İstanbul Valisi Yerlikaya'dan kademeli mesai saati açıklaması!

İstanbul Valisi Yerlikaya'dan kademeli mesai saati açıklaması!
TT

İstanbul Valisi Yerlikaya'dan kademeli mesai saati açıklaması!

İstanbul Valisi Yerlikaya'dan kademeli mesai saati açıklaması!

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, kademeli mesai saatlerine ilişkin açıklamada bulundu.
Vali Yerlikaya, İl Pandemi Kurulu toplantısında kademeli mesai saatleri ve esnek çalışma usulüne geçilmesinde büyük fayda olacağı yönünde görüş birliğine vardıklarını belirtti.
Kademeli mesai saatlerini açıklayan Yerlikaya şunları söyledi:
"Tüm insanlığı tehdit eden korona virüs salgınına karşı toplum sağlığımızı korumak için ülkemizde ve İstanbul'da büyük bir mücadele veriliyor. Başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere toplumun her kesimi büyük bir fedakarlık ve özveri gösteriyor, bu virüsü yenebilmek için gayret ediyoruz. İstanbul'da korona virüs önlemlerinin etkin şekilde uygulanması noktasında valiliğimiz koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, meslek odalarımız, sendikalarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve basınımız ile güzel bir işbirliği ve dayanışma içerisindeyiz.
Ülkemizin sanayi, ticaret ve çalışma hayatımızın en büyük gücü İstanbul'umuzda Haziran sonu itibariyle toplam 5 Milyon 225 Bin 983 çalışanımız var. Büyükşehir İETT verilerine göre; pandemi öncesinde ulaşımda günlük yolcu sayımız yaklaşık 7,6 Milyon. Bugün bu sayının 4,1 Milyon seviyelerine düştüğünü görüyoruz. İstanbul'da hepimizin bildiği gibi toplu ulaşımda yoğunluğun yaşandığı iki zaman dilimi var. Birincisi Sabah 07.00 ile 09.00, ikincisi de akşam 17.00 ile 20.00 saatleri arası. Bütün çalışmalarımızın tek amacı var. Bu yoğun zaman dilimlerinde hemşehrilerimizi; duraklarda, istasyonlarda ve toplu taşıma araçlarında, salgın riskinden korumak."
"İlkokul 1. sınıf ve okul öncesi öğrencilerimiz Pazartesi 09.30'da ders başı yapacaklar"
Vali Yerlikaya, "Dün yaptığımız, İl Pandemi Kurulu toplantısında toplu taşımada pik saatlerdeki yoğunluğu gidermek için, sadece kamu sektörü değil mutlaka özel sektörün de kademeli mesai saatleri ve esnek çalışma usulüne geçilmesinde büyük fayda olacağı yönünde görüş birliğine vardık.
Resmi ve özel olmak üzere İlkokul 1. sınıf öğrencilerimiz, okul öncesi (anasınıfı) öğrencilerimiz, ayrıca özel eğitim okullarımızın da anasınıfı ve 1. sınıflarındaki öğrencilerimiz 21 Eylül Pazartesi günü sabah 09.30'da ders başı yapacaklar.
28 Eylül 2020 tarihinden itibaren; vardiya sistemiyle görev yapan bazı bölge müdürlüklerimiz ile İl Jandarma, İl Emniyet ve Sahil Güvenlik Komutanlığı 07.00'de başlayıp kademeli olarak 08.00 ve 09.00 olarak devam edecekler.
Büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz saat 08.00 - 16.30, Sağlık Teşkilatımız saat 08.30 - 16.30, diğer tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızda 09.00 - 16.30 saatleri arasında mesai uygulanacaktır" dedi.
“Başvurduğumuz tüm kesimler, kademeli mesaiye geçişin çok gerekli olduğunu belirtmişlerdir”
Vali Yerlikaya sözlerine şöyle devam etti:
"Sanayi sektöründe çalışan kardeşlerimizin mesai başlangıç ve bitiş saatleriyle ilgili olarak; iş dünyamızın temsilcileri; Ticaret Odamız, Sanayi Odamız, Ticaret Borsası, Deniz Ticaret Odası, Esnaflar ve Sanatkarlar Odaları Birliği, TÜSİAD, TİM, MÜSİAD, ASKON, HAK-İŞ, TÜRK-İŞ, DİSK ve TİSK başta olmak üzere işçi ve işveren sendikalarımız, OSB Yönetimleri, Küçük Sanayi Sitelerinin Yönetimleri, Sivil Toplum Kuruluşlarımız ve diğer kesimlerle toplantılar yaptık.
Dünyanın 14. büyük metropolü İstanbul'da hemşehrilerimizin salgından korunması noktasında yaptığımız tespitlerde şunu açıkça ifade etmeliyim. Görüşlerine başvurduğumuz tüm kesimler, kademeli mesaiye geçişin çok gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Net ifade edeyim.
Bu konuda bir uzlaşı sağlanmıştır. Toplantılarımıza katılan iş dünyamızın temsilcilerine, gösterdikleri anlayış ve işbirliği için teşekkür ediyorum. Saatlerin netleştirilmesi ve toplu ulaşım sektörünün hazırlıklarıyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Çalışmalar tamamlandığında iş dünyamızın temsilcileriyle hep birlikte bu saatleri sizlerle paylaşacağız."



Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
TT

Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)

Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Çin menşeli JF-17 savaş jetleri için müzakere yürütülüyor.

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla Reuters'a konuşan iki Pakistanlı yetkili, JF-17 Thunder uçaklarının satışı için Suudi Arabistan'la görüşme yapıldığını savunuyor.

İslamabad ve Pekin ortaklığıyla Pakistan'da üretilen jetlerle ilgili anlaşmanın değerinin 4 milyar dolara kadar çıkabileceği aktarılıyor.

Riyad yönetimi, 2018'de İslamabad'a 6 milyar dolarlık destek paketi verileceğini açıklamıştı. Bu paketin içinde Pakistan Merkez Bankası'na 3 milyar dolarlık mevduat ve ertelenmiş ödemeyle 3 milyar dolarlık petrol tedariki yer alıyordu.

Suudi Arabistan o zamandan beri mevduatları birçok kez yeniledi. Geçen yıl 1,2 milyar dolarlık bir erteleme de dahil, İslamabad'ın döviz rezervlerini istikrara kavuşturmasına yardımcı oldu.

Pakistanlı yetkililer, Suudi Arabistan'a 2 milyar dolarlık kredi ödemesinin sözkonusu savaş jetleriyle yapılmasının planlandığını belirtiyor.

İslamabad yönetimi, silah ihracatını artırıp yerli savunma sanayisini önemli bir gelir kaynağına dönüştürmek amacıyla son aylarda yabancı ülkelerle görüşmeleri hızlandırdı. Libya Ulusal Ordusu'yla 4 milyar dolar değerinde JF-17 anlaşması yapılmıştı. Ayrıca Bangladeş'le de jetlerin satışı için müzakereler sürüyor.

Suudi Arabistan ise hava gücünü çeşitlendirme sürecinde. ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen ay Beyaz Saray'da bir araya gelmişti. ABD Başkanı, Riyad yönetimine F-35 satışını onayladıklarını duyurmuştu. Ortadoğu'da F-35 savaş uçağına sahip olan tek ülke İsrail ise hamleye tepki göstermişti.

Suudi Arabistan-Pakistan savunma anlaşması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması"nı imzalamıştı.

Amerikan medyasındaki haberlerde, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini geliştirmeyi ve herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı hedefleyen anlaşmanın "bölgesel güç dengelerini değiştirebileceği" yorumu yapılmıştı.

Pakistan ordusundan bugün yapılan açıklamada, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Zahir Ahmed Baber Sidhu'nun, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Turki bin Bander bin Abdulaziz'le bu hafta "savunma işbirliği, bölgesel güvenlik ve gelecekteki ortaklıklarla ilgili" görüştüğü bildirildi.

Independent Türkçe, Reuters, Arab News


Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
TT

Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirmeye yönelik tehditleri, ada ülkesi sakinlerinin de tepkisini çekiyor.

Trump, cumartesi günü Venezuela'ya düzenlenen askeri operasyondan sonra yaptığı açıklamada, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de salı günkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtmişti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" söylemişti.

Ancak 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı olan Grönland'da yaşayanlar, Trump'ın açıklamalarından rahatsız.

BBC'nin irtibata geçtiği, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta yaşayan 32 yaşındaki işletmeci Mia Chemnitz şunları söylüyor:

Grönland halkı Amerikalı olmak istemiyor. Biz satılık değiliz.

Danimarka Parlamentosu'nda Grönland'ı temsil eden iki milletvekilinden biri olan Aaja Chemnitz de Trump'ın açıklamaları karşısında "dehşete düştüğünü" belirterek, "ABD'nin başka bir NATO müttefikini ilhak etmeyi gündeme getirmesi tamamen saygısızca bir davranış" diyor.

II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Grönland'da askeri varlığı bulunan ABD için ada özellikle Kuzey Amerika'yla Kuzey Kutbu arasında yer aldığı için stratejik öneme sahip.

Son dönemlerde buzulların erimesiyle erişimi kolaylaşan nadir toprak mineralleri de Grönland'ın doğal kaynaklarına ilgiyi artırdı.

Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Danimarka'nın, Trump'ın tehditlerine yanıt olarak yayımladığı ortak bildiride Grönland'la dayanışma vurgusu yapılmıştı.

Ancak olası bir askeri operasyon halinde Avrupa ülkelerinin ABD'ye karşı harekete geçip geçmeyeceği belli değil.

Mia Chemnitz, "Bir Grönlandlı olarak, kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu müttefikler için bizim değerimiz nedir? Bizi korumak için ne kadar ileri gidebilirler?" diye soruyor.

Grönland'daki İnuit yerlilerinden 42 yaşındaki Aleqatsiaq Peary ise adanın Danimarka'dan tamamen bağımsızlaşması ve gelecekte ABD kolonisine dönüşmemesi gerektiğini söylüyor:

Bu, bir efendinin kontrolünden diğerine, bir işgalcinin hakimiyetinden diğerine geçmek demek. Biz Danimarka'nın kolonisiyiz. Danimarka hükümetinin yönetimi altında zaten çok şey kaybediyoruz.

Independent Türkçe, BBC, NBC


Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
TT

Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)

Çin'deki bilim insanlarının füzyon enerjisinde kaydettiği çığır açıcı gelişme, yeni nesil enerji kaynağının gerçekten kullanılabilmesinin önündeki en inatçı engellerden birini nihayet aşabilir.

Çin Bilimler Akademisi'nden (ÇBA) bir ekip, "yapay Güneş" diye adlandırılan deneysel nükleer reaktörünün, daha önce imkansız olduğu düşünülen bir plazma yoğunluğuna ulaştığını açıkladı.

Tehlikeli atık bırakmadan neredeyse sınırsız enerji üretme potansiyeli sunan nükleer füzyon, bazıları tarafından temiz enerjinin "kutsal kasesi" ilan ediliyor.

Bu süreç Güneş'te meydana gelen doğal reaksiyonları taklit ediyor ancak büyük ölçekte gerçekleştirilmesi son derece zor bir iş.

ÇBA'nın Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak'ıyla (EAST) ulaşılan kilometre taşları da dahil, son yıllarda çeşitli önemli atılımlar kaydedildi.

ÇBA geçen sene yapay Güneş reaktörünü ilk kez bin saniyeden uzun süre çalıştırmayı başarmış, bu rekor daha sonra Fransa'nın WEST makinesi tarafından kırılmıştı.

Her iki deney de yakıtın (veya plazmanın) belirli bir seviyede kararsız hale gelmesine neden olan ve Greenwald Sınırı diye bilinen teorik yoğunluk sınırlı kalmıştı.

ÇBA araştırmacıları, kendini düzenleyen plazma-duvar adı verilen yeni bir süreç sayesinde plazmayı benzeri görülmemiş yoğunluk seviyelerinde kararlı tutmayı başardı.

Araştırmacılar, plazma yoğunluğunu uzun süredir geçerli olan deneysel sınırların çok ötesine taşımanın, çok daha yüksek enerji çıktılarıyla füzyon ateşlemesini gerçekleştirebileceğini söylüyor.

Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden, araştırmanın ortak yürütücüsü Profesör Ping Zhu şöyle diyor: 

Bulgular, tokamaklarda ve yeni nesil yanıcı plazma füzyon cihazlarında yoğunluk sınırlarını genişletmek için pratik ve ölçeklenebilir bir yol öneriyor.

Son atılım, hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan "Accessing the density-free regime with ECRH-assisted ohmic start-up on EAST" (EAST'te ECRH destekli ohmik başlatmayla yoğunluktan bağımsız rejime erişim) başlıklı çalışmada detaylandırılıyor.

Nükleer füzyon yoluyla pratik enerji üretiminin büyük ölçekte uygulanabilmesi için hâlâ ciddi gelişmelere ihtiyaç var ancak bazı girişimler, bunu önümüzdeki birkaç yılda hayata geçirmeyi hedefliyor.

ABD merkezli Helion Energy, nükleer füzyon enerjisi için dünyanın ilk satın alma anlaşmasını 2023'te imzalamış, Microsoft'a 2028'e kadar 50 MW füzyon enerjisi sağlama sözü vermişti.

Independent Türkçe