Cezayir, ‘askeri varlık değil, teknik işbirliği’ konusunda AFRICOM ile görüşüyor

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, AFRICOM liderini karşıladı (Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, AFRICOM liderini karşıladı (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cezayir, ‘askeri varlık değil, teknik işbirliği’ konusunda AFRICOM ile görüşüyor

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, AFRICOM liderini karşıladı (Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, AFRICOM liderini karşıladı (Cumhurbaşkanlığı)

Atıf Katadre
ABD Afrika Komutanlığı’nın (AFRICOM) idari karargahının Almanya dışındaki bir yere taşınması ve AFRICOM’un yeni karargahının Libya’da olacağı beklentileri çerçevesinde Cezayirli yetkililer, bu komutanlığın Afrika kıtasındaki herhangi bir doğrudan varlığını reddettiklerini açıkladı. Yetkililer, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon), kuvvetlerini ABD’ye çağırması halinde istihbarat işbirliğinin güçlendirilmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Yeni karargah
Almanya’da bulunan ABD kuvvetlerinin bilinmeyen bir yere hareketine ilişkin Pentagon’da sunulan birkaç senaryo karşısında AFRICOM Komutanı Stephen Townsend, Cezayir öncesinde Libya ve Tunus’a yönelik turunun boyutlarına değindi.
ABD’li General, geçen çarşamba günü Libya ve finansal meselelere ve sözde terör örgütlerini zayıflatma projesinde işbirliği fırsatlarına ilişkin istişarelerin bir parçası olarak Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Said Şangariha tarafından karşılandı. Yetkilinin söz konusu ziyareti, bir AFRICOM liderinin 2018 yılından bu yana Cezayir’e gerçekleştirdiği ilk ziyaret oldu.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Cezayir, uzun bir süredir doğrudan askeri güçler kurma projesinde belirtilen pozisyonuna rağmen, Afrika’daki ABD kuvvetleriyle dostane ilişkiler yürütüyor. Cezayir, tavrını da Afrika Birliği’ne (AfB) ihraç etmeye çalışıyor.

Cezayir
Cezayir medyası önünde yapılan ziyarete ilişkin söylenenlerden bağımsız olarak Cezayir,Pentagon’un ABD güçlerini Almanya’dan henüz belirlenmemiş bir varış noktasına ‘taşıma’ planları kapsamında gerçekleştirilmeye yakın yeni faktörlerin varlığına rağmen, AFRICOM’a dair aynı tavrını korudu.
Washington’un Cezayir Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamaya göre AFRICOM lideri, “Bu ilişkiyi güçlendirmek bizim için çok önemli. Cezayir, terörizmle mücadelede kararlı bir ortaktır. Şiddet yanlısı radikal örgütleri ve kötü niyetli faaliyetleri zayıflatır. Bölgesel istikrarı teşvik etmek karşılıklı bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Cezayir’e gelince, ABD’lilerin, en azından cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları yayınlanana kadar Güney Avrupa’da diğer seçeneklerle birlikte Libya seçeneğini sunmaları pek olası değil. AFRICOM’u Almanya dışına taşıma kararı, mevcut Başkan Donald Trump’ın tercihidir.
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Profesörü İdris Atiyye, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “ABD, Cezayir’in özellikle de Sahel bölgesinde, Kuzey Afrika bağlamında ve Akdeniz havzasında terörizmle mücadeledeki rolünü büyük ölçüde takdir etmektedir. Bu ziyaretin birkaç boyutu vardır. Bunlardan ilki ABD’nin AFRICOM liderliğini Almanya Stuttgart’tan Afrika’ya devretme arzusudur” dedi.
Atiyye, “Bu öneri, Cezayir’in algısına ve ABD ile ilişkilerine dahil edilmemiştir. Çünkü Cezayir’in tavrı, bu konuda geleneksel ve nettir. Komşu ülkelerde ve genel olarak Afrika’da yabancı üslerin varlığını reddeder. Bu nedenle ziyaret, askeri işbirliğinin bir parçasıdır. Cezayir’in açık ve iltihaplı sınırlardan mustarip olması sonrasında inandığı ve tercih ettiği, güvenlik birimleri açısından faydalı olduğu için istihbarat işbirliğine yöneldiği ve arzuladığı bir ilkedir” ifadelerini kullandı.

Uluslararası güç
İdris Atiyye, AFRICOM komutanının Cumhurbaşkanı veya Genelkurmay Başkanı tarafından karşılanmasının, kendisiyle işbirliği çerçevesinde geldiğini vurgularken, “Bu durum, Cezayir’in bazı konularda pozisyonunu etkilemiyor. Çünkü 2007 yılından beri Cezayir, AFRICOM’un Afrika kıtasındaki varlığını kabul etmiyor. Genellikle Washington adına askeri görevler üstlenmeyi reddediyor. Cezayir Dışişleri Bakanlığı tarafından savunulan üçlü güvenlik, kalkınma ve egemenlik çerçevesinde daima eşitlik ilkesini tesis ediyor” dedi.
Çarpıcı olan şey, Afrika kıtası ile ilişkilerde meydana gelen yeni uluslararası faktörlerdir. Bu çerçevede ABD’nin Afrika’ya yönelmesinin kalıcı bir nedeni olduğunu söyleyen Atiyye, “Bu, Çin, Rusya, Türkiye, İsrail veya Brezilya’nın varlığı başta olmak üzere birkaç uluslararası tarafın şu anda bu kıtada yer almasıdır” ifadelerini kullandı. İdris Atiyye, “Aynı şekilde ABD Başkanı Donald Trump’ın aradığı tamamen pragmatik bir boyuta sahip iç unsur olan ABD başkanlık seçimlerinin yaklaşmasıdır” dedi.

Genelkurmay Başkanının mesajı
Washington’un bu alanda önderlik ettiği uluslararası önerilerle pek tutarlı olmayan yerel bir yaklaşıma göre Cezayir’in terörle mücadelede bölgesel rolünden geri adım atmama arzusu artık gizli bir mesele değil. Bu çerçevede gözlemciler, Genelkurmay Başkanı’nın AFRICOM komutanını karşılaması sonrasında yaptığı açıklamaya değinirken, Cezayir’in bir noktada kimsenin desteği olmadan terörü yendiğini belirtti.
Atiyye, “Şangariha, dünyaya AFRICOM komutanı aracılığıyla Cezayir’in terörle mücadelede entegre bir okul olduğunu, bu alanda dersler verebileceğini ve herhangi bir yardıma ihtiyaç duymadığını belirtti. İstihbarat işbirliğini memnuniyetle karşılama karşılığında diplomasi dilinde bu, doğrudan insani varlığının reddedilmesidir. ABD, geçmişte Cezayir’e terörizmle savaşmak için, gece görüş cihazları da dahil olmak üzere birkaç gelişmiş ekipman sağlamayı reddetti. 1990’larda Cezayir’in dünyada kanlı terör saldırılarına mustarip tek ülke olduğu söylenebilir. Bugüne kadar devam eden psikolojik zararın yanı sıra yaklaşık 250 bin mağdur ve yaklaşık 500 milyar dolarlık maddi kayıptan bahsediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Afrika güvenlik politikalarında öğretim görevlisi İsmail Hayuni, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada “AFRICOM, karargahı hususunda net bir kararın bulunmaması ve bu kuvvetleri Almanya’dan ABD’ye geri çekme olasılığı nedeniyle çeşitli seçenekleri incelemektedir. Büyük olasılıkla bölgesel güçlerin terörizmle mücadeleyi devralma istekleri ve şartları hakkında nabzını tutmaya çalışacaktır” ifadelerini kullandı.
Hayuni, “Cezayir, genellikle teknik ve istihbarat işbirliğine dayalı bir yaklaşım önerir. AfB’nin Barış Konseyi’ne ve Afrika Terörle Mücadele Araştırmaları Merkezi’ne bağlı birkaç çağrı merkezi vardır. Ama bununla birlikte mekanizmalar yavaştır ve özellikle Afrika kıtası ülkeleri arasında aranan isimlerin takibi ve teslimi gibi gerekli imkanlardan yoksundur. AFRICOM ve Rusya arasında Libya hususunda yeni anlaşmazlıklar olduğu için Cezayir’in, kendisini müttefiki Rusya ile çatışmaya sokacak bir rolü kabul edeceğini sanmıyorum. Bu nedenle Cezayir ve Washington arasındaki işbirliği, en az on yıldır olduğu gibi aynı kalacaktır” açıklamasında bulundu.



İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
TT

İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)

Gazze Şeridi’nin içinden ve dışından dört Hamas kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptıkları ayrı açıklamalarda, üç hafta önce gerçekleştirilen ilk turda sonuç alınamamasının ardından, hareketin Gazze Siyasi Büro Başkanı seçimi için planlanan ikinci turun durdurulduğunu açıkladı.

Kaynakların ifadeleri, ilk turun ‘oy hakkına sahip kişilerin boş oy kullanması nedeniyle sonuçlanamadığı’ yönünde birleşti. Bu durumun, geçtiğimiz mayıs ayında Siyasi Büro Genel Başkanı seçimi sırasında yaşanan ve Halid Meşal’e karşı Halil el-Hayye’nin galibiyetiyle sonuçlanan ikinci tur seçimdeki sürecin bir tekrarı olduğu belirtildi.

Gazze ve yurt dışından üç kaynak, Gazze’deki Hamas bürosu liderliği için yapılacak ikinci turun durdurulmasının; yurt dışında ikamet eden Nizar Avadallah ile Gazze’de bulunan Ali el-Amudi (her ikisi de Siyasi Büro üyesi) arasındaki yarışta, Avadallah’ın ikinci turda uygulanan bazı prosedürlere itiraz etmesi üzerine gerçekleştiğini aktardı.

vfbgf
Hamas hareketinin askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim 2023’teki saldırı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)

Gazze dışındaki dördüncü kaynak ise ‘seçimlerin geçici olarak dondurulmasına ve açıklanmayan bazı düzenlemelerin ardından yakın zamanda tamamlanmasına yol açan başka görüş ayrılıklarının da bulunduğunu’ ifade etti. Kaynak, bu durumun ‘hareket içindeki her seçim sürecini düzenleyen yasa ve tüzükler çerçevesinde doğal bir süreç olduğunu’ değerlendirmesinde bulundu.

Bazı kaynaklar, seçimin ertelenmesini kısmen ‘güvenlik durumuna, Gazze Şeridi’nin içinden geçtiği süreç ile savaş sonrası seçim gerçekliğiyle başa çıkma koşullarına’ bağladı. Bir diğer kaynak ise seçimlerin ‘İsrail’in seçimlere veya diğer faaliyetlere katılan kişilere ulaşmayı amaçlayan yoğun istihbarat takibi altında yürütüldüğüne’ dikkat çekerek, tüm bu nedenlerin mevcut duruma yol açan hukuki açıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti.

Beyaz kağıtlar neden geri geldi?

Yine boş oy kullanılmasına ilişkin olarak Gazze içindeki iki kaynak, bu durumun doğal olduğunu, adayların fikir ayrılıklarından ve izleyecekleri yaklaşımın bazı üyelerce mevcut dönem için uygun görülmemesinden kaynaklandığını; nitekim genel seçimlerde de benzer bir tablonun yaşandığını belirtti.

Kaynaklar, Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye’nin adaylardan Ali el-Amudi veya Nizar Avadallah’ı destekleyip desteklemediğine dair bilgi vermedi.

Hamas, 7 Ekim 2023’te İsrail’in Gazze sınırındaki mevzilerine ve yerleşim yerlerine yönelik başlattığı ve İsrail’in uzun süreli, kesintisiz bir savaş açmasına yol açan saldırıların ardından, 1987’deki kuruluşundan bu yana en karmaşık süreçten geçiyor.

Ali el-Amudi hakkında ne biliyoruz?

Geçtiğimiz aralık ayında Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, eski bir tutuklu ve Siyasi Büro üyesi olan, savaştan önce de hareketin medya dairesi sorumluluğunu yürüten el-Amudi’nin; Hamas’ın hayatını kaybeden lideri Yahya Sinvar’a yakın ve çoğu Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta ikamet eden bazı isimlerle birlikte Gazze’deki hareketin yönetimiyle görevlendirilmesinin ardından, Gazze Şeridi Siyasi Büro Başkan Vekilliği görevini üstlendiğini aktarmıştı.

2011 yılındaki İsrail askeri Gilad Şalit takas anlaşmasıyla serbest bırakılan el-Amudi, yaklaşık bir yıldır Gazze’nin yönetiminde merkezi ve kilit bir figür haline gelmişti. İsrail hapishanelerindeki tutukluluk süreçlerinde ve serbest kaldıktan sonra Sinvar’a oldukça yakın isimler arasında yer alan el-Amudi, birçok toplantı ve etkinlikte de kendisine eşlik etmişti. Gazze’nin yönetimi için el-Amudi’nin görevlendirilmesi uzlaşı ve istişare yoluyla gerçekleşmiş, ancak o dönemde bazı kaynaklar bu adımı iç tüzüğün etrafından dolaşma olarak değerlendirmişti. Gazze’deki iç seçimlerin yapılması da bu durumla açıklanıyor.

Geçtiğimiz dönemde el-Amudi’nin Gazze’de aldığı kararlar, yaptığı değişiklikler ve bazı yetkilileri görevden alması geniş tartışmalara yol açmış, Gazze’deki yerel lider kadro arasında huzursuzluk yaratmıştı. Bu durum, yurt dışındaki bazı Siyasi Büro üyelerinin müdahale ederek krizleri çözme arayışına girmesine neden olmuştu.

Nizar Avadallah hakkında ne biliyoruz?

Nizar Avadallah, Hamas’ta 2004 sonlarından 2007 başlarına kadar olan dönemde Siyasi Büro yönetimini gizlice yürüten tarihi kuşak liderleri arasında yer alıyor. Avadallah, Şalit takası müzakerelerinin sorumluluğunu üstlenmesinin yanı sıra son savaştaki müzakerelerde aktif ve önemli bir rol oynamış; hareketin 2007’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından çeşitli başkentlerde yürütülen Filistin uzlaşma turlarında da kritik görevler üstlenmişti.

Avadallah, Hamas’ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin, Abdulaziz Rantisi ve hareketin birinci kuşak diğer tarihi liderleriyle oldukça yakın bir ilişkiye sahipti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde ikamet eden ve evi daha önceki savaşlarda birkaç kez bombalanan 68 yaşındaki mimar Avadallah’ın yıldızı bu süreçte parladı.

2021 yılında düzenlenen son iç seçimlerde Gazze Şeridi Siyasi Büro liderliği için Yahya Sinvar ile yarışan Avadallah, o dönemde yapılan ikinci tur seçimlerin ardından liderliği Sinvar’a kaybetmişti.


Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
TT

Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)

Fas’ta çarşamba günü gerçekleştirilen parlamento seçimleri, parlamentoda yeni bir siyasi tablo ortaya çıkardı. “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi (PAM) birinci sıraya yükselirken, 2021 seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında “Ulusal Bağımsızlar Birliği” (RNI) ve “İstiklal” Partisi geriledi. Buna karşılık “Adalet ve Kalkınma Partisi” (PJD) güçlü bir dönüş yaparak yeniden siyasi gündemin ön sıralarına çıktı.

Sonuçlara göre “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi 97 sandalye kazanırken, onu 66 sandalyeyle “Ulusal Bağımsızlar Birliği”, 65 sandalyeyle “İstiklal” Partisi ve 54 sandalyeyle “Adalet ve Kalkınma Partisi” izledi. Kalan sandalyeler ise “Halk Güçleri Sosyalist Birliği”, “Halk Hareketi”, “İlerleme ve Sosyalizm Partisi” ile “Anayasal Birlik” arasında dağıldı. Seçime katılım oranı yüzde 38,02 olarak gerçekleşti.

Oylama başlamadan önce de “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi içerisinde, bir sonraki hükümetin başbakanlığı konusunda gayri resmi tartışmalarda iki isim öne çıkmıştı: Fouzi Lekjaa ve Fatima ez-Zehra el-Mansuri.


Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
TT

Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)

Yemen hükümet güçleri, Taiz cephesindeki Hayfan ve El-Mukatira bölgelerinde Husilerin, Hicet el-Abd yoluna yaklaşmayı amaçlayan girişimlerini püskürttü. Söz konusu girişimlerin, Taiz vilayetini güney bölgelerinden ayırarak, Aden’e uzanan güzergâhı kesmeyi hedeflediği belirtildi.

Hükümet güçleri, stratejik öneme sahip yolun güvenliğinin sağlandığını ve vatandaşlar ile yolcuların ulaşımının yeniden başladığını açıkladı. Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili, Taiz ve Tur el-Baha eksenlerindeki birlikler ile “Devler Tugayları”nın, Halk Direnişi’nin desteğiyle sızma girişimlerini püskürttüğünü ve saldıran unsurları geri çekilmeye zorladığını belirtti. En-Nezili, Husilerin insan gücü ve maddi kayıplar verdiğini ifade etti.

Hayfan ilçesinde hükümet güçleri, Husilerin El-Ahkûm bölgesine yönelik saldırısını püskürtürken, El-Mukatira’daki El-Eşbut ve Hicet el-Abd bölgelerinde de yola yaklaşmaya ve yol yakınındaki mevzilere konuşlanmaya çalışan unsurlarla çatışmalar yaşandı.

Öte yandan Yemen’de meşru hükümete destek koalisyonu güçleri, dün Husilerin Suudi Arabistan yönüne fırlattığı 6 balistik füzeyi önleyerek imha etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre füzeler, Taif ve Yanbu kentlerini hedef aldı. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, Husileri uyararak, terör operasyonlarını artırılmasına “kararlılıkla karşılık verileceğini” belirtti.

Saldırı girişimiyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’te erken uyarı sirenlerini devreye soktu. Ardından beş kentteki tehlikenin sona erdiği açıklandı.