Tunus Cumhurbaşkanı genç bir kızın öldürülmesinin ardından idam çağrısında bulundu

İdam çağrısı, 30 yıldır askıda olan cezanın uygulanması için protestoların yapıldığı sırada geldi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Arşiv-Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Arşiv-Reuters)
TT

Tunus Cumhurbaşkanı genç bir kızın öldürülmesinin ardından idam çağrısında bulundu

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Arşiv-Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Arşiv-Reuters)

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in genç bir kızın ‘alçakça bir şekilde öldürülmesinin ardından ülkede otuz yıldır askıda olan idam cezasının uygulanmasına yönelik çağrıda bulunması tartışma uyandırdı. Polis, geçen hafta 29 yaşındaki Rahma’nın cesedini başkent Tunus ile La Marsa bölgesi arasındaki yolda bir çukurun içerisinde buldu.
Fransız haber ajansına (AFP) göre İçişleri Bakanlığı olaya ilişkin yaptığı açıklamada polisin sanığı tutukladığını belirtti. Açıklamanın devamında, ilk soruşturmanın ardından cinayeti işlediğini itiraf eden sanığın alkolün etkisi altındayken genç kızı elleri ile boğduğunu ve daha sonra telefonunu çaldığını söylediği kaydedildi.
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said pazartesi akşamı güvenlik toplantısında yaptığı açıklamada “Kim haksız yere birini öldürürse cezası idamdır” dedi. Kurbanın babası radyoya yaptığı açıklamada kısas talebinde bulunarak sanık hakkında idam cezası uygulanmasını istedi. Aynı şekilde çoğunluğu kadınlardan oluşan onlarca kişi cumartesi günü Kartaca bölgesindeki cumhurbaşkanlığı sarayının önünde protesto düzenleyerek Said’in “idam cezasını yürürlüğe koymasını” talep etti.
Göstericilerin bazıları “Bugün Rahma, yarın biz” ve “Çocuklarımızın hakkı konusunda sessiz kalmayacağız” şeklinde sloganlar attı. Olay sosyal medya sitelerinde geniş yankı bulan olayı alçakça olarak nitelendiren sivil toplum örgütlerinden tepkiler yağdı. Tunus İnsan Hakları Ligi (LTDH) pazartesi günü yayınladığı açıklamada “İdam cezası ne suçun yayılmasını engelliyor ne de kısıtlıyor” ifadelerini kullanarak bu cezanın iptal edilmesine yönelik talebini yineledi.
Said açıklamasında “Sanığa kendisi savunması için tüm şartlar sağlandı. Şayet bir ya da birden fazla kişiyi öldürdüğü kanıtlanırsa bazılarının çağrıda bulunduğu gibi çözümün ölüm cezasını yerine getirmemek olduğunu sanmıyorum” dedi. Said toplantının başında “Her toplumun seçenekleri vardır. Bizim de seçeneklerimiz, ilkelerimiz ve metnimiz var” ifadelerini kullanarak Ceza Kanunu’nun idam cezasının asılarak uygulanacağını belirten Yedinci Bölümü’ne atıfta bulundu.
Tunus Cumhurbaşkanı “Böyle iğrenç suçları işleyen kişilerin tekrar salıverilmesine ya da cezasının düşürülmesine izin verilmeyecek” dedi.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.