Koronavirüsün ortaya çıktığı Vuhan'da mayıs ayından bu yana vaka görülmüyor

 Pekin’de akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk. (AFP)
Pekin’de akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk. (AFP)
TT

Koronavirüsün ortaya çıktığı Vuhan'da mayıs ayından bu yana vaka görülmüyor

 Pekin’de akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk. (AFP)
Pekin’de akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk. (AFP)

Çin’in orta kısmında yer alan Vuhan’da yapılan bir araştırmada şehir sakinlerinin, salgının ortaya çıkmasından bu yana 9 ay geçmesine rağmen halen koronavirüsün küresel etkilerinin sürmesi nedeniyle oldukça üzgün olduğunu gözler önüne serdi.
Zira Vuhan’da ortaya çıkan koronavirüs dünya genelinde bir milyondan fazla kişinin ölmesine yol açtı.
AFP’nin haberine göre şehrin facia karşısında gösterdiklerin kararlılıktan duyduğu gurur, dünyanın diğer yerlerinde artan ölüm vakalarıyla kedere dönüşüyor.
Vuhan’da yaşayan bilim insanı Hu Lingquan, “Ölü sayısı bir milyona ulaştı. Dünya nüfusunun toplam sayısı açısından ele alacak olursak bu fazla değil” dedi. Hu Lingquan, AFP’ye verdiği demeçte “Ancak, konu insanların hayatlarıyla ilgili ve herkesin bir ailesi var” dedi.
Dün hayatın neredeyse normal şekilde devam ettiği şehirde, yoğunluğun oldukça fazla olduğu vakitte okula giden çocuklar anne babalarının ellerini tutmuyorlardı.
Dünya genelinde bir milyonu aşan ölü sayısına rağmen Londra, Madrid ve Melbourne gibi şehirlerde karantina tedbirlerinin yeniden yürürlüğe konmasına karşı direniş devam ediyor.
Çin, virüse ve hayatın her alanında neden olduğu krize karşı kazandığı zaferi kutluyor.
Aylarca alınan tam karantina tedbirleri, uygulanan kitlesel testler, enfekte vakalar ve temasta oldukları kişilerin izlenmesiyle salgının tamamen ortadan kalkmasından sonra, fabrikalar yeniden açıldı. Tüketicilerin mağazalara geri dönmesiyle ekonomi de toparlamaya başladı.
Virüsün dünya ülkelerine yayılmasının başlangıç noktası olan Vuhan şehri ekonomik toparlanmasını, yüzme havuzlarındaki kalabalık partilerle, yeniden açılan parklarla ve hareketli eğlence mekanlarıyla kutladı.
Ancak AFP’nin yaptığı araştırmaya göre Vuhan sakinlerinin ve yetkililerinin övündükleri bu sahneler, halen salgını durdurmaya ve ekonomik yansımalarını kontrol altına almaya çalışan dünyanı diğer bölgelerinde kötü bir şekilde karşılanıyor. Araştırmaya göre koronavirüs salgınından Çin’in sorumlu tutulmasını isteyen sesler giderek daha net şekilde duyuluyor.
11 milyon nüfuslu şehirde koronavirüs salgının şiddeti 503 bin 340 enfeksiyon ve 3 bin 869 ölüm vakasının kaydedilmesiyle fark edildi. Bu veriler, Çin genelindeki en büyük vaka ve ölüm olarak kayıtlara geçti.
Ancak Vuhan’da mayıs ayından bu yana yeni vaka kaydedilmedi. Şehirdeki birçok kişi şu an Çin’in şimdiye kadar başarılı bir şekilde ortadan kaldırmış gibi göründüğü salgına verilen küresel tepkiyi sorguluyor.
Pekin yönetimi ayrıca virüsün kökeni konusunda da şüpheler uyandırdı. Bu durum, hastalığa “Çin virüsü” adını veren Donald Trump başkanlığındaki ABD yönetiminin başı çektiği, salgından en çok etkilenen ülkelerin tepkisine neden oldu.
Hu Lingquan, bu duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede “Bakış açısına gör ülke kötü bir performans sergiledi. Çin muhtemelen bunun ne kadar tehlikeli olduğunun gerçekten farkına varamadı” dedi.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), etkili bir aşı bulunup tüm dünya ülkelerine dağıtılıncaya kadar salgının can almaya devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.
Vuhan sakinlerinden Guo Jing, “Salgın başladığında ölü sayısının bu kadar yüksek olabileceğin tahmin edememiştim. Ölü sayısı birçok kişinin beklentilerini aştı ve vakalar artmaya devam ediyordu” açıklamasında bulundu.
Ancak adı bu söz konusu virüs salgınıyla özdeşleşen şehirde halk, Çin’de salgın tehlikesi henüz tam olarak son ermediği halde gevşek davranmaya devam ediyor. Pazartesi günü bir hafta sürecek olan tatilin başlangıcından önce Vuhan’daki ticari bölgelerde toplanan çok sayıda kişinin ağızlarını ve burunlarını kapatmak yerine maskeleri çenelerinin altına taktıkları görüldü. Medya çalışanı -An An, AFP’ye yaptığı açıklamada  “Wuhan’da hayat yeniden başladı, Burada herkes kendisini rahat hissediyor” ifadelerini kullandı.



Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili: Lübnan’dan Kıbrıs’a İHA’lar fırlatıldı, sorumlular araştırılıyor

 Hizbullah’ın Mayıs 2023’te Güney Lübnan’daki Aramta beldesinde düzenlediği askerî tatbikat kapsamında sergilediği bir insansız hava aracı (Arşiv – AP)
 Hizbullah’ın Mayıs 2023’te Güney Lübnan’daki Aramta beldesinde düzenlediği askerî tatbikat kapsamında sergilediği bir insansız hava aracı (Arşiv – AP)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili: Lübnan’dan Kıbrıs’a İHA’lar fırlatıldı, sorumlular araştırılıyor

 Hizbullah’ın Mayıs 2023’te Güney Lübnan’daki Aramta beldesinde düzenlediği askerî tatbikat kapsamında sergilediği bir insansız hava aracı (Arşiv – AP)
 Hizbullah’ın Mayıs 2023’te Güney Lübnan’daki Aramta beldesinde düzenlediği askerî tatbikat kapsamında sergilediği bir insansız hava aracı (Arşiv – AP)

Şarku’l Avsat’a konuşa Lübnanlı bir yetkili bugün (Pazartesi) Lübnan’dan Kıbrıs’a doğru insansız hava araçları (İHA) fırlatıldığını doğruladı. Yetkili, olaya karışanları takip edildiği belirttildi.

Öte yandan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin Kıbrıs’a İHA’ları engellemeye yönelik kabiliyetlerle donatılmış helikopterler gönderme kararı aldığını, ayrıca hava savunma kapasitesine sahip “Dragon” adlı destroyeri bölgeye konuşlandıracaklarını açıkladı.

Kıbrıs makamları daha önce, İran yapımı İHA’ların adadaki bir İngiliz askerî üssünü hedef aldığını ve bunlardan birinin pistte hasara yol açtığını bildirmiş, operasyonun arkasında Hizbullah’ın olabileceği değerlendirmesinde bulunmuştu.

Hizbullah İHA’ların fırlatılmasına ilişkin herhangi bir sorumluluk üstlenmezken, üst düzey bir Lübnanlı yetkili, İHA’ların Lübnan topraklarından fırlatıldığını teyit etti. Yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, soruşturmaların başlatıldığını ve faillerin kimliğine ilişkin bazı ipuçlarına ulaşıldığını söyledi. Lübnan’ın “olaya karışanları takip ettiğini, yakalayarak yargıya sevk etmek için çalıştığını” ifade etti.

Bu güvenlik hamlesinin, Bakanlar Kurulu kararlarının uygulanmasına yönelik diğer adımların bir parçası olduğu belirtiliyor. Söz konusu kararlar, Lübnan topraklarında silahın devlet tekelinde toplanması, savaş ve barış kararının yalnızca devlet tarafından alınması ve ülkenin kardeş ya da dost ülkelere karşı bir tehdit platformuna dönüştürülmemesini öngörüyor.

Bu çerçevede bir yargı kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Yargıç Claude Ghanem’in, pazar gecesi yarısını pazartesiye bağlayan saatlerde Lübnan topraklarından İsrail’e doğru roket ve İHA fırlatanlar hakkında adlî talimatlar verdiğini bildirdi. Güvenlik birimlerinin tüm kollarıyla soruşturmalara başladığı ve aranan kişilerin kimliklerinin tespit edilerek yakalanmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğü kaydedildi.


Kaynaklar Şarku’l Avsat’a konuştu: İranlı yetkililer ile Hamas ve Cihad liderleri arasındaki iletişim koptu

İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Ağustos 2024’te Tahran’da hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Heniyye için düzenlenen cenaze töreninde, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın solunda ve önde gelen İranlı askerî yetkililerle birlikte görülüyor (Reuters)
İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Ağustos 2024’te Tahran’da hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Heniyye için düzenlenen cenaze töreninde, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın solunda ve önde gelen İranlı askerî yetkililerle birlikte görülüyor (Reuters)
TT

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a konuştu: İranlı yetkililer ile Hamas ve Cihad liderleri arasındaki iletişim koptu

İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Ağustos 2024’te Tahran’da hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Heniyye için düzenlenen cenaze töreninde, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın solunda ve önde gelen İranlı askerî yetkililerle birlikte görülüyor (Reuters)
İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Ağustos 2024’te Tahran’da hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Heniyye için düzenlenen cenaze töreninde, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın solunda ve önde gelen İranlı askerî yetkililerle birlikte görülüyor (Reuters)

İsrail–ABD’nin İran’daki askeri ve güvenlik yetkililerine yönelik operasyonları, Devrim Muhafızları bünyesinde Filistin dosyasından sorumlu isimlerle, Filistinli fraksiyonların farklı kademelerdeki liderleri arasındaki iletişimin kesilmesine yol açtı.

Filistinli fraksiyonlara yakın kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre, Devrim Muhafızları içinde, gerek Kudüs Gücü gerekse Filistinli gruplarla doğrudan temas ve koordinasyon yürüten bazı birimlerde görevli isimlerle irtibat, İsrail–ABD saldırılarının başladığı geçen cumartesi gününden bu yana kesilmiş durumda. Bu durum özellikle Hamas ve İslami Cihad hareketlerini etkiliyor.

Söz konusu kaynaklara göre, Devrim Muhafızları’ndaki bu komutanların suikasta uğrayıp uğramadıkları ya da güvenlik prosedürleri kapsamında tedbir uygulayıp uygulamadıkları konusunda herhangi bir bilgi bulunmuyor. Ancak bazı isimlerin, geçen haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaş sırasında farklı yöntemlerle mesaj ilettiği belirtiliyor.

dfervgrt
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensubu savaşçılar, 20 Şubat 2025’te Han Yunus’ta (DPA)

Kaynaklar, “Normalde mesajlar şifreli yollarla, ya elektronik ortamda ya da başka yöntemlerle iletilirdi. Bu savaşın başlamasından bu yana herhangi bir mesaj alınmadı” ifadelerini kullandı.

Devrim Muhafızları’nda Filistin dosyasından sorumlu yetkililer, fraksiyonlara mali ve askeri destek sağlanmasında temel rol oynuyor. Bu isimler, birinci düzeyde siyasi ve askeri liderlerle, zaman zaman da ikinci kademe isimlerle sürekli temas halinde bulunarak, yaşanması muhtemel ya da fiilen gerçekleşmiş gelişmelere ilişkin plan ve senaryolar üzerinde çalışıyordu.

vfol
İslami Cihad Hareketi’nin silahlı kanadı Kudüs Tugayları’na bağlı iki unsur, geçen mart ayında Gazze Şeridi’nde bir tünelin girişinde nöbet tutarken (Getty)

Aynı kaynaklara göre İran, geçen haziran ayında İsrail tarafından öldürülen ve “Hacı Ramazan” lakabıyla bilinen Said İzzedi’nin yerine, Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü bünyesinde Filistin dosyasına yeni bir isim atadı. Yeni komutanın tasfiye edilmesi ihtimaline karşı iki yardımcının da görevlendirildiği, ancak söz konusu isimlerin de bu süre zarfında Tahran tarafından finanse edilen Filistinli fraksiyonların yetkilileriyle herhangi bir temas kurmadığı aktarıldı.

Derinleşen kriz

Filistinli fraksiyonlar, özellikle İslami Cihad ile Direniş Komiteleri, Mücahidin Tugayları ve Gazze’de faaliyet gösteren bazı küçük silahlı gruplar, son aylarda ciddi bir mali kriz yaşıyor. Şarku’l Avsat’ın daha önce ortaya koyduğu üzere, İran desteğinin yaklaşık 7 aydır büyük ölçüde azalması, bu krizin temel nedeni olarak gösteriliyor.

İsrail–ABD saldırıları öncesinde, söz konusu fraksiyonların üst düzey kaynakları, bunun üzerlerinde tam kapsamlı etkiler doğurmasından endişe duyduklarını dile getirmiş, İran rejiminin çökmesi halinde desteğin geri dönmemek üzere kesileceği uyarısında bulunmuştu.

Hamas farklı finansman kaynaklarına sahip olmakla birlikte, İslami Cihad ve diğer bazı gruplar neredeyse tamamen İran desteğine bağımlı durumda. Bu durum, mensuplarının maaş ödemelerini doğrudan etkilerken, bazı yapıların ciddi biçimde zayıflaması hatta dağılması ihtimalini gündeme getiriyor.

Lübnan’daki suikast

Öte yandan, İslami Cihad kaynakları Şarku’l Avsat’a, hareketin silahlı kanadı Kudüs Tugayları’nın Lübnan’daki komutanı Edhem el-Osman’ın pazartesi günü Beyrut’un güney banliyösünde İsrail tarafından düzenlenen saldırıda öldürüldüğünü doğruladı.

Kaynaklara göre el-Osman, Hizbullah’a ait ve parti tarafından güvenli kabul edilen, güvenliği doğrudan örgüt tarafından sağlanan bir dairede bulunuyordu. Saldırıda, aralarında Hizbullah’a bağlı güvenlik unsurlarının da bulunduğu birkaç kişi daha hayatını kaybetti.

dfvgthy
Beyrut’un güney banliyösünde İsrail bombardımanının yol açtığı hasar (AFP)

İsrail’in el-Osman’ın söz konusu adreste bulunduğuna dair kesin istihbarata sahip olup olmadığı ya da hedefi doğrudan Hizbullah’a ait bir nokta olarak mı vurduğu bilinmiyor. İsrail ordusunun suikastı duyurmasının, İslami Cihad’ın taziye açıklamasından saatler sonra gelmesi dikkat çekti.

İslami Cihad unsurları, destek sırasında Hizbullah ile birlikte İsrail sınırında saldırılara katılmış, hareketin hayatını kaybeden bazı mensuplarının Suriye’den Beyrut’a geçtiği belirtilmişti.


İran savaşının kapsamı genişlerken Trump: Diyalog için artık çok geç

İran savaşının kapsamı genişlerken Trump: Diyalog için artık çok geç
TT

İran savaşının kapsamı genişlerken Trump: Diyalog için artık çok geç

İran savaşının kapsamı genişlerken Trump: Diyalog için artık çok geç

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik hava harekâtının kapsamı genişlerken, çatışmaların ne zaman sona ereceğine dair bir işaret görülmüyor. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetiminin müzakere talebinde bulunduğunu ancak “artık çok geç olduğunu” söyledi.

İsrail ordusu, İran’ın çeşitli bölgelerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını duyurdu. Açıklamada, Tahran’da İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi ile Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi binasının hedef alındığı belirtildi.

Lübnan cephesinde ise İsrail ordusu, güneyde stratejik noktalarda konuşlandığını açıkladı. Bir Lübnanlı yetkili de İsrail güçlerinin sınır hattının bazı kesimlerinden içeri doğru sızma operasyonları gerçekleştirdiğini ifade etti.