Washington, Tahran’a ‘BM yaptırımlarını’ uygulamaya başladı

ABD yönetimi İran’ın nükleer ve balistik füze programlarına katılan 24'den fazla kişi ve kuruluşa yaptırım uyguladığını duyurdu

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Cumartesi günü Brezilya'yı ziyaret etti (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Cumartesi günü Brezilya'yı ziyaret etti (Reuters)
TT

Washington, Tahran’a ‘BM yaptırımlarını’ uygulamaya başladı

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Cumartesi günü Brezilya'yı ziyaret etti (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Cumartesi günü Brezilya'yı ziyaret etti (Reuters)

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi, İran’a uygulanan ambargonun kaldırılmasını önlemek amacıyla nükleer anlaşmada yer alan ‘snapback’ mekanizması uyarınca İran'a yönelik tüm Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının yeniden uygulanmaya başladığını duyurdu. Ayrıca Washington, BM üyesi tüm ülkeleri, bu yaptırımları uygulamamaları halinde doğabilecek ‘sonuçlara’ karşı uyardı.
BM yaptırımları Cumartesi günü yürürlüğe girerken ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo yaptığı açıklamada, “Bugün ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı daha önce kaldırılan neredeyse tüm BM yaptırımlarının yeniden yürürlüğe girmesinden memnun” şeklinde konuştu. İran’a yönelik BM yaptırımlarının yeniden yürürlüğe girmesi, ABD’nin 20 Ağustos'ta BM Güvenlik Konseyi (BMGK) Başkanı’na 2231 sayılı yürütme kararı ile sunduğu bilgiye dayanıyor.
Beyaz Saray bugün yaptırımların nasıl yeniden uygulanacağının belirtildiği bir yönetim emri çıkaracak. Bunun ardından Dışişleri ve Hazine Bakanlıklarının İran'la ilgili ihlallerde yabancı şahısların ve şirketlerin nasıl cezalandırılacağını belirlemeleri bekleniyor. ABD'nin Venezuela ve İran Özel Temsilcisi Elliott Abrams’ın da kararın nedenlerini açıklayan bir basın toplantısı düzenleyeceği tahmin ediliyor.
Reuters'ın haberine göre ABD’li üst düzey bir yetkili yaptığı açıklamada, ABD’nin bugün İran'ın nükleer, füze ve konvansiyonel silah programlarına katılan 24'ten fazla kişi ve kuruluşa yaptırım uygulayacağını söyledi.
Kimliğinin açıklanmaması şartıyla konuşan yetkili, İran'ın ‘sonunda bir nükleer silah edinmek için yeterli bölünebilir malzemeye sahip olabileceğini’ belirterek, İran ve Kuzey Kore'nin uzun menzilli füze projesinde işbirliğini yeniden başlattıklarına dikkati çekti.
ABD'li yetkili, Başkan Donald Trump'ın, ülkesinin İran'la konvansiyonel silah işi yapan yabancı taraflara yaptırımlar uygulamasına ve ABD pazarlarına erişimlerini engellemesine izin veren bir idari karar çıkaracağını söyledi.
ABD’nin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’ndan (UAEA) alınanlarda dahil olmak üzere elde edilen ‘tüm’ bilgilere dayandığını vurgulayan ABD’li yetkili, “İran, istediği anda nükleer silah programına geri dönmek için elinden gelen her şeyi yapıyor ve nükleer anlaşmaya rağmen nükleer silahlar edinme imkanına sahip olmak istiyor” dedi.
Siyasi çevrelerde bazıları, Trump’ın, önümüzdeki Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinden önce güçlü bir devlet adamı kimliğini göstermeye çalıştığını düşünüyorlar. Trump, daha önce İran'ın nükleer silaha sahip olmasına veya silah satın almasına asla izin verilmeyeceğini defalarca kez vurguladı. Birçok kez de İran rejimine karşı güç kullanma ve İran'a karşı azami baskı kampanyasını sürdürme tehdidinde bulundu.
BM’nin Tahran’a uyguladığı yaptırımlar, İran ve BMGK’nın 5 daimi üyesi İngiltere, ABD, Çin, Fransa, Rusya ile Almanya (P5+1) arasında 2015 yılında Viyana'da İran’ın nükleer programını sona erdirmesi karşılığında imzaladıkları Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmanın ardından kaldırıldı. Ancak Trump, selefi Barack Obama döneminde imzalanan bu anlaşmayı yetersiz buldu ve 2018'de İran'a katı ve ağır ekonomik yaptırımlar uygulayarak, anlaşmadan çekildi.
ABD, 2018 yılında çekilmesine rağmen halen anlaşmanın bir ortağı olduğu konusunda direterek İran’a BM yaptırımlarını yeniden uygulamak için gerekli snapback mekanizmasını aktifleştirme hakkına sahip olduğunu iddia ediyor.
Washington, nükleer anlaşma uyarınca Ekim ayında sona erecek olan Tahran'a yönelik silah ambargosunun süresini uzatmak için Ağustos ayı ortalarında BMGK’da bir takım girişimlerde bulunması, büyük bir gerilimin yaşanmasına neden oldu. Öte yandan BMGK, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun uluslararası yaptırımları yeniden uygulamaya koyulması için snapback mekanizmasını aktifleştirdiklerini duyurduğu son açıklamaya yanıt vermedi.
Pompeo, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, “ABD, İran'ın nükleer anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirememesinin yanı sıra 13 yıldır yürürlükte olan BM silah ambargosunun uzatılmaması nedeniyle bu kararlı eylemi gerçekleştirdi ve haklarımız çerçevesinde snapback sürecini başlattık. Silah ambargosu da dahil olmak üzere daha önce sona eren neredeyse tüm BM yaptırımlarını yeniden yürürlüğe girmesi dünyayı daha güvenli bir yer yapacak” ifadelerini kullandı.
Öte yandan ABD, tüm BM üyesi ülkelerin bu yaptırımları uygulamadaki yükümlülüklerini yerine getirmelerini bekliyor. Eğer BM ve üyesi olan ülkeler bu yükümlülüklerini yerine getiremezlerse ABD, bu başarısızlıkların sonuçlarını cezalandırmak ve İran'ın BM tarafından yasaklanan faaliyetlerden faydalanmamasını sağlamak için iç güçlerini kullanmaya hazır.
Pompeo, “ABD’nin yeni yaptırımları uygulamaya koyduğunu, daha önce sonlandırılan BM yaptırımlarının yeniden yürürlüğe sokulduğunu ve BMGK’nın 1696, 1737, 1747 ve 1803 sayılı kararları uyarınca snapback mekanizmasının etkinleştirildiğini’ vurguladı.
Pompeo, ABD’nin aşağıdaki gerekçelere göre bu katı önlemleri aldığına işaret etti:
1- İran’ın KOEP’teki taahhütlerini yerine getirememesi.
2- BMGK’nın, İran'a uygulanan 13 yıldır yürürlükte olan BM silah ambargosunu uzatmayı başaramaması.
Pompeo açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Trump yönetimi, Ortadoğu'da barışa yönelik en büyük tehdidin, devrimi yaymak için uyguladıpı şiddetle, binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca masum insanın hayatının alt üst olmasına neden olan İran'dan geldiğinin her zaman farkındaydı. Tarih, sakinleşmenin bu tür rejimlere cesaret verdiğini gösteriyor. Bu nedenle ABD bugün, terörizme ve antisemitizme sponsorluk yapan dünyanın önde gelen ülkesi olan İran'a yönelik daha önce askıya alınan BM yaptırımlarının yeniden uygulanmasını memnuniyetle karşılıyor.”
Pompeo'nun açıklamasına göre ABD, tüm BM üyesi ülkelerin, silah ambargosunun yanı sıra bu yaptırımları uygulama konusundaki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmelerini bekliyor.  Bu da, İran'ın uranyum zenginleştirme ve yeniden işleme faaliyetlerinin yanı sıra balistik füze test etmesinin ve geliştirmesinin yasaklanması ve İran'a nükleer silah ve balistik füze teknolojilerinin transfer edilmesine yaptırımlar uygulamak gibi bir takım kısıtlamalar getirilmesi anlamına geliyor.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.