Dürzilere yapılan katliamının sorumlusu İdlib'de düzenlenen saldırıda öldürüldü

Uluslararası Koalisyon’un İdlib’de düzenlediği hava operasyonunda ölen Seyyaf et-Tunusi’nin arabası.
Uluslararası Koalisyon’un İdlib’de düzenlediği hava operasyonunda ölen Seyyaf et-Tunusi’nin arabası.
TT

Dürzilere yapılan katliamının sorumlusu İdlib'de düzenlenen saldırıda öldürüldü

Uluslararası Koalisyon’un İdlib’de düzenlediği hava operasyonunda ölen Seyyaf et-Tunusi’nin arabası.
Uluslararası Koalisyon’un İdlib’de düzenlediği hava operasyonunda ölen Seyyaf et-Tunusi’nin arabası.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) tarafından verilen bilgiye göre pazartesi günü Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde ABD’ye ait olduğu tahmin edilen insansız bir hava aracı tarafından gerçekleştirilen operasyonda Tunus asıllı aşırılık yanlısı Seyyaf et-Tunusi öldürüldü.
Gözlemevi Müdürü Rami Abdurrahman, “İdlib kentindeki insansız bir hava aracının Din Muhafızları (Hurrasüddin) Örgütü’nün lideri Seyyaf et-Tunisi’nin aracını hedef aldığını ve saldırı sonucu Tunisi’nin öldüğünü” aktardı.
Saldırıyı gerçekleştiren insansız hava aracının, İdlib vilayetindeki El Kaide yapılanmasının örgüt liderlerine yönelik birçok kez operasyon düzenleyen ABD kuvvetlerine ait olduğu tahmin ediliyor.
Gözlemevi, Seyyaf et-Tunisi’nin aracını vuran füzenin daha önce ABD güçlerinin Suriye’deki aşırılık yanlılarına yönelik operasyonlarında da kullandığı güdümlü “Ninja Füzeleri” olduğunu aktardı.
Saldırının hedefi olan aşırılık yanlısı Tunusi, 2015 yazında diğer muhalif gruplarla birlikte tüm İdlib vilayetinin kontrolünü ele geçiren Nusra Cephesi’nin liderlerinden birisiydi. Örgüt söz konusu tarihten sonra El Kaide örgütünden ayrıldığını duyurdu ve ardından Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ) adını aldı.
 Gözlemevi Müdürü Abdurrahman, “Seyyaf et-Tunisi’nin İdlib vilayetindeki Qalb Loze Köyü’nde Dürzi vatandaşları hedef alan saldırıdan sorumlu tutulduktan sonra en-Nusra Cephesi’ndeki görevinden alındığını” söyledi. Bu tarihten sonra Seyyaf, El Kaide ile irtibatlı olan  “Din Muhafızları” örgütüne katıldı. Haziran 2015’te Suriye vatandaşı 20 Dürzi, Nusra Cephesi tarafından köye gerçekleştirilen saldırıda öldürüldü. Gözlemevi, Nusra unsurlarının ateş açmadan önce Dürzilere suçlamalar yönelttiğini aktardı. Olayın ardından açıklama yapan Nusra Cephesi, kendi saflarında yer alıp da bu saldırıya katılanlar hakkında kovuşturma başlatacağını duyurdu.
Suriye’de çatışmaların başladığı 2011 yılında bu yana ülkenin hava sahası, aşırılık yanlısı gruplara savaş açan ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon uçaklarınca kullanılıyor. Bölge ayrıca muhalif gruplarla veya cihatçılarla savaşta Suriye rejim güçlerine destek veren Rus savaş uçaklarıyla dolu. Yine Türkiye ve Irak’a ait savaş uçakları da sınırlarına yakın mevkilere hava operasyonları düzenliyorlar. Aynı şekilde İsrail de Suriye topraklarına yönelik operasyonlarını düzenli olarak sürdürüyor. ABD güçleri defalarca İdlib’deki cihatçı grupların liderlerini hedef alan operasyonlar gerçekleştirdi.
Yine Suriye Gözlemevi’nin verdiği bilgilere göre haziran ayında İdlib kentinde kimliği belirlenemeyen insansız bir hava aracının düzenlediği saldırıda “Din Muhafızları” örgütünün iki askeri lideri öldürüldü.
Washington yönetimi 2019 yılı yazında İdlib’deki El Kadie yapılanmasının liderler toplantısını hedef aldığını duyurdu. Gözlemevi’nin yaptığı açıklamaya göre söz konusu hava operasyonunda 6’sı “Din Muhafızları” örgütünün liderleri olmak üzere örgütün 8 unsuru etkisiz hale getirildi. ABD, İdlib’de gerçekleştirdiği ilk saldırının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçmesinin ardından DEAŞ’a karşı Uluslararası Koalisyon bünyesinde yürüttüğü operasyonları yoğunlaştırdı.
2018 yılında kurulan ve yüzlerce savaşçıyı bünyesinde barındıran “Din Muhafızları” örgütü İdlib’de faaliyet gösteriyor. Halihazırda İdlib bölgesinin yaklaşık yarısıyla Hama, Halep ve Lazkiye gibi komşu vilayetlere sınır bölgeleri kontrolü altında tutuyor. Ayrıca Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ) kuvvetleriyle birlikte savaşıyor.
 



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.