Binlerce Sudanlıyı ampute eden ‘sessiz katil’: Miçetoma hastalığı

Tedavi gören Sudanlı bir hasta (AFP)
Tedavi gören Sudanlı bir hasta (AFP)
TT

Binlerce Sudanlıyı ampute eden ‘sessiz katil’: Miçetoma hastalığı

Tedavi gören Sudanlı bir hasta (AFP)
Tedavi gören Sudanlı bir hasta (AFP)

Sudan’ın Batı Darfur eyaletinde soğan yetiştiren Hatice Ahmed (45), bir gün ayağına batan bir dikenin kendisini ciddi bir hastalığın kurbanı yapacağını bilmiyordu.
Hatice, ayağı şişene kadar doktora gitme zahmetine girmedi, durumu giderek kötüleşti ve ayağı ampute edildi.
‘Miçetoma’ (Madura Ayağı) hastalığı, Sudanlılar tarafından ‘sessiz katil’ olarak nitelendiriliyor.
Et yiyen mantar olan miçetoma ölümcül değil ancak bazı fiziksel deformitelere ve uzuvların kesilmelere neden oluyor.
Enfeksiyon, toprak ve hayvan dışkısındaki bakteri veya mantarlardan kaynaklanırken, insanlara hasarlı cilt yoluyla (örneğin diken iğnesi) bulaşıyor.
Hartum’daki Miçetoma Araştırma Merkezi’nde sol ayağı ampute edilen Hatice, AFPye yaptığı açıklamada, “Merkeze gelmeden önce 9 yıl bekledim ve geldiğimde artık çok geçti, amputasyon gerekliydi. İlk başta hiç ağrı hissetmedim. Ayağım sadece şişti, bunun geçeceğini düşündük ama daha da kötüleşti” dedi.
Miçetoma, genellikle ayakları etkilerken, tarım arazileri ve tarlalarda diken batmasından kaynaklanan bakteri veya mantarlar ayakların şişmesine neden olyor. Cilde, kemiklere ve kaslara kötü bir şekilde zarar veriyor.
Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre Miçetoma, etkili tedavisi olmayan en ihmal edilen tropikal hastalıklar arasında yer alırken, sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu kırsal alanlarda genellikle yoksulları etkileyen bir hastalık olarak kabul ediliyor.
Faaliyetlerini kısmen bağışlarla sürdüren Miçetoma Araştırma Merkezi Direktörü Profesör Ahmed Hasan Fahl, “Bu hastalık gizlice ilerler ve birkaç yıl sürebilir. Vücudun herhangi bir yerinde görülebilir. Hastaların yüzde 60’ının uzuvları deforme olmuş diyebiliriz. Bu hastalar, normal yürüyemez, sosyal yaşamlarını sürdüremez, artık çalışamaz ve ailelerine bağımlı hale geldi” dedi.
Profesör Fahl, hastalığın kurbanlarının uzak köylerde yaşayan yoksullar olduğunu söyleyerek, “Merkezimize ulaşanlar en şanslılar diyebiliriz” şeklinde konuştu.
1991’de kurulan merkez, ülke genelinde 9 bin hastayı ücretsiz tedavi etti. Gerçekte ise hasta sayısının bu sayının çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Hastaların yaklaşık yüzde 20’inin bir ayağı, bacağı veya eli kesildi.
Hastalık özellikle 40 yaş altı olmak üzere çıplak ayakla yürüyen çiftçiler veya çobanları etkiliyor.
Merkezde görevli 30 doktor haftada 400 hastayı tedavi ediyor. Bunların yüzde 5’i Etiyopya, Senegal, Çad, Hindistan, Meksika, Venezuela ve diğerleri gibi tropikal veya subtropikal bölgelerdeki yaklaşık 40 ülkeden geliyor.
Babasıyla birlikte El Cezire eyaletinden gelen Velid Nur el-Dayem (22), bir bandajla kaplı şişmiş sol ayağını muayene ettirmeye geldiği merkezde, “Bir yıl önce buğday tarlasında çalışırken ayağıma diken battı. Önce pek hissetmedim ama işler sonra kötü gitmeye başladı. Hastaneye gittim ve onlar da bizi merkeze yönlendirdi. Şimdi kaderimi bekliyorum” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.
Şişlik bakterilerden kaynaklanıyorsa hastalık antibiyotiklerle birkaç yıl içinde kolayca tedavi edilebiliyor ancak ilaçlar, mantarların tedavisinde hala nispeten etkisiz olarak kabul ediliyor.
Fahl, “2017 yılında bir Japon laboratuvarı ve Cenevre merkezli bir sivil toplum kuruluşuyla, iki yıl içinde bakteri ve mantarlara karşı etkili olan yeni bir ilaç geliştirerek tedavi süresini bir yıla indirmeyi hedefleyen büyük bir araştırma projesine başladık. Başarılı olursak bu harika olur” dedi.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.