Esed’in dayısı ‘Ebu Rami’ Kovid-19 nedeniyle öldü

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in dayısı Muhammed Mahluf
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in dayısı Muhammed Mahluf
TT

Esed’in dayısı ‘Ebu Rami’ Kovid-19 nedeniyle öldü

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in dayısı Muhammed Mahluf
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in dayısı Muhammed Mahluf

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in dayısı Muhammed Mahluf, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedavisi gördüğü başkent Şam’daki hastanelerden birinde 88 yaşında hayatını kaybetti.
Rami Mahluf’un oğlu Ali, Instagram hesabından “Allah sana rahmet etsin, mekanını cennet eylesin dedem” notuyla Muhammed Mahluf’un fotoğrafını paylaştı.
Ebu Rami (Rami’nin babası) lakabıyla bilinen Muhammed Mahluf’un son yirmi yılda devlet kurumlarına başkanlık etmesi, Suriye ekonomisinde önemli bir rol oynama ve oğlu Rami’nin yükselişini sağlamasına imkân tanıdı.
Muhammed Mahluf, ölümünden önce Esed ve Rami arasında çıkan anlaşmazlıkta arabuluculuk rolü üstlendi. Nitekim daha önce iki taraf Rami’nin Telekom başta olmak üzere Suriye’de sahip olduğu şirketler üzerinde ihtilaf yaşanmıştı. Ancak baba Mahluf’un arabuluculuk girişimi, Rami’nin mallarına el koyma kararlarının çıkmasını ve Telekom başta olmak üzer Suriye’de farklı alanlarda hizmet veren şirketlerinin dağılmasını önleyemedi.
Mahluf’un içinde bulunduğu kriz, 2019 yazında Suriyeli yetkililerin, başında bulunduğu ve savaş yıllarında eylemlerinin ‘insan yönünü’ oluşturan ‘El-Bustan Vakfı’na el koymasıyla başladı. Vakfa el konulmasının ardından ona bağlı silahlı gruplar da dağıldı. Suriye hükümeti Aralık ayında 2011 yılından bu yana, savaş süresince vergi kaçakçılığı ve yasadışı kar elde etmekle suçlanan Mahluf, karısı ve ortakları da dahil olmak üzere bir dizi iş adamının taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına el koymak için bir dizi karar yayınladı. Esed, geçtiğimiz Ekim ayında ‘boşa harcanan tüm devlet mallarının’ geri alınacağını vurguladı. Şam'da olduğuna inanılan Mahluf, Nisan ayında Facebook'ta yeni bir hesap açtı. Ardından bu ay kendisini ‘güvenlik bürokrasisinin’ kurbanı olarak gösterdiği iki video yayınlayarak birtakım açıklamalarda bulundu. Suriye hükümetinin, hazineye ödenmesi gereken vergilerin bir parçası olarak yaklaşık 180 milyon dolar ödemesini istemesinin ardından Mahluf ‘emniyet valfi’ olarak nitelediği videoda Esed’den GSM şirketinin batmaktan kurtulması için müdahale etmesi çağrısında bulundu. Mayıs ayına gelindiğinde Adalet Bakanlığı, Mahluf’a devlete olan borcu nedeniyle geçici olarak seyahat yasağı getirdi. Son tutuklamalarla birlikte tutuklanan Mahluf destekçilerinin sayısının 200’e yükseldiği belirtildi. Muhammed Mahluf, Suriye’nin sahil kenti Cebla’ya bağlı Bustan el-Başa köyünde Cuma günü toprağa verilecek. Muhammed Mahluf’un serveti, merhum Hafız Esed’in eşi, Beşşar’ın annesi ve Muhammed Mahluf’un kardeşi olan Enise Mahluf’a kaldı. Muhammed Mahluf, iş hayatına bir havayolu şirketinde memur olarak başladı. Muhammed Mahluf Hafız Esed’in 1970’te yönetimin başına gelmesinin ardından Suriye ekonomisinde basamakları hızla tırmanmaya başladı. Zira Hafız Esed, Mahluf’u, ülkenin en önemli ekonomi kurumları arasında yer alan tütün işletmesi Rice ve Emlak Bankası müdürlüğüne getirdi. Sonraki süreçte petrol satışlarına yönelen Mahluf, Suriye’de petrol alanında çalışan tüm şirketlerin ortağı oldu.
Muhammed Mahluf, 2000 yılında hayatını kaybeden damadı Hafız Esad'ın en güçlü gölge iktisatçısı ve görünmez destekçisi oldu. Beşşar Esed’in yönetimin başına geçmesiyle birlikte, Esed’in dayısının oğlu Rami Mahluf, amcasının oğluyla birlikte 20 yıldan kısa bir süre içinde Suriye ekonomisinin büyük bir bölümünü kontrol altına aldılar. Muhammed Mahluf, sürekli aile ortaklığının gölgesinde kaldı ve hiçbir ticari ortaklıkta ismi geçmedi ta ki Avrupa Birliği’nin (AB) Ağustos 2011 tarihli yaptırım listesine dahil edilene kadar. AB, Esed ile yakın ilişkisinden dolayı Mahluf’a yaptırım uyguladı. 2015 yılında banka hesaplarından sızdırılan belgelerde Mahluf’un İsviçre’de çok sayıda şirketin yöneticiliğini yaptığı ortaya çıktı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.