Sağlık Bakanı Koca: 'Vaka artış hızımız kontrol altına alındı'

Sağlık Bakanı Koca: 'Vaka artış hızımız kontrol altına alındı'
TT

Sağlık Bakanı Koca: 'Vaka artış hızımız kontrol altına alındı'

Sağlık Bakanı Koca: 'Vaka artış hızımız kontrol altına alındı'

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son bir haftadır ülke çapında alınan tedbirler ve sıkı denetim sayesinde vaka artış hızının kontrol altına alındığını açıkladı.
Samsun Valiliğini ziyaret eden Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Koca konuşmasında, "Doğu, Güneydoğu ve Ege Bölgemizden sonra bugün Orta Karadeniz'deki illerimizin durumlarını değerlendirmek ve incelemelerde bulunmak üzere Samsundayız. Ziyaretimize Sayın Valimiz ile görüşerek ve genel bir durum değerlendirmesi yaparak başladık. Korona virüsü salgınının Samsun'daki seyrini ele aldık. Sunulan sağlık hizmetlerinin durumu ihtiyaçları ve çözüm talep edilen hususlar hakkında bilgi alma ve istişare etme fırsatı bulduk. Samsun, bölgenin cazibe merkezi, büyüyen ve gelişen bir ilimiz. Buna paralel olarak sağlık alanındaki ihtiyaçları da her geçen gün artıyor. Korona virüsü salgını ile birlikte bu ihtiyacın daha da büyüdüğünü gördük ve adımlarımızı da buna göre atacağız. İl merkezimiz ve ilçelerimizde bu güne kadar pek çok sağlık yatırımı hayata geçirdik. Sayın Valimizle az önceki görüşmemizde bu yatırımlara ek olarak Samsun'un ihtiyaç duyduğu sağlık tesisleri özellikle şehir hastanesi hakkında detaylı değerlendirmelerimizi yapmış olduk. İncelemelerimizi tamamladıktan sonra akşam bu konuda daha detaylı açıklamalarımız olacak. Buradan ayrıldıktan sonra Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanemizi ziyaret edeceğim. Daha sonra da çalışma toplantılarımıza geçmiş olacağım” dedi.

“Bir dönem kurallara sıkı sıkı uyarak yaşadığımız belirgin düşüş ne yazık ki sürdürülebilir olmadı”
Hasta sayılarındaki belirgin düşüşün sürdürülebilir olmadığını dile getiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bildiğiniz gibi 6 aydır korona virüsü salgını ile mücadele ediyoruz. Bir dönem kurallara sıkı sıkı uyarak yaşadığımız belirgin düşüş ne yazık ki sürdürülebilir olmadı. Hastalığı hafife almak, temizlik, maske ve mesafe kurallarına riayet etmemek bizi tekrar istemediğimiz tablolarla karşı karşıya bıraktı. Hasta sayılarımız ve kayıplarımız yeniden artmaya başladı. Bu durum sadece Türkiye için değil tüm dünya için geçerli. Hasta sayılarımızdaki artış bildiğiniz gibi her bölgemizde aynı oranda değil. Bazı illerimizde istemediğimiz artışlar görürken bazı illerimiz ve bölgelerimizde ise sağlam tedbirler ve vatandaşlarımızın duyarlılığı sayesinde salgını kontrol altında tutabiliyoruz” diye konuşu.

“Vaka artış hızımızın kontrol altına alındığını söyleyebilirim”
Vaka artış hızının son 1 haftada kontrol altına alındığını vurgulayan Bakan Fahrettin Koca, “Son bir haftadır ülke çapında alınan tedbirler ve sıkı denetim sayesinde vaka artış hızımızın kontrol altına alındığını burada özellikle söylemek istiyorum. Ancak bu bizi asla ve asla rehavete sürüklememelidir. Geçtiğimiz haftalarda çeşitli bölgelerde hastanelerdeki yoğunluk sizlerin de malumu. En belirgin olarak Orta ve Doğu Anadolu illerimizde olsa da bütün büyükşehirlerimizde zaman zaman sıkıntılarımız oldu. Valilerimizle, il müdürlerimizle başhekimlerimizle, sağlık ordumuzla yürüttüğümüz sıkı koordinasyon ile mücadelemizi sürdürüyoruz. Samsun ve civar iller de bu anlamda Sağlık Bakanlığı olarak mercek altına aldığımız merkezlerimizden biri oldu. Karadeniz Bölgesi'ne geçiş kavşağı olması nedeniyle Samsun önemli bir insan hareketine maruz kalıyor. Yaz sonunda diğer illere dönüşler nedeniyle hastalığın daha da yayılma potansiyeli mevcut. Bu nedenle Samsun'un ülke çapında salgın kontrolü adına kritik bir yeri var” şeklinde konuştu.

“Samsun'da 60 yaş üstü büyüklerimiz arasında hasta oranımız oldukça yüksek”
Samsun'da 60 yaş üstü büyüklerin arasında hasta oranının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Koca, “Samsun'daki artışa yönelik yaptığımız hızlı ve etkili müdahaleler ile son 1 haftada 1 ay öncesine göre 3'te 1 oranında vaka sayısında düşüş oldu. Artış hızının kontrol altına alınmasına takiben 1 hafta 10 gün içinde hasta sayılarının daha da aşağıya doğru düşmesini bekliyoruz. Alacağımız tedbirler ile hasta sayısını ve hastane yükümüzü her geçen gün azaltmayı hedefliyoruz. Samsun'da şu an özellikle salgında başarı oranımızı önemli oranda etkileyen sahada filyasyon çalışmalarımız bu dönemde Samsun için filyasyon ekip sayımızı 175'e çıkardık. Türkiye genelinde temaslıların taramasını ortalama 13 saate kadar indirebildik. Samsun'da ise temaslıları takip süremiz 9 saate kadar inmiş durumda. Yani Türkiye ortalamasının altında. Samsunlu vatandaşlarımıza buradan önemli bir uyarımız da olacak. İlimizde 60 yaş üstü büyüklerimiz arasında hasta oranımız oldukça yüksek. Bu yaş grubunun nüfusa oranı Samsun'da yüzde 17. Ama hasta oranı ise yüzde 28. Yani yüzde 65 oranda daha fazla. Hastalığın 60 yaş üstünde daha ağır seyrettiğini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle büyüklerimizi daha iyi korumak başta gençler olmak üzere Samsunlular ve bizlerin görevidir” ifadelerini kullandı.

Samsun programı hakkında da konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ayrıca şunları söyledi:
“Her zaman altını çiziyorum. Temaslıları ne kadar erken tecrit edebilirsek salgın kontrolünde o kadar başarılı oluruz. Türkiye, dünyada temaslı takibini en iyi yapan ülkelerden biri. Bu gücümüzü de Samsun'da da sahaya sürdük. Önümüzdeki günlerde bunun etkisini daha fazla göreceğimizi söylemek istiyorum. Temizlik, maske ve mesafe bu salgına karşı en önleyici gücümüz. Bu tedbirlerden taviz veren her ülkede ve her ilimizde istemediğimiz tabloları görüyoruz. Bu anlamda tüm hemşehrilerimizi tedbirlere sıkı sıkı sarılmaya davet ediyorum. Bugün bölgedeki durumu yerinde görmek, acil müdahale gereken konulara çözüm üretmek için buradayız. Az sonra da Samsun Sağlık İl Müdürümüzün, saha koordinatörümüzün, başhekimlerimizin katılımı ile il sağlık değerlendirme toplantılarını gerçekleştireceğiz. Alınabilecek tedbirleri de istişare edeceğiz. Daha sonra da Amasya, Çorum, Ordu, Sinop ve Tokat il sağlık müdürleri, başhekimlerimiz ve saha koordinatörlerimizin katılımı ile bölge değerlendirmelerimizi yapacağız. Böylece bu 6 ilimizdeki güncel durumu, ihtiyaçları ve sağlık altyapısını detaylarıyla değerlendirmiş olacağız. Toplantımız bittikten sonra da akşam saatlerinde tekrar sizlerin karşısına geçip bu anlamda daha detaylı bilgi ve aldığımız kararları açıklamış olacağım ve soruları cevaplayacağım.”
Sağlık Bakanı Koca'nın Samsun ziyaretlerinde Samsun Valisi Dr. Zülkif Dağlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekilleri Fuat Köktaş, Orhan Kırcalı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir ile ilgili kurum amirleri katıldı.
Bakan Koca il değerlendirme toplantılarının ardından saat 18.30'da haftalık olağan basın açıklamasında bulunacak.



Uygur kamplarını ifşa eden Çinli, ABD’de sığınma hakkı kazandı

Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
TT

Uygur kamplarını ifşa eden Çinli, ABD’de sığınma hakkı kazandı

Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde gizlice görüntü çeken Guan Heng'e ABD'de sığınma hakkı tanındı. 

New York şehrinde 28 Ocak'ta düzenlenen duruşmada yargıç Charles Ouslander, Guan'ın Çin'e geri gönderilmesi halinde zulüm göreceğine dair "haklı bir korkusu" olduğunu söyleyerek kendisine sığınma hakkı tanınmasına karar verdi. 

38 yaşındaki Çinli, Sincan'da Uygurların tutulduğu gözaltı merkezleriyle bölgedeki yoğun güvenlik uygulamalarının görüntülerini 2020'de çekmişti. 

Yaklaşık 20 dakikalık videoları yayımladıktan sonra tutuklanma korkusuyla ülkeyi 2021'de terk etmiş, Hong Kong'dan Ekvador'a oradan da Bahamalar'a geçip küçük bir şişme botla ABD'ye ulaşarak iltica başvurusunda bulunmuştu. 

Guan, geçen yıl ağustosta Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekipleri tarafından New York'ta yakalanıp gözaltına alınmıştı. 

Donald Trump yönetimi, Guan'ın Uganda'ya sınır dışı edileceğini duyurmuş, insan hakları örgütleri de karara tepki göstermişti. 

New York Times'ın aktardığına göre Guan henüz serbest bırakılmadı. İç Güvenlik Bakanlığı'nın mahkeme kararına itiraz etmeyi planladığı, bu süre zarfında Çin vatandaşının gözaltında tutulacağı belirtiliyor. 

Guan, videokonferans yöntemiyle katıldığı duruşmada Bahamalar'dan Florida'ya geçerken yaşamını yitirebileceği için videoyu YouTube'dan yayımlama kararı aldığını söyledi. Görüntüleri paylaşmasının ardından, Çin'de yaşayan babasının polis tarafından üç kez sorgulandığını ifade etti. 

Guan'ın avukatı Chen Chuangchuang, ABD'nin müvekkiline sığınma hakkı sağlamakta "ahlaki ve hukuki bir sorumluluğu" olduğunu vurguladı. 

Göçmenlere karşı sert uygulamalarıyla gündemden düşmeyen Trump yönetiminde iltica başvuruları da iyice zorlaştı. 

ABD merkezli kâr amacı gütmeyen Mobile Pathways'in derlediği federal verilere göre, sığınma başvurularının onaylanma oranı 2010-2024'te yüzde 28 iken, bu oran geçen yıl yüzde 10'a kadar geriledi. 

Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde zorla çalıştırma, işkence ve "yeniden eğitim kampı" adı altında alıkoyma suçlamalarıyla karşı karşıya.

İnsan hakları örgütleri, bölgedeki yaklaşık 1 milyon kişinin zorla toplama kamplarına ve hapishanelere yerleştirildiğini öne sürüyor. ABD de Uygurlara yönelik muameleyi "soykırım" diye niteliyor.

Pekin yönetimiyse iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunuyor.

Independent Türkçe, Guardian, New York Times


Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine dair üç senaryo

Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
TT

Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine dair üç senaryo

Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)

ABD arabuluculuğundaki ateşkes müzakerelerinden henüz sonuç çıkmazken, Rusya ve Ukrayna karşılıklı saldırıları sürdürüyor. 

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade ediliyor. Ukrayna içinse bu rakam 600 bin civarında. 

Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılıyor.

Wall Street Journal, bu yıl savaşın gidişatını değiştirebilecek üç senaryoyu inceledi.

Savaş sürecek, müzakereler devam edecek

Analize göre en muhtemel senaryo, görüşmelerin sonuçsuz kalırken savaşın 5. yılında da devam etmesi. 

Trump yönetimi, müzakereler kapsamında Donbas’ın geri kalanının Rusya’ya verilmesi halinde ateşkes sağlanabileceğini savunuyor ancak Kiev yönetimi toprak tavizine yanaşmıyor. 

Eski Ukrayna Savunma Bakanı Andriy Zahorodniyuk, “Ukrayna halkı, ABD öncülüğündeki görüşmelere büyük şüpheyle yaklaşıyor” diyor. 

Rusya'daki her askeri, endüstriyel ve siyasi gelişmenin savaşın süreceğini işaret ettiğini, Donbas’ın Moskova tarafından işgali tekrar başlatmak için kullanılabileceğini savunuyor. 

Ukrayna geri adım atacak

Yıllardır savaşan Ukrayna ordusunun gücünün nihayetinde tükenmesi de savaşın gidişatını belirleyecek olasılıklar arasında yer alıyor. 

Ukrayna ordusu, piyade açığını drone geliştirerek kapatmaya çalışsa da bu, Rusya’nın yıpratma taktikleri ve yoğun cephe saldırılarına karşı yeterli olmayabilir. 

Berlin merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Rusya Avrasya Merkezi'nin direktörü Alexander Gabuev, şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Yıpratma savaşları önce yavaş yavaş, sonra da aniden kaybedilebilir.

Askeri tarihçiler de I. Dünya Savaşı'nın sonunda Alman ordusunun, çatışmanın büyük bir bölümünde taktiksel üstünlüğüne rağmen yorgun düştüğünü hatırlatıyor.

Rusya saldırıları durduracak 

Analize göre Rus ekonomisi hem Batı yaptırımlarının hem de savaşın etkisiyle güçlük çekiyor.

Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik uzun menzilli saldırıları ve ABD’yle Avrupa’nın “gölge filoya” karşı aldığı önlemler de Kremlin’in enerji sektöründen elde ettiği gelirlere darbe vurdu. 

Rus iş insanları da savaşın ekonomiyi kötü etkilediğini, Moskova’yı parça tedariki ve petrol alımında Çin’e bağımlı hale getirdiğini söylüyor. 

Analizde, daha sıkı yaptırımlarla ekonomiye yük bindirilmesi halinde Rusya’nın savaşı uzatma kapasitesinin de zayıflayabileceği yorumu yapılıyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times


Trump, İran’da “rejim değişikliği” planlıyor

Trump, Basra Körfezi'ne "armada" gönderdiklerini söyleyerek, askeri yığınağın artırılacağı sinyalini vermişti (AFP)
Trump, Basra Körfezi'ne "armada" gönderdiklerini söyleyerek, askeri yığınağın artırılacağı sinyalini vermişti (AFP)
TT

Trump, İran’da “rejim değişikliği” planlıyor

Trump, Basra Körfezi'ne "armada" gönderdiklerini söyleyerek, askeri yığınağın artırılacağı sinyalini vermişti (AFP)
Trump, Basra Körfezi'ne "armada" gönderdiklerini söyleyerek, askeri yığınağın artırılacağı sinyalini vermişti (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da rejim değişikliği planladığı öne sürülüyor. 

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan ABD'li yetkililer, Washington'ın protestolardan sorumlu tuttuğu İranlı güvenlik kurumları ve komutanlara saldırı planladığını iddia ediyor. 

Bu saldırılarla protestoları kışkırtarak İran'da "rejim değişikliğinin önünü açacak koşulların oluşturulmasının" hedeflendiği savunuluyor. 

Yetkililer, İran'ın misilleme kapasitesini azaltmak için balistik füze tesislerine geniş çaplı saldırıların da masadaki seçenekler arasında yer aldığını söylüyor. Buna ek olarak uranyum zenginleştirilen nükleer tesislerin hedef alınabileceği aktarılıyor.

Diğer yandan kaynaklar, Beyaz Saray'ın askeri harekat da dahil henüz bir eylem planında karar kılmadığını belirtiyor. 

Trump, dünkü açıklamasında Tahran yönetimine nükleer anlaşma için müzakere çağrısı yapmış, herhangi bir saldırının hazirandaki askeri harekattan daha şiddetli olacağı tehdidinde bulunmuştu.

İran ve İsrail arasında Gazze savaşı nedeniyle tırmanan gerginlik haziranda sıcak çatışmaya dönüşmüştü. İsrail'in 13 Haziran'daki saldırısıyla başlayan çatışmalarda İran vakit kaybetmeden misilleme yapmıştı.

Çatışmalarda ABD'ye ait bombardıman uçakları İran'daki İsfahan, Fordo ve Natanz tesislerine 22 Haziran'da hava saldırısı düzenlemiş, operasyonda 14 "sığınak delici" GBU-57 bombası kullanılmıştı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen İranlı bir üst düzey yetkili, Tahran yönetiminin "hem çatışmaya hazırlandığını hem de diplomatik diyaloğu sürdürdüğünü" söylüyor.

Diğer yandan İsrailli bir üst düzey yetkiliyse Tahran yönetiminin sadece hava saldırılarıyla devrilemeyeceğine dikkat çekiyor: 

Rejimi devirmek istiyorsanız, asker göndermeniz gerekir.

Kaynak, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi durumunda Tahran yönetiminin onun yerine birini geçireceğini belirtiliyor. Yalnızca dış baskı ve ülke içinde örgütlenmiş bir muhalefetin birlikte hareket ederek rejimi yıkabileceğini savunuyor.

"İran hâlâ ölümcül bir güç"

Wall Street Journal'ın analizinde, olası bir saldırıya karşı İran'ın kuvvetli misilleme yapabileceği yazılıyor. 

Devrim Muhafızları'nın elinde İsrail'e ulaşabilecek yaklaşık 2 bin adet orta menzilli balistik füze ve önemli miktarda kısa menzilli füze stoku bulunduğu belirtiliyor. 

Washington merkezli düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı'nın İran programının kıdemli direktörü Behnam Ben Taleblu, "Tahran zayıf olabilir ancak füze gücü sayesinde hâlâ ölümcül bir güç" diyor. 

Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.

İran devleti eylemlerdeki can kaybına dair ilk açıklamayı 21 Ocak'ta yapmıştı. Güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu. 

Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 6 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 bin 486 kişinin gözaltına alındığını savunmuştu.

BBC'nin aktardığına göre eylemlerde yakalananlar, polis tarafından gözaltına alınma endişesiyle hastanelere tedavi olmaya bile gidemiyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, Times of Israel, BBC