Rusya'daki ara seçimleri yine Birleşik Rusya Partisi kazandı

Rusya'daki ara seçimleri yine Birleşik Rusya Partisi kazandı
TT

Rusya'daki ara seçimleri yine Birleşik Rusya Partisi kazandı

Rusya'daki ara seçimleri yine Birleşik Rusya Partisi kazandı

Rusya’da yapılan ara seçimleri Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kurucuları arasında bulunduğu iktidardaki Birleşik Rusya Partisi kazandı. Rusya Komünist Partisi Merkez Komite Başkan Yardımcısı Yuri Afonin ise oy kullanma sırasında ihlaller bulunduğunu söyleyerek sonuçlara itiraz edeceklerini duyurdu.
Rusya’da 3 gündür devam eden ara seçimlerde halkın oy kullanma işlemi tamamlandıktan sonra gece saatlerine kadar süren sayım işleri de sona erdi. Kesin olmayan sonuçlara göre seçimleri yine Birleşik Rusya Partisi kazandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kurucuları arasında bulunduğu parti, seçimlerin yapıldığı hemen hemen tüm bölgelerde zafer ilan etti. Adayların oyların yarısından fazlasını alması gerektiği seçimlerde tüm milletvekili ve bölge başkanlarının ilk turda seçimleri kazandığı, bu nedenle seçimlerin ikinci tura kalmadığı ifade edildi.
Komi Cumhuriyeti, Belgorod, Voronezh, Kaluga, Kostroma, Kurgan, Magadan, Novosibirsk, Ryazan, Chelyabinsk ve Yamalo-Nenets Özerk Bölgesi’nde milletvekilliği seçimlerinde Birleşik Rusya Partisi’nin adayları zaferlerini ilan etti.
Tataristan, Komi, Chuvashia, Perm, Kamçatka, Krasnodar Irkutsk, Kaluga, Arkhangelsk, Bryansk, Leningrad, Kostroma, Smolensk, Penza, Tambov ve Rostov, Yahudi Özerk Bölgesi ve Kırım’a bağlı Sivastopol şehirlerinde de bölge başkanları seçimleri yapıldı. Birleşik Rusya Partisi bu bölgelerde de zafer ilan ederken, bazı bölgelerde muhalefet partisi adaylarının iktidar partisi adaylarını zorladığı görüldü.

Putin’in partisi yüzde 48 oy aldı
Rusya Devlet Başkanı Putin’in kurucuları arasında bulunduğu ve bir dönem genel başkanlığını yaptığı Birleşik Rusya Partisi kesin olmayan sonuçlara göre zaferini ilan ederken, oyların yüzde 48.16’sını aldığı açıklandı. Rusya Komünist Partisi yüzde 12.07, Rusya Liberal Demokrat Parti yüzde 8.86, Rusya Sosyal Adalet Partisi yüzde 7.29 ve Adil Rusya Partisi yüzde 6.79 oy aldı. Seçimlere katılan bağımsız adayların toplam oy oranı ise yüzde 5.95 oldu. Böylelikle Rusya’da yapılan ara seçimleri de kurulduğu 2001 yılından beri kaybetmeyen Birleşik Rusya Partisi kazanarak yine zafer ilan etmiş oldu.

Medvedev’den seçmene teşekkür açıklaması
Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı Dimitri Medvedev resmi olmayan seçim sonuçlarından sonra açıklama yaparak seçmene teşekkür etti. Tüm bölgelerde partisinin zafer ilan ettiğine dikkat çeken Medvedev, seçmene ve parti çalışmalarında yer alan destekçilerine teşekkür konuşması yaparken, “Partimiz başarılı bir performans göstermiştir ancak yine de detaylı değerlendirmeyi partimizin seçim kurulu yapacaktır” dedi. Seçimlerin şeffaf bir ortamda gerçekleştiğini söyleyen Medvedev, “Korona virüs ortamında halkımız zorlu bir süreç geçirdi. Bu nedenle sadece partimize oy verenlere değil, seçimlerde kurallara uyarak oy kullanan tüm halkımıza teşekkür ederim” diye konuştu.

Komünist Parti seçim sonuçlarına itiraz edecek
Seçimlerde zafer ilan eden ve iktidar partisi olan Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı Dimitri Medvedev seçimlerin şeffaf bir ortamda gerçekleştiğini söylerken, Rusya Komünist Partisi’nden tam tersi yönünde açıklama geldi. Rusya Komünist Partisi Merkez Komite Başkan Yardımcısı Yuri Afonin seçim sonuçlarına itiraz edeceklerini duyurarak, “Oy kullanma işlemlerini takip eden gözlemcilerimiz genel oylamada, evlerde kullanılan oylamalarda ve erken oylama sırasında büyük ihlaller kaydetti” dedi.

"Anayasa Mahkemesi’nden iptalini talep edeceğiz”
Oylamanın 3 güne yayılmasını da eleştiren Afonin, “Bu oylama sisteminin kaldırılması için mücadele edeceğiz ve yasa tasarısı sunacağız. Bugün gerçekleşen 3 günlük seçimlerin Anayasa Mahkemesi’nden iptalini talep edeceğiz” dedi. Afonin, “İktidar partisinin adayları mutlak bir zafer ilan ediyor, süper, devasa bir seçim kazanıyor ve ulaşılamaz oranda oy alıyor” diyerek iktidar partisinin zaferini eleştirdi. Afonin ayrıca seçimlerde usulsüzlük yapıldığını belirterek seçim sonuçlarının halkın oy kullanmadan önce ayarlandığını iddia etti.



Trump, uçağında yaşanan küçük bir arıza nedeniyle Washington'a geri döndü

ABD başkanının uçağı, Air Force One (Reuters)
ABD başkanının uçağı, Air Force One (Reuters)
TT

Trump, uçağında yaşanan küçük bir arıza nedeniyle Washington'a geri döndü

ABD başkanının uçağı, Air Force One (Reuters)
ABD başkanının uçağı, Air Force One (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık uçağının "küçük" bir elektrik arızası nedeniyle Washington'a geri dönmek zorunda kalmasının ardından dün gece geç saatlerde Davos forumuna yaptığı yolculuğa devam etti.

Trump ve beraberindekiler, Joint Base Andrews'te uçak değiştirdikten sonra, ilk kalkışlarından yaklaşık iki buçuk saat sonra, gece yarısından kısa bir süre sonra tekrar havalandılar.

Beyaz Saray, ABD Başkanı'nın, İsviçre'deki Dünya Ekonomik Forumu'na gitmek üzere kalkıştan kısa bir süre sonra Air Force One uçağında "küçük bir elektrik sorunu" tespit edilmesi üzerine Maryland'deki Joint Base Andrews'e geri dönerek uçağı değiştirdiğini belirtti.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Caroline Leavitt, kalkıştan sonra mürettebatın "küçük bir elektrik sorunu" tespit etmesinin ardından geri dönme kararının alındığını ve ihtiyatlılık amacıyla bu kararın verildiğini söyledi. Leavitt, Başkan Trump'ın yolculuğuna devam etmek üzere başka bir uçağa bineceğini belirtti. Trump, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda diğer dünya liderlerine katılmak üzere yola çıkmıştı.

ABD Başkanı veya Başkan Yardımcısının dahil olduğu olaylar nadir olsa da daha önce yaşanmıştır. 2011'de, dönemin Başkanı Barack Obama'yı Connecticut'taki bir etkinliğe götürürken, Air Force One uçağı kötü hava koşulları nedeniyle inişini iptal etmek zorunda kalmıştı.

2012'de ise dönemin Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın içinde bulunduğu Air Force One uçağı Kaliforniya'da kuşlara çarpmış, ancak daha sonra güvenli bir şekilde iniş yapmıştı.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.


Trump'ın "Barış Konseyi" teklifini kim kabul etti, kim reddetti ve kim inceliyor?

 ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
TT

Trump'ın "Barış Konseyi" teklifini kim kabul etti, kim reddetti ve kim inceliyor?

 ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)

ABD Başkanı, Donald Trump'ın başkanlığını yaptığı ve dünya genelindeki çatışmaların çözümüne katkıda bulunacak olan "Barış Konseyi"ne dünya liderlerini katılmaya çağırdı; bu konseyin kurulması, Birleşmiş Milletler'e rakip bir kuruluşun oluşmasına yol açabilir ve bu kuruluşta daimi üyelik elde etmek, bir milyar dolar ödenmesi şartıyla mümkün olabilir.

Fas Dışişleri Bakanlığı dün, Kral VI. Muhammed'in konseye "kurucu üye" olarak katılacağını duyurdu.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın ABD'nin konseye katılma davetini kabul ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan'ın "Birleşik Arap Emirlikleri'nin kararının, Filistin halkının meşru haklarının elde edilmesi için gerekli olan, Başkan Donald Trump tarafından Gazze ile ilgili olarak sunulan 20 maddelik barış planının tam olarak uygulanmasının önemini yansıttığını" teyit ettiği ifade edildi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı da Kral Hamad bin İsa el Halife'nin Trump'ın davetini kabul ettiğini açıkladı. Bakanlık, "Bahreyn Krallığı'nın bu kararı, Sayın Başkan Donald Trump'ın Gazze Şeridi ile ilgili önerdiği barış planının tam olarak uygulanmasına yönelik istekliliğinden kaynaklanmaktadır (...) çünkü bu plan, kardeş Filistin halkının meşru haklarının korunması ve muhafaza edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.

Macaristan'da Başbakan Viktor Orbán pazar günü yaptığı açıklamada, Trump'ın kendisini konseyin "kurucu üyesi" olmaya davet etmesinin "onur verici" olduğunu söyledi.

Ermenistan'da Başbakan Nikol Paşinyan dün Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, Amerikan davetini kabul ettiğini duyurdu.

Belarus'ta Dışişleri Bakanlığı X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ülkenin "Barış Konseyi'ne katılmaya hazır" olduğunu belirterek, konseyin görev alanının girişimin önerdiğinden "çok daha geniş" olmasını umduğunu ifade etti.

Buna karşılık, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron pazartesi günü Fransa'nın bu aşamada talebi "karşılayamayacağını" söyledi.

Trump ise "Fransız şarap ve şampanyasına yüzde 200 gümrük vergisi uygulayacağım. O da bana katılacak" diye karşılık verdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise dün yaptığı açıklamada, davet aldığını ancak Rusya ile birlikte katılmayı "hayal bile edemediğini" söyledi.

Trump pazartesi günü Rus mevkidaşı Vladimir Putin'i konseye katılmaya davet ettiğini doğrularken, Moskova karar vermeden önce Washington ile "tüm ayrıntıları netleştirmeye" çalıştığını ifade etti.

Brüksel'deki bir sözcüye göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen daveti aldığını ve cevabını saklı tuttuğunu belirtirken, Alman hükümeti ortaklarıyla "koordinasyon" ihtiyacının altını çizdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise Pekin'in "Amerikan tarafından bir davet aldığını" açıkladı, ancak pozisyonunu belirtmedi.

Kanada'da Dışişleri Bakanı Anita Anand, "Durumu inceliyoruz. Ancak bir milyar dolar ödemeyeceğiz" dedi.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ülkenin teklifi "dikkatlice analiz edeceğini" ve pozisyonunu belirlemeden önce istişarelerde bulunacağını belirtti.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, hükümetinin talebi "incelemek için zamanı olmadığını" belirtirken, Singapur "daveti değerlendirdiğini" ifade etti.

Davetiyeyi aldığını teyit eden ülkeler arasında Hindistan ve Güney Kore'nin yanı sıra İtalya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Arnavutluk, Arjantin, Brezilya, Paraguay, Mısır, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Slovenya ve Polonya yer alıyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Barış Konseyi Şartı, Konseyin çalışmalarına yalnızca üç ülke Şartı imzaladıktan sonra başlayacağını öngörmektedir.