Hollywood filmlerinde rol alan Faslı çocuklar yoksulluk içinde yaşıyorlar

Game of Thrones dizisinin bazı bölümleri Fas’ta çekildi. (Sosyal medya siteleri)
Game of Thrones dizisinin bazı bölümleri Fas’ta çekildi. (Sosyal medya siteleri)
TT

Hollywood filmlerinde rol alan Faslı çocuklar yoksulluk içinde yaşıyorlar

Game of Thrones dizisinin bazı bölümleri Fas’ta çekildi. (Sosyal medya siteleri)
Game of Thrones dizisinin bazı bölümleri Fas’ta çekildi. (Sosyal medya siteleri)

İlham Talibi
Fas’ın Varzazat kentindeki çocuklar, “Afrika’nın Hollywood’unda” çekilen uluslararası filmlerde figüran olarak rol alıyorlar. Bu filmlerde rol alarak geçici bir ün kazansalar da filmlere olan talebin azalmasıyla kısa bir süre sonra bu şöhretleri sona eriyor. Bu nedenle bu durum, özellikle yıldız olmak için okullarını bırakan çocuklarda psikolojik sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor.
Fas'ın güneydoğusundaki Varzazat kenti, birçok uluslararası filmin çekilmesinin ardından uluslararası üne kavuşarak "Afrika'nın Hollywood'u" olarak kabul edilmeye başladı.

Geçinmenin yolu
Melike, küçük çocuklarını Varzazat kentinde çekilen uluslararası sinema filmlerine figüran olarak dahil etti. Yaptığı açıklamada "Çocuklarım başta Killing Jesus olmak üzere adını hatırlamadığım birçok filmde rol aldı. Sinemada çalışmaları geçim kaynağımız oldu” dedi.
Melike, Independent Arabia ile gerçekleştirdiği röportajda "Başka bir işimiz bulunmuyor. Benim bir mesleğim yok, sinemada mevsimlik işçi olarak çalışmak geçimimizi garantilemek için tek yolumuz" dedi.
Varzazat’da çekilen ve kentin çocuklarının rol aldığı uluslararası çaptaki filmler arasında Killing Jesus, Game of Thrones, Prison Break ve King Tut filmleri yer alıyor.

Çocuklarım okumayı bıraktı
Melike, çocuklarının filmlerde çalışabilmeleri için belli bir yaş aralığında olması gerektiğini, 15 yaşına geldikten sonra filmlerde onlara olan talebin azaldığını belirtti.
Beş çocuk annesi Melike, "Bütün çocuklarım okulu bıraktı ve zamanlarının çoğunu evde, bir filmde çalışma fırsatını bekleyerek geçiriyorlar" dedi.
Melike, çocuklarının sinema filmlerine katılmalarının psikolojilerine etkileriyle ile ilgili yöneltilen soruya şu cevabı verdi:
"Daha önce filmlerde yer alan diğer çocukların rol almak için istenmediklerini gördüklerinde üzülüyorlar. Özellikle şu an 17 yaşında olan kızım, artık filmlerde figüran olarak devam etmek istemiyor. Dünya yıldızlarının yanında küçük bir kız olarak rol alırken ünlü bir oyuncu olmayı hayal etti. Şu an mevcut gerçekliğini reddediyor.”
Varzazat kentinin en ünlü figüranı olan ve yabancı filmlerden birinde Usame Bin Ladin rolünü oynadıktan sonra Bin Ladin lakabıyla anılmaya başlayan Abdülaziz Boydnayen, filmlerde oynayan çocukların psikolojik etkilere maruz kalmamaları için mücadele ediyor. Bu amaçla, Taourirt kasabasındaki anneleri uluslararası filmlere katılan küçük çocuklarının üzerinde oluşacak psikolojik etkiler konusunda eğitmek için çalışıyor. Anneleri, sinemada çalışmanın geçici olduğu konusunda bilgilendirerek çocuklarını eğitimlerine devam etmeleri için cesaretlendirmelerini tavsiye ediyor.

“Bu alanda çalışmaya devam etmeyi hayal ediyorum”
Taourirt kasabasındaki çocuklar uluslararası filmler hakkında sohbet ediyorlar, ABD’li yönetmenlerin ve oyuncuların isimlerini ezberliyorlar. 13 yaşındaki Meryem, “Ailemin geçimini sağlamak için sinemada çalışıyorum ve bu alanda çalışmaya da devam etmeyi hayal ediyorum. Önemli filmlere katıldığımda ve önemli yönetmenlerle yakın çalıştığımda çok mutlu oluyorum" açıklamasında bulundu.

Okulu bırakmak
Varzazat kentindeki sosyal gelişim araştırmalarına göre 2016/2017 okul sezonunda bölgedeki okulu bırakma olgusu en fazla Taourirt bölgesinde kaydedildi.
Taourirt mahallesindeki çocuklar, kadınlar ve erkekler uluslararası sinema filmlerinde figüranlar olarak çalışarak geçimlerini sağlıyorlar. Bu durum, çocukların sinemada figüran olarak çalışmasının gittikçe yayılan bir fenomene dönüşmesine yol açtı.
Varzazat kentinin Gençlik Konseyi Başkanı Rıdvan Jakha, The Independent Arabia’ya verdiği röportajda "Filmlerde çalışan çocukların aile ortamından mahrum oldukları için annelerinden koparılmış çocuklar olduğunu" söyledi.

Çoğu çocuk travma geçiriyor
Rıdvan Jakha açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bir Avrupa filminde yer alan bir çocuk vardı. Başrole yakın bir rolde oynadı. Ancak bu alanda devam etmedi. Çünkü bu alanda eğitim ve öğretim merkezi yok. Onu çalışmalarına devam etmesi için teşvik edecek bir ortama sahip değil. Çocukların uluslararası filmlere katılmaları psikolojilerini etkiliyor ve çoğu eğitimlerine devam etmiyor, okulu erken yaşta bırakıyor. Çocuklar filmlerde çalışacaklarsa psikolojik takibe tabi tutulmaları ve filmdeki çalışmalarının geçici olduğunu anlamaları sağlanmalı. Çocukların çoğu, filmlerde rol almaları istenmediğinde travma yaşıyor. Varzazat’da çekim merkezlerimiz olmasına rağmen yetenekli çocukları yetiştiremiyoruz. Çünkü bir sinema salonumuz veya sinema enstitümüz yok.”

Çocuklar korunmalı
Jakha açıklamasının devamında çocukların haklarının korunması gerektiğini vurguluyor:
"Sivil toplum kuruluşları olarak çocukların okul zamanlarında filmlerde oynamaları ve korunmaları gerektiğini öneriyoruz. Şehirdeki figüranlık derneklerinin kendi aralarında birleşerek sinema alanında çalışan çocukların haklarını savunmaları, sinema alanında yetenekli çocukların yetkin hale getirilmesi için sinema eğitim merkezleri kurulması gerektiğini savunuyoruz.”



Zeydi: Irak, savaş ve barış kararını tek elde toplamayı hedefliyor

Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
TT

Zeydi: Irak, savaş ve barış kararını tek elde toplamayı hedefliyor

Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)

Irak Başbakanı Ali Zeydi, yaptığı açıklamada, hükümetinin önceliklerinden birinin savaş ve barış konusunda karar yetkisinin devlete ait olması olduğunu belirterek, silahların anayasal kurumların elinde bulunması gerektiğini vurguladı.

Zeydi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada, “Silahların kontrol altına alınması ve savaş ile barış kararının devlete ait olması alanındaki uygulama adımları doğru yönde ilerliyor. Bu, kurumlar devletinin inşasının, egemenliğin korunmasının ve istikrarın tesis edilmesinin temelidir” ifadelerini kullandı.

Başbakan, Irak’taki uluslararası koalisyon misyonunun sona ermesinin stratejik ortaklarla ilişkileri yeni bir aşamaya taşıdığını belirterek, askeri iş birliğinden ekonomik ve kalkınma odaklı iş birliğine geçileceğini ifade etti. Zeydi, Irak’ı korumak amacıyla güvenlik ve askeri kapasitenin geliştirilmeye devam edeceğini söyledi.

Irak Başbakanı ayrıca sınırların kontrol altına alınması, açıkların giderilmesi ve aşırılığın gelişebileceği ortamların oluşmasını önlemek için sürekli teyakkuz halinde olunması çağrısında bulundu. Zeydi, Irak’ın diyalog ve diplomasiyi, krizlerin yatıştırılmasını, egemenliğe saygı gösterilmesini, içişlerine müdahale edilmemesini ve iyi komşuluk ilişkilerini destekleyen tutumunu yineledi. Çatışmaların müzakere yoluyla sona erdirilmesi ve savaşların yeniden patlak vermesinin önlenmesi çağrısı yaptı.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, hükümetinin savaş ve barış kararının tek elde toplanmasını hedeflediğini söyledi (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, hükümetinin savaş ve barış kararının tek elde toplanmasını hedeflediğini söyledi (AP)

Zeydi, dünyaya Irak’a daha fazla açılma çağrısında bulunarak ülkesinin güvenlik ve istikrara katkı sunabilecek kapasitede olduğunu belirtti. Ayrıca “Kalkınma Yolu” projesinin önemine dikkat çekerek bunu, “Büyük Fav Limanı’nı Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya bağlayan, ticaret, yatırım ve enerji için stratejik bir koridor” olarak nitelendirdi.

Zeydi, “Irak hiçbir zaman kenarda kalmadı; tarihin kalbi ve bugünün nabzıdır. Geleceğe doğru ortaklık kurmayı hak ediyor” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise daha önce Bağdat’a doğrudan bir uyarıda bulunarak, “Irak’ın Lübnanlaşmasını önlemek için milislerin silahsızlandırılması” gerektiğini vurgulamıştı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu açıklama, Irak hükümeti üzerindeki silahların devletin kontrolünde toplanması yönündeki baskının arttığı bir dönemde yapıldı.

Rubio, ABD’nin Ali Falih Zeydi hükümetinin devlet otoritesini güçlendirme çabalarına desteğini teyit ederken, silahlı grupların dağıtılması gerektiğini belirtti.

Rubio, güç merkezlerinin çoğalmasının Irak devletinin parçalanmasına ve kurumlarının zayıflamasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Zeydi daha önce, silahlı grupların saldırıları durduracağı 90 günlük bir sürecin başlatılmasını ve silahların devlete devredilmesi sürecinin 30 Haziran 2027’ye kadar tamamlanmasını öngören bir plan sunmuştu.


Yemen genel seferberlik ilan etti

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
TT

Yemen genel seferberlik ilan etti

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, halka genel seferberlik ve ulusal teyakkuz çağrısında bulunarak silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerine katılmalarını, Husi milislerine karşı cumhuriyetlerini ve ulusal kurumlarını savunmaya katkı sağlamalarını istedi.

El-Alimi, 26 Eylül Devrimi’nin yıl dönümü dolayısıyla halka hitaben yaptığı konuşmada, kandırılarak Husilerin saflarına katılanların cumhuriyet ve anayasal meşruiyet saflarına güvenli şekilde dönmelerinin önünü açtığını açıkladı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Alimi, dün itibarıyla Husiler safında savaşmayı veya onlar adına çalışmayı bırakanların anayasa ve yasalar uyarınca aftan yararlanacağını belirtti.

Yemen Cumhurbaşkanı, Yemen ve Kızıldeniz’de güvenlik ve istikrar isteyen ülkelere “halkımızın, hükümetimizin ve silahlı kuvvetlerimizin yanında durmaları ve ülkemizi milislerden kurtarmak amacıyla Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona destek vermeleri” çağrısında bulundu.

El-Alimi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesinin “yalnızca Yemen’in değil, bölgedeki ve dünyadaki bütün ülkelerin çıkarına olduğunu” belirterek, “Husi projesinin topraklarımızı ve kıyılarımızı Yemen’in ve tüm bölgenin güvenliğine yönelik sürekli bir tehdide dönüştürmeyi amaçladığını” söyledi.

Cumhurbaşkanı, devletin hedefinin herkes için açık olduğunu vurgulayarak, bunun “devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, ulusal toprakların tamamında egemenliği yeniden sağlamak ve nihayetinde Sana’ya ulaşmak” olduğunu ifade etti.


İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
TT

İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)

Gazze Şeridi’nin içinden ve dışından dört Hamas kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptıkları ayrı açıklamalarda, üç hafta önce gerçekleştirilen ilk turda sonuç alınamamasının ardından, hareketin Gazze Siyasi Büro Başkanı seçimi için planlanan ikinci turun durdurulduğunu açıkladı.

Kaynakların ifadeleri, ilk turun ‘oy hakkına sahip kişilerin boş oy kullanması nedeniyle sonuçlanamadığı’ yönünde birleşti. Bu durumun, geçtiğimiz mayıs ayında Siyasi Büro Genel Başkanı seçimi sırasında yaşanan ve Halid Meşal’e karşı Halil el-Hayye’nin galibiyetiyle sonuçlanan ikinci tur seçimdeki sürecin bir tekrarı olduğu belirtildi.

Gazze ve yurt dışından üç kaynak, Gazze’deki Hamas bürosu liderliği için yapılacak ikinci turun durdurulmasının; yurt dışında ikamet eden Nizar Avadallah ile Gazze’de bulunan Ali el-Amudi (her ikisi de Siyasi Büro üyesi) arasındaki yarışta, Avadallah’ın ikinci turda uygulanan bazı prosedürlere itiraz etmesi üzerine gerçekleştiğini aktardı.

vfbgf
Hamas hareketinin askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim 2023’teki saldırı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)

Gazze dışındaki dördüncü kaynak ise ‘seçimlerin geçici olarak dondurulmasına ve açıklanmayan bazı düzenlemelerin ardından yakın zamanda tamamlanmasına yol açan başka görüş ayrılıklarının da bulunduğunu’ ifade etti. Kaynak, bu durumun ‘hareket içindeki her seçim sürecini düzenleyen yasa ve tüzükler çerçevesinde doğal bir süreç olduğunu’ değerlendirmesinde bulundu.

Bazı kaynaklar, seçimin ertelenmesini kısmen ‘güvenlik durumuna, Gazze Şeridi’nin içinden geçtiği süreç ile savaş sonrası seçim gerçekliğiyle başa çıkma koşullarına’ bağladı. Bir diğer kaynak ise seçimlerin ‘İsrail’in seçimlere veya diğer faaliyetlere katılan kişilere ulaşmayı amaçlayan yoğun istihbarat takibi altında yürütüldüğüne’ dikkat çekerek, tüm bu nedenlerin mevcut duruma yol açan hukuki açıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti.

Beyaz kağıtlar neden geri geldi?

Yine boş oy kullanılmasına ilişkin olarak Gazze içindeki iki kaynak, bu durumun doğal olduğunu, adayların fikir ayrılıklarından ve izleyecekleri yaklaşımın bazı üyelerce mevcut dönem için uygun görülmemesinden kaynaklandığını; nitekim genel seçimlerde de benzer bir tablonun yaşandığını belirtti.

Kaynaklar, Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye’nin adaylardan Ali el-Amudi veya Nizar Avadallah’ı destekleyip desteklemediğine dair bilgi vermedi.

Hamas, 7 Ekim 2023’te İsrail’in Gazze sınırındaki mevzilerine ve yerleşim yerlerine yönelik başlattığı ve İsrail’in uzun süreli, kesintisiz bir savaş açmasına yol açan saldırıların ardından, 1987’deki kuruluşundan bu yana en karmaşık süreçten geçiyor.

Ali el-Amudi hakkında ne biliyoruz?

Geçtiğimiz aralık ayında Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, eski bir tutuklu ve Siyasi Büro üyesi olan, savaştan önce de hareketin medya dairesi sorumluluğunu yürüten el-Amudi’nin; Hamas’ın hayatını kaybeden lideri Yahya Sinvar’a yakın ve çoğu Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta ikamet eden bazı isimlerle birlikte Gazze’deki hareketin yönetimiyle görevlendirilmesinin ardından, Gazze Şeridi Siyasi Büro Başkan Vekilliği görevini üstlendiğini aktarmıştı.

2011 yılındaki İsrail askeri Gilad Şalit takas anlaşmasıyla serbest bırakılan el-Amudi, yaklaşık bir yıldır Gazze’nin yönetiminde merkezi ve kilit bir figür haline gelmişti. İsrail hapishanelerindeki tutukluluk süreçlerinde ve serbest kaldıktan sonra Sinvar’a oldukça yakın isimler arasında yer alan el-Amudi, birçok toplantı ve etkinlikte de kendisine eşlik etmişti. Gazze’nin yönetimi için el-Amudi’nin görevlendirilmesi uzlaşı ve istişare yoluyla gerçekleşmiş, ancak o dönemde bazı kaynaklar bu adımı iç tüzüğün etrafından dolaşma olarak değerlendirmişti. Gazze’deki iç seçimlerin yapılması da bu durumla açıklanıyor.

Geçtiğimiz dönemde el-Amudi’nin Gazze’de aldığı kararlar, yaptığı değişiklikler ve bazı yetkilileri görevden alması geniş tartışmalara yol açmış, Gazze’deki yerel lider kadro arasında huzursuzluk yaratmıştı. Bu durum, yurt dışındaki bazı Siyasi Büro üyelerinin müdahale ederek krizleri çözme arayışına girmesine neden olmuştu.

Nizar Avadallah hakkında ne biliyoruz?

Nizar Avadallah, Hamas’ta 2004 sonlarından 2007 başlarına kadar olan dönemde Siyasi Büro yönetimini gizlice yürüten tarihi kuşak liderleri arasında yer alıyor. Avadallah, Şalit takası müzakerelerinin sorumluluğunu üstlenmesinin yanı sıra son savaştaki müzakerelerde aktif ve önemli bir rol oynamış; hareketin 2007’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından çeşitli başkentlerde yürütülen Filistin uzlaşma turlarında da kritik görevler üstlenmişti.

Avadallah, Hamas’ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin, Abdulaziz Rantisi ve hareketin birinci kuşak diğer tarihi liderleriyle oldukça yakın bir ilişkiye sahipti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde ikamet eden ve evi daha önceki savaşlarda birkaç kez bombalanan 68 yaşındaki mimar Avadallah’ın yıldızı bu süreçte parladı.

2021 yılında düzenlenen son iç seçimlerde Gazze Şeridi Siyasi Büro liderliği için Yahya Sinvar ile yarışan Avadallah, o dönemde yapılan ikinci tur seçimlerin ardından liderliği Sinvar’a kaybetmişti.