El-Hol Kampı’ndaki DEAŞ’lı kadınların kaçma girişimi engellendi

Suriye'nin kuzeydoğusundaki El-Hol Kampı’na ait arşivden bir kare (Şarku’l Avsat)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki El-Hol Kampı’na ait arşivden bir kare (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hol Kampı’ndaki DEAŞ’lı kadınların kaçma girişimi engellendi

Suriye'nin kuzeydoğusundaki El-Hol Kampı’na ait arşivden bir kare (Şarku’l Avsat)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki El-Hol Kampı’na ait arşivden bir kare (Şarku’l Avsat)

Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi İç Güvenlik Güçleri Sözcüsü Ali el-Hasan’ın Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya göre İç Güvenlik Güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki El-Hol Kampı’nda Batı ve Irak uyruklu DEAŞ’lı kadınların yeni bir kaçma girişimini engelledi.
Haseke vilayetinin 45 kilometre doğusundaki kamptan kaçma girişimlerinin sıkça tekrarlanan bir olay olduğu biliniyor. Özerk Yönetim İç Güvenlik Güçleri Sözcüsü Ali el-Hasan, “Geçen yılın Mart ayından bu yana engellenen ve belgelenen kaçış girişimlerinin 700'e ulaştığını, farklı milletlerden DEAŞ’lı ailelerin kamptan kaçmaya çalıştığını" açıkladı.
Irak sınırına yakın El-Hol Kampı’nda 65 bin kişi kalıyor. Suriyeliler ve Iraklılar nüfusun büyük bölümünü oluşturuyor. Ayrıca Kamp, göçmen yabancı kadınlar ve çocukları için özel bir bölüm içeriyor. 50 Batı ve Arap ülkesinden gelen bu kadınların sayıları 3 bin 177 kadın olmak üzere yaklaşık 11 bin kadın ve çocuklardan oluşuyor. Kamp’taki bu bölüm sıkı güvenliğe tabi ve kamp yönetiminden yazılı izin alınmadan giriş ve çıkışlar yasak.
Sözcü Hasan, Türkiye’nin Fırat'ın doğusundaki operasyonları ve Haseke’deki Ras’ul Ayn ve Rakka'daki Tel Abyad şehirleri üzerindeki kontrolünden dolayı kaçış girişimlerinin arttığını öne sürdü. Hasan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türk saldırılarından sonra kaçma girişimleri arttı. Eşlerinin radikalizm yanlısı örgüte (DEAŞ) mensup olduklarından şüphelenilen kadınların çocuklarıyla birlikte çok sayıda kaçma girişimini engelledik.” Soruşturmaların çoğunun bu kadınların Türkiye'ye gitme niyetinde olduklarını ortaya çıkardığını belirten Hasan, “Soruşturmada ilk olarak Cerablus ve el-Bab gibi Türkiye yanlısı grupların bulunduğu bölgelere gittiklerini kabul ettiler. Buradan Türkiye topraklarına girip ülkelerine dönebilmeyi planlıyorlar" diye konuştu.
Türk yetkililer, Temmuz ayında bir Moldovalı kadının ve 4 çocuğunun kaçma girişiminden sorumlu olduklarını kabul ettiler. Hasan, kampın güvenlik güçlerinin bu girişimleri büyük ölçüde engellemeyi başardığına dikkat çekerek, “Kampı korumakla görevli güçlerimizin yaptığı güvenlik kontrolleri sonucunda bu girişimleri engelleyerek sorumluları ve iletişim kaynaklarını ortaya çıkardık” dedi. Kamptan kadın ve çocuk kaçırma girişimlerine katılan yaklaşık 100 kişiyi tutukladık ve kaçakçılık operasyonlarına yardım suçundan yetkili mahkemelere sevk edildiler" dedi.
Kamptaki iç güvenlik güçleri, Rus uyruklu DEAŞ’lı kadınların içme suyu taşıma tankerleriyle kaçma girişimini engelleyerek 5'ini tutukladı. Kadınlar, 20 gün süren gözaltı sonrası serbest bırakıldı. Hasan konuyla alakalı yaptığı açıklamada, "Uluslararası ve yerel kuruluşlara ait otomobil ve kamyonlar kampa giriyor. Bazen şoförler bu kadınlar çıkarıldıktan sonra alacakları para karşılığında dışarıdan bir ağ ile işbirliği yapıyor. Böylece kaçakçılık operasyonları için gizli bir sığınak oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Sosyal medya platformlarında son günlerde bir su tankeri içindeki gizli bir tankın içinden çıkan kadınlara ve çocuklara ait bir video yayıldı. Videoda kadınların ve çocuklarının çok kötü bir halde oldukları ve Irak lehçesi konuştukları kaydedildi.
Özerk Yönetim İç Güvenlik Güçleri Sözcüsü Hasan, kamp güvenlik aygıtının izleme ve teftiş noktalarını artırdığını ve kampın tüm giriş ve çıkışlarını devriye gezdiğini vurgulayarak, “Kamp alanı çok geniş ve engebeli çöl arazileriyle çevrili, bu nedenle gözlem noktalarını ve nöbet yerlerini artırdık. Devriyelerimiz geceleri de dahil olmak üzere 7 gün 24 saat kamp içinde ve dışında dolaşıyor” dedi.
Kamp yöneticileri, kampta şeriata uygun örtünmedikleri veya genç kızlar peçe takmadıkları için göçmen kadınların yabancı kadınlara saldırma vakaların yanı sıra, DEAŞ üyelerinin kadınlarının da çok sayıda kaçma girişiminde bulunduklarına tanık olduklarını belirttiler. Söz konusu olaylar çadırlarının yakılmasına ve gardiyanların bıçaklanmasına neden olduğu için kamp yönetimi ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) göçmen kadınlar ve çocukları için kampın doğusunda özel bir bölüm tahsis etti.
İki gün önce iki yerinden bıçaklanarak öldürülen Deyr-i Zor’dan cep telefonu satıcısı Suriyeli göçmen bir adamın cesedini bulduklarını ve aynı şekilde öldürülen Deyrizorlu bir kadının da cesedine ulaştıklarını belirten Hasan, "Failleri ve işbirlikçilerini tespit ederek adamı ve kadını öldürme nedenlerini ortaya çıkarmak için soruşturmalar devam ediyor. Iraklı mültecilerin öldürülmesi vakaları da var. Kamp bu tür olayların tekrarına tanık oluyor" dedi. Kamp yönetimi, 3 ay önce İç Güvenlik Güçleri ve Suriye Demokratik Güçleri tarafından Uluslararası Koalisyon güçlerinin koordinasyonunda ve desteğiyle, kamplardaki öldürme, saldırı ve kaçış girişimlerinin sınırlandırılması için güvenlik teftiş kampanyası gerçekleştirdi.
El-Hol kamp yönetimi aynı zamanda göçmen kısmında kalan tüm kadın ve çocukların kapsamlı ve doğru bir anket dahilinde verilerini, kişisel bilgilerini ve üye sayılarını kaydetti.



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.