Dubai, uluslararası çapta bir suç örgütünün liderini tutukladı

Kompania Bello örgütünün liderinin tutuklandıktan sonra çekilen fotoğrafı. (WAM)
Kompania Bello örgütünün liderinin tutuklandıktan sonra çekilen fotoğrafı. (WAM)
TT

Dubai, uluslararası çapta bir suç örgütünün liderini tutukladı

Kompania Bello örgütünün liderinin tutuklandıktan sonra çekilen fotoğrafı. (WAM)
Kompania Bello örgütünün liderinin tutuklandıktan sonra çekilen fotoğrafı. (WAM)

Dubai Emniyet Genel Müdürlüğü, uyuşturucu ticareti ve değeri bin 532 milyar dirheme (350 milyon euro) ulaşan, Güney Amerika ile Avrupa arasındaki kaçakçılık operasyonlarının yürütülmesine karışan Kompania Bello adlı uluslararası suç örgütünün liderlerinden Denis Matoshi’nin tutuklandığını duyurdu.
Dubai polisi, İtalyan yetkililer tarafından aranan çete liderini 10 ülkenin desteğiyle gerçekleştirilen ‘Los Blancos’ adlı uluslararası ortak bir operasyon ile, “suç ortaklığı ve uluslararası düzeyde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çeteye liderlik etme” suçlamasıyla tutukladı. Söz konusu operasyon iki gün önce, emniyet güçleri tarafından aranan diğer 20 çete liderinin de tutuklanmasına yardımcı oldu. Operasyon, Dubai’deki Arnavutluk uyruklu çete lideri de dahil olmak üzere tüm üst düzey suçluların tutuklanması için Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı (INTERPOL) tarafından kırmızı bülten çıkarılmasının ardından düzenlendi.
İtalyan güvenlik güçleri; Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Dubai Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, Güney Amerika ile Avrupa arasında deniz limanları aracılığıyla uyuşturucu kaçakçılığı yapan birbiri ile ilişkili 3 grupta faaliyet gösteren çetenin en tehlikeli liderlerinden biri olarak kabul edilen Denis Matoshi’yi bu kadar hızlı yakaladıkları için teşekkürlerini iletti.
Yetkililer, söz konusu çete liderlerinin 2015 yılından bu yana Floransa Şehir Polisi Narkotik Suçlarla Mücadele Birimi’nden iki ekibin yanı sıra hızlı müdahale ekipleri  tarafından takip edildiğini ve haklarında bilgi toplandığını bildirdi.
Dubai Polisi Başkomutanı Abdullah Halife el-Merri konuya ilişkin yaptığı açıklamada Dubai Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Kompania Bello çetesinin liderini yakalama yönündeki azmine dikkat çekerek söz konusu çete liderinin İtalyan yetkililer ile karşılıklı paylaşılan bilgilerden hareketle Dubai Polisi Suç Araştırma ve Soruşturma Genel Dairesi’ndeki çalışma ekipleri tarafından hareketlerinin sürekli ve titizlikle takip edilmesinin ardından tutuklandığı bilgisini paylaştı.
Diğer taraftan Suç Araştırma İşleri Başkomutan Yardımcısı Halil İbrahim el-Mansuri, Los Blancos operasyonunun aranan 20 çete liderine tek seferde darbe indirilmesi için kararlaştırılan bir saatte, 10 ülkenin polis teşkilatlarının desteği ile Dubai güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Mansuri söz konusu 10 ülkeyi İtalya, Arnavutluk, Almanya, İspanya, Macaristan, Yunanistan, Romanya, Hollanda, BAE ve İngiltere olarak sıraladı.



Suudi Arabistan’dan Bahreyn’in egemenliğine destek

Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
TT

Suudi Arabistan’dan Bahreyn’in egemenliğine destek

Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)

Suudi Arabistan, Bahreyn yönetiminin güvenliğini korumak ve egemenliğini muhafaza etmek amacıyla aldığı egemenlik önlemlerine destek verdiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Krallığın Bahreyn’in güvenliğini ve istikrarını zedeleyebilecek her türlü girişime karşı aldığı tedbirleri desteklediği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Bahreyn’in egemenliğini hedef almayı veya iç işlerine müdahale etmeyi amaçlayan her türlü girişimin caydırılması gerektiği vurgulandı.

Bakanlık, Bahreyn’in güvenliğinin Suudi Arabistan’ın ve tüm Körfez ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu da belirtti.


Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, bölgede yaşanan güvenlik ve siyasi gelişmeler nedeniyle BAE vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak’a seyahatini yasakladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu üç ülkede hâlihazırda bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne dönmeleri çağrısı yapıldı. Bu adımın, devletin yurt dışındaki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı ihtiyati tedbirler kapsamında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yayımlanan talimat ve uyarılara uymasının önemine dikkat çekerek, İran, Lübnan ve Irak’ta bulunanların durumlarının takip edilmesi ve ihtiyaç hâlinde gerekli desteğin sağlanabilmesi için bakanlıkla iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Kararın, son dönemde bölgede artan gerilim ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alındığı, birçok ülkenin de vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla benzer önlemler aldığı ifade edildi.


Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa’dan İran’a sert uyarı: Vatan her şeyin üzerindedir

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, İran’a ülkesinin ve Körfez ülkelerinin iç işlerine müdahale etmeyi durdurma çağrısında bulunarak, "Vatan her şeyin üzerindedir ve tüm evlatlarının omuzlarında bir emanettir" mesajını verdi.

Dün basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kral Hamed bin İsa, "Zorlukların vatanların üzerine çullandığı ve insanların karakterinin sınandığı anlarda, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar," dedi. Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve halkının selametini hedef alan menfur İran saldırganlığının, vicdanını düşmana satanların sahteliğini ifşa ettiğini vurgulayan Kral Hamed, vatanın geçtiği bu sınavın bütün maskeleri düşürdüğünü belirtti.

İhanetin telafisi yoktur

Kral Hamed, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Kahraman silahlı kuvvetlerimiz her türlü kalleş saldırıyı püskürtmek için sınırlarda teyakkuzda beklerken; vicdanını düşmana satmış az sayıda kişi, vatanın egemenliğini hiçe sayanlarla iş birliği içine girmiştir. Bu, ihanetlerin en büyüğü ve halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suçtur.

Yaşananlara karşı duyduğu büyük öfkenin tüm Bahreyn halkının öfkesinin bir yansıması olduğunu ifade eden Kral, "Vatanın kaderinin emanet edildiği kişilerin vatanı sırtından bıçaklaması ve halkın kendisini temsil etmesi için seçtiği isimlerin, kamuoyu tarafından dışlanmış hainlerin yanında durması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlık bir ahittir

"Kamuoyunun bugün tek yürek olduğunu ve saldırganlarla iş birliği yapanların uzaklaştırılmasını talep ettiğini belirten Hamed bin İsa, "Vatanına ihanet edenler, bu topraklarda yaşama onurunu hak etmiyor. Vatandaşlık sadece bir kâğıt parçası değil, bir ahit ve sözleşmedir. Bu sözleşmeyi bozan, hakkını kendi eliyle kaybetmiştir" şeklinde konuştu.

Bazı milletvekillerinin, vatanın kalkanı olmak yerine hainlerin safında yer almasından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Kral Hamed, "Vatana saldıranların yanında durmayı tercih edenler, gidip onlara katılsınlar. Düşmanlarımıza sadakat gösterenlerin aramızda yeri yoktur" dedi.

Caydırıcı tedbirler ve ordu mesajı

Bütün Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) halklarının; hainler hakkında verilen hapis, vatandaşlıktan çıkarma ve pasaport iptali kararlarını güçlü bir şekilde desteklediğini, hatta daha fazlasını talep ettiğini savunan Kral, bu caydırıcı önlemlerin bir "intikam" değil, sadık vatandaşları korumak için bir "emniyet supabı" olduğunu söyledi. Kral, bu adımların atılmaması durumunda, silahlı kuvvetlerin savunma zarureti gereği askeri kurallar çerçevesinde yönetime el koymak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

Milletvekillerine iki yol: Ya özür ya sürgün

Söz konusu milletvekilleri önünde iki yol olduğunu vurgulayan Kral Hamed bin İsa şunları kaydetti: "Önlerinde üçüncü bir yol yok; ya Bahreyn halkından açıkça özür dileyip güven köprülerini yeniden kuracaklar ya da ihanetleri nedeniyle yargı kararıyla ülkeden sürülenlerin yanına gidecekler. Meclis bir emanettir ve temsil yetkisi, eli vatan ihanetine bulaşmış kişilerin taşıyabileceği bir şeref değildir."

Hürriyet kaos değildir

Ülkenin bugün her zamankinden daha fazla özgür ve sorumlu görüşlere ihtiyaç duyduğunu belirten Kral Hamed, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özgürlük kaos demek değildir, değerlere dil uzatmak veya vatana ihanet etmek hiç değildir. Vatan her şeyin üzerindedir ve Bahreyn’in bir karış toprağından dahi vazgeçmeyeceğiz. Herkes vatan sevgisini öğrenmelidir; gerçek vatandaş, vatanını dilinde değil, kalbinde taşıyan ve gerekirse onun için canını feda edendir."