşmaların bağlayıcı yükümlülüklerine ilişkin anlaşmazlıklar bulunuyor.
Mısır Parlamentosu'nun Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Muhammed Ureybi, Washington'ın Etiyopya'ya sağladığı dış yardımı durdurma niyetinin, Mısır'ın pozisyonunu güçlendiren ‘olumlu bir işaret’ olduğunu belirttiği açıklamasında, kararın uygulanmaması halinde bile Mısır’a bu konuda uluslararası meşruiyet veren bir yönünün bulunduğuna işaret etti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Ureybi, Mısır diplomasisinin bu önemli siyasi mesajın üzerine inşa edilmesi, Etiyopya üzerinde daha fazla uluslararası baskı oluşturulması ve onu adil çözümlere ulaşma konusunda engel çıkarma tutumundan vazgeçirmek gerektiğini söyledi. Ureybi, Etiyopya liderliğini ‘uluslararası sisteme meydan okumak ve uluslararası yasaları görmezden gelmekle’ suçladı.
Mısır Dışişleri Konseyi Üyesi Büyükelçi Eşref Harbi, ABD yönetiminin ‘Etiyopya'nın siyasi bir çözüme ulaşılması konusundaki engellemelerinin açıkça görünmesinin ardından’ Etiyopya'ya yönelik tehditleri konusunda ciddi olduğunu belirtti. Bu tür baskıların ABD yönetiminin konuyla ilgilendiğini vurgulayan Harbi, mevcut müzakerelerde bunun yansımalarının görüneceğini ifade etti.
Diğer yandan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün daha önceki bir açıklamasında, “Mısır, Etiyopya ve Sudan'ın geçmişteki hareket tarzının, üç ülkenin çıkarlarını dikkate alan bir şekilde adil ve dengeli bir anlaşmaya varabileceğine inanıyoruz” ifadesi yer almıştı. Açıklamada, ABD yönetiminin bu konuda üç ülke ile birlikte çalışmaya kararlı olduğu vurgulanmıştı.
Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan edindiği bilgiye göre Mısır pozisyonunu, Afrika Birliği ve uluslararası gözlemcilerin pozisyonuna, yaklaşan müzakerelerin durumuna ve Etiyopya’nın anlaşma konusundaki tutumuna göre belirleyecek.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.