İsrail ile normalleşme anlaşmasına Bahreyn de katıldı

Trump, Bahreyn'in dün İsrail ile barış anlaşmasına katıldığını duyururken yönetim kadrosuyla birlikte (EPA)
Trump, Bahreyn'in dün İsrail ile barış anlaşmasına katıldığını duyururken yönetim kadrosuyla birlikte (EPA)
TT

İsrail ile normalleşme anlaşmasına Bahreyn de katıldı

Trump, Bahreyn'in dün İsrail ile barış anlaşmasına katıldığını duyururken yönetim kadrosuyla birlikte (EPA)
Trump, Bahreyn'in dün İsrail ile barış anlaşmasına katıldığını duyururken yönetim kadrosuyla birlikte (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, Cuma akşamı yaptığı açıklamada, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki normalleşme anlaşmasının ardından Bahreyn’in de bu sürece katıldığını duyurdu. Böylelikle Beyaz Saray'da yapılacak olan törene İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed ve Bahreyn Dışişleri Bakanı Dr. Abdullatif ez-Zeyyani de katılacak.
Başkan Donald Trump tarafından yapılan ortak açıklamaya göre, Bahreyn ve İsrail, diplomatik ilişkiler kurma konusunda anlaşmaya vardı. Trump, Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 15 Eylül'de Beyaz Saray'da BAE ile İsrail arasındaki anlaşmanın imza törenine katıldıklarında barış anlaşmasını imzalayacaklarını duyurdu.
Trump, "yeni bir tarihi atılım" olarak nitelendirdiği anlaşmayla ilgili olarak şunları söyledi: "İki büyük dostumuz, İsrail ve Bahreyn barış anlaşmasına vardılar. Bugün Bahreyn ve İsrail'in bir barış anlaşması yapmayı kabul etmesiyle tarihi bir başarı elde edildi. Böylelikle Bahreyn, İsrail ile 30 günde barış yapan ikinci Arap ülkesi oldu” dedi.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada söz konusu anlaşmaya,  Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, Trump ve Netanyahu arasında dün yapılan görüşmede ulaşıldığını söyledi. ABD Başkanı, Bahreyn'in de Ortadoğu'daki gerilimi hafifletmeyi amaçlayan İsrail ile ilişkileri normalleştirme sürecine katıldığını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı ve damadı Jared Kushner, İsrail-Bahreyn anlaşmasının iki büyükelçiliğin karşılıklı açılışını içereceğini söyledi. Beyaz Saray'ın açıklamasına göre Trump, Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda görüştükten sonra haberi Twitter'da yayınladı
Bahreyn Haber Ajansı, Kral Halife'nin dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da katıldığı ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını bildirdi.
Kral Hamad, telefon görüşmesinde, iki devletli çözüme ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına uygun olarak stratejik bir seçenek olan adil ve kapsamlı bir barışa ulaşma ihtiyacını vurguladı. Kral telefon görüşmesinde ayrıca Amerikan yönetiminin oynadığı önemli rolü ve barış sürecini ilerletme ve Ortadoğu’da güvenlik ve istikrar sağlama yönündeki çabalarını övdü.
Bahreyn haber ajansı, ABD, Bahreyn ve İsrail arasındaki resmi ortak açıklamanın metnini de yayınladı. Yapılan açıklamada, iki gelişmiş ekonomisi bulunan devlet arasındaki diyalog ve doğrudan ilişkilerin Ortadoğu'daki mevcut olumlu dönüşüme katkıda bulunacağı belirtildi. Ayrıca bölgede istikrar, güvenlik ve refahı destekleyeceği için, anlaşma “tarihi bir adım” olarak nitelendirildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “ABD, 25 Haziran 2019'da Manama'da Filistin halkı için barış, haysiyet ve ekonomik fırsatları desteklemek olan tarihi atölyeye (Barış İçin Refah) ev sahipliği yaptığı için Bahreyn’e minnettarlığını ifade ediyor. İsrail-Filistin çatışmasına adil ve kapsamlı bir çözüm bulmak ve Filistin halkının tüm haklarını sonuna kadar kullanmasını sağlamak için taraflar bu yöndeki çabalarını sürdüreceklerdir. İsrail ayrıca barış vizyonunda da belirtildiği gibi, tüm Müslümanların Mescid-i Aksa’ya barış içinde ibadet etmek için gelebileceklerini ve Kudüs'teki diğer tüm kutsal yerlerin çeşitli dinlerin barışçıl ibadetlerine açık kalacağını onaylamaktadır.”
Bahreyn Krallığı, ABD Başkanı Trump'ın, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Bahreyn Dışişleri Bakanı ez-Zeyyani'nin bildiriyi imzalayacağı Beyaz Saray'da 15 Eylül'de BAE ile İsrail arasındaki anlaşmanın imza törenine katılma davetini kabul ettiğini de bildirdi.
Yapılan açıklamaya göre, Kral Hamad Al Halife, "11 Eylül saldırılarının kurbanlarının anısına ABD Başkanı'na en derin taziye ve başsağlığı diledi."
Bahreyn hükümdarının diplomatik işler danışmanı ve eski Dışişleri Bakanı Şeyh Halid bin Ahmed Al Halife ise "Bahreyn Krallığı ile İsrail arasında ilişkiler kurulması, bölgenin güvenliği, istikrarı ve refahı yararına" dedi. Bu anlaşmanın "İsrail halkına olumlu ve cesaret verici bir mesaj gönderdiğini" sözlerine ekleyen eski Dışişleri Bakanı, “Filistin halkıyla adil ve kapsamlı bir barış, onların geleceği ve bölge halklarının geleceği için en iyi yol ve gerçek menfaattir” dedi.
Şeyh Halid Al Halife Twitter'da yaptığı açıklamada, "Bahreyn Krallığı, açıklık ve herkesle bir arada yaşama yaklaşımını dış politikasındaki önceliklerinin arasına koymuştur. Dış politikasını, farklı ırk ve dinler arasında yüzyıllardır süregelen bir arada yaşama ve toplumsal uyum üzerine inşa ediyor. Bahreyn’in bu konudaki başarısı, bölgemizin başarısı konusunda bize iyimserlik veriyor” dedi.

Netanyahu: Yeni bir dönüm
Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te Cuma günü, ABD Başkanı Donald Trump'ın Bahreyn ve İsrail'in ilişkilerini normalleştirmeye karar verdiklerini açıklamasının ardından, anlaşmanın "barış için yeni bir dönem" olduğunu söyledi.
Netanyahu yaptığı açıklamada, "Uzun yıllardır barışa yatırım yaptık ve şimdi barış bize yatırım yapıyor ve İsrail ekonomisine gerçekten büyük yatırımlar getirecek ve bu çok önemli" dedi.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ise Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Bahreyn ve İsrail'in Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm sağlayacak şekilde Ortadoğu bölgesinde istikrar ve barışı tesis etmeye yönelik önemli adımlarını takdir ettiğini” söyledi.
Bahreyn Kralı, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile 26 Ağustos'ta Manama'da yaptığı görüşmede, Bahreyn'in İsrail ile ilişkileri normalleştirmeden önce bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını sağlayan Arap Barış Girişimi'ne bağlı olduğunu vurguladı ve iki devletli çözüme uygun olarak Filistin-İsrail ihtilafını sona erdirme çabalarının yoğunlaştırılmasının önemine değindi. Kral, adil ve kapsamlı bir barışın uluslararası meşruiyet kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca sağlanmasının başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına yol açacağını dile getirdi.
Kral Hamad bin İsa Al Halife ise bu ayın başında yapılan İsrail ile BAE arasındaki ilk ticari geziye katıldıktan sonra Trump'ın danışmanı Jared Kushner ile bir araya gelmişti.
Bahreyn, BAE, Mısır ve Ürdün'den sonra İsrail ile barış anlaşması imzalayan dördüncü ülke oldu. BAE-İsrail anlaşmasının açıklanmasının ardından, Norveçli bir yetkili, iki ülkede büyükelçilikler ve konsolosluklar kurmanın yanı sıra, doğrudan ticari uçuşlar ve ticari- bilimsel alışverişi içeren normalleşmedeki rolü nedeniyle Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdi. Geçen yıl, Bahreyn İsrail-Filistin barışına ve "Yüzyılın Anlaşması" olarak adlandırılan ekonomik vizyona odaklanan bir barış konferansına ev sahipliği yapmıştı.
Öte yandan gazetecilere yaptığı açıklamalarda Kushner, Bahreyn’e övgüde bulunarak ABD'nin Bahreyn ile güçlü ilişkilerine vurgu yaptı. Washington'un Manama'nın güvenliğini artırmasına yardımcı olmaya devam edeceğini söyleyen Kushner, aşırılık yanlılarının Filistin davasını nefreti körüklemek için kullandığını belirtti ve anlaşmanın bütün Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etmesine imkan verdiğine dikkati çekti.
Kushner, Ortadoğu'daki ülkelerin İsrail ile ilişkileri normalleştirmek için adımlar atacağının kesin olduğunu vurguladı ancak bu adımların zamanlaması konusunda ne bir bilgi vermedi.
ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ise Bahreyn ile İsrail arasında gerçekleşen barış anlaşmasının 11 Eylül saldırılarının kurbanları için en büyük onur olduğunu belirtti. İran'ın eski ABD elçisi Brian Hook ise, "İsrail ile hem BAE hem de Bahreyn arasındaki barış anlaşması, Arap-İsrail çatışmasının sonunun başlangıcı ve daha büyük başarıların temelidir" dedi.



İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
TT

İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

Üst düzey bir İranlı yetkili, Suudi Arabistan ile ilişkilerin ‘sağlam ve korunmuş’ olduğunu, bu ilişkilerin zedelenemeyeceğini söyledi. Tahran ile Riyad’ın bölgenin güvenliği ve istikrarına önem verdiğini vurgulayan yetkili, gerilimin tırmandırılmasından ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınıldığını ifade etti.

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, iki ülke arasındaki temas ve koordinasyonun farklı düzeylerde sürdüğünü belirtti. İnayeti, bu kapsamda bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştiğini, bazılarının ise gözlerden uzak yürütüldüğünü kaydetti.

 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

İnayeti, “Bölgenin karşı karşıya olduğu tehditler ve benzeri görülmemiş bir gerilim riskinin bulunduğu mevcut koşullarda durumun hassasiyetinin farkında olmamız gerekiyor. İran İslam Cumhuriyeti olarak bölgesel istikrarın tüm bölge ülkelerinin çıkarına olduğuna inanıyoruz. Suudi yetkililerle yaptığımız toplantı ve görüşmelerde bu yaklaşımın defalarca teyit edildiğini gördük” dedi.

Üst düzey bir Suudi yetkili ise cumartesi günü Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bazı medya organlarında yer alan ve Krallığın bölgedeki gerilime yaklaşımında bir değişiklik olduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Yetkili, Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki tüm ihtilaflı konuların diyalog ve diplomatik yollarla barışçıl şekilde çözülmesine yönelik çabaları desteklediğini vurgularken, Krallığın hava sahasının ya da topraklarının İran’a karşı herhangi bir askeri faaliyette kullanılmasını reddettiğinin altını çizdi.

İnayeti de iki ülke arasında farklı düzeylerde ‘süregelen temas ve karşılıklı görüş alışverişinin’ bulunduğunu, bunlar kapsamında bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştirildiğini, bazılarının ise medya dışında yürütüldüğünü ifade etti.

Suudi Arabistan çok önemli bir ülke

İnayeti, Tahran’ın Suudi Arabistan’ı ‘bölgede kilit ve etkili bir ülke olarak gördüğünü’ vurgulayarak, iki ülke arasındaki iş birliğinin ortak ilgi alanlarındaki konularda ‘bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığını’ bildirdi.

İnayeti, “İran ve Suudi Arabistan, bölgenin güvenliği ve istikrarına önem veriyor; gerilimin tırmandırılmaması ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguluyor” dedi. İki taraf arasında süregelen istişarelerin, ‘her iki ülkede de oluşan stratejik bir kanaatten kaynaklandığını ve bunun yalnızca ikili çıkarlara değil, bölgenin tamamının menfaatine hizmet ettiğini’ belirtti. İnayeti ayrıca, “Suudi Arabistan İran’ı güvenilir bir ortak olarak görürken, İran da Suudi Arabistan’ı bölgede önemli ve etkili bir aktör olarak değerlendiriyor. Ortak ilgi alanlarındaki iş birliği, bölgesel güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

‘Güçlendirilmiş’ ilişkiler

İnayeti, iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘korunaklı olduğunu ve zedelenemeyeceğini’ belirterek, bunun her iki ülkenin liderliğinin bu ilişkilerin kaçınılmazlığını kavramasından kaynaklandığını söyledi. İnayeti, bu anlayışın ilişkilerin sürmesini ve gelişmesini sağladığını, olumlu etkilerinin de tüm taraflara yansıdığını ifade etti.

İnayeti, İsrail’in son saldırıları sırasında Suudi Arabistan’ın Tahran’a verdiği desteği hatırlatarak, “İran, kendisine dayatılan savaş sırasında Suudi Arabistan’ın destekleyici tutumunu memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını güçlü biçimde kınadı. O sabah Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’ndan bir telefon aldık. Bu tutum, o dönemde yanımızda duran Suudi kardeşlerimizden beklenen bir tavırdı” dedi.

İnayeti sözlerini şöyle sürdürdü: “İkinci olarak, İran’a yönelik herhangi bir saldırı tüm bölgenin güvenliğini etkiler. Bu durum, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere sergilenen yapıcı tutumlarda açık biçimde görülmüştür. Üçüncü olarak ise İran’a yönelik saldırı, İsrail’in bölge ülkelerine karşı gerçekleştirdiği saldırılar zincirinin bir parçasıdır ve hiçbir ülke bu saldırılardan muaf değildir.”

ABD ile müzakere çerçevesi

İran ile ABD arasında şekillenmekte olduğu belirtilen müzakere çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnayeti, “İran İslam Cumhuriyeti 2015 ve 2025 yıllarında yürütülen müzakerelere son derece ciddi bir yaklaşımla girdi; ancak bu süreçlerden çekilen ve çelişkili bir tutum sergileyen taraf ABD oldu” dedi.

İnayeti, “Eğer ABD, ön koşulsuz ve eşit bir diyalog konusunda samimiyse, İran bunu memnuniyetle karşılar. İranlı yetkililer bu tutumu defalarca dile getirdi. Son dönemde iki tarafın müzakereler için bir çerçeve oluşturmaya çalıştığına işaret eden açıklamalar duyduk; ancak müzakereler önceden belirlenmiş sonuçlarla başlayamaz. Sonuçlar, müzakere sürecinin kendisinden doğmalı, önceden dayatılmamalı” ifadelerini kullandı.

 Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz hafta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki güvenlik ve istikrarı güçlendirecek diyalog yoluyla anlaşmazlıkların çözülmesine yönelik her türlü çabayı desteklediklerini vurguladı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmede Riyad’ın Tahran’ın egemenliğine saygı konusundaki tutumunu yineleyerek, Suudi Arabistan’ın hava sahasının veya topraklarının herhangi bir askeri operasyon veya saldırı için kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Bu uyarının, saldırının kaynağı veya hedefi ne olursa olsun geçerli olduğu ifade edildi.

Pezeşkiyan da İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı konusundaki tutumundan dolayı Suudi Arabistan’a teşekkür ederek, Veliaht Prens’in bölge güvenliği ve istikrarını sağlama çabalarını takdir etti.


Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele ve Denetim Kurumu dün, son zamanlarda soruşturduğu suç davalarına karışan hem kamu hem de özel sektör çalışanlarını içeren kişilerin gözaltına alındığını duyurdu. Kurum, gerekli yasal işlemlerin tamamlanması için yasal süreçlerin devam ettiğini belirtti.

Kurum, yaptığı açıklamada, Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile iş birliği içinde, PIF'in bir yan kuruluşunda proje yöneticisi olarak çalışan bir Suudi vatandaşının gözaltına alındığını açıkladı. Bu kişi, ticari bir işletmenin sahibi olan iki Suudi vatandaşından (onlar da tutuklandı) ve farklı bir ticari işletmede yönetici olarak çalışan başka bir Suudi vatandaşından (o da tutuklandı) 2.175.000 riyal rüşvet aldığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Rüşvetler, ticari işletmeye bir şirket alanının yenilenmesi projesinin verilmesi ve her iki işletmenin de projede taşeronluk işi almasının sağlanması karşılığında ödenmişti.

Açıklamada, Sağlık İşleri Bakanlığı'nda çalışan bir kişinin, toplam 384 milyon 295 bin 150 riyal tutarındaki iki projenin ticari bir kuruluşa verilmesi ve ihale süreçlerinin kolaylaştırılması karşılığında 500 bin riyal aldığı sırada gözaltına alındığı belirtildi. Soruşturmalar sonucunda, kararlaştırılan toplam tutarın 10 milyon riyal olduğu, bu tutarın 4 milyon 500 bin riyalinin daha önce ticari kuruluşun genel müdüründen (görevden uzaklaştırılmış) alındığı, ilk olarak bu tutarın mühendislik işleri müdürüne, yardımcısına ve ihale inceleme komitesi başkanına (görevden uzaklaştırılmış) teslim edildiğinin kanıtlandığı ifade edildi.

İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde, emekli bir astsubay, polis karakolunda görev yaptığı dönemde suç davalarında ele geçirilen 2,16 milyon riyali zimmetine geçirmekten; Sivil Savunma'da görevli bir astsubay, ticari kuruluşlardan güvenlik yönetmeliklerine uymama nedeniyle ceza kesmemek karşılığında para talep etmekten; ve bir polis karakolunda görevli bir asker ile iki vatandaş, bir vatandaştan 1,4 milyon riyali zimmetine geçirmek ve bu olaya katılmaktan tutuklandı.

Açıklamada, Nüfus Müdürlüğü'nde çalışan 3 kişinin, gözaltına alınan bir vatandaştan, usulsüz bir şekilde doğum kaydı yaptırmak ve ulusal kimlik kartı çıkarmak karşılığında taksitler halinde 850 bin riyal aldıkları gerekçesiyle tutuklandığı belirtildi. Ayrıca, belediyelerde çalışan 3 kişiden ilkinin, arsa ruhsatı ve imar planı işlemlerinin kolaylaştırılması ve tamamlanması karşılığında kararlaştırılan 800 bin riyalden 300 bin riyal aldığı, ikincisinin, ihale değerlendirme komitesi üyesi olması nedeniyle belediye binası inşaatı ve geliştirme projesi ihalesinin kolaylaştırılması karşılığında gözaltına alınan bir vatandaştan 20 bin riyal aldığı, üçüncüsünün ise bir müteahhit firmada çalışan ve gözaltına alınan bir vatandaşla iş birliği içinde usulsüz bir şekilde inşaat ruhsatı ve inşaat tamamlama belgesi düzenlemek karşılığında para aldığı belirtildi.

Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı çalışanı ve bir bölge sakini, vatandaşlardan para alarak, var olmayan hayvanlar için hayali kayıt numaraları oluşturarak tarımsal hayvancılık desteği konusunda dosya açma ve uygunluk güncellemesi yapma suçundan tutuklandı. Bölgesel kalkınma otoritesinin bir başka çalışanı ise eşini işvereninin sözleşme yaptığı şirketlerde çalışıyor gibi gösterip, çalışmadığı halde aylık maaşını ödemesi nedeniyle tutuklandı. Otorite, kamu fonlarını zimmete geçiren veya konumunu kişisel kazanç veya kamu yararına zarar vermek için kullanan herkesi izleme ve yakalama konusundaki kararlılığını teyit etti ve bu kişilerin işlerine son verildikten sonra bile hesap vereceklerini belirtti. Mali ve idari yolsuzluk suçlarının zaman aşımı olmadığını vurgulayan otorite, ihlal edenlere karşı kanunun tüm gücünü hoşgörü göstermeden uygulama kararlılığını dile getirdi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla dün Fas Kralı VI. Muhammed ile telefon görüşmesi yaptı.

Görüşme sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Fas Kralı'nın sağlık durumunu sordu ve kendisine geçmiş olsun dileklerini iletti.

Kral VI. Muhammed ise Prens Muhammed bin Salman'a asil kardeşlik duygularından dolayı minnettarlığını ifade etti.