Türk ordusu İdlib'deki noktalarını sağlamlaştırırken, rejim ise temas noktalarını bombaladı

Yerinden edilmiş kimselerin İdlib kırsalında yaşadığı çadırlar (AFP)
Yerinden edilmiş kimselerin İdlib kırsalında yaşadığı çadırlar (AFP)
TT

Türk ordusu İdlib'deki noktalarını sağlamlaştırırken, rejim ise temas noktalarını bombaladı

Yerinden edilmiş kimselerin İdlib kırsalında yaşadığı çadırlar (AFP)
Yerinden edilmiş kimselerin İdlib kırsalında yaşadığı çadırlar (AFP)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, dün, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin video konferans yoluyla düzenlenen 6. toplantısı kapsamında başta İdlib olmak üzere Suriye'deki gelişmeleri ele aldı. Diğer yandan, doğu İdlib'deki gözlem noktalarını sağlamlaştıran Türk kuvvetleri ise şehrin güneyindeki Eriha kasabası sakinlerine Türk ordusunun kendilerini korumak istediğine dair güvence verdi.
Konsey toplantısında, başta Suriye krizi olmak üzere, Türkiye ile İran’ın ortak endişe duyduğu konular ele alındı. Şarku’l Avsat’a konuşan toplantıya yakın kaynakların ifade ettiğine göre, iki taraf da aralarındaki istişare ve koordinasyonun, aynı zamanda Astana müzakereleri sürecini canlandırma çalışmalarının devam ettiğini teyit etti. Bununla birlikte, Anayasa Komitesi çalışmaları, siyasi bir çözüm ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün himaye edilmesini desteklediklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantı açılışında yaptığı konuşmada, “Türkiye ve İran arasındaki diyalog, birçok bölgesel sorunun çözümünde belirleyici role sahiptir. Bu işbirliğini geliştirip yoğunlaştırmak üzerine çalışacağız” ifadelerini kullandı. İranlı mevkidaşı Ruhani ise, İran ile Türkiye arasındaki ilişkileri güçlendirmekten başka seçeneğin olmadığını söyledi.
Diğer yandan Türk ordusu; Kaminas, Neyrab, Taftanaz köylerinde, İdlib'in doğusundaki Serakib şehri batısında kuvvetlerinin bulunduğu yerlerde tahkimatlar yaparak barikat kurdu.
Türk ordusunun Halep-Lazkiye arasındaki uluslararası M4 karayolu üzerinde hasarlı bir füzeye yerleştirilen cihazı patlatması sonucunda, Ayn el-Hamra bölgesinde bulunan Türk noktalarından biri yakınlarında patlama meydana geldi.
Türk kuvvetleri dün Eriha halkına dağıttığı broşürde, Türkiye'nin İdlib halkının can ve mallarını korumak, kalıcı istikrar sağlamak, masum insanların ölümüne bir son vermek, bölge güvenliğini sağlamak, İdlib'e yönelik herhangi bir işgal veya askeri harekatı önlemek, evlerini terk etmek zorunda kalan sivillerin geri dönmesi, Halep-Lazkiye (M4) ve Şam-Lazkiye (M5) yollarının kullanıma açılması vesilesiyle bölgedeki ekonomik hayatı yeniden tesis etmek için çalıştığına dair güvence verdi. 
Halkın bölgede güvenlik ve barışın sağlanmasını amaçlayan Türk ordusuna yardım edeceği umudunu dile getiren Türk kuvvetleri, “sakin ortamdan rahatsızlık duyanların yalanlarına” kanmama çağrısında bulundu.
Kimliği belirsiz silahlı kişilerin, Eriha şehri yakınlarındaki Mataram beldesinde yer alan Türk askeri noktası çevresindeki Türk askerlerine araba ile geçtikleri sırada düzenledikleri saldırıda 1 Türk askeri hayatını kaybederken diğer 2’si ise yaralandı.
Haberlerde aktarıldığına göre, Türk ordusu, güney İdlib'deki Türk gözlem noktalarından yüzlerce özel kuvvet personelini Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilen askeri tatbikata yolladı. Konuyla ilgili haberlere göre, Abadeta, Ehsim, el-Mağara köylerindeki gözlem noktalarından, bir kısmı ise Balyun kasabası yakınlarındaki ‘Tel eş-Şeyh Temmam’ noktasından Türk askerleri nakledildi. Bu noktalarda az sayıda topçu askeri bırakıldı.
İdlib’den aktivist Mahmud el-Ali, “Kefer Nubbul şehri ve Hazareyn kasabasında konuşlu rejim güçleri ve İranlı milisler, İdlib'in güneyindeki Sufuhon, Kefer Avid, Deyr Sunbul ve el-Bara kasabalarına yönelik hava saldırılarını artırdı. Bu da biri kadın olmak üzere 5 sivilin ağır yaralanarak Kuzey Suriye’deki sınır hastanelerine kaldırılmasına neden oldu” ifadelerine başvurdu. İdlib'in güneyindeki muhalif bölgelerine toplamda yaklaşık 150 füze ve top atıldığını belirten Ali, bu bölgedeki sivillerin rejim güçlerinin yükselişini sürdüreceğinden korku ve endişe duyduğunu, zirâ bu yükselişin maddi manevi kayıplara neden olduğunu bildirdi. Diğer yandan Bekar Hamidi ise “Gab Ovası kuzey kesimindeki Ziyare, Zayzun ve Kastun köyleri, Hama'nın batısında bulunan ve Rus kuvvetleri tarafından yönetilen Jurin Askeri Kampı’ndaki rejim güçleri tarafından yoğun füze saldırılarına maruz kaldı. Bombalar Lazkiye’nin doğusundaki Kürt Dağı ve Kebine tepelerine kadar ulaştı” açıklamalarında bulundu.
Rejim güçleri kuvvetleri saldırılarının Hama ve İdlib kırsalındaki alanlara uzanan muhalif güçlerle temas hattında yoğunlaştığını ifade eden Hamidi, rejimin amacının öncelikle sivillerin bulunduğu bölgeleri boşaltmak, ardından ise askeri harekat başlatmak olduğuna dikkat çekti. Kuvvetlerin İdlib’in güneyindeki Cebel ez-Zaviye’yi ve Gab Ovası ile Kürt Dağı’nın kuzey kısmını kontrol altına almayı amaçladığını da ekledi. Nitekim Halep-Lazkiye karayoluna, Eriha ve İdlib’in güneyindeki Cisr eş-Şuğur’a yayılan bu alanlar, stratejik öneme sahip.
Muhalif grupların ortak Feth'ul Mubin operasyon odasından bir askeri kaynak, rejim güçlerine bağlı kuvvetlerin İdlib'in güneyindeki Fatira köyü cephede ilerlemeye çalıştığını, ancak muhalifler tarafından engellendiklerini bildirdi. Nitekim, taraflar arasında saatler süren çatışmalar yaşanması sonucunda zayiat veren rejim güçleri çekilmek zorunda kaldı.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.