Yemenli Bakan, Şarku’l Avsat’a konuştu:Husilerin Marib’te gerilimi artırması 250 sivilin yaşamını yitirmesine sebep oldu

İnsanlığa karşı ciddi suçlar işlendiği gözlemlenen Yemen'de 11 bin aile yerinden oldu.

Dr. Muhammed Asker
Dr. Muhammed Asker
TT

Yemenli Bakan, Şarku’l Avsat’a konuştu:Husilerin Marib’te gerilimi artırması 250 sivilin yaşamını yitirmesine sebep oldu

Dr. Muhammed Asker
Dr. Muhammed Asker

Yemen İnsan Hakları Bakanı Muhammed Asker, Husi milislerin en son başta Marib, Cevf ve ed-Dali olmak üzere Yemen’in çeşitli bölgelerinde askeri gerilimi artırmasının endişeye neden olduğunu ve insani durumu derinden etkilediğini söyledi. Asker ayrıca yayınlanan verilere göre sadece son iki ayda ölen ve yaralanan sivillerin sayısının 700'e ulaştığını, 11 binin üzerinde de göç etmek zorunda kaldığını vurguladı.
Asker dün Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şunları aktardı:
“Gösterdiğimiz şeyler gerçek. Darbeci milisler sadece Marib kentinde 244 balistik füze ve katyuşa roketleri kullanarak yerleşim yerlerini hedef aldılar. Saldırılarda aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu 689 sivil etkilendi. Aralarında yaralananların yanı sıra çok sayıda da ölü var.  25’i çocuk, 12’si kadın olmak üzere 251’i öldü, 47’si çocuk, 8’i kadın 438’i de yaralandı.”
Yemenli bakan bu durumun İran destekli Husi milislerin herhangi bir ateşkes yapma niyetinde olmadığının, aksine barış sürecini baltalamaya çalıştığının bir göstergesi olduğuna işaret ederek Husilerin kararlarını kendilerinin almadığını ve bölgenin güvenliğini sarsmaya çalışan İran'ın gündemini uyguladıklarını belirtti.
Askeri tırmanışın sonuçları hakkında da açıklamalarda bulunan Yemenli Bakan gelişmelerin sahadaki durumun karmaşıklaşmasına, insani durumun kötüleşmesine ve daha önce eşi benzeri görülmemiş bir göçe neden olduğunu aktardı. Bakan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Askeri tırmanış, yerleşim yerlerini rastgele bir şekilde hedef alan bombalı saldırılar yüzünden köylerinden terk etmek zorunda kalan on binlerce ailenin yerinden olmasının yanı sıra evlerin ve kamu ile özel mülklerin tahrip olmasına yol açtı.”
Yemen İnsan Hakları Bakanı’nın ifadelerine göre Marib kenti, Husi milisleri tarafından göçe zorlanan ve yerinden edilen on binlerce kişi için bir sığınak sayılıyor. Kentteki zorlu insani koşullar ise devam ediyor.
Muhammed Asker, Yemen İnsan Hakları Bakanlığı tarafından yapılan sayıma göre ülkenin çeşitli kentlerinde göçe zorlanan 4 bin 232 aile de dahil olmak üzere 11 binden fazla ailenin yerlerinden edildiğini belirtti. Aynı zamanda 126 ailenin çöl bölgelerinde zorluklarla karşılaştığını ve bunlardan bazılarının yakın zamanda Marib kentine sığındığını kaydetti. Bakan bu bölgelerde savaş devam ettiği için göçün halen devam ettiğine işaret ederek “Yerinden edilenlerin 20 bin aileye ulaşmasını bekliyoruz. Bu, özellikle de bir barınak ya da en azından kamp olmadığı için toprak üzerinde uyumak zorunda kalan çocuklar ve kadınlar için zor bir durum” dedi.
Husiler, geride kalan insanların kalplerine korku salmak için kabilelerin önde gelen isimlerini yerlerinden etme stratejisi uyguluyor.  Bakan Asker konuya dair şunları aktardı:
“Darbeciler kabilelerin şeyhlerini hedef alıyor. Marib’in batısında kalan Sirvah kentindeki Cehm kabilesinin liderlerinden olan Şeyh Salih bin Firas el-Cehmi’nin evi de dahil olmak üzere şeyhlerin kaldıkları yerleri havaya uçurdular. Aynı zamanda milislerin çok sayıda dinamit ve el yapımı patlayıcı (EYP) döşediği Sirvah kentindeki Vadi ed-Dayyık kasabasındaki el-Firas kabilesine ait bir dizi ev de yıkıldı.”
Bakan Asker ayrıca bu yılın başından beri Marib’e göç edenlerin sayısının 40 bini aştığı bilgisini verdi.
Ed-Dali kentindeki durum da Tahran’ın Yemen’deki kolu tarafından tahrip edilen diğer illerden farklı değil. Bakan “Husilerin ed-Dali’de işlediği suçlardan 182’si çocuk, 206’sı kadın ve 21’i yaşlı 5 bin 124 sivil etkilendi. Aralarında çok sayıda ölü var” dedi.
Bakan, terörist Husi milislerin katyuşa roketleri, havan topları ve diğer silahlarla ed-Dali bölgelerindeki mahalleleri hedef alarak saldırılarını artırdığına dikkat çekti. Özellikle de ed-Dali kentine bağlı Hacr, El-Cub, Kutuba, Meris, El-Fahir bölgelerinin hedef alındığını ve saldırılar yüzünden çok sayıda sivilin yaralandığını ve öldüğünü söyledi. Yemenli Bakan'ın ifadelerine göre saldırıdan en fazla kadınlar, çocuklar ve yaşlılardan oluşan savunmasız kesimler etkilendi. Aynı zamanda vatandaşların evleri ve tarlaları yağmalanarak tahrip edildi. Bakan'In açıklamasına göre binlerce kişi yeterli sağlık hizmeti, barınma ve gıdadan yoksun olan mülteci kamplarına göç etmek zorunda kaldı.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.