Konut satışları yıllık yüzde 54,2 arttı: Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı İran vatandaşlarına yapıldı

Konut satışları yıllık yüzde 54,2 arttı: Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı İran vatandaşlarına yapıldı
TT

Konut satışları yıllık yüzde 54,2 arttı: Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı İran vatandaşlarına yapıldı

Konut satışları yıllık yüzde 54,2 arttı: Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı İran vatandaşlarına yapıldı

Türkiye genelinde konut satışları 2020 Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54,2 artarak 170 bin 408 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılı Ağustos ayı konut satış istatistiklerini paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54,2 artarak 170 bin 408 oldu. Konut satışlarında İstanbul 30 bin 292 konut satışı ve yüzde 17,8 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul'u 17 bin 131 konut satışı ve yüzde 10,1 pay ile Ankara, 11 bin 145 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 13 konut ile Hakkari, 22 konut ile Ardahan ve 99 konut ile Şırnak oldu.

İpotekli konut satışları Ağustos ayında 76 bin 19 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 122,6 artarak 76 bin 19 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 44,6 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 15 bin 367 konut satışı ve yüzde 20,2 pay ile ilk sırayı aldı. İpotekli konut satışının en az olduğu il 2 konut ile Hakkari oldu.

Diğer satış türleri sonucunda 94 bin 389 konut el değiştirdi
Diğer konut satışları Ağustos ayında Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,6 artarak 94 bin 389 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 14 bin 925 konut satışı ve yüzde 15,8 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul'daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 49,3 oldu. Ankara 8 bin 10 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara'yı 5 bin 518 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 11 konut ile Hakkari oldu.

Konut satışlarında 52 bin 123 konut ilk defa satıldı
Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı 2020 Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,3 artarak 52 bin 123 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 30,6 oldu. İlk satışlarda İstanbul 8 bin 103 konut satışı ve yüzde 15,5 ile en yüksek paya sahip olurken, İstanbul'u 3 bin 891 konut satışı ile Ankara ve 3 bin 193 konut satışı ile İzmir izledi.

İkinci el konut satışlarında 118 bin 285 konut el değiştirdi
Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,2 artış göstererek 118 bin 285 oldu. İkinci el konut satışlarında İstanbul 22 bin 189 konut satışı ve yüzde 18,8 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul'daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 73,3 oldu. Ankara 13 bin 240 konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara'yı 7 bin 952 konut satışı ile İzmir izledi.

Konut satışları Ocak-Ağustos döneminde yüzde 42,6 arttı
Ocak-Ağustos döneminde 1 milyon 24 bin 534 konut satışı gerçekleşerek, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 42,6 artış gösterdi. Ocak-Ağustos döneminde ipotekli konut satışı yüzde 263,7 artarak 473 bin 114, diğer satış türlerinde ise yüzde 6,3 azalarak 551 bin 420 oldu. Bu dönemde ilk defa satılan konutlar yüzde 11,2 artarak 317 bin 832 oldu. İkinci el konut satışları yüzde 63,3 artarak 706 bin 702 olarak gerçekleşti.

Yabancılara 2020 yılı Ağustos ayında 3 bin 893 konut satışı gerçekleşti
Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,0 artarak 3 bin 893 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Ağustos 2020'de ilk sırayı bin 648 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 784 konut satışı ile Antalya, 288 konut satışı ile Ankara, 148 konut satışı ile Mersin ve 133 konut satışı ile Yalova izledi.

Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı İran vatandaşlarına yapıldı
Ağustos ayında İran vatandaşları Türkiye'den 640 konut satın aldı. İran'ı sırasıyla 592 konut ile Irak, 366 konut ile Rusya Federasyonu, 156 konut ile Afganistan ve 154 konut ile Azerbaycan izledi.



Seul'deki ABD-Çin görüşmeleri, Trump-Şi zirvesinin yolunu açıyor

Bessent ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung arasında Seul'de gerçekleşen görüşme (Reuters)
Bessent ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung arasında Seul'de gerçekleşen görüşme (Reuters)
TT

Seul'deki ABD-Çin görüşmeleri, Trump-Şi zirvesinin yolunu açıyor

Bessent ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung arasında Seul'de gerçekleşen görüşme (Reuters)
Bessent ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung arasında Seul'de gerçekleşen görüşme (Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, bugün Güney Kore’de bir araya geldi. Görüşme, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Pekin’de gerçekleşecek kritik zirve öncesi siyasi ve ekonomik zemini hazırlamayı hedefliyor.

Incheon Havalimanı’nda gerçekleşen buluşma öncesinde her iki yetkilinin de Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung ile ayrı ayrı görüşmesi, Seul’ün dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki dev randevu öncesi stratejik bir diplomatik durak haline geldiğini gösterdi.

Uzmanlar, Bessent ve He Lifeng arasındaki temasların nihai bir müzakere turundan ziyade "nabız yoklama" niteliği taşıdığını belirtiyor. Tarafların, yarın ve cuma günü Pekin’de yapılacak zirvede müzakere edilebeilecek konuların sınırlarını çizmeye ve birbirlerinin pozisyonlarını test etmeye odaklandığı tahmin ediliyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu durum, her iki tarafın da erkenden büyük tavizler vermeden gerilimi düşürme ve anlaşmazlıkları yönetme arzusunu yansıtıyor.

Gündemin ilk sırasında ticaret, yatırım ve yarı iletkenler var

Hazırlık gündeminde ticaret ve yatırım dosyalarının ağırlık kazanması beklenirken, iki ülke arasındaki akışı kolaylaştıracak yeni forum veya çerçevelerin oluşturulması konuşuluyor.

Pekin’in Boeing uçakları, tarım ürünleri ve Amerikan enerjisi alımı konusunda yeni duyurular yapabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Buna karşılık Çin tarafı, ABD’nin gelişmiş yarı iletken ihracatına yönelik kısıtlamalarını hafifletmesi için baskı yaparken, kritik çip üretim ekipmanlarına erişimini engelleyen adımlara da itirazlarını sürdürüyor.

Jeopolitik ağırlık: İran ve nadir toprak elementleri

Görüşmeler yalnızca ekonomiyle sınırlı kalmayacak. Çin'in Tahran ile olan ilişkileri ve İran petrolünün ana alıcısı olması nedeniyle, İran ile gerilim/savaş başlığının da masaya gelmesi muhtemel görünüyor. Ayrıca Çin’in nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği kısıtlamalar, ikili ilişkilerde önemli bir koz kartı olarak öne çıkıyor.

Şu aşamada erken taviz ihtimali düşük görünüyor. Washington, yüksek teknoloji üzerindeki kısıtlamaları esnetmeye niyetli bir görüntü sergilemezken; Pekin de mevcut ekonomik ve ticari performansının kendisine büyük tavizlerden kaçınmak için geniş bir manevra alanı sunduğuna inanıyor.

Sonuç olarak Seul’deki bu temaslar, sorunları tek seferde çözecek bir süreçten ziyade, Pekin zirvesi öncesi pozisyonların tahkimi ve beklentilerin yönetimi hamlesi olarak değerlendiriliyor. Ancak bu görüşme, Trump-Şi zirvesinin ticaret ve teknoloji savaşlarında somut bir yumuşama mı getireceğini, yoksa rekabeti sadece kontrol altında mı tutacağını belirleyecek olması açısından büyük önem taşıyor.


Macaristan'daki BYD fabrikasında kötü muamele iddiası: Gözler Manisa projesinde

4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
TT

Macaristan'daki BYD fabrikasında kötü muamele iddiası: Gözler Manisa projesinde

4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)

Çinli elektrikli araç üreticisi BYD, Avrupa'daki ilk fabrikasını 2027'de Macaristan'ın Szeged kentinde açmaya hazırlanırken işçilere kötü muamele iddialarıyla gündem oldu.

50'yi aşkın göçmen işçiyle görüşen New York merkezli China Labor Watch (CLW), inşaatta Avrupa Birliği'nin iş yasalarının ihlal edildiğini bildiriyor. 

Çin'den getirilen işçilerin izin kullanmadan haftanın 7 günü görev yaptığı, borçlandırarak çalıştırıldığı, ekstra mesailerde yasal limitlerin aşıldığı ve katı bir şekilde yönetilen çalışanların zor koşullarda yaşadığı öne sürülüyor. 

12 ila 14 saati bulan çalışma sürelerine rağmen fazla mesai ücreti ödenmediği aktarılıyor. Maaşlardaki gecikmenin üç ayı bulabildiği de iddialar arasında.

Çoğu işçi doğrudan BYD adına değil, taşeronlar tarafından çalıştırılırken bazılarının işe girmek için 2400 euroyu bulan paralar ödediği belirtiliyor. 

Hak savunucuları, bunun borç esaretine yol açabileceğini vurguluyor. 

Avrupa Komisyonu suçlamalardan haberdar olduğunu ve Macaristan makamlarının konuyla ilgili soruşturmasının sürdüğünü açıkladı.

BYD ise 14 Şubat'ta gerçekleşen bir kazada bir işçinin öldüğünü doğrularken olaya dair incelemenin devam ettiğini belirtti. 

Szeged sakinleri, bu inşaatın çevreye ve bölgede yaşayanların sağlığına vereceği zararlar ve kentin altyapısına bindireceği yüklere dair yeterince bilgilendirilmediklerini söylüyor. 

Sayıları 4 bini bulan işçiler arasında verem vakaları görüldüğüne dair söylentiler de kentte dolaşıyor.

Brezilya'da da benzer suçlamalarla karşılaşan BYD'nin Manisa'da üretim tesisi açması planlanıyor.  

Geçen ay yapılan genel seçimleri büyük farkla kaybeden Viktor Orban, Çin'le ilişkileri derinleştirmek istiyordu. 

Aralarında batarya şirketi CATL'nin de aralarında olduğu Çin şirketleri ülkeye önemli yatırımlar yaptı.

Ülkenin yeni lideri Péter Magyar, bu projelerin bazılarının gözden geçirileceğini söylüyor. 

Independent Türkçe, Guardian, CBC


ABD'de servet eşitsizliği 40 yılın zirvesine çıktı

Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
TT

ABD'de servet eşitsizliği 40 yılın zirvesine çıktı

Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)

Federal verilere göre ABD'de servet eşitsizliği, Trump yönetimi altında ekonominin giderek zenginleri daha fazla kayırdığı bir dönemde, neredeyse son 40 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

2025'in sonu itibarıyla, hanelerin en zengin yüzde 1'i servetin yüzde 31,7'sine sahipti ve bu, ABD Merkez Bankası'nın 1989'da bu oranı takip etmeye başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek pay.

Eski Çalışma Bakanı ve Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kampüsü'nde onursal profesör olan Robert Reich, NBC News'a, "Donald Trump işçi sınıfından çok bahsediyor, MAGA tabanı da büyük ölçüde işçi sınıfından oluşuyor ancak verilere bakıldığında işçi sınıfının ikinci Trump yönetiminde durumu çok kötü" dedi.

İkinci Trump yönetimindeki gerçek büyüme, şirket kârlarında ve en zenginlerin servetinde oldu.

BD, gelir dağılımının en üstündekilerin orta sınıfın büyük çoğunluğuna kıyasla daha fazla avantaj elde ettiği bir tür "K şeklinde" ekonomiye dönüşmüş durumda.

Gözlemciler bu uçurumu açıklamak için çeşitli faktörlere işaret ediyor; bunlar arasında, İran savaşı küresel enerji piyasalarını kaosa sürükleyip benzin fiyatlarını yükseltirken bile, yapay zeka patlamasıyla ilgili umutların etkisiyle yıl boyunca rekorlar kırmaya devam eden borsa da var.

New York Merkez Bankası'nın bulgularına göre yüksek benzin fiyatlarına tepki olarak düşük gelirli Amerikalılar martta benzin tüketimini yaklaşık yüzde 7 azalttı ancak yine de daha yüksek fiyatlar nedeniyle yüzde 12 daha fazla harcama yaptı. Yüksek gelirli hanelerin tüketim alışkanlıklarıysa büyük ölçüde değişmedi.

Diğer makroekonomik göstergeler de benzer bir zengin-fakir uçurumunu gösterdi.

Genel olarak, işsizlik nisanda sabit kaldı ve ABD, beklenenden daha fazla, 115 bin kişilik istihdam yarattı. Ancak Wharton İşletme Okulu'nda profesör ve Allianz'ın baş ekonomi danışmanı olan Mohamed El-Erian, PBS'e, sonuçlardaki ırksal eşitsizliklerin devam ettiğini söyledi.

İstihdam raporunun ayrıntılarına bakarsanız, örneğin, siyah ve Hispanik işsizliğinin kötüleştiğini, Asyalı ve beyaz işsizliğininse aynı kaldığını veya iyileştiğini göreceksiniz. Siyah işsizliği artık beyaz işsizliğinin iki katı. Yani, ortalama olarak iyi görünen bir ekonomide, endişelendirmesi gereken büyük farklılıklar görüyoruz.

Trump yönetimi, ortalama vergi iadesinin artmasını, enflasyonun düşmesini, yeni doğan bebekler için 1000 dolarlık "Trump hesapları" açılmasını ve yabancı şirketlerin ABD'ye yatırım yapmayı taahhüt ettiğini söylediği trilyonlarca doları gerekçe göstererek ekonomi rakamlarını tüm Amerikalıları kapsayan bir "Altın Çağ"ın parçası diye övüyor.

Ancak geçen yıl kabul edilen imza niteliğindeki vergi yasası, orantısız bir şekilde zenginlere fayda sağladı.

Harcama paketi ayrıca Medicaid'e ayrılan fonları da kesti ve Cumhuriyetçiler, Uygun Fiyatlı Bakım Yasası kapsamındaki sübvansiyonların 2025 sonunda sona ermesine izin verdi.

The Independent, konuyla ilgili yorum almak için Beyaz Saray'la iletişime geçti.

Independent Türkçe