Rusya Hamas ve Fetih’i tek çatı altında buluşturabilecek mi?

Rusya Dışişleri Bakanı uzlaşma dosyasını, Hamas’ın Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) katılma olasılığını ve Ortadoğu Dörtlüsü’nün rolünü tartışıyor

2011 ve 2019 yıllarında Filistin uzlaşma toplantıları Rusya’nın gözetiminde yapıldı ve ayrıca Moskova’da gruplar bir dizi toplantılar düzenledi (Getty Images)
2011 ve 2019 yıllarında Filistin uzlaşma toplantıları Rusya’nın gözetiminde yapıldı ve ayrıca Moskova’da gruplar bir dizi toplantılar düzenledi (Getty Images)
TT

Rusya Hamas ve Fetih’i tek çatı altında buluşturabilecek mi?

2011 ve 2019 yıllarında Filistin uzlaşma toplantıları Rusya’nın gözetiminde yapıldı ve ayrıca Moskova’da gruplar bir dizi toplantılar düzenledi (Getty Images)
2011 ve 2019 yıllarında Filistin uzlaşma toplantıları Rusya’nın gözetiminde yapıldı ve ayrıca Moskova’da gruplar bir dizi toplantılar düzenledi (Getty Images)

İzzeddin Ebu Ayşe
Rusya, Hamas ve Fetih hareketlerini tek bir Filistin çatı yapılanması altında buluşturmak için görüşmelere davet etti.  
Filistinli taraflar arasında son günlerde başlayan siyasi yakınlaşma çerçevesinde ve Filistinli grupların genel sekreterlerinin katıldığı toplantı sürecinin bir parçası olarak Rusya Dışişleri Bakanlığı, Hamas ve Fetih’in ortak bir “Filistin çatı yapılanması”nda buluşma olanaklarını tartışmak ve İsrail ile barış sürecine ilişkin diğer gündem maddelerini müzakere etmek için toplantıya davet etti.
Bu, Moskova tarafından yapılan ilk davet değil. Zira Moskova 2011 yılında Filistin uzlaşma müzakerelerine ev sahipliği yapmıştı ve 2019 yılında da aynı dosyayı tartışmak üzere Filistinli grupları bir araya getirmişti. Ancak görüşmelerde herhangi bir fiili ya da kapalı bir sonuç çıkmamıştı.

Filistin talebi
Ne var ki, Filistin siyasi sahasını gözlemleyen kişiler yapılması beklenen bu görüşmeye karşı iyimser bir görüşe sahipler. Filistin İşleri Araştırmacısı Visam el-Fekaviyy gruplar arasındaki yakınlaşmanın, Rusya görüşmesinde olumlu sonuçlar elde edilmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Özellikle de Fetih ve Hamas Ortadoğu Dörtlüsü’nün bir üyesi olduğundan ötürü Rusya’ya yakınlaşmaya çalışıyor. Filistin Yönetimi de barış sürecini ABD yerine Rusya’nın denetlemesini istiyor.
İşin aslı 25 Ağustos’ta Moskova, Hamas’ı dışişleri bakanıyla görüşmek üzere bir toplantıya davet etmişti ancak bu toplantıyı 3 Eylül’de önde gelen Filistin partilerinin ve akımlarının liderlerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya kadar ertelemişti.
Independent Arabia’nın elde ettiği bilgilere göre Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Filistinli grupların temsilcilerinin isteğinden hareketle Hamas ve Fetih’i Moskova’da bir araya getirecek bir görüşme davetini yineledi. FKÖ Siyasi Daire Başkanı Enver Abdulhadi’nin Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov’dan 7 Eylül’de bir araya geldikleri sırada genel sekreterler toplantısının sonuçlarından hareketle Filistin uzlaşmasını tartışmak ve iki grup arasında kapsamlı bir diyalog süreci başlatmak şartıyla Hamas ile bir görüşme düzenlemesini talep ettiği bildirildi.
Hamas’ın üst düzey isimlerinden Hüsam Bedran’a göre söz konusu görüşmenin Moskova’da eylül ayının sonunda gerçekleştirilmesi bekleniyor. Bedran Bogdanov’un, Filistin Platformu’nun düzenlenmesiyle ters düşmemesi, iki hareketin çeşitli konulardaki tutumlarını birleştirmesi ve aynı şekilde uzlaşma dosyasını tartışması şartıyla toplantıyı organize etmek için bir dizi Hamas lideriyle temasa geçtiğini söyledi.

Barış sürecine ters düşmemek
Ancak Independent Arabia’nın elde ettiği bilgiler Rusya’nın, Hamas ile görüşerek Ortadoğu Dörtlüsü’nün gözetiminde ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Planı’na ya da Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması’na uygun olup olmadığına bakılmaksızın Filistinlilerin bağımsız bir devlet kurmasının yanı sıra kendi ulusal kaderlerini tayin etme konusunda yasal haklarını kapsayan Filistin ve İsrail arasındaki yeni bir barış sürecinde atılacak herhangi bir adıma ters düşmeyecek bir pozisyon elde etmeye çalıştığını gösteriyor.
Masaya yatırılan dosyalar hakkında yorum yapan Fetih Hareketi Sözcüsü Hüseyin Hamayel, Moskova’nın bölünmüşlüğü sona erdirip Hamas’ın FKÖ’ye katılması dahilinde Filistin Forumu’nun düzenlenmesini ve İsrail ile ilişkileri normalleştirme ve barışı sağlama gibi Filistin’de çözüme kavuşturulmayı bekleyen dosyalara ilişkin gruplar arasında kapsamlı bir diyalog başlatma olasılığını tartışacağını söyledi.
Ancak Hamas, Moskova’da bu dosyaların tartışılma ihtimalinden söz etmedi. Hamas Hareketi yöneticilerinden Hamad er-Rakb konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Rusya’nın Filistin uzlaşma dosyası hakkında konuşmak ya da bu konuda gözetmenlik yapmak için ağırlığından vazgeçmesinin pek olası olmadığını ancak toplantıların aralarında buna atıfta bulunmasının mümkün olduğunu ve dosyanın Arap çevreleri ile sınırlı kalacağını söyledi.
Rakb, Moskova’da müzakere masasında İsrail ile barış sürecine ilişkin birtakım dosyalar olduğunu vurgulayarak “Hamas, Moskova toplantısının nihai sonucuna bakmaksızın, uluslararası toplumun büyük bir parçası sayılan ve Hamas’ı terör listesine alan Ortadoğu Dörtlüsü’nün bir üyesi olan Rusya ile iyi bir diplomatik ilişki kurmaya çalışıyor” dedi.
Hamas ve Rusya arasındaki ilişkiye değinen Rakb “Uzun süredir iyi bir ilişkimiz var ve sürekli iletişim halindeyiz. Hamas’tan bilgi elde etmek istiyorlar. Görüşmelerimiz Rus liderlerle gerçekleşti. Ancak bu ilişki Dışişleri Bakanlığı ile sınırlı ve güvenlik birimlerini içermiyor” dedi.

Ortadoğu Dörtlüsü
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre yine de Fetih ve Hamas, uluslararası meşruiyet kararlarına uygun olarak Filistinlilerin haklarını desteklemek için büyük ölçüde Moskova’ya itimat etti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Rusya’nın barış sürecinin gözetmeni olmasını birçok kez tercih etti ve bunu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ortadoğu Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov ile görüştü.
ABD’nin barış süreci için artık uygun olmadığını, bu yüzden Rusya’nın doğrudan ya da parçası olduğu Ortadoğu Dörtlüsü aracılığıyla en uygun seçenek olduğununu düşünen Fetih, Moskova’daki görüşme konusunu farklı bir açıdan ele alıyor.
Moskova’daki toplantıların katılımcısı olan Fetih Hareketi’nden bir kaynağın açıklamalarına göre Filistin liderliği, barış süreci dosyasını uluslararası gözetim altında ve eğer uzlaşma sağlanırsa Rusya gözetiminde görüşülmesine yönelik talimatlar verdi.
Filistin İşleri Araştırmacısı Visam el-Fekaviyy, Moskova’da yapılacak toplantının Ortadoğu Dörtlüsü’nün gözetimi altında Filistinliler ve İsrailliler arasında bu sefer ciddi olacak yeni bir barış sürecinin başlatılmasına zemin hazırlayacağını düşünüyor ve Rusya’nın bunu son zamanlarda Abbas’a önerdiğine dikkat çekti.
Fetih Hareketi Merkez Komitesi üyesi Izam el-Ahmed’in açıklamalarına göre Ortadoğu Dörtlüsü çatışmayı sona erdirmek üzere yakında Filistin-İsrail müzakerelerine başlanacağını duyurmak için toplanacak. Elde edilen bilgiler, bu toplantının, çatışmayı sona erdirmek ve barışı sağlamak için hiçbir tarafın İsrail ile diyaloğun seyrine karşı çıkmayacağı hususunda bir uzlaşmaya varılmasını tartışmak üzere Moskova’da Hamas ile Fetih’i bir araya getirecek bir toplantı yapılana dek ertelendiğini gösteriyor.



Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki Sur kentinde bir askeri kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında bir askerin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bu saldırı, Hizbullah ile İsrail arasında çatışmaların başlamasından bu yana ordu noktalarına yönelik ilk doğrudan hedef alma olarak kayda geçti.

Lübnan ordusu tarafından yapılan açıklamada, el-Amiriye bölgesinde, el-Kalile-Sur yolu üzerindeki bir kontrol noktasının hedef alındığı, saldırı sonucu bir askerin yaşamını yitirdiği ve diğer askerlerin yaralandığı belirtildi. Yaralı sayısına ilişkin detay verilmedi.

2 Mart’ta başlayan çatışmalardan bu yana Lübnan ordusu, güney ve doğu bölgelerinde görev yerleri dışında İsrail ateşi sonucu hayatını kaybeden sekiz asker için taziye açıklaması yayımladı.

Öte yandan, İsrail ordusunun yedi mahalle için tahliye uyarısı yapmasının ardından, bu sabah Beyrut’un güney banliyösüne hava saldırısı düzenlendi. Üç gün aradan sonra bölgeye gerçekleştirilen ilk saldırı sonrası hedef alınan noktadan dumanlar yükseldi. Sürekli saldırılar ve tahliye uyarıları nedeniyle bölge sakinlerinin büyük kısmının daha önce göç ettiği belirtildi.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Beyrut’ta Hizbullah’a ait olduğunu öne sürdüğü ‘altyapı hedeflerini’ vurduğunu bildirdi.

sdvsd
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada, Beyrut’un güney banliyölerinde yaşayanlara acil tahliye uyarısında bulundu. Adraee, özellikle Haret Hreik, el-Gubeyri, el-Leyleki, el-Hadath, Burc el-Baracne, Tahvita el-Gadir ve eş-Şiyah mahallelerinin hedef alınabileceğini belirtti.

Adraee açıklamasında, “İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki farklı bölgelerde Hizbullah’a ait askeri altyapıyı hedef almaya devam ediyor. Size zarar vermek niyetinde değiliz, bu nedenle güvenliğiniz için derhal tahliye olmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’daki ‘tampon bölgeyi genişletme’ talimatı verdiğini duyurdu.

Netanyahu, yayımladığı video mesajda, “Lübnan’da mevcut tampon bölgenin daha da genişletilmesi için orduya talimat verdim” dedi. Bu adımın amacının, Hizbullah mensuplarının olası saldırı riskini tamamen ortadan kaldırmak ve sınır hattında tanksavar füzesi atışlarını engellemek olduğunu ifade etti.


Mısır: Sisi'ye suikast düzenlemeyi planlamakla suçlanan Hasm Örgütü üyeleri gözaltına alındı

Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
TT

Mısır: Sisi'ye suikast düzenlemeyi planlamakla suçlanan Hasm Örgütü üyeleri gözaltına alındı

Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)

Mısır İçişleri Bakanlığı, Mısır tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler Örgütü’ne bağlı terör hareketi ‘Hasm’ üyelerinin, ‘devletin güçlerine zarar vermeyi amaçlayan terör eylemleri planlamak ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye suikast girişiminde bulunmak’ suçlamasıyla gözaltına alındığını duyurdu.

Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, Hasm Hareketi üyelerine yönelik operasyonlar kapsamında Müslüman Kardeşler Örgütü liderlerinden Mahmud Muhammed Abdulvunis'i gözaltına aldığını duyurdu.

Bakanlık, bunun devlete zarar vermeyi amaçlayan eylemlere karışan Hasm Hareketi üyelerinin takibi kapsamında gerçekleştiğini ve bu eylemler arasında, 7 Temmuz'da Mısır güvenlik güçlerinin baskınlarından önce, hareketin iki üyesi olan Ahmed Muhammed Abdurezzak ve İhab Abdulatif Muhammed'in güvenlik ve ekonomik tesislerin yanı sıra başkanlık uçağını hedef alan operasyonlar gerçekleştirmeye zorlanmasının da yer aldığını ekledi. Açıklamaya göre hareket üyelerine ait bir sığınağa yapılan baskın sonucunda iki Hasm üyesi öldürüldü.

Bakanlığın açıklamasında, terörist Ali Mahmud Abdulvunis'in birçok terör davasında müebbet hapis cezasına çarptırıldığını belirtildi. Bu davalardan başlıcaları arasında, ‘başkanlık uçağını hedef almaya teşebbüs’ ve ‘Şehit Yarbay Macid Abdurrazık suikastı’ ile ilgili 2022 yılına ait 120 numaralı dava yer alıyor.

vvf
2013 yazında yanan Müslüman Kardeşler Örgütü’nün Kahire'deki merkezi (Getty)

İçişleri Bakanlığı'nın açıklaması, Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) üyesinin planladığı terör eylemleri ve Hasm Hareketi’ne mensup diğer üyeler hakkındaki itiraflarına eşlik etti.

Abdulvunis, aralarında Menufiye vilayetindeki el-Acezi Kontrol Noktası’na düzenlenen saldırı, Tanta şehrindeki polis eğitim merkezine düzenlenen bombalı saldırı (bu saldırıda çok sayıda polis memuru şehit oldu ve yaralandı) ve el-Obur şehrinde evinin önünde öldürülen Tuğgeneral Adil Ragai'nin suikastı da dahil olmak üzere birçok terör eylemine katıldığını itiraf etti.

Ayrıca, Müslüman Kardeşlerin kaçak liderlerinden Yahya Musa’nın (Hasm Hareketi’nin kurucusu) talimatıyla 2016 yılında komşu ülkelerden birine sızdığını, Hişam Aşmavi (idam edildi) tarafından kurulan el-Murabitun Örgütü’nün liderleriyle temas kurduğunu ve Hasm Hareketi üyelerini uçaksavar füzeleri, ağır silahlar ve patlayıcıların kullanımı konusunda eğitmek üzere komşu ülkelerden birinde bir kamp kurduğunu da anlattı.

Abdulvunis, yurtdışına kaçan Hasm Hareketi liderleri Yahya Musa, Muhammed Refiqk İbrahim Menna, Alaa Ali Ali el-Samahi ve Muhammed Abdulhafız Abdullah Abdulhafiz ile birlikte 2019 yılı boyunca ülkede bazı terör eylemleri gerçekleştirmeyi planladıklarını ve hareketin eğitimli unsurlarını bomba yüklü araçlar hazırlamaya yönlendirdiklerini, bunlardan birinin Kahire’nin orta kesimlerindeki Onkoloji Enstitüsü önünde patladığını açıkladı. Ayrıca 2025 yılında, yurtdışında bulunan teröristler Mahmud Şehte Ali el-Ced ve Mustafa Ahmed Muhammed Abdulvehhab'ı, saldırı eylemleri gerçekleştirmek üzere ülkeye dönmeye cesaretlendirdiklerini itiraf eden Abdulvunis, ancak güvenlik güçleri tarafından tespit edilip yakalandıkları için bunu başaramadıklarını ifade etti.

scds
Mısır'da Müslüman Kardeşler üyelerinin yargılandığı, daha önce yapılan bir duruşmadan bir kare (AFP)

Hasm Hareketine atfedilen son operasyonlar 2019 yılında gerçekleşti. Mısırlı yetkililer, o yıl Hasm Hareketi’ni Kahire’deki Onkoloji Enstitüsü çevresinde 22 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan bir araba bombalamasına karışmakla suçlamıştı. Ayrıca, hareketin 2016 yılında, Mısır'ın eski Müftüsü Ali Cuma ve Başsavcı Yardımcısına saldırı hazırlığında olduğu ve Fayum ilindeki Tamiya Emniyet Müdürü'ne suikast düzenlediği iddia ediliyor. Hasm Hareketi 2019 yılında kendisini resmi olarak ilan etmişti.

Uluslararası terörle mücadele uzmanı Hatem Sabir’e göre Mısır İçişleri Bakanlığı'nın Hasm Hareketi üyelerinin gözaltına alındığını duyurması, Müslüman Kardeşlerin Mısır'ı terör eylemleriyle hedef almaya devam ettiğini gösterdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Sabir, Müslüman Kardeşler örgütünün artan bölgesel zorluklara rağmen Mısır'ı hedef almaya devam ettiğini söyledi.

Başta Genel Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii olmak üzere Müslüman Kardeşler liderlerinin çoğu, 2013 yılında İhvan’ın iktidardan ayrılmasının ardından Mısır'da meydana gelen ‘şiddet ve cinayet’ davaları nedeniyle Mısır hapishanelerinde tutulurken, diğer üyeler ise ülke dışında ikamet ediyor.

Sabir, yakalanan teröristin, aralarında başkanlık uçağının hedef alınması da dahil olmak üzere itiraf ettiği terör eylemlerinin, ‘bazı istihbarat teşkilatlarının örgütü desteklediğini yansıttığını’ belirtti, ancak bu istihbarat teşkilatlarının adı açıklamaktan kaçındı. Bu tür operasyonların planlanmasının herhangi bir örgüt veya hareketin kapasitesini aştığını söyleyen Sabir, bu operasyonların temel amacının Mısır devletinin siyasi ve ekonomik kapasitesine zarar vermek olduğunu vurguladı.

Öte yandan Mısır İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, ülkenin güvenliğini ve istikrarını sarsmayı hedefleyen Müslüman Kardeşler örgütü ve destekçilerinin planlarına karşı kararlılıkla mücadeleye devam edeceğini teyit etti.


Şera, Esed’in devrilmesinden bu yana ilk kez Almanya’yı ziyaret ediyor

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’yı kabul etti. (AP)
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’yı kabul etti. (AP)
TT

Şera, Esed’in devrilmesinden bu yana ilk kez Almanya’yı ziyaret ediyor

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’yı kabul etti. (AP)
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’yı kabul etti. (AP)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera bugün Almanya’da Alman yetkililerle görüşmeler gerçekleştiriyor. Bu ziyaret, Şera’nın ülkeye ilk ziyareti olurken, temaslarda Ortadoğu’daki savaş, Suriye’nin yeniden inşası ve Berlin yönetiminin Suriyeli mültecilerin geri dönüşüne yönelik çabalarının ele alınması bekleniyor.

Beşşar Esed’in 2024 yılında devrilmesinin ardından Almanya’ya ilk kez giden Şera, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir araya geldi. Şera’nın günün ilerleyen saatlerinde Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşmesi planlanıyor.

Geçtiğimiz yıl, 14 yıl süren yıkıcı çatışmanın ardından yeniden inşa sürecini desteklemek amacıyla Suriye’ye yönelik birçok uluslararası yaptırım kaldırılmıştı.

Almanya Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, Merz ile Şera arasındaki görüşmelerde Ortadoğu’daki savaş, Suriye’deki siyasi durum, yeniden inşa çabaları ve Suriyelilerin ülkelerine dönüşü konularının ele alınacağını açıkladı.

Şera ayrıca Berlin’de, Suriye’nin ekonomik toparlanma ve yeniden inşa perspektiflerinin ele alınacağı bir foruma katılacak. Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Esed rejiminin sona ermesinin ardından Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere birçok yaptırımın kaldırıldığını ve bunun ekonomik toparlanmanın temellerini oluşturduğunu ifade etti.

ergfrt
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’deki Bellevue Sarayı önünde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’yı kabul etti. (AP)

Ziyaret öncesinde Almanya İçişleri Bakanlığı, Suriye Afet Yönetimi Bakanlığı’na destek sağlanması ve acil durum birimlerinin eğitilmesine yardımcı olunmasını öngören yeni bir girişim açıkladı. Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Suriye’de kaybolan Alman gazeteci Eva Maria Michelmann konusunun da görüşmelerde ele alınıp alınmayacağı yönündeki soruya, Berlin yönetiminin meseleyi değerlendirdiği yanıtını verdi.

Sığınma talebinin gerekçeleri

Suriye’deki çatışma yıllarında yaklaşık 1 milyon Suriyeli Almanya’ya sığındı. Bu kişilerin önemli bir bölümü, 2015-2016 yıllarında göç akınının zirve yaptığı dönemde ülkeye ulaştı. Suriye’deki çatışmalar, 2011 yılında eski yönetimin protestolara yönelik kanlı müdahalesi sonrası başlamıştı.

Almanya’da geçtiğimiz yıl mayıs ayında göreve gelen muhafazakâr Başbakan Friedrich Merz ise aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin yükselişiyle mücadele ederken düzensiz göçü sınırlama çabalarını artırdı.

Merz, geçen yıl yaptığı açıklamada, Suriye’de savaşın sona ermesiyle birlikte Suriyelilerin Almanya’ya sığınma talebinde bulunmaları için ‘artık herhangi bir gerekçe kalmadığını’ ifade etmişti.

gthyju
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’deki Bellevue Sarayı’nda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın yanında duruyor. (AP)

Alman hükümeti geçtiğimiz aralık ayında, suç işleyen bazı Suriyelilerin ülkelerine geri gönderilmesi uygulamasını yeniden başlattı. Ancak bu uygulama şu ana kadar yalnızca çok sınırlı sayıda vaka için gerçekleştirildi.

Başbakan Friedrich Merz, birçok Suriyelinin gönüllü olarak ülkelerine dönmesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, ülkede devam eden hak ihlalleri ve güvensiz koşullara dikkat çeken aktivistler tarafından eleştirildi.

Şera’nın Almanya ziyareti, başlangıçta ocak ayında planlanmıştı. Ancak ziyaret, Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki çatışmaları sonlandırma çabaları nedeniyle ertelenmişti.

Bu arada, Suriye’deki Süryani Hristiyan azınlığın temsilcileri, ‘ülkenin tarihi çeşitliliğini tanıyan ve kurumsal olarak güçlendiren kapsayıcı bir siyasi yaklaşım’ çağrısında bulundu. Öte yandan Berlin’de mültecilerin Suriye’ye geri gönderilmesi planına karşı bir gösteri düzenlendi.