İçişleri Bakanlığı açıkladı! Toplu taşıma ve konaklama tesislerinde HES kodu zorunluluğu

İçişleri Bakanlığı açıkladı! Toplu taşıma ve konaklama tesislerinde HES kodu zorunluluğu
TT

İçişleri Bakanlığı açıkladı! Toplu taşıma ve konaklama tesislerinde HES kodu zorunluluğu

İçişleri Bakanlığı açıkladı! Toplu taşıma ve konaklama tesislerinde HES kodu zorunluluğu

İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine “Şehir içi toplu ulaşımda HES kodu sorgulama” ve “Konaklama tesislerinde HES kodu zorunluluğu” konulu iki ayrı genelge gönderdi.
Valiliklere gönderilen genelgelerde, korona virüs salgınıyla mücadelede hastalık tanısı konulmuş ya da temaslı durumdaki kişilerin toplumdan izole edilmesinin üzerinde durulması gereken önemli hususlardan biri olduğu vurgulandı. Bu doğrultuda bulaşma riskinin azaltılması ve hastalık tanısı konulan kişiler ile temaslı durumundaki kişilerin tespit edilerek izolasyona tabi tutulmalarını temin edilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığınca “Hayat Eve Sığar (HES)” uygulamasının geliştirildiği anımsatıldı. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı amaçlı her türlü toplu ulaşım aracıyla (uçak, tren, otobüs vb.) yapılacak seyahatlerde gerek biletleme, gerekse araca alınma sırasında HES kodu sorgulaması yapıldığı, herhangi bir riski bulunmayanların (tanılı veya temaslı durumda olmayan) seyahat edebilmelerinin mümkün olduğu belirtildi. Benzer şekilde şehir içi toplu ulaşım araçlarıyla yapılan yolcu taşımacılığında da HES koduna göre kişilerin takibinin sağlanmasının önem arz ettiğine dikkat çekilerek genelgede alınan tedbirler şu şekilde sıralandı:
"- Başta belediyeler olmak üzere ilgili diğer kurum/kuruluşlar tarafından yürütülen her türlü şehir içi toplu ulaşım aracıyla (otobüs, metro, metrobüs vb.) yapılan seyahatlerde kullanılmak üzere kişiye özel hale getirilmiş elektronik/akıllı seyahat kart sistemleri ile Sağlık Bakanlığı Hayat Eve Sığar (HES) uygulaması arasında gerekli entegrasyonlar sağlanacak.
- Şehir içi toplu ulaşım faaliyetleri için kullanılan ulaşım kartlarını henüz kişiselleştirmemiş durumda olan başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere yerel yönetim birimleri ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlarınca halihazırda kullanılmakta olan elektronik/akıllı seyahat kart sistemlerinin kişiselleştirilmesi amacıyla gerekli çalışmalara biran evvel başlanılacak.
- Kovid-19 hastalığı tanısı konulan ya da temaslısı durumunda olan vatandaşlara ait varsa kişiselleştirilmiş seyahat kartlarının izolasyon süresi boyunca otomatik olarak askıya alınacak.
- Kovid-19 tanılı ya da temaslısı olması nedeniyle izolasyonda olması gerektiği kendisine bildirilmesine rağmen şehir içi toplu ulaşım araçlarını kullandığı tespit edilen kişilerin bilgilerinin gerekli idari yaptırımların uygulanması ve gerekiyorsa suç duyurusunda bulunulması için İçişleri Bakanlığı aracılığıyla (e-İçişleri sistemi üzerinden elektronik olarak) ilgili valilik/kaymakamlıkla paylaşılacak."

Bugünden itibaren tüm konaklama tesislerine kabullerde HES zorunlu
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine ayrıca “Konaklama tesislerinde HES kodu zorunluluğu” konulu genelge gönderdi. Genelgede HES kodu kontrolü uygulaması bakımından bugünden itibaren konaklama tesisleri için alınan tedbirler şöyle sıralandı:
"- Herhangi bir ayrım olmaksızın (özel-kamu, turizm işletme belgeli/belgesiz, ruhsat veren idare gibi) tüm konaklama tesislerinde (otel, motel, pansiyon, misafirhane, kamp vb.) müşterilerden Hayat Eve Sığar (HES) uygulaması kodu istenecek ve gerekli sorgulama yapıldıktan sonra konaklama tesisine müşteri kabul edilecek.
- HES kodu sorgulaması müşterilerin konaklama tesisine kabulü sırasında yapılacak, yapılan sorgulama sonucunda herhangi bir risk bulunmayan (tanılı ya da temaslı olmayan) kişilerin tesise kabul işlemleri gerçekleştirilecek.
- 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu'nun 2’nci ve ek 1’inci maddesi hükümlerine göre konaklama tesislerince genel kolluk kuvvetlerine bildirilen müşteri bilgilerinin, ilgili genel kolluk kuvveti birimince Sağlık Bakanlığı ile sağlanan veri entegrasyonu çerçevesinde Kovid-19 tanısı konulma ya da temaslı olma durumuna göre de sorgulanacak.
- Gerek konaklama tesisine kabul, gerek genel kolluk kuvvetlerince yapılan sorgulama, gerekse konaklama süresi esnasında Kovid-19 tanısı konulduğu ya da temaslı olduğu tespit edilen kişilerle ilgili olarak daha önce İçişleri Bakanlığınca gönderilen genelgeler ile Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi'nin 'Konaklama Tesislerinde Alınması Gereken Önlemler' başlıklı maddesinin ilgili hükümlerine göre gerekli iş ve işlemler yerine getirilecek.
Bu çerçevede Covid-19 tanısı konulduğu ya da temaslı olduğu tespit edilen kişilerle ilgili olarak;
- Kovid-19 tanısı konulan ya da temaslısı olduğu anlaşılan müşteriler, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının genelgeleri kapsamında 'Güvenli Turizm Sertifikası' uygulaması gereği oluşturulan misafir izolasyon odalarına yerleştirilecek.
- Misafir izolasyon odalarının sayıca yetersiz kaldığı durumlarda ise vali/kaymakamlar tarafından ilgili bakanlık genelgeleri ile Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi'nin hükümleri göz önünde bulundurularak gerekli tedbirler alınacak.
Bu genelge hükümlerine yönelik gerçekleştirilen denetimler sonucunda HES kodu sorgulaması yapılmaksızın veya sorgulama sonucuna göre kabul edilmemesi gereken müşterilerinin konaklamasına izin veren konaklama tesislerinin İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararı doğrultusunda ilgili valilik/kaymakamlıkça 10 gün süre ile faaliyetten men edilecek."
Genelgede vali/kaymakamlarca gerekli kararların ivedilikle alınarak, uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi istendi.



İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın bir dizi sert açıklaması sonrasında Sör Keir Starmer, Trump'la ilişkisinin onarılamaz şekilde zarar görebileceği konusunda uyarıldı.

Eski ulusal güvenlik danışmanı ve Britanya'nın eski ABD büyükelçisi Kim Darroch, Birleşik Krallık (BK) Başbakanı'nın "Trump'ın İran'a yönelik 'tercih ettiği savaş'ına doğrudan katılmaya direnmekte haklı olduğunu" söyledi.

Darroch, Guardian'a, "Ancak bu, Trump'la kişisel ilişkisine şüphesiz önemli ölçüde zarar verdi" diye konuştu ve "zarar görmüş bir Trump'ın" daha fazla gümrük vergisiyle "saldırabileceğini" ekledi.

Bu yorum, Trump'ın Beyaz Saray'da yaptığı bir konuşmada Ortadoğu çatışmasına verdiği yanıt nedeniyle Sör Keir'ı taklit etmesinin ardından geldi. Trump, Sör Keir'ın Ortadoğu'ya "iki eski, harap uçak gemisi" gönderme meselesini ekibine danışmak zorunda olduğunu söylediğini aktarmıştı.

Çarşamba günü öğle yemeğinde konuşan Trump, "En iyi dostumuz olması gereken BK'ye sordum" dedi.

Aslında Kral iki hafta içinde buraya geliyor, Kral Charles iyi biri. Bizim en yakınımız olmaları gerekirdi ama öyle davranmadılar. Dedim ki, 'İki tane eski, harap olmuş uçak geminiz var, bunları oraya gönderebilir misiniz?'"

Sör Keir'i taklit ederek zayıf bir sesle konuşan Trump şunları ekledi:

Ah, ekibime sormam gerekecek. Dedim ki, 'Başbakansınız, sormak zorunda değilsiniz'. Hayır, hayır, hayır, ekibime sormam gerekiyor. Ekibim toplanmalı, gelecek hafta toplanıyoruz. Ama savaş zaten başladı. Gelecek hafta savaş bitmiş olacak… Üç gün içinde.

Özel bir öğle yemeğinde yapılan ancak Beyaz Saray tarafından sosyal medya kanalında yayımlanan açıklamalar, daha sonra silindi.

Görsel kaldırıldı.
Başbakan, "Britanya halkının en iyi çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini" söyledi (AP)

Downing Sokağı kaynakları, Trump'ın BK'den gemi talebinde hiçbir zaman bulunmadığını ve Britanya'nın da bunları göndermeyi teklif etmediğini söyledi.

Trump'ın eleştirileri karşısında BK Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, "Bizim işimiz BK'nin ulusal çıkarları doğrultusunda kararlar almak" dedi.

Cooper perşembe günü televizyon kanallarına şunları söyledi:

Başından beri ABD'den farklı bir görüş benimsedik ve Ortadoğu'da saldırgan eylemlere kapılmadık çünkü gerilimin tırmanma riskleri, ekonomi üzerindeki de dahil etkiler ve ayrıca sağlam bir plana duyulan ihtiyaç konusunda somut endişeler olduğunu düşündük.

Cooper, Washington'ın hâlâ müttefik olup olmadığı sorusundan kaçınarak şunları söyledi:

Çatışmanın mümkün olan en kısa sürede çözülmesini, sonuçlanmasını istiyoruz çünkü açıkçası bu, BK'deki yaşam maliyeti için en iyisi.

Bu hafta Başbakan, İran'la savaşa girmeme kararlarının arkasında duracağını yineleyerek şunları söyledi:

Benim ve diğerlerinin üzerindeki baskı ne olursa olsun, gürültü ne olursa olsun, aldığım tüm kararlarda Britanya'nın ulusal çıkarları doğrultusunda hareket edeceğim. Dolayısıyla bunun bizim savaşımız olmadığını ve içine sürüklenmeyeceğimizi net bir şekilde belirttim.

Independent Türkçe


Zelenskiy, Suriye’de Şara ile görüştü

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
TT

Zelenskiy, Suriye’de Şara ile görüştü

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet el- Şara ile Şam’da bir araya geldi.

Reuters’a konuşan kaynaklar hükümet danışmanı, görüşmelerin Ortadoğu’daki savaş bağlamında savunma konularına odaklandığını belirtti.

Ukrayna, Aralık 2024’te Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’deki yeni yetkililerle iletişim kurmaya çalıştı. Zelenskiy, Aralık 2024’te Dışişleri Bakanını Şam’a göndererek Suriye’nin yeni yönetimiyle görüşmeler yaptı ve Rusya’nın ülke topraklarındaki varlığını sonlandırması çağrısında bulundu.

Geçen Eylül ayında ise Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çerçevesinde yapılan görüşmede iki ülkenin ilişkilerini resmen yeniden tesis ettiğini duyurmuştu.


Avrupa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki seçenekleri sınırlı ve risklerle dolu

11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
TT

Avrupa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki seçenekleri sınırlı ve risklerle dolu

11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)

Bu hafta 40 ülkeden üst düzey yetkililer, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlatılmasını görüşmek üzere çevrim içi bir toplantıda bir araya geldi. Toplantıda İtalya Dışişleri Bakanı, yoksul ülkelere giden gübre ve temel malların güvenli geçişini sağlayacak bir “insani koridor” oluşturulmasını önerdi.

Toplantının ardından Roma tarafından açıklanan bu öneri, savaş nedeniyle gıda güvenliği riskinin artmasını önlemeye yönelik Avrupa ve uluslararası girişimlerden biri olsa da katılımcılardan destek görmedi. Toplantı, boğazın askerî ya da başka yollarla yeniden açılmasına yönelik somut bir plan olmadan sona erdi.

Avrupalı liderler, Donald Trump’ın İran’ın boğazı kapatmasına son vermek ve büyüyen küresel enerji ile ekonomi krizini kontrol altına almak için derhâl askerî varlık konuşlandırmaları yönündeki baskısıyla karşı karşıya. Ancak liderler, şu aşamada savaş gemisi gönderme çağrısına yanıt vermedi; bunun yerine savaş sonrası bu kritik geçidin nasıl yeniden açılacağı konusunda yoğun tartışmalar yürütüyor. Buna rağmen ortak bir eylem planı üzerinde uzlaşmakta zorlanıyorlar.

Bu durum, Avrupa diplomasisinin yavaş işleyişini ve Körfez ülkeleri dâhil olmak üzere savaş sonrası boğazın güvenliğinden sorumlu tarafların çokluğunu yansıtıyor. İtalya ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler, herhangi bir uluslararası girişimin Birleşmiş Milletler onayıyla yürütülmesi gerektiğini savunuyor; bu da süreci daha da yavaşlatabilir. Konunun önümüzdeki hafta askerî liderler tarafından ele alınması bekleniyor.

Ancak tüm bunların ötesinde, mevcut çıkmaz, kırılgan bir barış ortamında boğazın güvenliğini sağlamanın ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Ana çatışmalar sona erse bile, masadaki seçeneklerin hiçbiri kesin çözüm olarak görülmüyor.

Deniz eskortu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başta olmak üzere Fransız yetkililer, savaş sonrası ticari gemilere boğazdan geçişlerinde savaş gemilerinin eşlik etmesini önerdi. ABD ise ülkelerin kendi bayraklarını taşıyan gemilere refakat etmesi yönünde baskı yapıyor.

Ancak deniz eskortu yüksek maliyetli bir seçenek. Ayrıca hava savunma sistemlerinin, İran’ın saldırıları yeniden başlatması hâlinde insansız hava araçları gibi tehditlere karşı yeterli olmayabileceği belirtiliyor. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, “Dünya ya da Donald Trump, ABD donanmasının tek başına başaramadığını birkaç Avrupa fırkateyninin Hürmüz Boğazı’nda gerçekleştirmesini mi bekliyor?” diyerek şüphelerini dile getirdi.

Mayın temizleme
Almanya ve Belçika, savaş sonrası boğazın temizlenmesi için mayın avlama gemileri göndermeye hazır olduklarını bildirdi.

Ancak Batılı askerî yetkililer, İran’ın gerçekten mayın döşediğinden emin değil. Nitekim bazı İran gemilerinin hâlen boğazdan geçiş yapabildiğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle mayın temizleme operasyonlarının etkisinin sınırlı kalabileceği ifade ediliyor.

Hava desteği
Bu seçenek, gemilere yönelik İran saldırılarını önlemek amacıyla savaş uçakları ve insansız hava araçlarının konuşlandırılmasını öngörüyor.

Ancak bu yöntem de maliyetli ve kesin sonuç garantisi sunmuyor. İran’ın hızlı botlar gibi basit araçlarla dahi saldırı düzenleyebileceği, sınırlı sayıda başarılı saldırının bile sigorta şirketlerini ve armatörleri caydırarak geçişleri durdurabileceği değerlendiriliyor.

Askerî ve diplomatik kombinasyon
Bu yaklaşım, İran’ı caydırmak için diplomatik ve ekonomik baskının askerî unsurlarla birlikte kullanılmasını öngörüyor. Almanya, Çin’e nüfuzunu “yapıcı” şekilde kullanarak çatışmanın sona ermesine katkı sağlama çağrısında bulundu.

Ancak bu seçenek de hem maliyetli hem de belirsiz. Zira diplomatik çabalar şu ana kadar çatışmaları durdurmada başarılı olamadı. Yine de mevcut koşullarda en gerçekçi çözüm olarak görülüyor.

Tüm seçenekler başarısız olursa?
İranlı yetkililer, savaş sonrasında da boğazdaki deniz trafiğini kontrol etmeye devam edeceklerini ve gemilerden geçiş ücreti alma planları bulunduğunu açıkladı. Oysa uluslararası hukuka göre boğazın açık bir geçiş yolu olması gerekiyor.

Boğazın kapalı kalması, küresel ekonomi açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Pek çok ülke, yakıt, gübre ve temel malların taşınması için bu deniz yoluna bağımlı. Bazı bölgelerde kıtlık sinyalleri ortaya çıkarken, Avrupa’da petrol, gaz ve gübre fiyatlarındaki artış; yüksek enflasyon ve ekonomik yavaşlama endişelerini artırıyor.

Berlin merkezli Aurora Energy Research Direktörü Hans Koenig, “Şu anda en büyük tehdit stagflasyon… Fiyatlardaki artış, bu yıl için zaten zayıf olan büyümeyi daha da baskılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

New York Times servisi