Avn ve Berri, yeni hükümetin kurulamamasının yansımalarıyla karşı karşıya

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn (solda) Meclis Başkanı Nebih Berri (Sağda)
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn (solda) Meclis Başkanı Nebih Berri (Sağda)
TT

Avn ve Berri, yeni hükümetin kurulamamasının yansımalarıyla karşı karşıya

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn (solda) Meclis Başkanı Nebih Berri (Sağda)
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn (solda) Meclis Başkanı Nebih Berri (Sağda)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bu ayın başlarında Fransa’nın Beyrut Büyükelçiliği resmi konutu Pine Palace’da, yeni hükümetin kurulması için bir araya geldiği devlet yetkilileri ve siyasi liderlerin onayı ile belirlenen sürenin sonuna yaklaşılırken Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın önünde sadece iki seçenek bulunuyor. Bunlardan birincisi, Büyükelçi Mustafa Edib'in Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na sunduğu kabine listesini, Macron'un çizdiği genel çerçevenin dışına çıkmadan küçük revizyonların ve değişikliklerin ardından onaylamak ve böylece geriye kalan cumhurbaşkanlığı görev süresini kurtarmak.
İkinci seçeneğe gelince Avn, isimlerde kendisine danışılmadığı için kabineyi onaylamadı. Bu yüzden Lübnan’da bir girişim başlatan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'u kızdırdı. Bu durum, ‘güçlü anlaşmanın’ sonunun başlangıcına giden yolun göz göre göre açılmasına neden oldu. Ancak eğer hükümeti kurma görevi verilen Edib, Macron’un bakanlıkların mezhepler arasında dağıtılmaması prensibinde ısrarına karşın Meclis Başkanı Nebih Berri’nin Maliye Bakanlığı koltuğunda Şii bir ismin kalması konusundaki tutumunu sürdürmesine rağmen, isteksizce kabine değişikliğini kabul ederek Cumhurbaşkanı’nı meclisle karşı karşıya getirmezse üçüncü bir seçenek olmayacak.  
Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan edindiği bilgilere göre Macron, Maliye Bakanlığı'nın Şiilerde kalması konusundaki ısrarı nedeniyle Berri'yi aradı. Berri bu bilgiyi,  Ayn et-Tine’de (Berri'nin karargâhı) geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleşen görüşmeleri sırasında (Sünni) Müstakbel Hareketi Lideri Saad Hariri ile paylaştı.
Aynı kaynaklar, Berri'nin siyasi yardımcısı milletvekili Ali Hasan Halil ve Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'a siyasi danışmanlık yapan Hüseyin Halil'in ABD’nin yaptırım uygulananlar listesine eklenmeden önce ikisinin isteği üzerine Edib’i ziyaret ettiklerini, doğrudan veya dolaylı olarak Şii İkilisi’ne (Hizbullah-Emel Hareketi) bağlı olmaksızın, Maliye Bakanlığı için birkaç Şii adayın isimlerinin olduğu bir liste verdiler.
Kaynaklar, Şii İkilisi açısından bu isimlerin, şartnamelere ve kriterlere uyduğunu, ancak bunlardan birini seçip seçmeme tercihinin Edib’e bırakıldığını söylediler. Kaynaklar, Şii İkilisi’nin, ülkedeki mali ve ekonomik çöküşü durdurmak için kurtarma girişimini başlatan Macron ile siyasi bir çatışmaya girmemek için hükümeti kurma görevi verilen Edib’in görevini kolaylaştırdığını düşünüyorlar.
Şii İkilisi’nin, Edib’e kapılarını kapatmayıp gereken tüm esnekliği gösterdiğine inanan kaynaklar, ancak ABD'nin milletvekili Halil'e yönelik yaptırımlarına karşı çıkması ve karşı çıkmaya devam etmesi nedeniyle kısa süre sonra bu tutumunu değiştirmek zorunda kaldığını söylediler.
Bir başka deyişle Şiilerin, ABD’nin milletvekili Halil’i yaptırımlar listesine eklemesinden önceki tutumu artık mevcut değil. Özellikle Meclis Başkanı Berri, kendisini arayan Macron’a Maliye Bakanlığı'nın Şii bir isme verilmesi ısrarı konusunda güvence verdi. Aksi takdirde reform yasasının Meclis’e gelmesi durumunda onaylanmasını engellemeden hükümetin oluşumuna müdahale edemeyecek veya hükümette yer alamayacaktır.
Öte yandan Macron, sadece Berri ile telefon görüşmesi yapmakla kalmadı, Lübnan dosyasında kendisine yardımcı olan ekibine, görüşlerini öğrenmek için Fransa'nın Beyrut Büyükelçisi Bruno Foucher aracılığıyla Hizbullah liderliğiyle iletişim kurmalarını söyledi.
Macron ayrıca, özel danışmanı olan Fransa’nın eski Beyrut Büyükelçisi Emmanuel Bonn'u, hükümete katılmama kararını açıklamasına rağmen, (Dürzi) İlerici Sosyalist Parti (İSP) Genel Başkanı Velid Canbolat ile temasa geçmesi için görevlendirdi ve Lübnan'ı kurtarmak için bu son fırsatı kaçırmaması konusunda uyardı. Çünkü Macron’a göre bu fırsatın kullanılmaması halinde ekonomik çöküş ve ülkenin uçuruma sürüklenmesi devam edecek.
Macron bu yüzden devam eden istişarelere yapılacak son dakika katılımlarının Fransız girişimini kurtarmasını ve reformları uygulayacak güçlü bir hükümetin kurulmasının yolunu açmak istiyor. Bununla birlikte Şii İkilisi’nin Macron ile siyasi bir çekişme içerisinde olmasına rağmen bir başka alternatifin olmaması sebebiyle tutumunda değişiklik yapıp yapmayacağı merak konusu.
Bu arada kaynaklar, Meclis Başkanı Berri’nin Şii İkilisi adına Macron ile karşı karşıya gelmeyeceğini düşünüyorlar. Nedenini ise Lübnan'ı içinde bulunduğu mali, ekonomik ve sosyal krizlerinden kurtarmak için son fırsat olarak görülen destek girişimini başlatan Fransa’ya değil, Lübnan’ın iç işlerine bağlıyorlar. Bununla birlikte Fransa ile yakın ilişkiler içindeki Berri, Lübnan'ı yumuşamanın ve toparlanmanın başlangıcına işaret eden bir aşamaya götürecek bir adım olarak görülen bu girişimi bozmayı ve daha emekleme döneminde yok etmeyi planlayanlar için bir bahane sunmayacaktır.
Diğer yandan (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) Lideri Cibran Basil, taraftarlarına yaptığı bir konuşmada, hükümeti kurmakla görevli Edib’in hükümetin oluşumu konusunda kendisiyle görüşme yapıp yapmayacağı henüz belli olmamasına rağmen muhaliflerine göre kendisini Fransız girişimini destekleyen bir ‘koruyucu melek’ olarak sundu. Basil konuşmasında, “Bu konuyu neden böyle araya sıkıştırmak istiyorlar? Ayrıca hükümete güvenoyu verme yetkisi olan meclis blokları ile bu konuda neden istişarelerde bulunmuyorlar?
İlgili bağlamda Şarku’l Avsat, Edib’in meclisteki blokların çoğu ile onların talepleri üzerine istişarelerde bulunduğunu ancak Basil'in, meclisteki en büyük bloğun lideri olduğu gerekçesiyle kendisinden görüşme talep edilmesini istediği bilgisine ulaştı. Bununla birlikte istişarelerin genişlemesi, Edib’in özellikle Macron'un girişimini başarılı kılmak için çizdiği kırmızı çizgileri aşmasına neden olabileceği düşünülüyor.
Tüm bunların ardından akıllara şu sorular geliyor; Avn, her an bir araya gelmesi gerekecek olan Edib’e nasıl davranacak? Fransız girişimine çekinmeden yanıt verecek mi, yoksa kabine değişikliğiyle ilgili şartlarını iyileştirebileceği umuduyla istişarelerin uzatılmasını mı isteyecek? Tahran, eğer girişimin aleyhine olabileceğini düşünürse hükümetin kurulmasını geciktirmenin siyasi bedelini ödemek için bir yol bulamazsa Macron’a nasıl davranacak? Hizbullah aracılığıyla ABD yaptırımlarıyla hiçbir ilgisi olmayan Macron’un işini kolaylaştıracak mı?



Şam ile SDG arasındaki toplantı ‘somut sonuçlar’ alınamadan sona erdi

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) liderliği arasında daha önce gerçekleşen bir görüşmeden (Arşiv)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) liderliği arasında daha önce gerçekleşen bir görüşmeden (Arşiv)
TT

Şam ile SDG arasındaki toplantı ‘somut sonuçlar’ alınamadan sona erdi

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) liderliği arasında daha önce gerçekleşen bir görüşmeden (Arşiv)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) liderliği arasında daha önce gerçekleşen bir görüşmeden (Arşiv)

Şam’da dün yapılan ve 10 Mart Anlaşması kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, tarafların kamuoyuna ilerleme içeren olumlu bir gelişme açıklayacak durumu olmadığı belirtildi. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Şam’daki Suriye yönetimi arasında, SDG unsurlarının ulusal orduya entegrasyon sürecinin ele alındığı toplantı, mart ayında imzalanan ve uygulanması için tanınan sürenin 2025 yılı sonunda dolması nedeniyle kritik önem taşımasına rağmen, ortak bir açıklama yapılmadan sona erdi.

Hükümetten bir kaynak, Mazlum Abdi’nin de katılımıyla Şam’da yapılan ve 10 Mart Anlaşması’nın uygulanmasının takibini amaçlayan toplantıların, sahadaki uygulamayı hızlandıracak somut sonuçlar üretmediğini açıkladı.

Kaynak, Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye’ya yaptığı açıklamada, ilerleyen dönemde yeni toplantılar düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldığını, ancak bu toplantılar için herhangi bir takvim belirlenmediğini söyledi.

Öte yandan SDG, Şam’da hükümet yetkilileriyle yapılan ve DEAŞ’la mücadele kapsamında faaliyet gösteren Birleşik Ortak Görev Gücü – Doğal Kararlılık Operasyonu’nun (CJTF–OIR) Komutanı Tuğgeneral Kevin Lambert’in de katıldığı görüşmenin sona erdiğini duyurdu. SDG’nin sosyal medya hesaplarından paylaşılan açıklamada, görüşmeye ilişkin ayrıntıların daha sonra açıklanacağı kaydedildi.

cdfgt
(soldan sağa) Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlık üyesi Sozdar Derik, SDG lideri Mazlum Abdi ve SDG Genel Komutanlık Üyesi Sipan Hemo (Hawarnews)

SDG dün sabah yaptığı açıklamada, askeri entegrasyon sürecini ele almak üzere üst düzey bir heyetinin Şam’da merkezi hükümet yetkilileriyle görüştüğünü duyurdu. Kuzeydoğu Suriye’nin geniş bir bölümünü kontrol eden SDG, açıklamasında heyette Mazlum Abdi’nin yanı sıra genel komuta üyeleri Sozdar Derik ve Sipan Hemo’nun da yer aldığını bildirdi.

Verimsiz toplantı

Suriye hükümetine yakınlığıyla bilinen araştırmacı Bessam es-Süleyman, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Toplantı yapıcı değildi; çünkü SDG hâlâ oyalama taktiği izliyor” dedi. Süleyman, Suriye devletinin farklı seçenekleri değerlendirdiğini belirterek, bu tutum karşısında nasıl bir yaklaşım izleneceği sorusuna, “Büyük olasılıkla başka görüşmeler yapılacak. Devlet, müzakere baskısının sürdürülmesi de dahil olmak üzere seçenekleri açık tutmak istedi, ancak şu aşamada net bir tablo yok. Oyalama devam ederse izlenecek yaklaşım daha sonra belirlenecek” yanıtını verdi.

frgthy
Şam’daki Polis Akademisi, ‘ilk memur eğitim kursu’ için başvuruları kabul etmeye başladı. (Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye)

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (KDSÖY) ise cumartesi günü yapılan diplomatik konseyinin yıllık toplantısında, 10 Mart Anlaşması’na bağlı kalınması ve anlaşmanın tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Yönetim ayrıca, anlaşma hükümlerinin sahada uygulanmasını hedefleyen diyalog ve müzakerelerin sürdürülmesi yönündeki tutumunu yineledi.

Hatırlanacağı üzere, SDG lideri Mazlum Abdi ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera tarafından 10 Mart 2025’te imzalanan anlaşma, başta KDSÖY’ye bağlı sivil ve askeri kurumların yıl sonuna kadar ulusal kurumlara entegre edilmesi olmak üzere birçok madde içeriyor. Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıkları, Washington öncülüğündeki baskılara rağmen, anlaşmanın uygulanmasında somut ilerleme sağlanmasını engelledi.

SDG için sınırlı seçenekler

Jusoor Araştırma Merkezi’nden Abdulvahhab Assi, SDG’nin hükümetle yürüttüğü müzakerelerde bir dizi kozu elinde tuttuğunu belirterek, bunların başında ülke topraklarının dörtte birinden fazlasını kontrol etmesi, DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun (DMUK) ortağı olması, Irak sınırının büyük bölümünü ve birçok sınır kapısını denetlemesi ve en önemli petrol ve doğal gaz sahalarını elinde bulundurmasının geldiğini söyledi.

Ancak Assi’ye göre SDG, bu kozlardan en önemlilerinden birini, yani DMUK’la ortaklığını kaybetti. Bu alanda Suriye hükümeti DMUK’un başlıca muhatabı haline gelirken, SDG ile yürütülen ortak operasyonlar azaldı ve Şam ile DMUK arasındaki koordinasyon arttı.

Assi, tarafların mevcut tutumları dikkate alındığında, ABD’den bu yönde bir baskı olmadığı sürece entegrasyonun yakın zamanda gerçekleşmesinin zor göründüğünü ifade etti. Assi’ye göre SDG, elinde bulundurduğu diğer baskı unsurlarıyla, özellikle saflarında bazı eski unsurların bulunması, Halep’te tansiyonu yükseltmesi ve Suveyda’da Ulusal Muhafızlar ile koordinasyonu üzerinden hükümet üzerindeki baskıyı sürdürmeye devam edecek.

dscfvgh
Suriye halkı Şam'daki bir döviz bürosunda eski paralarını yeni paralarla değiştiriyor. (EPA)

Şarku’l Avsat’ın Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye’den aktardığına göre, Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, SDG ile ilgili seçeneklerin artık sınırlı hale geldiğini belirterek, 10 Mart’ta Türkiye ve ABD gibi etkili ülkelerin huzurunda imzalanan anlaşmaya uyulmamasının sorumluluğunun SDG’ye ait olduğunu söyledi.

Zeydan, 25 Aralık’ta X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Herkes yeni dönemin etrafında oluşan iç birlikteliği, zaferin birinci yıl dönümü kutlamalarında açıkça görüyor. Buna, ‘yeni Suriye’nin’ uluslararası düzeyde gördüğü destek de eşlik ediyor. Bu yeni Suriye’nin temel başlığı ise inşa ve kalkınmaya yönelik gerçek yatırımdır” ifadelerini kullandı.


Hamas, Gazze’deki çetelerle ilk kez sahada çatıştı

Hamas, Gazze’deki çetelerle ilk kez sahada çatıştı
TT

Hamas, Gazze’deki çetelerle ilk kez sahada çatıştı

Hamas, Gazze’deki çetelerle ilk kez sahada çatıştı

Hamas Hareketi dün, Gazze şehrinin doğusundaki et-Tuffah Mahallesi’nde faaliyet gösteren silahlı çete üyeleriyle ilk kez doğrudan ve sahada çatışmaya girdi. İsrail’in kontrolündeki bölgelerde bulunan Filistinli Rami Halas liderliğindeki bir grup, Filistinlilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı ve son günlerde en az iki kişiyi öldürdü.

Şarku’l Avsat’a konuşan sahadaki kaynaklar, Halas çetesinin üyeleri Sarı Hattın batısındaki et-Tuffah Mahallesi’ndeki Sanfur Kavşağı’na doğru ilerlediklerini, burada Hamas üyeleriyle karşılaştıklarını ve 20 dakikadan fazla süren bir çatışmanın yaşandığını, ardından saldırganların geri çekildiğini söyledi.

Kaynaklar, çatışmaların İsrail’e ait insansız hava araçları (İHA) bölgenin üzerinde uçarken meydana geldiğini belirterek, ‘çatışmaların sona ermesinin hemen ardından İHA’ların aynı bölge ve çevresindeki evlere bomba attığını’ da kaydetti.


Hadramut ve el-Mehra, yeniden Yemen'in meşru hükümetinin kontrolünde

Vatan Kalkanı Operasyonu kapsamında dün Mukalla şehrine meşru güçler konuşlandırıldı (Reuters)
Vatan Kalkanı Operasyonu kapsamında dün Mukalla şehrine meşru güçler konuşlandırıldı (Reuters)
TT

Hadramut ve el-Mehra, yeniden Yemen'in meşru hükümetinin kontrolünde

Vatan Kalkanı Operasyonu kapsamında dün Mukalla şehrine meşru güçler konuşlandırıldı (Reuters)
Vatan Kalkanı Operasyonu kapsamında dün Mukalla şehrine meşru güçler konuşlandırıldı (Reuters)

Yemen'in doğusundaki Hadramut ve el-Mehra illeri, Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi liderliğindeki Vatan Kalkanı Güçleri tarafından yürütülen ‘askeri mevzilerin ele geçirilmesi’ operasyonu sonrasında, yeniden uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetin kontrolüne geçti. Bu operasyon, Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin rekor sürede geri çekilmesiyle sonuçlandı.

Yemen Cumhurbaşkanı, Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Dr. Reşad el-Alimi, Hadramut ve el-Mehra illerinin halkını, yerel yetkililerin liderliğini ve Vatan Kalkanı Güçlerini tebrik etti. Her iki ilde askeri mevzilerin ele geçirilmesinin, beklentileri aşan, hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi, güvenliğin ve istikrarın pekiştirilmesine ve sivil barışın korunmasına katkıda bulunması nedeniyle tebrik etti.

Bu başarının, yerel toplulukların devlet ve kurumları etrafında bir araya geldiğinin bir göstergesi olduğunu söyleyen Alimi, yeni bir birlikte yaşama aşaması, hizmetlerin yeniden başlaması ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için temel oluşturduğunu belirtti.

Alimi ayrıca, Suudi Arabistan liderliğindeki Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'na bağlı ortak güçlerin çabalarını büyük bir övgüyle karşıladı.

Alimi, bu güçlerin, askeri mevzilerin ele geçirilmesi, gerilimin azaltılması, sivillerin korunması ve operasyonun uluslararası hukuk ve normlar çerçevesinde başarıyla gerçekleştirilmesinde belirleyici bir rol oynadığını vurguladı.

Sahada ise vatandaşlar tarafından sıcak bir şekilde karşılanan Vatan Kalkanı Güçleri, Hadrami Elit Güçlerinin desteğiyle Mukalla şehrinde konuşlandırıldı. Vatan Kalkanı Güçleri, burada Merkez Bankası, yerel yönetim binası ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı gibi hayati öneme sahip kurumların güvenliğini sağladı.

Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi, askeri mevzilerin ele geçirilmesinin çok sınırlı kayıplarla verimli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirildiğini vurguladı. Stratejik öneme sahip Sayun şehrine gelen Vali Hanbaşi, burada yaptığı basın açıklamasında, “Zarar çok sınırlıydı ve sorunu siyasi yollarla çözmeyi umuyorduk, ancak onları rekor sürede uzaklaştırmak için zorlayıcı güç kullanmak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.