İsrail: Gantz, yerleşimci popülizmi yapıyor

Gantz, Bnei Brak Belediye binasının önünde halka hitap ediyor (AFP)
Gantz, Bnei Brak Belediye binasının önünde halka hitap ediyor (AFP)
TT

İsrail: Gantz, yerleşimci popülizmi yapıyor

Gantz, Bnei Brak Belediye binasının önünde halka hitap ediyor (AFP)
Gantz, Bnei Brak Belediye binasının önünde halka hitap ediyor (AFP)

Parti içi siyasi politikalarda “henüz yeniyetme bir siyasetçinin tilki olmaya çalışması” sözünün hayat bulduğu İsrail’de, Savunma Bakanı ve koalisyon ortağı Benny Gantz, Ulusal Planlama ve İnşa Konseyi’nin Batı Şeria’da toplantı düzenleyerek Yahudi yerleşim yerlerinde 5 bin yerleşim biriminin daha inşasını onaylamasını istedi. Gantz’ın bu talebi, Başbakan Netanyahu’ya mesaj olarak değerlendirildi.
Ulusal Planlama ve İnşa Konseyi’nde sunulan yerleşim projeleri hakkında bilgi sahibi olan bir kaynak, büyük yerleşim yerlerinin bir parçası olarak görülen yerleşim birimlerinin kurulmasından söz edildiğini ancak bazılarının Ramallah’ın karşısındaki Beyt-El yerleşim yeri gibi sapa bölgelerde bulunan mevcut yerleşimler yerlerinde kurulacağını söyledi.
Batı Şeria’daki Siyonist yerleşimcileri, Netanyahu’yu Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yaptığı barış anlaşması şartlarının bir parçası olarak yerleşim yerlerinin inşasını dondurmakla suçluyorlar. Nablus Yahudi Yerleşim Birimi Konseyi Başkanı David el-Hayani, dün İsrail Meclisi’nde (Knesset) yaptığı konuşmada, “Netanyahu yerleşimleri (inşasını) dondurma konusunda eski politikasına geri döndü. Geçmişte Barack Obama yönetimine, bugün de BAE’ye boyun eğiyor” ifadesini kullandı. Hayani, Netanyahu’nun yerleşim birimlerinin inşasına onay verme hususunda tek yetki sahibi olan Konsey’in 6 aydır toplantı düzenlemesini engellediğini söyledi.
Siyonist yerleşimciler de aynı şekilde Savunma Bakanı sıfatıyla Konsey’den doğrudan sorumlu olan Gantz’a yönelirken, Gantz bu adımı yerleşimcilere yaklaşma konusunda fırsat olarak değerlendirdi. Gantz’ın liderliğindeki merkez sol ittifak Mavi ve Beyaz’ın (Kahol Lavan) barış sürecini destekleme ve provokatif yerleşim yerlerine muhalefet etme politikası izlediği biliniyor. Gantz, yerleşim yerlerinin yöneticilerine, Konsey toplantısını engelleyen kişinin Netanyahu olduğunu ve şahsen yerleşimcilerin taleplerini desteklediğini söyledi. Gantz daha sonra bu konuyla ilgili Netanyahu’ya bir mektup gönderdi.
Mektup hakkında konuşan Netanyahuya yakın isimler, “Bu mektup nifak niteliğindedir. Gantz, attığı bu adımla, yerleşimcilerin kendisini bir sonraki hükümette başbakan olarak görmek istemelerini sağlayacağını düşünüyor. Ancak bu bir kuruntu. Yerleşimciler, İsrail topraklarında Yahudi yerleşimlerini ileriye götüren başbakanın kim olduğunu ve kendilerini kandırmak için kimin deri değiştirdiğini gayet iyi biliyorlar” ifadelerini kullandılar. Gantz’a yakın isimler ise Gantz’ın bu adımının, gelecekte yapılacak herhangi bir barış anlaşmasında dahi İsrail’in bir parçası olarak kalmaya devam edecek yerleşim yerlerinde daha fazla konut inşasını destekleyen, sapa yerlerde yerleşim yeri ve yasadışı karakollar kurulmasını reddeden parti politikasıyla uyumlu olduğunu belirtiyorlar.
Hayani’nin dün Knesset’e giderek, sağ bloktaki çeşitli partilerden yerleşim yeri planını onaylama lehine bir karar alınmasını talep ettiği belirtildi. Hayani, bu çerçevede koalisyon hükümetinin bakanları ve milletvekillerinin yanı sıra muhalefetteki vekillerle bir araya geldi. İsrail Evimiz Partisi Avigdor Liberman ve Hayani, yerleşim inşasını dondurma kararını bozma, ertelenen projelerin onaylanması ve ilhak planına dönülmesi için hükümete baskı uygulama noktasında mutabık kaldı. Nitekim ilhak planı İsrail-BAE barış anlaşması uyarınca askıya alınmıştı.
Gantz’ın bu davranışları, özellikle siyasi parti liderlerinin Netanyahu’nun ülkeyi yeni bir seçime götüreceği açıklamaları yaptığı bir süreçte İsrail siyasetinde artık her şeyin mümkün olduğu yorumlarına neden oldu. Bu nedenle de iki partinin de kendi kuruluş programındaki ilkelere değil, seçim hesapları doğrultusunda adımlar attıkları belirtiliyor.



Ramazan bugün mü yoksa yarın mı başlıyor tartışması Fransız Müslümanlar arasında kafa karışıklığı neden oldu

Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
TT

Ramazan bugün mü yoksa yarın mı başlıyor tartışması Fransız Müslümanlar arasında kafa karışıklığı neden oldu

Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)

Fransa'da Ramazan'ın başlangıç ​​tarihiyle ilgili iki çelişkili açıklama, Müslümanlar arasında kafa karışıklığına neden oldu. Fransız Müslümanlar Konseyi (CFCM), hilalin 18 Şubat akşamına kadar görünmeyeceğini gösteren bilimsel verilere dayanarak, 1447 Hicri yılı için Ramazan'ın ilk gününün 19 Şubat 2026 Perşembe (yarın) olacağını duyurdu. Öte yandan, Paris Ulu Camii, Ramazan'ın ilk günü olarak 18 Şubat Çarşamba (bugün) olarak ilan etti.

CFCM açıklamasında, bazı İslam ülkelerinin kararlarının Fransız Müslümanları için bağlayıcı olmadığını vurgulayarak, ayın başlangıcının ülkede kullanılan astronomik hesaplamalara göre belirlendiğini belirtti. Ayrıca, 20 Mart 2026 Cuma gününü Ramazan Bayramı olarak ilan etti.

Fransa Müslüman İslam Konseyi (CFCM), Fransa'daki Müslümanları temsil eden resmi kuruluştur ve yaklaşık 2 bin 500 cami ve ibadethaneyi temsil etmektedir. Başkanı açık seçimlerle atanır ve konsey, uzmanlaşmış dini ve akademik komitelerin uzmanlığından yararlanır.

Bunun aksine, Paris Ulu Camii'nin dini komitesi, astronomik hesaplamalar ve yasal veriler arasındaki ortak çalışmanın sonuçlarını esas alarak, 18 Şubat Çarşamba gününün Ramazan'ın ilk günü olduğunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Paris Camii'nin durumu, resmi konseyden farklıdır; zira başkanı seçilmez, doğrudan Cezayir'den atanır ve Fransa'daki yalnızca bir camiyi temsil eder, kararını vermeden önce genellikle diğer ülkelerden gelecek açıklamaları bekler.

Buna göre, gözlemciler Fransa'daki Müslümanlar için resmi referans noktasının Fransa İslam Dini Konseyi olduğunu ve bu nedenle de Konseyin kararlarına uyulmasının ülke içinde benimsenen yasal ve dini çerçeve olmaya devam ettiğini vurguluyor.


Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.