Burkina Faso ordusu, Mali ve Nijer sınırlarında 26 teröristi etkisiz hale getirdi

Bölgede son beş yıl içinde bin 100 kişi terör saldırıları nedeniyle yaşamını yitirdi.

Fotoğraf (Reuters_Arşiv)
Fotoğraf (Reuters_Arşiv)
TT

Burkina Faso ordusu, Mali ve Nijer sınırlarında 26 teröristi etkisiz hale getirdi

Fotoğraf (Reuters_Arşiv)
Fotoğraf (Reuters_Arşiv)

Afrika Kıtası'nın batısında yer alan, bölgenin yoksul ülkelerinden Burkina Faso başta Mali ve Nijer sınırı olmak üzere kuzey sınırlarında faaliyet gösteren terörist gruplara büyük bir darbe indirdi.
Burkina Faso Genelkurmay Başkanlığı önceki gün yaptığı basın açıklamasında, 11-13 Eylül 2020 tarihleri arasında ülkenin kuzey bölgelerinde gerçekleştirilen iki farklı operasyonda en az 26 teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Burkina Faso Genelkurmay Başkanlığı, ülkenin kuzeyindeki Boulkiemde'nin Soum ilçesinde orduya bağlı dört askerin teröristlerce öldürüldüğü saldırıların ardından ilk askeri operasyonun başladığını ve saldırganlarını izini sürmek için ordunun bir tarama harekatı düzenlendiği bilgisini verdi. Söz konusu operasyon, 11 teröristin etkisiz hale getirilmesi ve silahlarına el konulmasıyla sonuçlandı.
İlk operasyondan sadece iki gün sonra, 13 Eylül 2020'de, Burkina Faso Kara ve Hava Kuvvetleri Loroum ilinde faaliyet gösteren bir grup teröriste karşı büyük çaplı bir askeri harekat daha başlatıldı. Bu operasyon sonucu 15 terörist öldürülürken silahlarına da el konuldu.
Burkina Faso ordusu tarafından iki hafta önce yapılan açıklamada Soum'un Tongomayel bölgesindek faaliyet yürüten bir terör biriminin abluka altına alındığı duyuruldu. Teröristlerin etkisiz hale getirildiği kaydedildi. 
Burkina Faso’nun askeri operasyonları, “İslami Mağrip’te El Kaide” yapılanması ve “Büyük Sahra İslam Devleti” örgütlerinin nüfuzlarının yoğunlaştığı bölge olan ülkenin kuzeyindeki ve doğusundaki terörist gruplara karşı verilen savaş kapsamında geldi.
Burkina Faso, Nijer ve Mali arasındaki sınır üçgeni, ormanlar ve nehirlerle dolu olması ve terörist grupların saldırı başlatmak için bu alt bölgeleri kolayca kullanmaları nedeniyle Afrika Kıtası'nın en tehlikeli yerlerinden kabul ediliyor. Şimdiye kadar bin 100’den fazla kişinin öldürüldüğü ve bir milyondan fazlasının da çatışma bölgesinde olmaları nedeniyle yerlerinden olduğu Burkina Faso’da terör saldırıları özellikle son beş yıldır artarak devam ediyor. Ülke ayrıca etnik şiddetten, devletin zayıflığından ve kırılgan durumdaki birçok bölgede devlet otoritesinin bulunmamasından muzdarip. Birleşmiş Milletler raporuna göre, Orta Sahel bölgesindeki cihatçıların şiddet eylemleri, mezhep ve etnik temelli çatışmalar sadece 2019 yılından Mali, Nijer ve Burkina Faso’da 4 bin kişinin ölümesine neden oldu.



Birleşmiş Milletler, Sudan HDK komutanının kardeşine yaptırım uyguladı

Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hemedti) (Arşiv-AP)
Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hemedti) (Arşiv-AP)
TT

Birleşmiş Milletler, Sudan HDK komutanının kardeşine yaptırım uyguladı

Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hemedti) (Arşiv-AP)
Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hemedti) (Arşiv-AP)

Birleşmiş Milletler (BM), dün Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanının küçük kardeşi olan Algoney Hamdan Dagalo Musa ile birlikte, Sudan’da savaşmak üzere Kolombiyalı eski askerleri işe almakla suçlanan üç Kolombiyalı paralı askere yaptırım uyguladı.

BM nezdindeki Birleşik Krallık Misyonu tarafından yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yaptırımları ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın önerisiyle kabul ettiği bildirildi.

Yaptırım listesinde Algoney Hamdan Dagalo Musa’nın, HDK adına silah ve askerî teçhizat temin etme faaliyetlerini yönettiği ifade edildi.

Ayrıca Alvaro Andrés Quijano Becerra, Claudia Viviana Oliveros Forero ve Mateo Andrés Duque Botero isimli üç kişinin de yaptırım kapsamına alındığı ve bu kişilerin eski Kolombiyalı askerlerin Sudan’daki çatışmalara katılması için kilit rol oynadığı belirtildi.

BM açıklamasına göre video ve fotoğraf kanıtları, söz konusu kişilerin HDK’ye taktik ve teknik destek sağladığını, piyade, topçu, drone operatörü ve araç kullanımı gibi alanlarda görev aldıklarını ve hatta çocuklara savaş eğitimi verdiklerini ortaya koydu.

ABD, Birleşik Krallık ve Fransa şubat ayında, el-Faşir kuşatması sırasında işlenen ihlaller nedeniyle HDK’nın dört üst düzey komutanına yaptırım uygulamıştı.

Kolombiyalı paralı askerlerin Hartum, Omdurman, Kordofan ve El-Faşir dahil olmak üzere Sudan’ın çeşitli bölgelerindeki çatışmalarda yer aldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın yardım kuruluşlarından aktardığına göre Sudan ordusu ile HDK arasında üç yıldır süren savaş, dünyanın en ağır insani krizlerinden birine yol açtı.

Nisan ayında ABD, HDK için Kolombiyalı eski askerlerin işe alınmasında rol oynadıkları gerekçesiyle beş şirket ve kişiye daha yaptırım uygulamış ve yüzlerce eski Kolombiyalı askerin HDK’ye destek vermek üzere Sudan’a gittiğini açıklamıştı.


Ultra-Ortodoks Yahudiler, zorunlu askerlik uygulamasına karşı protesto amacıyla İsrail askeri polis şefinin evini bastı

Zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan ultra-Ortodoks bir Yahudi protestocu, (AFP)
Zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan ultra-Ortodoks bir Yahudi protestocu, (AFP)
TT

Ultra-Ortodoks Yahudiler, zorunlu askerlik uygulamasına karşı protesto amacıyla İsrail askeri polis şefinin evini bastı

Zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan ultra-Ortodoks bir Yahudi protestocu, (AFP)
Zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan ultra-Ortodoks bir Yahudi protestocu, (AFP)

İsrail’de zorunlu askerliğe karşı çıkan bir grup vicdanî retçi ultra-Ortodoks Yahudi, dün İsrail askeri polis şefinin evine baskın düzenledi ve yoklama çağrılarına uymayanlara yönelik cezai tedbirleri protesto etmek için bahçesinde oturma eylemi yaptı.

Bu gelişme, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin pazar günü devlete, askerlikten kaçınan ultra-Ortodoks Yahudilere sağlanan mali ayrıcalıkları durdurma ve haklarında cezai soruşturmalar başlatma kararı vermesinin ardından geldi.

Söz konusu eylem, askeri ve siyasi liderlikten sert tepkiler aldı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, onlarca protestocunun Yuval Yemin’in Aşkelon’daki evinin bahçesinde slogan attığı görülürken, Yemin’in olay sırasında ailesiyle birlikte evde olduğu ifade edildi.

Başbakan Binyamin Netanyahu, “Askeri polis başkanına yönelik vahşi ve şiddet içeren saldırıyı şiddetle kınıyorum ve sorumlular hakkında kararlı adımlar atılmasını istiyorum” dedi.

Savunma Bakanı Yisrael Katz ise Yemin’in evine “ailesi içerideyken kasıtlı şekilde girilmesini” kınayarak, güvenlik güçlerine yönelik her türlü girişimin “kırmızı çizginin aşılması” anlamına geldiğini vurguladı.

Ultra-Ortodoks Yahudiler, İsrail’in 1948 yılında kuruluşundan bu yana dini eğitimle meşgul olmaları şartıyla zorunlu askerlikten muaf tutuluyordu. Ancak mahkeme son yıllarda bu istisnayı sık sık tartışmaya açtı ve 2024’te hükümeti bu grubu askere almaya zorlayan bir karar verdi.

Buna rağmen Netanyahu’nun iktidarda kalmak için ultra-Ortodoks partilerin desteğine ihtiyaç duyması, bu muafiyetin kaldırılmasına karşı çıkmasına yol açıyor.

Ultra-Ortodoks (Haredi) toplumu, İsrail’deki Yahudi nüfusun yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturuyor ve askerlik çağında yaklaşık 66 bin erkek bulunuyor. Son mahkeme kararıyla birlikte, bu gruba yerel vergiler, toplu taşıma ve çocuk bakımında sağlanan mali desteklerin de fiilen kesilmesi öngörülüyor.


Kosova meclisi cumhurbaşkanını seçemedi, ülke yeni seçimlere gidiyor

Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
TT

Kosova meclisi cumhurbaşkanını seçemedi, ülke yeni seçimlere gidiyor

Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)
Kosova meclisi dün yeni bir cumhurbaşkanı seçemedi (Reuters)

Kosova Parlamentosu, dün gece yapılan oylamada yeni cumhurbaşkanını seçemedi. Bu gelişme, ülkede bir yılı biraz aşan süre içinde üçüncü kez erken genel seçimlere gidilmesinin önünü açtı.

Parlamento Başkanı Albulena Haxhiu, milletvekillerine yaptığı açıklamada “Bu oturum mevcut yasama döneminin sonunu getirmiştir. Anayasal süre olan 45 gün içinde seçimler yapılacaktır” dedi.

Geçen yıl yapılan genel seçimlerde sol-orta çizgideki Vetevendosje (Kendin Karar Ver Hareketi), Başbakan Albin Kurti liderliğinde en fazla oyu almasına rağmen, parlamentodaki tıkanıklık nedeniyle üst düzey görevlendirmelerde zorluk yaşadı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu durum, Kosova’nın 2025 yılı boyunca büyük ölçüde işlevsiz bir parlamentoya sahip olmasına yol açtı.

Krizin bir bölümü aşılmış olsa da milletvekilleri arasındaki sert görüş ayrılıkları nedeniyle Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin görev süresinin nisan ayı başında resmen sona ermesinin ardından ülke haftalarca cumhurbaşkansız kaldı. Osmani, görevlerini geçici olarak Haxhiu’ya devretmişti.

Son günlerde sürekli oturum halinde toplanan meclis, dün gece yarısından kısa süre önce yeni cumhurbaşkanını seçme süresinin dolmasıyla oturumunu sonlandırdı. Bu durum, ülkeyi erken seçim sürecine soktu.

Muhalefet partileri oturumu boykot ederken, yalnızca iktidardaki Vetevendosje milletvekilleri ve azınlık temsilcileri salonda hazır bulundu.

Ancak bu katılım, cumhurbaşkanı seçimi için gerekli olan üçte iki çoğunluğa ulaşmaya yetmedi.

Kosova, geçen yılın başındaki sonuçsuz genel seçimlerin ardından siyasi kriz yaşıyordu. Bu kriz, aralık ayında erken seçimlerin yapılmasına neden oldu.

Kurti’nin partisi seçimleri kazanmış olsa da desteklediği cumhurbaşkanını seçmek için gerekli sandalye çoğunluğunu elde edemedi.