Lübnan: Patlamadan 40 gün sonra yüzlerce kişi Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na yürüdü

Lübnan Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınlarındaki protesto yürüyüşü sırasında göstericileri durdurmaya çalışan Lübnanlı bir asker (AP)
Lübnan Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınlarındaki protesto yürüyüşü sırasında göstericileri durdurmaya çalışan Lübnanlı bir asker (AP)
TT

Lübnan: Patlamadan 40 gün sonra yüzlerce kişi Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na yürüdü

Lübnan Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınlarındaki protesto yürüyüşü sırasında göstericileri durdurmaya çalışan Lübnanlı bir asker (AP)
Lübnan Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınlarındaki protesto yürüyüşü sırasında göstericileri durdurmaya çalışan Lübnanlı bir asker (AP)

Yüzlerce Lübnanlı, 40 gün önce Beyrut Limanı’nı sarsan büyük patlamayla ilgili soruşturma sürecinin kötü yönetilmesini kınamak için Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na doğru bir yürüyüş düzenledi.
Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığına göre, göstericiler yürüyüşlerine Adliye Sarayı’nın önünde başladılar. siyah flamalar ve Lübnan bayrakları taşıyan göstericilerin Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na giden kavşağa ulaşmasıyla birlikte, askeri güvenlik güçleri yürüyüşün devam etmesini engelledi.
Protestoculardan bazıları, Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ı istifaya çağırırken, bir kısım göstericiler ise, geçen sonbaharda siyasi elitlere karşı başlatılan protesto gösterileri sırasında söylenen sloganlar attılar.
Öte yandan Lübnan askeri güvelik güçleri, Avn’ın kurucu lideri olduğu Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) mensubu Cumhurbaşkanı destekçileriyle yürüyüşe katılan protestocular arasında ayrım yapmaya çalıştı. Bunun üzerine göstericilerle güvenlik güçleri arasında arbede meydana geldi. Askerler protestocuları dağıtmak için havaya ateş açtı.
Protestocular arasında yer alan Layal Tohme, “protestoya katılıyorum çünkü ülke çöküşün eşiğindeyken meydana gelen patlama gibi bir patlamanın ardından olayla ilgili hiç kimsenin yargılanmaması mantıksız” ifadelerini kullandı.
Lübnanlı yetkililer, Beyrut Limanı’ndan meydana gelen patlamayı, altı aydan daha uzun bir süredir yeterli koruma önlemleri alınmadan depolanan 2 bin 750 ton amonyum nitrata bağladılar.
Beyrut Limanı’ndan meydana gelen büyük patlama, yaklaşık 300 bin kişinin evinden olmasına ek olarak, 190’dan fazla kişinin ölümüne ve 6 bin 500’den fazla insanın yaralanmasına neden oldu.
Özellikle raporlar ve diğer birçok kaynağın, Lübnan yönetiminin, güvenlik güçlerinin, Başbakanların, önceki ve şimdiki yetkililerin bu maddeyi limanda depolamanın tehlikesinin farkında olduğunu doğrulaması, patlama sonrası toplumsal öfkeye yol açtı.
Lübnan yargısı şimdiye kadar, aralarında limanın işletmesinin idaresinden ve güvenliğinden sorumlu üst düzey yetkililerin de bulunduğu 25 kişiyi tutukladı.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.