ABD'li bilim insanları: Bazı gezegenler elmastan oluşuyor

Bilim insanlarına göre bu elmas gezegenlerin atmosferleri yaşamı destekleyecek özelliklere sahip değil (Unsplash)
Bilim insanlarına göre bu elmas gezegenlerin atmosferleri yaşamı destekleyecek özelliklere sahip değil (Unsplash)
TT

ABD'li bilim insanları: Bazı gezegenler elmastan oluşuyor

Bilim insanlarına göre bu elmas gezegenlerin atmosferleri yaşamı destekleyecek özelliklere sahip değil (Unsplash)
Bilim insanlarına göre bu elmas gezegenlerin atmosferleri yaşamı destekleyecek özelliklere sahip değil (Unsplash)

Hubble, Kepler ve TESS gibi uzay teleskoplarını kullanan bilim insanları, diğer yıldızların yörüngesinde bulunan gezegenlerin neye benzedikleri, hangi maddelerden oluştukları ve yaşanabilir olup olmadıklarıyla ilgili bilgileri toplamayı sürdürüyor.
Hakemli bilim dergisi The Planetary Science Journal’da yayımlanan yeni bir makalede araştırmacılar, karbon açısından zengin bazı ötegezegenlerin uygun şartlar altında elmas ve silikadan (Dünya üzerindeki kumun büyük kısmını oluşturan silisyum dioksit molekülü) oluşabileceğini ortaya koydu.
Arizona Eyalet Üniversitesi’nden ve Şikago Üniversitesi’nden araştırmacıların imza attığı makalenin başyazarı Harrison Allen-Sutter “Bu ötegezegenler Güneş Sistemi’mizdeki hiçbir şeye benzemiyor” dedi.

Elmastan gezegenlerin oluşumu
Yıldızlar ve yörüngesindeki gezegenler oluşurken aynı gaz bulutundan meydana geliyor ve bu nedenle bileşimleri büyük kısmı benziyor. Düşük karbon-oksijen oranına sahip yıldızlar, çoğunlukla silikat ve oksit içeren ve çok küçük miktarda elmas barındıran Dünya benzeri gezegenler ortaya çıkarıyor. Örneğin Dünya’nın elmas içeriği yaklaşık yüz binde bir.
Ancak Güneş’ten daha yüksek karbon-oksijen oranına sahip yıldızların etrafında dolaşan ötegezegenler karbon açısından daha zengin oluyor. Araştırma ekibinin hipotezine göre, karbonca zengin ötegezegenler, evrende bolca bulunan suya da sahip oldukları durumda, elmas ve silikat oluşturarak elmas açısından zengin bir bileşim ortaya çıkarabilir.

X ışını ölçümleri
Ekip bu hipotezi sınamak için yüksek sıcaklık ve basınca sahip karbon ötegezegenlerin iç yapısını, elmas tabanlı hücreler kullanarak taklit etti.
Araştırmacılar öncelikle silisyum karbürü suya daldırdı ve bu örnekleri elmaslar arasında sıkıştırarak çok yüksek basınçlara ulaştırdı. Ardından silisyum karbürle su arasındaki tepkimeyi takip etmek için lazer yardımıyla numuneyi ısıttı ve yüksek basınç ve sıcaklık altındaki numunelerin X-ışını ölçümlerini gerçekleştirdi.
Independent Türkçe'de yer alan habere gçöre, bunun sonucunda araştırmacıların öngördüğü gibi silikon karbür suyla tepkimeye girerek elmas ve silikaya dönüştü.

Elmas gezegenlerin yaşanabilirliği
Şimdiye kadar başka gezegenlerde yaşam bulunamadı ama arayış devam ediyor. Gezegen bilimciler ve astrobiyologlar, gelişmiş cihazları uzayda ve Dünya üzerinde kullanarak yaşamın varlık gösterebileceği uygun özelliklere sahip gezegenleri keşfediyor.
Ancak yeni çalışmanın odaklandığı karbonca zengin gezegenler yaşamı destekleyecek özelliklerden muhtemelen yoksun.
Dünya’da da olduğu gibi jeolojik etkinlik, gezegenlerdeki yaşanabilirliğinin işaretlerinden biri. Ancak araştırmadaki gezegenlerde bu özelliğin bulunmaması atmosfer bileşimini yaşama elverişsiz hale getiriyor. 
Öte yandan, Allen-Sutter, “Yaşanabilirlikten bağımsız olarak bu araştırma, sürekli artan ve gelişen ötegezegen gözlemlerimizin tanımlanmasına ve kavranmasına yardımcı olacak bir adım. Daha fazla bilgi edindikçe James Webb Uzay Teleskobu ve Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu gibi Güneş Sistemi’mizin ötesindeki dünyaları anlamayı hedefleyen yakın gelecekteki görevlerden elde edilecek veriyi daha iyi yorulama imkanına kavuşacağız” dedi.



2026 Nobel Kimya Ödülü, ilaç üretimindeki çığır açıcı keşifleriyle Fransız ve Japon bilim insanlarına verildi

Kimya Nobel Komitesi Başkanı Heiner Linke, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Ellen Moons ve Kimya Nobel Komitesi üyesi Peter Somfai, bu yılın ödül sahipleri Fransa’dan Henri Kagan ile Japonya’dan Kensu Sway’ın fotoğraflarının ekranda gösterildiği sırada (AFP)
Kimya Nobel Komitesi Başkanı Heiner Linke, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Ellen Moons ve Kimya Nobel Komitesi üyesi Peter Somfai, bu yılın ödül sahipleri Fransa’dan Henri Kagan ile Japonya’dan Kensu Sway’ın fotoğraflarının ekranda gösterildiği sırada (AFP)
TT

2026 Nobel Kimya Ödülü, ilaç üretimindeki çığır açıcı keşifleriyle Fransız ve Japon bilim insanlarına verildi

Kimya Nobel Komitesi Başkanı Heiner Linke, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Ellen Moons ve Kimya Nobel Komitesi üyesi Peter Somfai, bu yılın ödül sahipleri Fransa’dan Henri Kagan ile Japonya’dan Kensu Sway’ın fotoğraflarının ekranda gösterildiği sırada (AFP)
Kimya Nobel Komitesi Başkanı Heiner Linke, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Ellen Moons ve Kimya Nobel Komitesi üyesi Peter Somfai, bu yılın ödül sahipleri Fransa’dan Henri Kagan ile Japonya’dan Kensu Sway’ın fotoğraflarının ekranda gösterildiği sırada (AFP)

Bilim insanları Henri Kagan ve Kensu Sway, “asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkiler ve otokataliz keşifleri” nedeniyle 2026 Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü.

Nobel Komitesi, iki araştırmacının ödüle layık görülmesinin gerekçesini, “keşiflerinin, farmasötik ürünlerin üretiminde kullanılmak üzere özel reaksiyonlar geliştiren kimyagerler açısından kritik bir rol oynaması” olarak açıkladı.

Kimya alanının bir bölümü daha önce, 2001 yılında Nobel Ödülü’ne layık görülmüştü. Ancak Fransa’da ve dünya genelinde bu tekniğin “babası” olarak kabul edilen Kagan’ın ödül dışında bırakılması, o dönemde Fransa Bilimsel Araştırmalar Bakanlığı’nın tepkisine yol açmıştı.

95 yaşındaki Kagan hâlen Paris-Saclay Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyor. 76 yaşındaki Kensu Sway ise Tokyo Doğa Bilimleri Üniversitesi’nde profesör.

Nobel Vakfı tarafından telefonla aranan Japon bilim insanı, haberi aldıktan sonra, “Hayatımın en güzel günü” ifadelerini kullandı.

Tıp ve fizik dallarında bu yılki Nobel Ödülü sahiplerinin isimleri ise pazartesi ve salı günü açıklanmıştı.

2025 yılında Kimya Nobel’i, gazların ve diğer kimyasal maddelerin geçişine imkan sağlayan geniş boşluklara sahip moleküler yapılar olan metal-organik kafesleri geliştiren üç araştırmacıya verilmişti.

Ödül sahiplerinin açıklanmasından önce uzmanların tahminleri farklılık gösterirken, ödüle aday gösterilen çalışmalar arasında gen tedavisi, uyku hormonları ve kendi kendini düzenleyen tek katmanların oluşumu gibi konular yer alıyordu.

Nobel Ödülleri takvimi, 12 Ekim’de ekonomi ödülünün açıklanmasıyla sona erecek.

Bir asırdan uzun geçmişe sahip olan Nobel Kimya Ödülü, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından veriliyor. Ödül sahipleri, 12 milyon İsveç kronu (1,2 milyon dolar) tutarındaki para ödülünü paylaşmanın yanı sıra, Nobel Ödülü’nün sağladığı uluslararası prestije de kavuşuyor. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Nobel, dünyanın en prestijli bilimsel ödülü olarak kabul ediliyor.


İnternet güvenliğine yapay zeka darbesi: Google kritik programı durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İnternet güvenliğine yapay zeka darbesi: Google kritik programı durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yapay zeka, güvenlik araştırmacılarının interneti ve teknolojimizi güvende tutmak için kullandığı temel yöntemlerden birini sekteye uğratıyor.

Google, yapay zeka nedeniyle artık sürdürülemediği için kritik güvenlik programlarından birini geçici olarak kapatacağını geçen hafta duyurdu.

Şirket, açık kaynaklı yazılımlardaki kritik güvenlik açıklarını tespit etmeye odaklanan "Güvenlik Açığı Ödül Programları"ndan birini askıya aldığını açıkladı. Genellikle "hata ödül programları" (bug bounty) diye bilinen bu programlar, hackerları yazılımlardaki sorunları şirketlere bildirmeye teşvik ediyor. Amaç, güvenlik açıklarını hackerlar bunlardan yararlanmadan önce gidermek.

Bu programlar, siber güvenlik araştırmacılarının çalışmaları karşılığında ödüllendirilmesinin önemli bir yolunu sunuyor. Ayrıca onları, buldukları hataları kendi saldırılarını düzenlemek için kullanmak yerine güvenlik sorunlarının giderilmesine yardımcı olmaya teşvik ediyor. Çoğu büyük teknoloji şirketi, yazılımlarını ve platformlarını korumadaki önemini göz önünde bulundurarak bu tür hata ödül programlarını kendileri yürütüyor.

Ancak Google, yapay zekanın rapor göndermeyi kolaylaştırması nedeniyle bu programlardan birini geçici olarak donduracağını açıkladı. Şirket, X'te paylaştığı gönderide "Bu duraklama, büyük çoğunluğu geçerli olmayan otomatik gönderimlerde yaşanan kayda değer artıştan kaynaklanıyor" diye yazdı.

Bu haber, yapay zekanın çevrimiçi güvenliği ciddi tehlikeye atabileceğine dair endişelerin giderek arttığı bir dönemde geldi. Bu endişelerin büyük kısmı, güçlü ve yeni modellerin yazılımdaki güvenlik açıklarını bulmayı kolaylaştırması ve bu açıkların daha sonra hackerler tarafından suiistimal edilebilmesine odaklanıyor. Ancak Google'ın açıklaması, yapay zekanın yaygınlaşmasının başka zararlı etkileri de olabileceğini gösteriyor.

Google, hata ödül programını askıya alan tek şirket değil. Çünkü çok az çaba gerektiren ve genellikle hatalı raporların sayısında yaşanan fırlama, mühendislerin gerçek sorunları bulup düzeltemeyecek kadar yük altında kalmasına yol açıyor. Linux'ın kurucusu Linus Torvalds önceki aylarda, "ardı arkası kesilmeyen yapay zeka raporlarının" güvenlik çalışmalarını "neredeyse yönetilemez" hale getirdiğini söylemişti. Intel ise geçen ay, hata bildirimleri için 100 bin dolara kadar ödül veren benzer bir programı kapatmış gibi görünüyordu. Ancak şirket, gerekçe olarak yapay zekayı açıkça belirtmemişti.

Independent Türkçe


ChatGPT artık daha fazla reklam gösterecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

ChatGPT artık daha fazla reklam gösterecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ChatGPT kullanıcıları yakında çok daha fazla reklamla karşılaşabilir.

OpenAI, bu yıl ChatGPT içinde reklam göstermeyi denemeye başlamış, başlangıçta kapsamı sınırlı tutsa da zamanla daha fazla bölgede daha fazla kullanıcıya ulaşacak şekilde genişletmişti. Şirket, ücretsiz hizmetlerini sürdürmek için gereken altyapı ve yatırım maliyetlerini karşılamak adına reklam göstermenin gerekli olduğunu defalarca öne sürdü.

Reklamlar, verilen yanıtın altında ve yanıt içeriğinden ayrı bir şekilde gösteriliyor. Ancak şirket artık ChatGPT resim oluşturduğunda devreye girecek yeni bir görsel formatla bu uygulamayı genişlettiğini belirtiyor.

Reklamlar ilk aşamada ABD'de sınırlı sayıda reklam verenle denenmeye başlanacak. Bununla birlikte ChatGPT, reklamların zamanla diğer ülkelere ve reklam verenlere yayılacağını, sadece görsel oluşturma süreçlerinde değil, başka alanlarda da karşımıza çıkabileceğini ima etti.

Şirket reklamların açıkça etiketleneceğini, oluşturulan görselden ayrı tutulacağını ve ChatGPT'nin verdiği yanıtları etkilemeyeceğini vurguladı. Ayrıca ChatGPT'nin reklamların "duygusal açıdan savunmasız, hassas veya başka nedenlerle uygunsuz bağlamlar" gibi sakıncalı durumlarda görünmesini engelleyen bir dizi güvenlik önlemine sahip olduğunu da belirtti.

OpenAI, reklamlar için yeni görsel formatı duyururken, daha fazla reklam türü ve formatının da yolda olduğunun sinyalini verdi. Şirket, "İşletmelerin müşterilere yararlı ve ilgili yollarla ulaşmasına yardımcı olmak, her ölçekten işletmeye büyüme ve gelişme fırsatları sunmak amacıyla reklam platformumuzu yeni format ve yeteneklerle geliştirmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

OpenAI, daha fazla kişinin yapay zeka araçlarına erişimini finanse etmenin bir yolu olarak reklamlarını öne çıkardı ve bu sayede insanların abonelik ücreti ödemeden sistemlerine erişebildiğini savundu. Yapay zeka sistemleriyle görsel üretmek, şu anda özellikle maliyetli bir işlem.

Öte yandan bu hamle, şirketin planlanan halka arz süreciyle ve ürünlerinin (ki bunların işletilmesi şirkete her yıl onlarca milyar dolara mal oluyor) geniş çaplı kullanımını kâra dönüştürüp dönüştüremeyeceğine dair soru işaretleri gündemdeyken geldi.

Independent Türkçe