İkinci dalgaya karşı alınan önlemler küresel çapta farklılık gösteriyor

Kısıtlamalara karşı protesto gösterisi düzenleyen Londralılar ile polis güçleri arasında çatışma yaşandı. (AFP)
Kısıtlamalara karşı protesto gösterisi düzenleyen Londralılar ile polis güçleri arasında çatışma yaşandı. (AFP)
TT

İkinci dalgaya karşı alınan önlemler küresel çapta farklılık gösteriyor

Kısıtlamalara karşı protesto gösterisi düzenleyen Londralılar ile polis güçleri arasında çatışma yaşandı. (AFP)
Kısıtlamalara karşı protesto gösterisi düzenleyen Londralılar ile polis güçleri arasında çatışma yaşandı. (AFP)

Yeni tip koronavirüse (Kovid-19) dair verilerin derlendiği Worldometer sitesine göre dünya genelinde virüs kaynaklı can kayıpları 1 milyonu aşarken vaka sayıları da hızla artmaya devam ediyor.
Avrupa ve bazı Arap ülkelerinin yanı sıra ABD’nin New York eyaletinde de vakalar tekrar artış gösterdi. Haftalarca süren sıkı kısıtlamaların ardından Avustralya’nın Victoria eyaletinde ise bulaşta gerileme başladı.
Avustralya’nın en büyük ikinci şehri olan Melbourne’de iki aydır yürürlükte olan 21.00 ila 05.00 saatleri arasındaki sokağa çıkma yasağı kaldırıldı.
Ancak kurallara aykırı davrandıkları belirlenen kişilere verilen bin 652 dolar olan para cezası yaklaşık 5 bin dolara yükseltildi.
Eyalette dün sadece 16 yeni vaka ve 2 ölüm kaydedilirken aktif vaka sayısı 30 Haziran’dan bu yana ilk kez 400’ün altına indi.
Victoria Eyalet Başbakanı Daniel Andrews, eyaletin başkenti Melbourne’de düzenlediği basın toplantısında, “Hiç kimsenin Victoria sakinlerinin yaptıklarını bozma ve salgını yayma hakkı yoktur” dedi.
ABD’de ise salgının merkez üssü olan New York’ta günlük vaka sayısı 5 Haziran’dan bu yana ilk kez bini aştı.
New York’ta restoranlar çarşamba gününden itibaren yüzde 25 kapasiteyle çalışacak.
Myanmar’ın ekonomik başkenti ve en büyük şehri olan Yangon’da görülen vaka artışı,  doktorların salgının önümüzdeki günlerde hızla yayılacağı yönündeki endişelerini artırdı.
İngiltere’deki önleyici kısıtlamalar ise protestolara neden oldu. Gösterilerde 4 polis yaralandı, 10 kişi de gözaltına alındı.
İspanya’nın başkenti Madrid’de geçen hafta bazı mahallelere getirilen kısıtlamalar genişletiliyor.
Bugünden itibaren yaklaşık 167 bin kişi daha evde kalacak. Bölge sakinleri sadece işe veya doktora gitmek ya da çocukları okula göndermek için dışarı çıkabilecek.
Kısıtlamalar bölgedeki bir milyondan fazla insanı kapsayacak şekilde genişletilmiş oldu.
Birleşik Krallık’ta ise Galler’in yarısı dünden itibaren tecrit altında. Bu da Cardiff ve Swansea sakinlerinin yalnızca iş veya eğitim için dışarı çıkabileceği anlamına geliyor.
Fransa’da bir grup doktor, ilkinden daha zor yönetilecek ikinci bir dalgadan kaçınmak için bu haftanın sonunda katı kısıtlamalar getirilmesi çağrısında bulundu.
Fransa Tabipler Birliği Ulusal Birlik Konseyi Başkanı Dr. Patrick Bouet, Le Journal du Dimanche gazetesine verdiği demeçte, “İkinci dalga düşündüğümüzden daha hızlı geliyor” uyarısında bulundu.
Sağlık Bakanı Olivier Veran’ın bu hafta yaptığı uyarıların yeterli olmadığını belirten Dr. Bouet, “Kendisi, değişikliğe gidilmemesi durumunda Fransa’nın tüm bölgelerinin üç ila dört hafta içinde büyük bir salgınla karşılaşacağını söylemedi” dedi.
Dr. Bouet, ikinci dalganın gelmesi halinde takviye için sağlık personeli bulunmayacağı ve Fransa’daki sağlık sisteminin tüm talepleri karşılayamayacağı konusunda da uyardı.
Marsilya ve Paris de dahil olmak üzere ülkede salgından en çok etkilenen bölgelerde uygulanan yeni kısıtlamalar halkın tepkisine neden oldu.
Ülkede dün 14 bin yeni vaka tespit edildi. Bu durum, geçtiğimiz perşembe ve cuma günlerinde kaydedilen yaklaşık 16 bin vaka ile karşılaştırıldığında hafif de olsa bir gerilemeye işaret ediyor.
Fransa’da virüsün ortaya çıkmasından bu yana en az 31 bin 700 kişi öldü.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünyanın daha güçlü hareket etmemesi halinde salgın kaynaklı ölümlerin iki milyona ulaşmasından endişe ediyor.
Virüse karşı geliştirilecek aşıların adil bir şekilde paylaşılmasına yönelik çağrılar artarken bütün ülkeler vatandaşları için yeterli dozda aşı almaya çalışıyor.
ABD, Fransa ve Japonya, ilk aşamada elde edilecek dozların yarısından fazlasını garanti altına alacak anlaşmalar yaptı.
ABD, 7,3 milyon vaka ve 209 bini aşkın ölü sayısı ile dünyada ilk sırada yer alırken onu 141 bini aşkın can kaybıyla Brezilya, 95 binden fazla kişinin öldüğü Hindistan, 76 binden fazla yaşam yitirildiği Meksika ve 42 bine yakın ölümün meydana geldiği İngiltere izliyor.



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.