Suriye’nin İdlib kentinde gerilim tırmandı. Rus savaş uçakları dün 20’den fazla hava saldırısı gerçekleştirdi

Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin’de infilak eden aracın kalıntıları (Afrin haberleri)
Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin’de infilak eden aracın kalıntıları (Afrin haberleri)
TT

Suriye’nin İdlib kentinde gerilim tırmandı. Rus savaş uçakları dün 20’den fazla hava saldırısı gerçekleştirdi

Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin’de infilak eden aracın kalıntıları (Afrin haberleri)
Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin’de infilak eden aracın kalıntıları (Afrin haberleri)

Rusya’nın askeri gerginliği tırmandırarak İdlib’deki mevzilere yoğun hava saldırıları düzenlediği bir ortamda, Rus tarafı, M4 (Lazkiye- Halep) otoyolunda Türkiye ile ortak devriye gerçekleştirmeyi reddetti. Bu gelişmelerin ardından Libya ve Suriye dosyalarını içeren Rusya-Türkiye istişare turu dün Ankara’da başladı. Türk kaynaklar, iki heyette Rusya ve Türkiye’den Dışişleri, Savunma ve istihbarat yetkililerinin yer aldığını belirterek, toplantıların Ankara’daki Dışişleri Bakanlığı binasında gerçekleştirildiğini aktardı. Türk heyete Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal’ın başkanlık ettiği istişare turunun ikinci toplantısında Suriye ve Libya’daki gelişmeler ele alındı. Birinci istişare toplantısı iki hafta önce Moskova’da düzenlenmişti.
Ankara’da düzenlenen istişare toplantısı öncesinde Suriye’nin İdlib kentinde gerilim tırmandı. Rus savaş uçakları dün 20’den fazla hava saldırısı gerçekleştirdi. Rusya’nın İdlib’de gerginliği tırmandırması üzerinde Akdeniz’deki Rus savaş gemileri çok sayıda noktayı bombaladı.

Rus hava saldırısı
Rusya’ya ait 7 savaş uçağı, nöbetleşe biçimde İdlib’in kuzeyindeki Batanta ve Eş-Şeyh Bahr köylerini bombaladı. Eş-Şeyh Bahr köyüne ayrıca Akdeniz sahillerinde bulunan Rus savaş gemilerinden uzun menzilli füzeler atıldı. Rusya’nın hava saldırısına eş zamanlı olarak İdlib’in kuzey kırsalındaki Maarra’t Mısrin kentinin batısına vakum füzeleriyle saldırı düzenlendi. Aynı zamanda rejim güçleri İdlib’in güneyindeki Cebel Zaviye, Kenasfara, Safhun ve Futeyra’nın beldelerine top atışları düzenledi.
Suriyeli muhalifler, bu saldırılara karşılık İdlib semalarındaki Rus keşif uçaklarını vurmak için güdümlü füze fırlattı ancak hedefi vuramadılar.
Diğer taraftan Rusya, 5 Mart’ta Moskova ve Ankara arasında imzalanan mutabakat doğrultusunda Türkiye ile M4 (Lazkiye- Halep) otoyolunda yürüttüğü ortak devriyelerin yenisine katılmayı reddetti. Türk güçleri devriye faaliyetini tek başına gerçekleştirdi.
Türk kuvvetleri, dün sabah saatlerinde Rusya tarafıyla olağan ortak devriye faaliyetine hazırlık için Türk keşif uçaklarının bölgedeki yoğun uçuşları altında M4 otoyolunda yoğun bir şekilde konuşlandı. Ancak Rusya tarafı ortak devriyeye katılmayı reddetti ve Türk kuvvetleri devriye faaliyetini tek başına gerçekleştirdi. Türk medyasına göre, Rusya tarafı, Türk kuvvetlerinin İdlib’in doğusundaki Serakib’in Ternaba köyünden Lazkiye’nin kuzey kırsalındaki Ayn Hur’a, oradan İdlib’in güney ve batı kırsalına uzanan devriye güzergahının güvenliği ve Rus askeri araçlarına yönelik saldırının tekrarlanmaması konusunda teminat vermediği için ortak devriyeye katılmayı reddetti. Nitekim daha önce ortak devriye sırasında Rus askeri araçlarına yapılan saldırı sonucu bazı Rus askerleri yaralanmıştı.
Rusya tarafının ortak devriyeye katılmayı reddetmesi ve Türk kuvvetlerinin tek başında devriyeye çıkmasının ardından Moskova, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeybatısında gerginliği azaltma bölgelerinde radikal gruplar ile Suriye ılımlı muhalif gruplar arasında ayrım yapma yükümlülüğüne bağlı kalmadığını belirtti. Tarafların 15 Mart’ta başladığı ortak devriyeler ister el yapımı bomba ister RPG füzeleri olsun çok sayıda saldırıya uğradı. Saldırılar sonucunda Rusya ve Türkiye tarafından yaralanan askerler oldu. 25 Ağustos’ta meydana gelen bu saldırıların sonuncusunda, İdlib’in batısındaki Urum el-Cevz bölgesinde Rus askeri aracı RPG füzesiyle hedef alındı.
Öte yandan Ankara, Fransa’nın Libya, Doğu Akdeniz ve son olarak Irak geriliminde olduğu gibi Türkiye’ye karşı İdlib’de de benzer bir müdahalede bulunmasına karşı endişeleri olduğunu dile getirdi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Pazartesi günü bir televizyon programında yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron için “Suriye'de önemli aktör olmaktan çıktı. Dürüst bir siyasetçi değil. Sağduyuyu kaybetti, dengesi bozuldu” ifadelerini kullandı.
Macron, 27 Haziran’da Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile İdlib başta olmak üzere önemli meseleler ele almıştı. Bu durum Fransa ile ilişkilerinde gerilim yaşayan Türkiye’nin çekincelerine yol açmıştı.
Paris, Avrupa Birliği’ni (AB) Türkiye’nin Irak, Libya ve Suriye gibi bazı ülkelere müdahalesine son verme noktasında adım atmaya zorluyor.

Afrin’deki patlama
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında yer alan ve Türkiye destekli grupların kontrolündeki Afrin kentinde bomba yüklü aracın infilak etmesi sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 10’a yükseldi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, dünkü açıklamasında, “Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında yer alan ve Türkiye destekli grupların kontrolündeki Afrin kentinde bomba yüklü aracın infilak etmesi sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 10’a yükseldi. Ölenler arasında bir çocuk ve bir doktor bulunuyor. Aralarında hayati tehlikesi bulunan 35’ten fazla yaralı var. Ölü sayısı daha da artabilir” ifadelerine yer verdi.
Patlama, şehir merkezinde sivillerin yoğun olarak bulunduğu ve Türkiye destekli gruplara ait güvenlik noktasına yakın bir bölgede meydana geldi.
Türkiye destekli muhalif gruplar Mart 2018’den bu yana Afrin’i kontrol ediyor. Söz konusu tarihten bu yana kentte çok sayıda bomba yüklü araçla saldırı gerçekleşti, onlarca kişi hayatını kaybetti ve yaralandı.
Muhalif Suriye Ulusal Koalisyonu’ndan yapılan açıklamada, “Halep’in kuzey kırsalındaki Afrin kentini hedef alan terör saldırısında biri doktor 11 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı ve bazılarının durumu kritik. Yerleşim bölgesine uzanan korkunç terör suçu, Türk Kızılay’ına ait araca düzenlenen ve gönüllü bir Türk vatandaşının hayatını kaybettiği saldırıdan birkaç saat sonra geldi. Afrin’deki patlama, teröristlerin sahip olduğu tek vasfı olan kaosu yaymak, şiddet ve öldürmeyi teşvik etme konusundaki umutsuz girişimlerinin olduğu bir dizi benzer operasyondan sonra geldi” denildi.
Koalisyon, sevdiklerini kaybeden ailelerin yanında olduğunu belirterek, bu patlamanın veya sivilleri hedef alan herhangi bir saldırının arkasında olan grupların peşine düşmeyi sürdürme hususundaki kararlılığını vurguladı.
Uluslararası topluma terörizme, sponsorlarına ve bundan faydalananlara karşı kararlı bir tavır benimseme çağrısında bulunan Koalisyon, açıklamasında, “Çok ciddiye aldığımız bu terör eylemlerinin devam etme riskleri bulunuyor. Bu örgütleri ve arkalarında duranları kuşatmak, fon ve destek kaynaklarını kesmek, tasfiyelerini teminat altına almak ve oluşturabilecekleri her türlü tehdide son vermek için Suriye Ulusal Ordusu'nun ve Suriye geçici hükümetinin kurumlarının desteklenmesinin gereğini vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.