Almanya, Rusya ile mücadele edecek güce sahip mi?

Putin'in Avrupa'ya karşı en önemli stratejik silah olarak gördüğü doğalgaz boru hattının inşa edildiği St. Petersburg’da yürütülen bölgesi. (Reuters)
Putin'in Avrupa'ya karşı en önemli stratejik silah olarak gördüğü doğalgaz boru hattının inşa edildiği St. Petersburg’da yürütülen bölgesi. (Reuters)
TT

Almanya, Rusya ile mücadele edecek güce sahip mi?

Putin'in Avrupa'ya karşı en önemli stratejik silah olarak gördüğü doğalgaz boru hattının inşa edildiği St. Petersburg’da yürütülen bölgesi. (Reuters)
Putin'in Avrupa'ya karşı en önemli stratejik silah olarak gördüğü doğalgaz boru hattının inşa edildiği St. Petersburg’da yürütülen bölgesi. (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump yaklaşık iki yıl önce düzenlenen bir NATO toplantısında, Rusya'dan Almanya'ya doğrudan doğal gaz sağlayan Kuzey Akım 2 Boru Hattı nedeniyle  Berlin yönetimini Moskova’nın esiri olarak nitelendirdi. Trump'ın sözleri söz konusu dönemde Brüksel tarafından "diplomasi eksikliği" nedeniyle eleştirilere maruz kalmış, Berlin'de en çok konuşulan konu olmuştu. ABD'nin projeye dahil olanlara uyguladığı yaptırımlar nedeniyle geciken Kuzey Akım 2 Boru Hattı, tamamlandığı takdirde Almanya'nın Rus doğalgazına bağımlılığının daha da artacak olması birçok kişinin Berlin'in Moskova ile ciddi ve etkili bir şekilde karşı karşıya gelip gelemeyeceğini sorgulamasına neden oldu.
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Moskova'yı Rus muhalif Aleksey Navalny'e suikast düzenlemeye çalışmakla suçlamasının ardından Kuzey Akım 2 Hattı’na yönelik gaz projesiyle ilgili tartışmalar tekrar gündeme geldi. Üstelik söz konusu tartışmalar bu sefer Merkel'in partisinin içinden çıktı. Almanya'da Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Hristiyan Demokrat CDU partisinden Norbert Röttgen, Avrupa’nın, Rusya’ya karşı sert tavır almasını ve boru hattı projesinin durdurulmasını istedi. 
Röttgen açıklamasında, "Putin'in anladığı tek dil güç", ifadesini kullandı. Ayrıca Rus muhalif Navalny'nin Sovyetler Birliği dönemlerinde Ruslar tarafından geliştirilen ve ancak çok uzmanlaşmış askeri laboratuvarlarda üretilebileceğini belirttiği sinir gazı noviçokla zehirlendiği suikast girişimine Avrupa’dan ​​bir tepki gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Dün Avrupa, Rusya'ya yönelik eleştirisinde ve Berlin'de bir hastanede yaşam mücadelesi veren muhalefet liderine suikast girişimini kınamasında Almanya'nın etrafında toplandı. Ancak, zehirlenmeyi kınayan ve buna şok olduğunu ifade eden Merkel'in kendisi aynı zamanda Kuzey Akım 2 projesini savundu. Merkel, Rus yetkilileri kendilerine yöneltilen suçlamalarla ilgili olarak açıklama yapmaya çağırırken son gelişmeleri halen üzerinde çalışılan doğalgaz boru hattı projesine bağlamayı reddetti. Projenin tamamlanması gerektiğini belirten Merkel, aynı zamanda ABD yaptırımlarını da yasa dışı olarak niteleyerek kınadı. Ancak Merkel'in partisinden birçok isim buna katılmadı. Buna karşı çıkan bir isim Alman kanalı ARD TV ile yaptığı röportajda şu ifadeleri kullandı:
“Eğer proje (Kuzey Akım 2) şu anda tamamlanırsa, bu Putin için bu politikayı özel olarak tamamlayabileceğinin ve onun ödüllendirileceğinin açık bir teyidi olacak.”
Diğer taraftan, Almanya’daki bazı gazeteler, gaz boru hattı projesini durdurma çağrısı yapan başyazılar yayınladı. Almanya’nın popüler gazetesi Bild’de yayımlanan bir yazıda şu ifadeler yer aldı:
"Almanya hükümeti, Navalny'nin zehirlenmesini en güçlü şekilde kınayabilir kızgınlığını ifade edebilir ve Kremlin'den açıklama yapmasını isteyebilir. Ancak hükümet, Putin ile Kuzey Akım 2 projesi üzerinde çalışmaya devam ettiği sürece her şey boş laftan ibaret olacaktır. Avrupalı ​​ortaklar, Alman Federal Meclisi’ndeki muhalifler ve hatta Merkel’in kendi partisinden uzmanlar yıllardır proje hakkında uyarıda bulundukları halde Başbakan Merkel’in neden gaz projesini savunmaya devam ettiği artık anlaşılamıyor. Putin söz konusu doğalgaz boru hattı projesini Avrupa'ya karşı en önemli stratejik silah olarak görüyor. Alman hükümeti projeyi iptal etmezse, Putin'in noviçok gazıyla düşmanca girişimlerini finanse etmekten yakında biz sorumlu olacağız."
Muhalefetten yükselen sesler de projeye son verilmesi çağrısında bulundu. Alman Yeşiller Partisi Meclis Grup Başkanı Katrin Göring-Eckardt yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Navalny'yi Rusya’nın öldürme girişimi sadece bizi endişelendirmekle kalmamalı aksine ciddi cezası olmalı. Rusya'ya artık Kuzey Akım 2 projesini birlikte tamamlayamayacağımızı söylemek gibi net bir cevap bulmaya ihtiyaç var.”
"Frankfurter Allgemeine" gazetesi, projenin durdurulmasının, Almanya'nın Rus muhalif liderini zehirlemesine karşı Rusya’ya duyduğu öfkenin en açık sinyali olacağını ve yapılan suikast girişiminin sonuçsuz kalmaması gerektiğini belirtti. Gazete açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
"Vladimir Putin rejimi, eylemlerinin ekonomik sonuçlarını düşünmek zorunda kalacak. Bu nedenle Moskova'ya yönelik yaptırımlar, yeni bir suç eylemine başlamadan önce onun hesaplarını değiştirebilir."



Ramazan bugün mü yoksa yarın mı başlıyor tartışması Fransız Müslümanlar arasında kafa karışıklığı neden oldu

Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
TT

Ramazan bugün mü yoksa yarın mı başlıyor tartışması Fransız Müslümanlar arasında kafa karışıklığı neden oldu

Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)

Fransa'da Ramazan'ın başlangıç ​​tarihiyle ilgili iki çelişkili açıklama, Müslümanlar arasında kafa karışıklığına neden oldu. Fransız Müslümanlar Konseyi (CFCM), hilalin 18 Şubat akşamına kadar görünmeyeceğini gösteren bilimsel verilere dayanarak, 1447 Hicri yılı için Ramazan'ın ilk gününün 19 Şubat 2026 Perşembe (yarın) olacağını duyurdu. Öte yandan, Paris Ulu Camii, Ramazan'ın ilk günü olarak 18 Şubat Çarşamba (bugün) olarak ilan etti.

CFCM açıklamasında, bazı İslam ülkelerinin kararlarının Fransız Müslümanları için bağlayıcı olmadığını vurgulayarak, ayın başlangıcının ülkede kullanılan astronomik hesaplamalara göre belirlendiğini belirtti. Ayrıca, 20 Mart 2026 Cuma gününü Ramazan Bayramı olarak ilan etti.

Fransa Müslüman İslam Konseyi (CFCM), Fransa'daki Müslümanları temsil eden resmi kuruluştur ve yaklaşık 2 bin 500 cami ve ibadethaneyi temsil etmektedir. Başkanı açık seçimlerle atanır ve konsey, uzmanlaşmış dini ve akademik komitelerin uzmanlığından yararlanır.

Bunun aksine, Paris Ulu Camii'nin dini komitesi, astronomik hesaplamalar ve yasal veriler arasındaki ortak çalışmanın sonuçlarını esas alarak, 18 Şubat Çarşamba gününün Ramazan'ın ilk günü olduğunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Paris Camii'nin durumu, resmi konseyden farklıdır; zira başkanı seçilmez, doğrudan Cezayir'den atanır ve Fransa'daki yalnızca bir camiyi temsil eder, kararını vermeden önce genellikle diğer ülkelerden gelecek açıklamaları bekler.

Buna göre, gözlemciler Fransa'daki Müslümanlar için resmi referans noktasının Fransa İslam Dini Konseyi olduğunu ve bu nedenle de Konseyin kararlarına uyulmasının ülke içinde benimsenen yasal ve dini çerçeve olmaya devam ettiğini vurguluyor.


Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.