Mısır, Türkiye ile yakınlaşmanın Arap Dörtlüsü ile iş birliğine bağlı olduğunu duyurdu

Mısır, Türkiye ile yakınlaşmanın Arap Dörtlüsü ile iş birliğine bağlı olduğunu duyurdu
TT

Mısır, Türkiye ile yakınlaşmanın Arap Dörtlüsü ile iş birliğine bağlı olduğunu duyurdu

Mısır, Türkiye ile yakınlaşmanın Arap Dörtlüsü ile iş birliğine bağlı olduğunu duyurdu

Mısır'dan dün yapılan açıklamada siyasi ilişkileri iyileştirmek amacıyla gizli ve açık düzeyde iletişim kanalları açmak için Türkiye’den çağrı yapıldığı bildirildi. Kahire yönetimi, bu yönde atacağı adımları tek başına değil "Terörle mücadele çağrısı yapan Arap Dörtlüsü ülkeleriyle koordinasyon yoluyla” gerçekleşebileceğini vurguladı. Mısır, Türkiye'nin siyasi ilişkilerde iyileşmenin önünü açacak, iki ülke arasında deniz yetki alanları konusunda bir anlaşma imzalama çağrısına yönelik yaptığı açıklamada iki taraf arasındaki temasların "bilinen iletişim unsurlarının ötesine geçmediğini” aktardı. Bu temasların bir ilerleme veya karşıt bir durumunu yansıtmadığını belirtti.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu geçen çarşamba akşamı katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin geçen yıl Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladığı mutabakat zaptı gibi Mısır ile de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşma imzalamak için çalıştığını söyledi. Ancak Çavuşoğlu, “Mısır ile anlaşma yapabilmemiz için siyasi ilişkilerimizin iyi olması lazım” dedi.
Çavuşoğlu açıklamasında "iki ülke istihbarat örgütlerinin görüştüğüne ve ikili ilişkilerin geliştiğine" işaret etti. Ancak Mısır’dan isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak dün Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları aktardı:
“İki taraf arasında, geleneksel iletişim olarak bilinen olağan kanallar aracılığıyla gerçekleşen görüşmeler dışında Türkiye’den taraflarla bir iletişim söz konusu değil.”
Dışişleri Bakanı’nın Mısır ile Türkiye arasında iletişim kanallarının varlığına dair sözleri ilk değildi. Daha önce bir dizi Türk yetkili tarafından benzer açıklamalar birçok kez dile getirildi ve ilişkilerin geliştirilmesi için çağrılar yapıldı. Ancak bu durum Kahire'de benzer bir yankıya sebep olmadı.
Mısırlı kaynak ayrıca "Türkiye’nin yüksek istihbarat düzeyinde iletişim kanalları açma çağrıları ile sahada olup bitenler arasında bazı karışıklıklar var" dedi. Söz konusu kaynak ülkesinin, terörle mücadele çağrısı yapan Arap Dörtlüsü’nün (Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır) sistemi içinde iş birliğini güçlendirmeye devam etmesinin mümkün olduğunu belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye her zaman Mısır ile gizli düzeyde bile olsa iletişim kanalları açma çağrısında bulundu. Ancak Mısır bu dosyada ve Katar dosyalarında  Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn ile iş birliği ve koordinasyon çerçevesinde çalışıyor. Asla kendi başına hareket etmiyor.”
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri geçen pazar günü yaptığı açıklamada,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Danışmanı Yasin Aktay'ın yaptığı "olumlu" açıklamalara karşılık verdi. "Eylemleri, konuşmaları ve açıklamaları gözlemliyoruz. Ancak söylenenler politikalarla bağdaşmıyorsa bir önemi yok" dedi.
Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin ve İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) örgütünün kendilerine karşı yapılan kitlesel gösterilerin ardından 2013 yılında iktidardan devrilmesinden bu yana Mısır ve Türkiye arasında diplomatik ilişkiler azaldı. Türkiye, Mısır yönetimine suçlamalar ve eleştiriler yöneltmeye devam ediyor.



Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat gazetesine verdiği demeçte, ‘Beşli Komite’deki büyükelçilerin 10 Mayıs'ta yapılması planlanan meclis seçimlerinin ertelenmesinden yana olduklarını belirterek “Onlara bunu reddettiğimi ve (Beşli Komite'den) diğer büyükelçilere de teknik olarak parlamento seçimlerinin ertelenmesini veya parlamentonun görev süresinin uzatılmasını desteklemediğimi bildirdim” dedi.

Berri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meclisin teknik nedenlerle ertelenmesi veya uzatılması konusunda beni kişisel olarak suçlamaya çalışanları engellemek için seçimlere ilk aday olan bendim. Bu yüzden hem ülke içinde hem de dışında ilgili kişilere, son dakikaya kadar bu konuyu takip edeceğime dair bir mesaj vermek istedim.”

 (Lübnan'ın doğusunda) Bekaa Vadisi’nin orta kesimlerindeki ve kuzeyindeki beldeleri hedef alan İsrail saldırılara değinen Berri, tüm bunları ‘Lübnan'ı Tel Aviv'in koşullarını kabul etmeye zorlamayı amaçlayan yeni bir savaş’ olarak nitelendirdi.


DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
TT

DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)

Suriye Savunma Bakanlığı dün, DEAŞ’ın açıklamasından birkaç saat sonra, Rakka'nın kuzey kırsalında kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen saldırıda bir askerin ve bir sivilin öldüğünü duyurdu.

DEAŞ tarafından yapılan açıklamada, Suriyeli yetkililere karşı ‘yeni bir saldırı aşaması’ başlatıldığı duyuruldu. Suriye'nin doğusunda düzenlenen saldırının sorumluluğunu üstlenen DEAŞ, terör eylemlerini artırdı.

DEAŞ, cumartesi günü geç saatlerde yayınlanan bir sesli mesajda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'ya saldırarak, onun kaderinin de devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kaderine benzeyeceğini öne sürdü. Mesajda, dünyanın dört bir yanındaki DEAŞ destekçilerini önceki yıllarda yaptıkları gibi Yahudi ve Batılı hedeflere saldırı çağrısı yapıldı.


İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.