Fas’ta süren Libya Diyaloğu uzlaşıya yönelik ilerliyor

Kaynaklar, egemen pozisyonların ve devlet kurumlarının dağılımı ile ilgili anlaşmazlıklar olduğunu belirttiler

Muhammed Halife Necm (sağda) ve Yusuf el-Akuri, Buznika Diyalogu’nun ardından ortak basın toplantısı düzenlediler (Şarku’l Avsat)
Muhammed Halife Necm (sağda) ve Yusuf el-Akuri, Buznika Diyalogu’nun ardından ortak basın toplantısı düzenlediler (Şarku’l Avsat)
TT

Fas’ta süren Libya Diyaloğu uzlaşıya yönelik ilerliyor

Muhammed Halife Necm (sağda) ve Yusuf el-Akuri, Buznika Diyalogu’nun ardından ortak basın toplantısı düzenlediler (Şarku’l Avsat)
Muhammed Halife Necm (sağda) ve Yusuf el-Akuri, Buznika Diyalogu’nun ardından ortak basın toplantısı düzenlediler (Şarku’l Avsat)

Fas Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kaynak ülkenin başkenti Rabat'ın güneyinde bulunan tatil beldesi Bouznika kentindeki Bahia Sarayı’nda Libya Diyaloğu müzakerelerinin sürdüğünü açıkladı. Kaynak diyalog toplantılarına bugün (çarşamba) için ara verildiğini, ancak yarın (perşembe) devam edeceğini belirtti.
Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) ile ortak hareket eden Libya Devlet Yüksek Konseyi heyeti üyesi Muhammed Halife Necm ile ülkenin doğusunu yöneten Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi (TM) heyeti üyesi Yusuf el-Akuri dün, üç gündür devam eden ve bunun Libya Diyaloğu’nda bir dönüm noktası olduğunu belirttikleri ortak bir basın toplantısı düzenlediler. Necm ve Akuri, yaptıkları kısa basın açıklamasında, üç gün süren siyasi diyalogun ‘olumlu ve yapıcı bir şekilde ilerlediğini’ ve herkesin ‘kapsamlı bir siyasi çözümün yolunu açacak iyi ve somut sonuçlar elde etmeyi umduğunu’ belirttiler.
Libya’da yolsuzluğun ortadan kaldırılması ve ülkedeki siyasi bölünmüşlüğün sona ermesi için net standartlar belirlemeye ilişkin önemli uzlaşılara ulaşıldığını belirten Necm ve Akuri, açıklamalarıyla ilgili daha fazla detay vermediler.
Libya krizinin tarafları dün sabah, üçüncü bir toplantı daha yaparken gizlilik ön plandaydı. Toplantının ardından ortak açıklama yapıldı.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen kaynağın Şarku’l Avsat’a aktardığına göre Libya Devlet Yüksek Konseyi üyeleri Libya Merkez Bankası'nın binasının başkent Trablus'un dışına taşınması önerisini reddettiler. Bu nedenle tıkanan diyalog toplantısını takip eden yerel basın, görüşmelerde, Libya Merkez Bankası Genel Merkezi’nin Trablus’ta kalmasının, İdari Kontrol Otoritesi Genel Merkezi’nin Bingazi’de (doğu) bulunmasının ve Sebha (güney) kentinin ise Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu'nun merkezi olmasının kararlaştırıldığını aktardı.
Yerel basında yer alan haberlerde ayrıca diyaloga katılanların TM üyelerinin Libya Petrol Şirketi (NOC) Genel Merkezi’nin başkent Trablus’ta olması karşılığında, Libya Merkez Bankası Genel Merkezi’nin Bingazi’de olmasını talep ettiklerini söyledikleri aktarıldı. Ancak yine diyaloga katılanların aktardığı bilgilere göre Libya Devlet Yüksek Konseyi heyeti bu öneriye karşı çıktı.
Libya'da çatışan Trablus merkezli Serrac hükümeti ile ülkenin doğusundaki Tobruk Meclisi'ne bağlı güçler, 22 Ağustos ateşkesinin ardından ilk kez bir araya geldi.. Görüşmelere her iki taraftan da beşer kişilik heyetler katılıyor.
Fas'taki görüşmenin ateşkes sonrası siyasi çözüme gidilmesi için öngörülen İsviçre-Montrö'deki asıl görüşmelere hazırlık olduğu ifade edildi.
Montrö'de Pazartesi günü başlayacak görüşmelere, Fas'ta görüşen heyetlere ek olarak Libya'daki siyasi parti temsilcileri ile Kaddafi döneminden siyasetçilerin de katılması bekleniyor. Fas görüşmelerinde, Libya'ta ateşkes sonrasında varılacak siyasi mutabakatta, ülkenin “Merkez Bankası başkanlığı, petrol şirketi başkanlığı ya da Adalet Bakanlığı” gibi kilit pozisyonlarına hangi taraftan kişilerin atanabileceğinin ele alındığı ifade edildi.



Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
TT

Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)

Libya'nın doğu ve batı cephelerindeki hareketler, seçim sürecine bir "yanıt" olmaktan veya hükümet kurumlarını parçalayan bölünmeyi sona erdirmeye yönelik gerçek niyetleri yansıtmaktan ziyade, eğitim ve hazırlık açısından askeri kapasiteleri silahlandırma ve güçlendirmeye yönelik belirgin bir çaba gösteriyorlar.

Geçici “Milli Birlik” hükümetinin başkanı Abdülhamid Dbeybe, Ankara ile olan ilişkilerini güçlendirmek için çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sonu, hükümeti, Nisan 2019'da Trablus'a yönelik “Milli Ordu” savaşından bu yana süregelen iş birliği çerçevesinde, güçlerini artırmak için Türkiye ile yeni askeri iş birliği arayışına girdi; ayrıca Ukrayna'dan “insansız hava araçları” temin ettiği yönünde de işaretler verdi.

Bu arada, Libya Ulusal Ordusu’nun komutanı Mareşal Halife Hafter, yalnızca Rus müttefikine güvenmekle kalmadı, aynı zamanda Pakistan ile de iş birliğini genişletti. Batı Libya'da görev yapmış eski bir askeri yetkili Şarku’l Avsat’a, Hafter'in oğlu Saddam'ın Pakistan ile yaptığı büyük silah anlaşmasının sonucunu beklediğini ifade etti.


Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.