İçişleri Bakanlığı harekete geçti: İzolasyondan kaçana yurt şartı

İçişleri Bakanlığı harekete geçti: İzolasyondan kaçana yurt şartı
TT

İçişleri Bakanlığı harekete geçti: İzolasyondan kaçana yurt şartı

İçişleri Bakanlığı harekete geçti: İzolasyondan kaçana yurt şartı

İçişleri Bakanlığı, koronavirüs tanısı konan ancak izolasyon koşullarına uymayarak risk yaratan kişiler için harekete geçti.
Bakanlık tarafından 81 il Valiliğine gönderilen genelgeye göre, evde izolasyon koşullarını ihlal eden kişiler, karantina süreçlerini yurt veya pansiyonlarda tamamlayacak. Uygulama, izolasyon koşullarını sağlama imkanı olmayan geçici nitelikteki yerlerde kalanlar için de geçerli olacak. İzolasyon için tahsis edilecek yurt ve pansiyonların yönetimi bir mülki idare amirinin genel koordinasyonunda mevcut yöneticilerle yürütülecek
*Evlerinde izolasyonda olması gerekirken bu kuralı ihlal eden kişiler hakkında, TCK
195'nci maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacak. Bu kişiler, valiliklerce izolasyon sürecini tamamlatmak üzere yurtlara veya
pansiyonlara sevk edilerek zorunlu izolasyona tabi tutulacak*
İçişleri Bakanlığı 81 İl valiliğine “Yurt ve Pansiyonlarda İzolasyon” konulu genelge gönderdi. Genelgede, içerisinde bulunulan kontrollü sosyal hayat döneminde koronavirüs salgınıyla mücadelenin etkin olarak sürdürülebilmesi için alınan tedbirlere ve belirlenen kurallara riayet edilmesinin elzem olduğu ifade edildi.
Daha önce valiliklere gönderilen genelgelerle; izolasyon süreçlerini evlerinde geçirmekte olan (hastalığın ağır seyrettiği vakalar hariç), hastalık belirtisi gösteren veya bu yönde tanı konulan kişiler ile temaslı oldukları belirlenen kişilere yönelik etkin takip ve denetim sisteminin belirlendiği ifade edildi.
Öte yandan mevsimlik tarım işçilerinin barındığı alanlar, inşaat şantiyeleri gibi yerlerde Covid-19 tanılı ya da temaslısı olan kişilerin izolasyona alınmalarında; bu yerlerin geçici nitelikte olması ve izolasyon koşullarını sağlama imkanı bulunmaması nedenleriyle çeşitli güçlüklerle karşı karşıya kalındığı ifade edildi. Genelgede ayrıca İl/İlçe Salgın Denetim Merkezleri aracılığıyla yapılan rehberlik ve denetimlere rağmen hakkında izolasyon kararı verilmiş bazı kişilerin tedbirlere aykırı davranarak ikametlerini terk etmek suretiyle halk sağlığını riske attıkları, hastalığın başka kişilere bulaşmasına sebebiyet verdiklerinin anlaşıldığına dikkat çekildi.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 72”nci maddesinde yer alan “hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenler” ile ilgili hükmü kapsamında, alınan tedbirler şu şekilde sıralandı:
Buna göre;
1- İzolasyon koşullarını ihlal eden ya da izolasyon koşullarını sağlama imkanı olmayan geçici nitelikte yerlerde konaklayan kişilerin izolasyon süreçlerini geçirmek/tamamlatmak üzere valilerce yurt/pansiyon gibi yerler belirlenecek.
2-İlgili Bakanlıklarca valiliklere tahsis edilecek yurtlar veya pansiyonlar aşağıdaki görev paylaşımına göre çalışacak:
- Yurt veya pansiyonların yönetimi Vali tarafından görevlendirilecek bir mülki idare amirinin genel koordinasyonunda mevcut yöneticilerle sağlanacak.
- Valiler tarafından gerekirse diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da personel görevlendirilmesi yapılarak, bu yurt veya pansiyonların personel ihtiyacı karşılanacak.
- Yurt veya pansiyonların her türlü temizlik hizmetleri ve diğer lojistik ihtiyaçları AFAD tarafından karşılanacak.
- Yurt veya pansiyonlarda izolasyona tabi tutulması kararlaştırılan kişiler ile görevlendirilen personelin beslenme ihtiyaçları AFAD koordinasyonunda Kızılay tarafından giderilecek.
- Yurt veya pansiyonlarda izolasyona tabi tutulması kararlaştırılan kişilerin sağlık durumlarını gözlemlemek, tıbben gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına sevkini koordine etmek ve görevlendirilen personelin salgınla mücadelede belirlenen tedbirlere uygun çalışmasını sağlamak üzere yeterli sağlık personeli Valiliklerce görevlendirilecek.
- Yurt veya pansiyonlara ziyaretçi kabul edilmeyecek.
- Yurt ve pansiyonların güvenliği mülki idare amiri gözetiminde 24 saat esasına göre kesintisiz sürdürülecek, bunun için yeteri kadar güvenlik/kolluk personeli görevlendirilecek*
3-Hakkında evde/ikametinde izolasyon kararı verilmiş olmakla birlikte geçici ve mevsimlik işlerde çalışan tarım ve inşaat işçileri ile değişik sebeplerden ötürü izolasyon
sürecini geçirecek uygun bir meskeni olmayan kişiler; valiliklerce kendilerine tahsis edilen yurtlara veya pansiyonlara yerleştirilecek ve
izolasyon süresi burada tamamlatılacak. Bu kişilerin izolasyon süresince tahakkuk edecek iaşe ve ibate bedeli valiliklerce
karşılanacak.
4. Evde izolasyonda olması gerekirken yapılan denetimler sonucunda konutlarını terk
etmek başta olmak üzere değişik şekillerde izolasyon kararına aykırı hareket eden kişiler;
- Haklarında ilgi Genelgelerimiz çerçevesinde gerekli idari işlemler yapılacak ve TCK
195 nci maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacak.
- Ayrıca Valiliklerce izolasyon sürecini tamamlatmak üzere yurtlara veya
pansiyonlara sevk edilerek zorunlu izolasyona tabi tutulacak.
Vali/Kaymakamlarca söz konusu esaslar çerçevesinde gerekli kararlar
Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27'nci ve 72'nci maddeleri uyarınca ivedilikle alınacak. Uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmeyecek, mağduriyete neden olunmayacak. Alıınan kararlara uymayanlara Umumi Hıfzıssıhha Kanununun ilgili maddeleri gereğince idari işlem tesis edilmesi ve konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195 inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemler başlatılacak. 



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.