Fransa’da “İslamcı Ayrılıkçıklık” tartışması Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un son konuşmasıyla tekrar alevlendi. Konu, Macron’un Fransız tarihinin önemli şahsiyetlerinin mezarlarının bulunduğu Latin Mahallesi’ndeki Panteheon anıtında yaptığı konuşma ile tekrar gündeme geldi.
Üçüncü Cumhuriyetin 150. kuruluş yıldönümü kutlamalarında konuşan Macron “İslamcı Ayrılıkçılık” konusunu tekrar gündeme getirdi. Sedan Muharebesi’nde Fransız ordusu Prusya kuvvetlerine yenilmiş, Fransız İmparatoru III. Napolyon esir düşmüş ve Fransa’da 4 Eylül 1870’de İmparatorluk rejimi çökmüş, Üçüncü Cumhuriyet ilan edilmişti.
Macron, “İslamcı Ayrılıkçılık” konusuna Fransa’nın doğusundaki Mulhouse şehrinde yaptığı konuşma münasebetiyle geçen Şubat ayı başlarından bu yana değiniyor.
Geçen Temmuz ayında ise Başbakan Jean Castex, parlamentoda yaptığı güvenoyu konuşmasında söz konusu meseleyi ele aldı. Yavaş yavaş suç, kaçakçılık ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele ya da bu ‘ayrılıkçı’ eğilimle ilgili olarak kararlı bir tutum gösteren İçişleri Bakanı Gerald Darmanin’in konuşmalarında da bu mesele sürekli gündemde tutuluyor.
Başlangıçta, Macron’un kınadığı ‘ayrılıkçılık’ kelimesinin tanımlanması gerekiyor. Macron, 4 Eylül’deki konuşmasında, “Fransa’da çoğu zaman din adına ve bazen de yabancı güçlerin yardımıyla bazı grupların yasalarını uygulamak isteyenlere bir yer olmayacaktır. Hayır, bölünme kabul edilmez olduğu için Cumhuriyet, bölünemez. Fransa herhangi bir ayrılıkçı macerayı kabul edemeyeceği için gelecek sonbaharda ayrılıkçılıkla mücadele için bir yasa tasarısı hazırlayacağız” ifadelerini kullandı. Macron, açıklamasının devamında “Fransız olmak sadece bir kimliğe sahip olmak değil, vatandaş olmaktır. Haklarınız olduğu kadar yükümlülükleriniz de vardır. Bunlar değerler, tarih ve dil inşa etmektir. Cumhuriyeti ayakta tutmak bir savunmadır. Bu bizi her saniye ilgilendirmektedir. Öyleyse birlikte galip gelecek bir Fransa oluşturalım” dedi.
Macron, gelecek iki yıl boyunca fırsat eşitsizliğinden ve bazen de ırkçı uygulamalardan mustarip göçmenlerden ve ailelerinden toplumdaki marjinal gruplara daha fazla dikkat etmelerini istedi.
Cumhurbaşkanı konuşmasında tüm Fransız vatandaşları arasındaki eşitlik kavramına vurgu yaparak şöyle dedi: “Eşitlik, Fransa Cumhuriyeti’nin üçlemesinden biri olarak biliniyor; özgürlük, eşitlik, kardeşlik.”
Macron, özgürlüğün ‘bölünmez bir bütün’ olduğunu ve inanan ya da inanmayan herkesin haklarını garanti eden sekülerleşmeyle ve laiklik ile bağlantılı olduğunu dile getirdi.
Başbakan Jean Castex ise daha önce parlamentoda yaptığı açılış konuşmasında “Her türlü radikalizm yanlısı İslamcıyla mücadele bizim önceliğimizdir ve öyle kalacaktır” demiş ve bir yasa çıkararak, bazı etnik grupların etnik ya da dinsel bağlar etrafında birbirlerine yaklaşmasını önlemeyi amaçladıklarını belirtmişti.
Aynı şekilde üst düzey yetkililer, zaman zaman ve uygunsuz bir dille, Castex’in ‘toplumun bütünlüğünü koruyabilen, temel değer olarak’ tanımladığı laiklik ilkesinin önemine dikkati çekti. Castex’e göre böylece herhangi bir din, herhangi bir grup ya da ideolojik akım kamusal alanı ele geçirip cumhuriyetin değerlerini tahrip edemeyecekti.
İşin gerçeği ise Fransız yetkililer, büyük şehirlerde veya kasabalarda bazı mahallelerin gettolara dönüştürülmesini ve görmedikleri sosyal uygulama ve gelenekleri benimsemelerinin cumhuriyet değerleriyle uyumsuzluğunu büyük bir endişeyle takip ediyor.
Sağcı ve aşırı sağcı partiler, ‘cumhuriyetin kontrolünün dışında kalan, polislerin girmeye cesaret edemediği, şiddet eylemlerinin yanı sıra uyuşturucu kaçakçılığına sahne olan’ mahallelerin varlığından şikayet ediyor. Yetkililer, Fransa’da imamların eğitiminin güçlendirilmesi ve fon hareketinin izlenmesi için daha fazla denetim çağrısı yapıyor. Kısaca yetkililer, dış bağlantıları olan bir ‘Fransız İslamı’ değil, Fransız değerleriyle uyumlu bir ‘Fransız İslamı’ istiyorlar.
Bu arzular ve niyetler yeni değil. Ancak özellikle de 2015’in başlarında Fransa’yı vuran terör operasyonlarının başlamasıyla birlikte en az beş yıl boyunca yeniden ortaya koyuluyor. Şu anda ise bu mesele, iki buçuk aydır yargı tarafından Paris’in 2015 yılının Ocak ayında tanık olduklarına ilişkin 14 kişinin yargılanması ile gündeme getirildi. Yetkililer ayrıca, Fransa İslam Konseyi’ni de yeniden gözden geçirmek istiyor.
2017 yılında, INSEE Nüfus Araştırmaları Şube Müdürü ve 1999 ile 2009 yılları arasında INED (Fransız Ulusal Demografik Araştırma Enstitüsü) Direktörü olan François Héran, 2017 yılında Fransız nüfusunun yaklaşık sekizde birinin Müslüman kökenli olduğunu (8,4 milyon) açıklamıştı.
Macron’un laiklik vurgusu ‘İslamcı Ayrılıkçılık’ tartışmalarını alevlendirdi
Fransa Cumhurbaşkanı, tören sırasında tarihi Pantheon anıtı önünde (Macron’un Twitter hesabı)
Macron’un laiklik vurgusu ‘İslamcı Ayrılıkçılık’ tartışmalarını alevlendirdi
Fransa Cumhurbaşkanı, tören sırasında tarihi Pantheon anıtı önünde (Macron’un Twitter hesabı)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة



