Husilerin çocuklara yönelik 66 bin hak ihlali gerçekleştirdiği belgelendi

Husilerin Marib’e yönelik saldırısından kaçarak mülteci kampına sığınan bir ailenin çocukları. (AFP)
Husilerin Marib’e yönelik saldırısından kaçarak mülteci kampına sığınan bir ailenin çocukları. (AFP)
TT

Husilerin çocuklara yönelik 66 bin hak ihlali gerçekleştirdiği belgelendi

Husilerin Marib’e yönelik saldırısından kaçarak mülteci kampına sığınan bir ailenin çocukları. (AFP)
Husilerin Marib’e yönelik saldırısından kaçarak mülteci kampına sığınan bir ailenin çocukları. (AFP)

Husilerin Yemenliler üzerindeki baskısı ve hak ihlaleri hız kesmeden devam ediyor. Yemen İnsan Hak ve Özgürlükleri Ağı'nın yayınladığı insan hakları raporunda İran yanlısı Husi milislerin meşruiyete karşı gerçekleştirdiği darbe sonrası geçen yıla kadar çocuklara yönelik yaklaşık 66 bin hak ihlali gerçekleştirdiğine dair belgeler yer aldı. Raporda, 1 Ocak 2015 - 30 Ağustos 2019 tarihleri arasında darbeci Husi milisleri tarafından 65 bin 971 çocuk ihlali vakası kaydedildiği belirtildi.
Yemen İnsan Hak ve Özgürlükleri Ağı, ekiplerinin 17 valilikte Husilerin 79'u bebek olmak üzere çocukları hedef alan saldırılarında 3 bin 888 ölüme neden olduğunu belgelediğini duyurdu. Rapor, Husi milislerin çeşitli yerleşim bölgelerinde obüsler, Katyuşa roketatarları, havan topları ve tank mermileri gibi her tür silahla ve topçu bombardımanyla 656 çocuğu öldürdüğünü gözler önüne serdi.
Saha ekibi, Husilerin yerleştirdikleri mayınlar nedeniyle 291 çocuğun öldüğünü, 476 çocuğun da doğrudan ateş açılması sonucu yaşamını yitirdiğini bildirdi. Ayrıca milislerin kuşatması sonucu oksijen ve ilaç eksikliği nedeniyle kapanan hastaneler ve sağlık tesislerinin olmamasından dolayı 412 çocuğun öldüğünü aktardı.
Ayrıca Husi milislerinin sahada 12 çocuğu infaz ettiği  belgelediği vurgulandı. Bununla birlikte Husilerin cezaevlerinde 8 çocuğu işkence altında, 7 çocuğu da suikast ile öldürdüğü, 22 çocuğun da ezilme sonucu yaşamını yitirdiği
Raporda, Husi milisleri tarafından askere alınarak savaş cephelerine gönderildikten sonra silahlı çatışmalara katılan bin 721 çocuğun öldüğü bilgisi verildi. En fazla ölüm 896 çocukla Taiz vilayetinde meydana gelirken onu 398 ölümle Hacca valiliği, 377 ölümle Amran valiliği ve 362 ölümle Hudeyde izledi. Bu bölgeleri 276 ölümle başkent Aden, 258 ölüm ile Sana, 249 ölüm ile Sada ve 203 ölüm ile ed-Dali vilayeti takip etti.
Raporda, yaralanan çocuklarla ilgili yer alan bilgilerde 22 valiliğin 19'unda 157'si bebek olmak üzere 5 bin 357 çocuğun yaralandığı kaydedildi. Saha ekibi 317 çocuğun keskin nişancı ateşi ile, 456’sının da patlayan mayınlar sebebiyle yaralandığını belgeledi. Ayrıca yerleşim bölgelerinin bombalanması ve grubun mayın döşemesi sonucunda 321 çocuğun kalıcı olarak sakatlandığı vurgulandı.
Raporda, adam kaçırma ve gözaltına alma vakalarına da değinildi. Husilerin 43 bin 608 çocuğun yerinden edilmesine neden olmasının yanı sıra 16 valilikte 456 çocuğun tutuklanarak kaçırıldığı bildirildi. Raporda saha ekiplerinin Husilerin 14 yaşın altındaki 12 bin 341 çocuğu orduya aldığını ve milislerin zorla veya kandırma yoluyla bu eylemlerine hız kesmeden devam ettiğini belgelediği kaydedildi.
Söz konusu rapor, son yıllarda Yemen şehirlerinde ve köylerinde artan çocuk kaçırma olaylarını bir kez daha gözler önüne serdi. Aktivistler ve insan hakları örgütleri, Husi grubunu çocukları kaçırmakla ve grubun fikirlerini empoze ederek cepheye yollamadan önce silah kullanımı konusunda eğitmek için gizli yerlere götürmekle suçluyor. Sana'daki Husi grubuna muhalif bir güvenlik kaynağı daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada "Husi grubunun Önleyici Güvenlik Servisi bünyesinde kendisine bağlı hücreler oluşturduğunu ve amacın kendilerine hizmet etmeleri için çocukları ve ergenleri evlerinin yakınından, okuldan çıkarken veya mağazalara giderken ‘avlamak’ olduğunu” aktarmıştı.
Grubun baskısına uğramak korkusuyla adını vermek ismeyen kaynağa göre milislerin kontrolündeki şehirlere dağılmış halde olan bu hücrelerin üyeleri, kaçırılan her çocuk için 500 dolar alıyor.
İbb vilayetinden (Sana'nın 170 km güneyinde) insan hakları alanında çalışmalar yürüten kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada çocuk kaçırma olgusunun son haftalarda arttığını bildirmişti. Binlerce çocuğun sokaklardan ve okullardan aniden kaybolduğu ve daha sonra bazılarının savaş cephelerinde veya Husi milislerinin hapishanelerinde görüldüğü kaydedildi.
İnsan hakları raporunda Zimar, Hacca, el-Mahvit ve Rayima valiliklerinde son iki yıl içinde onlarca çocuğun ortadan kaybolduğu bilgisine yer verildi. Bu çocukların birçoğunun daha sonra Husi eğitim kamplarına götürüldükleri ve ardından ön saflarda savaşmaya zorlandıkları vurgulandı.
Yemen ordu güçleri bir süre önce Husi saflarına katılan onlarca çocuğu  milislerinin kontrolündeki bölgelerdeki ailelerine iade etmeden önce Ma'rib valiliğinde rehabilitasyona tabi tutmuştu. Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryan daha önceki açıklamalarında darbeci grubun çocukları askere alma operasyonlarını iki katına çıkardığı ve ağır insani kayıplarını telafi etmek için onları savaş cephelerine göndermeye devam ettiği konusunda uyarıda bulunmuştu.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.