Rusya Hamas ve Fetih’i tek çatı altında buluşturabilecek mi?

Rusya Dışişleri Bakanı uzlaşma dosyasını, Hamas’ın Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) katılma olasılığını ve Ortadoğu Dörtlüsü’nün rolünü tartışıyor

2011 ve 2019 yıllarında Filistin uzlaşma toplantıları Rusya’nın gözetiminde yapıldı ve ayrıca Moskova’da gruplar bir dizi toplantılar düzenledi (Getty Images)
2011 ve 2019 yıllarında Filistin uzlaşma toplantıları Rusya’nın gözetiminde yapıldı ve ayrıca Moskova’da gruplar bir dizi toplantılar düzenledi (Getty Images)
TT

Rusya Hamas ve Fetih’i tek çatı altında buluşturabilecek mi?

2011 ve 2019 yıllarında Filistin uzlaşma toplantıları Rusya’nın gözetiminde yapıldı ve ayrıca Moskova’da gruplar bir dizi toplantılar düzenledi (Getty Images)
2011 ve 2019 yıllarında Filistin uzlaşma toplantıları Rusya’nın gözetiminde yapıldı ve ayrıca Moskova’da gruplar bir dizi toplantılar düzenledi (Getty Images)

İzzeddin Ebu Ayşe
Rusya, Hamas ve Fetih hareketlerini tek bir Filistin çatı yapılanması altında buluşturmak için görüşmelere davet etti.  
Filistinli taraflar arasında son günlerde başlayan siyasi yakınlaşma çerçevesinde ve Filistinli grupların genel sekreterlerinin katıldığı toplantı sürecinin bir parçası olarak Rusya Dışişleri Bakanlığı, Hamas ve Fetih’in ortak bir “Filistin çatı yapılanması”nda buluşma olanaklarını tartışmak ve İsrail ile barış sürecine ilişkin diğer gündem maddelerini müzakere etmek için toplantıya davet etti.
Bu, Moskova tarafından yapılan ilk davet değil. Zira Moskova 2011 yılında Filistin uzlaşma müzakerelerine ev sahipliği yapmıştı ve 2019 yılında da aynı dosyayı tartışmak üzere Filistinli grupları bir araya getirmişti. Ancak görüşmelerde herhangi bir fiili ya da kapalı bir sonuç çıkmamıştı.

Filistin talebi
Ne var ki, Filistin siyasi sahasını gözlemleyen kişiler yapılması beklenen bu görüşmeye karşı iyimser bir görüşe sahipler. Filistin İşleri Araştırmacısı Visam el-Fekaviyy gruplar arasındaki yakınlaşmanın, Rusya görüşmesinde olumlu sonuçlar elde edilmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Özellikle de Fetih ve Hamas Ortadoğu Dörtlüsü’nün bir üyesi olduğundan ötürü Rusya’ya yakınlaşmaya çalışıyor. Filistin Yönetimi de barış sürecini ABD yerine Rusya’nın denetlemesini istiyor.
İşin aslı 25 Ağustos’ta Moskova, Hamas’ı dışişleri bakanıyla görüşmek üzere bir toplantıya davet etmişti ancak bu toplantıyı 3 Eylül’de önde gelen Filistin partilerinin ve akımlarının liderlerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya kadar ertelemişti.
Independent Arabia’nın elde ettiği bilgilere göre Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Filistinli grupların temsilcilerinin isteğinden hareketle Hamas ve Fetih’i Moskova’da bir araya getirecek bir görüşme davetini yineledi. FKÖ Siyasi Daire Başkanı Enver Abdulhadi’nin Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov’dan 7 Eylül’de bir araya geldikleri sırada genel sekreterler toplantısının sonuçlarından hareketle Filistin uzlaşmasını tartışmak ve iki grup arasında kapsamlı bir diyalog süreci başlatmak şartıyla Hamas ile bir görüşme düzenlemesini talep ettiği bildirildi.
Hamas’ın üst düzey isimlerinden Hüsam Bedran’a göre söz konusu görüşmenin Moskova’da eylül ayının sonunda gerçekleştirilmesi bekleniyor. Bedran Bogdanov’un, Filistin Platformu’nun düzenlenmesiyle ters düşmemesi, iki hareketin çeşitli konulardaki tutumlarını birleştirmesi ve aynı şekilde uzlaşma dosyasını tartışması şartıyla toplantıyı organize etmek için bir dizi Hamas lideriyle temasa geçtiğini söyledi.

Barış sürecine ters düşmemek
Ancak Independent Arabia’nın elde ettiği bilgiler Rusya’nın, Hamas ile görüşerek Ortadoğu Dörtlüsü’nün gözetiminde ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Planı’na ya da Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması’na uygun olup olmadığına bakılmaksızın Filistinlilerin bağımsız bir devlet kurmasının yanı sıra kendi ulusal kaderlerini tayin etme konusunda yasal haklarını kapsayan Filistin ve İsrail arasındaki yeni bir barış sürecinde atılacak herhangi bir adıma ters düşmeyecek bir pozisyon elde etmeye çalıştığını gösteriyor.
Masaya yatırılan dosyalar hakkında yorum yapan Fetih Hareketi Sözcüsü Hüseyin Hamayel, Moskova’nın bölünmüşlüğü sona erdirip Hamas’ın FKÖ’ye katılması dahilinde Filistin Forumu’nun düzenlenmesini ve İsrail ile ilişkileri normalleştirme ve barışı sağlama gibi Filistin’de çözüme kavuşturulmayı bekleyen dosyalara ilişkin gruplar arasında kapsamlı bir diyalog başlatma olasılığını tartışacağını söyledi.
Ancak Hamas, Moskova’da bu dosyaların tartışılma ihtimalinden söz etmedi. Hamas Hareketi yöneticilerinden Hamad er-Rakb konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Rusya’nın Filistin uzlaşma dosyası hakkında konuşmak ya da bu konuda gözetmenlik yapmak için ağırlığından vazgeçmesinin pek olası olmadığını ancak toplantıların aralarında buna atıfta bulunmasının mümkün olduğunu ve dosyanın Arap çevreleri ile sınırlı kalacağını söyledi.
Rakb, Moskova’da müzakere masasında İsrail ile barış sürecine ilişkin birtakım dosyalar olduğunu vurgulayarak “Hamas, Moskova toplantısının nihai sonucuna bakmaksızın, uluslararası toplumun büyük bir parçası sayılan ve Hamas’ı terör listesine alan Ortadoğu Dörtlüsü’nün bir üyesi olan Rusya ile iyi bir diplomatik ilişki kurmaya çalışıyor” dedi.
Hamas ve Rusya arasındaki ilişkiye değinen Rakb “Uzun süredir iyi bir ilişkimiz var ve sürekli iletişim halindeyiz. Hamas’tan bilgi elde etmek istiyorlar. Görüşmelerimiz Rus liderlerle gerçekleşti. Ancak bu ilişki Dışişleri Bakanlığı ile sınırlı ve güvenlik birimlerini içermiyor” dedi.

Ortadoğu Dörtlüsü
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre yine de Fetih ve Hamas, uluslararası meşruiyet kararlarına uygun olarak Filistinlilerin haklarını desteklemek için büyük ölçüde Moskova’ya itimat etti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Rusya’nın barış sürecinin gözetmeni olmasını birçok kez tercih etti ve bunu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ortadoğu Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov ile görüştü.
ABD’nin barış süreci için artık uygun olmadığını, bu yüzden Rusya’nın doğrudan ya da parçası olduğu Ortadoğu Dörtlüsü aracılığıyla en uygun seçenek olduğununu düşünen Fetih, Moskova’daki görüşme konusunu farklı bir açıdan ele alıyor.
Moskova’daki toplantıların katılımcısı olan Fetih Hareketi’nden bir kaynağın açıklamalarına göre Filistin liderliği, barış süreci dosyasını uluslararası gözetim altında ve eğer uzlaşma sağlanırsa Rusya gözetiminde görüşülmesine yönelik talimatlar verdi.
Filistin İşleri Araştırmacısı Visam el-Fekaviyy, Moskova’da yapılacak toplantının Ortadoğu Dörtlüsü’nün gözetimi altında Filistinliler ve İsrailliler arasında bu sefer ciddi olacak yeni bir barış sürecinin başlatılmasına zemin hazırlayacağını düşünüyor ve Rusya’nın bunu son zamanlarda Abbas’a önerdiğine dikkat çekti.
Fetih Hareketi Merkez Komitesi üyesi Izam el-Ahmed’in açıklamalarına göre Ortadoğu Dörtlüsü çatışmayı sona erdirmek üzere yakında Filistin-İsrail müzakerelerine başlanacağını duyurmak için toplanacak. Elde edilen bilgiler, bu toplantının, çatışmayı sona erdirmek ve barışı sağlamak için hiçbir tarafın İsrail ile diyaloğun seyrine karşı çıkmayacağı hususunda bir uzlaşmaya varılmasını tartışmak üzere Moskova’da Hamas ile Fetih’i bir araya getirecek bir toplantı yapılana dek ertelendiğini gösteriyor.



Zeydi: Irak, savaş ve barış kararını tek elde toplamayı hedefliyor

Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
TT

Zeydi: Irak, savaş ve barış kararını tek elde toplamayı hedefliyor

Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)

Irak Başbakanı Ali Zeydi, yaptığı açıklamada, hükümetinin önceliklerinden birinin savaş ve barış konusunda karar yetkisinin devlete ait olması olduğunu belirterek, silahların anayasal kurumların elinde bulunması gerektiğini vurguladı.

Zeydi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada, “Silahların kontrol altına alınması ve savaş ile barış kararının devlete ait olması alanındaki uygulama adımları doğru yönde ilerliyor. Bu, kurumlar devletinin inşasının, egemenliğin korunmasının ve istikrarın tesis edilmesinin temelidir” ifadelerini kullandı.

Başbakan, Irak’taki uluslararası koalisyon misyonunun sona ermesinin stratejik ortaklarla ilişkileri yeni bir aşamaya taşıdığını belirterek, askeri iş birliğinden ekonomik ve kalkınma odaklı iş birliğine geçileceğini ifade etti. Zeydi, Irak’ı korumak amacıyla güvenlik ve askeri kapasitenin geliştirilmeye devam edeceğini söyledi.

Irak Başbakanı ayrıca sınırların kontrol altına alınması, açıkların giderilmesi ve aşırılığın gelişebileceği ortamların oluşmasını önlemek için sürekli teyakkuz halinde olunması çağrısında bulundu. Zeydi, Irak’ın diyalog ve diplomasiyi, krizlerin yatıştırılmasını, egemenliğe saygı gösterilmesini, içişlerine müdahale edilmemesini ve iyi komşuluk ilişkilerini destekleyen tutumunu yineledi. Çatışmaların müzakere yoluyla sona erdirilmesi ve savaşların yeniden patlak vermesinin önlenmesi çağrısı yaptı.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, hükümetinin savaş ve barış kararının tek elde toplanmasını hedeflediğini söyledi (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, hükümetinin savaş ve barış kararının tek elde toplanmasını hedeflediğini söyledi (AP)

Zeydi, dünyaya Irak’a daha fazla açılma çağrısında bulunarak ülkesinin güvenlik ve istikrara katkı sunabilecek kapasitede olduğunu belirtti. Ayrıca “Kalkınma Yolu” projesinin önemine dikkat çekerek bunu, “Büyük Fav Limanı’nı Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya bağlayan, ticaret, yatırım ve enerji için stratejik bir koridor” olarak nitelendirdi.

Zeydi, “Irak hiçbir zaman kenarda kalmadı; tarihin kalbi ve bugünün nabzıdır. Geleceğe doğru ortaklık kurmayı hak ediyor” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise daha önce Bağdat’a doğrudan bir uyarıda bulunarak, “Irak’ın Lübnanlaşmasını önlemek için milislerin silahsızlandırılması” gerektiğini vurgulamıştı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu açıklama, Irak hükümeti üzerindeki silahların devletin kontrolünde toplanması yönündeki baskının arttığı bir dönemde yapıldı.

Rubio, ABD’nin Ali Falih Zeydi hükümetinin devlet otoritesini güçlendirme çabalarına desteğini teyit ederken, silahlı grupların dağıtılması gerektiğini belirtti.

Rubio, güç merkezlerinin çoğalmasının Irak devletinin parçalanmasına ve kurumlarının zayıflamasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Zeydi daha önce, silahlı grupların saldırıları durduracağı 90 günlük bir sürecin başlatılmasını ve silahların devlete devredilmesi sürecinin 30 Haziran 2027’ye kadar tamamlanmasını öngören bir plan sunmuştu.


Yemen genel seferberlik ilan etti

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
TT

Yemen genel seferberlik ilan etti

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, halka genel seferberlik ve ulusal teyakkuz çağrısında bulunarak silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerine katılmalarını, Husi milislerine karşı cumhuriyetlerini ve ulusal kurumlarını savunmaya katkı sağlamalarını istedi.

El-Alimi, 26 Eylül Devrimi’nin yıl dönümü dolayısıyla halka hitaben yaptığı konuşmada, kandırılarak Husilerin saflarına katılanların cumhuriyet ve anayasal meşruiyet saflarına güvenli şekilde dönmelerinin önünü açtığını açıkladı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Alimi, dün itibarıyla Husiler safında savaşmayı veya onlar adına çalışmayı bırakanların anayasa ve yasalar uyarınca aftan yararlanacağını belirtti.

Yemen Cumhurbaşkanı, Yemen ve Kızıldeniz’de güvenlik ve istikrar isteyen ülkelere “halkımızın, hükümetimizin ve silahlı kuvvetlerimizin yanında durmaları ve ülkemizi milislerden kurtarmak amacıyla Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona destek vermeleri” çağrısında bulundu.

El-Alimi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesinin “yalnızca Yemen’in değil, bölgedeki ve dünyadaki bütün ülkelerin çıkarına olduğunu” belirterek, “Husi projesinin topraklarımızı ve kıyılarımızı Yemen’in ve tüm bölgenin güvenliğine yönelik sürekli bir tehdide dönüştürmeyi amaçladığını” söyledi.

Cumhurbaşkanı, devletin hedefinin herkes için açık olduğunu vurgulayarak, bunun “devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, ulusal toprakların tamamında egemenliği yeniden sağlamak ve nihayetinde Sana’ya ulaşmak” olduğunu ifade etti.


İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
TT

İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)

Gazze Şeridi’nin içinden ve dışından dört Hamas kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptıkları ayrı açıklamalarda, üç hafta önce gerçekleştirilen ilk turda sonuç alınamamasının ardından, hareketin Gazze Siyasi Büro Başkanı seçimi için planlanan ikinci turun durdurulduğunu açıkladı.

Kaynakların ifadeleri, ilk turun ‘oy hakkına sahip kişilerin boş oy kullanması nedeniyle sonuçlanamadığı’ yönünde birleşti. Bu durumun, geçtiğimiz mayıs ayında Siyasi Büro Genel Başkanı seçimi sırasında yaşanan ve Halid Meşal’e karşı Halil el-Hayye’nin galibiyetiyle sonuçlanan ikinci tur seçimdeki sürecin bir tekrarı olduğu belirtildi.

Gazze ve yurt dışından üç kaynak, Gazze’deki Hamas bürosu liderliği için yapılacak ikinci turun durdurulmasının; yurt dışında ikamet eden Nizar Avadallah ile Gazze’de bulunan Ali el-Amudi (her ikisi de Siyasi Büro üyesi) arasındaki yarışta, Avadallah’ın ikinci turda uygulanan bazı prosedürlere itiraz etmesi üzerine gerçekleştiğini aktardı.

vfbgf
Hamas hareketinin askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim 2023’teki saldırı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)

Gazze dışındaki dördüncü kaynak ise ‘seçimlerin geçici olarak dondurulmasına ve açıklanmayan bazı düzenlemelerin ardından yakın zamanda tamamlanmasına yol açan başka görüş ayrılıklarının da bulunduğunu’ ifade etti. Kaynak, bu durumun ‘hareket içindeki her seçim sürecini düzenleyen yasa ve tüzükler çerçevesinde doğal bir süreç olduğunu’ değerlendirmesinde bulundu.

Bazı kaynaklar, seçimin ertelenmesini kısmen ‘güvenlik durumuna, Gazze Şeridi’nin içinden geçtiği süreç ile savaş sonrası seçim gerçekliğiyle başa çıkma koşullarına’ bağladı. Bir diğer kaynak ise seçimlerin ‘İsrail’in seçimlere veya diğer faaliyetlere katılan kişilere ulaşmayı amaçlayan yoğun istihbarat takibi altında yürütüldüğüne’ dikkat çekerek, tüm bu nedenlerin mevcut duruma yol açan hukuki açıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti.

Beyaz kağıtlar neden geri geldi?

Yine boş oy kullanılmasına ilişkin olarak Gazze içindeki iki kaynak, bu durumun doğal olduğunu, adayların fikir ayrılıklarından ve izleyecekleri yaklaşımın bazı üyelerce mevcut dönem için uygun görülmemesinden kaynaklandığını; nitekim genel seçimlerde de benzer bir tablonun yaşandığını belirtti.

Kaynaklar, Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye’nin adaylardan Ali el-Amudi veya Nizar Avadallah’ı destekleyip desteklemediğine dair bilgi vermedi.

Hamas, 7 Ekim 2023’te İsrail’in Gazze sınırındaki mevzilerine ve yerleşim yerlerine yönelik başlattığı ve İsrail’in uzun süreli, kesintisiz bir savaş açmasına yol açan saldırıların ardından, 1987’deki kuruluşundan bu yana en karmaşık süreçten geçiyor.

Ali el-Amudi hakkında ne biliyoruz?

Geçtiğimiz aralık ayında Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, eski bir tutuklu ve Siyasi Büro üyesi olan, savaştan önce de hareketin medya dairesi sorumluluğunu yürüten el-Amudi’nin; Hamas’ın hayatını kaybeden lideri Yahya Sinvar’a yakın ve çoğu Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta ikamet eden bazı isimlerle birlikte Gazze’deki hareketin yönetimiyle görevlendirilmesinin ardından, Gazze Şeridi Siyasi Büro Başkan Vekilliği görevini üstlendiğini aktarmıştı.

2011 yılındaki İsrail askeri Gilad Şalit takas anlaşmasıyla serbest bırakılan el-Amudi, yaklaşık bir yıldır Gazze’nin yönetiminde merkezi ve kilit bir figür haline gelmişti. İsrail hapishanelerindeki tutukluluk süreçlerinde ve serbest kaldıktan sonra Sinvar’a oldukça yakın isimler arasında yer alan el-Amudi, birçok toplantı ve etkinlikte de kendisine eşlik etmişti. Gazze’nin yönetimi için el-Amudi’nin görevlendirilmesi uzlaşı ve istişare yoluyla gerçekleşmiş, ancak o dönemde bazı kaynaklar bu adımı iç tüzüğün etrafından dolaşma olarak değerlendirmişti. Gazze’deki iç seçimlerin yapılması da bu durumla açıklanıyor.

Geçtiğimiz dönemde el-Amudi’nin Gazze’de aldığı kararlar, yaptığı değişiklikler ve bazı yetkilileri görevden alması geniş tartışmalara yol açmış, Gazze’deki yerel lider kadro arasında huzursuzluk yaratmıştı. Bu durum, yurt dışındaki bazı Siyasi Büro üyelerinin müdahale ederek krizleri çözme arayışına girmesine neden olmuştu.

Nizar Avadallah hakkında ne biliyoruz?

Nizar Avadallah, Hamas’ta 2004 sonlarından 2007 başlarına kadar olan dönemde Siyasi Büro yönetimini gizlice yürüten tarihi kuşak liderleri arasında yer alıyor. Avadallah, Şalit takası müzakerelerinin sorumluluğunu üstlenmesinin yanı sıra son savaştaki müzakerelerde aktif ve önemli bir rol oynamış; hareketin 2007’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından çeşitli başkentlerde yürütülen Filistin uzlaşma turlarında da kritik görevler üstlenmişti.

Avadallah, Hamas’ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin, Abdulaziz Rantisi ve hareketin birinci kuşak diğer tarihi liderleriyle oldukça yakın bir ilişkiye sahipti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde ikamet eden ve evi daha önceki savaşlarda birkaç kez bombalanan 68 yaşındaki mimar Avadallah’ın yıldızı bu süreçte parladı.

2021 yılında düzenlenen son iç seçimlerde Gazze Şeridi Siyasi Büro liderliği için Yahya Sinvar ile yarışan Avadallah, o dönemde yapılan ikinci tur seçimlerin ardından liderliği Sinvar’a kaybetmişti.