Suveyda halkından Şam ve Moskova'ya sert tepki

Suriye’nin güneyindeki yerel gruplar ile 5. Kolordu arasında yaşanan çatışmalarda ölenlerin cenaze töreninde Şam ve Moskova'ya yönelik öfke hakimdi.

Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
TT

Suveyda halkından Şam ve Moskova'ya sert tepki

Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)

Suriye’de nüfusu ağırlıklı olarak Dürzilerden oluşan Suveyda’da düzenlenen, kentin güneyinde Rusya’nın kurduğu ve rejim güçlerine bağlı olarak faaliyet gösteren 5. Kolordu ile yerel gruplar arasında salı günü yaşanan şiddetli çatışmalarda ölen 15 gencin cenazesinde ögke hakimdi. Dün sabah şehirdeki stadyumda düzenlenen cenaze töreninde rejime sert tepki gösterildi.
Söz konusu çatışmalar, 5. Kolordu’nun Suveyda’nın güneyindeki el-Kurayya beldesinde, tarım arazilerine saldırmasının ardından yerel grupların ele geçirilen yerleri geri almak için harekete geçmesi sonucu yaşandı.
Suveydalılar, rejime ve müttefiki Rusya’ya karşı öfkelerini gösterirken Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan yerel kaynaklar şehir sakinlerinin 5. Kolordu'nun altı ay önce kontrol altına aldığı el-Kurayya beldesinden çekilmesi konusunda Suveyda’nın önde gelenlerine verdikleri sözleri tutmamaları sebebiyle Ruslara öfkeli olduklarını aktardılar.  Kaynaklar bölge sakinlerinin rejime de 5. Kolordu’ya engel olmak yerine Suveydalı gençleri çatışmalara sürüklemek amacıyla bölgenin saldırılara uğramasına ve bölgede gerginliğin devam etmesine izin verdiği için öfkeli olduğunu vurguladılar. “Halk, rejim yetkililerini şehitlerin cenaze töreninden kovarak Şam’a olan öfkesini dile getirdi” ifadesini kullandılar.
‘Suwayda 24’ adlı yerel haber sitesine göre gençlerin cenaze töreni, Baas Partisi Genel Sekreteri ile diğer yetkilileri cenazeden kovan vatandaşların öfkelerinin uç noktalara çıktığı bir ortamda düzenlendi.
Diğer yandan Dürzilerin İsrail'de yaşayan ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif, Suveyda’da son iki günde meydana gelen olayları ‘endişe ile takip ettiğini’ belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Suveyda’daki saldırı, kaynağında ve arkasında kim veya kimler olursa olsun onlara düzenleyenlere pahalıya mal olacaktır. Bölgedeki güvenlik durumunun kötüleşmesine yol açacaktır.”
Resmi sayfasında yer alan açıklamada Tarif, Rusya destekli 5. Kolordu ve Ahmed el-Avde’nin el-Kurayya beldesi ve Suveyda kırsalı sakinlerine yönelik saldırıların durdurulmasını istedi.
Açıklamada Şeyh Tarif’in Rusya Federasyonu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov ile yaptığı telefon görüşmesinde, ‘tüm dünya Dürzilerini temsil eden beldenin önemi ve tarihi konumu nedeniyle saldırıların devam etmesi halinde bunun, dikkatlerden kaçamayacağını’ vurguladığı aktarıldı. Açıklamada ayrıca Bogdanov'un Tarif'e verdiği yanıtta, haftalar önce Suriye'ye yaptığı ziyaret sırasında Esed ile Suriye'nin güneyindeki durumu ele aldığını, beldede ateşkese giden yolları aramaya ve ülkede faaliyet gösteren Rus kuvvetleriyle konuyu görüşeceğine dair söz verdiği kaydedildi.
29 Eylül salı günü, Suveyda'daki yerel silahlı gruplar ile Suriye'nin güneyindeki Dera ve Suveyda illeri arasındaki idari sınırlarda faaliyet gösteren Rusya destekli 5. Kolordu'nun kalesi konumundaki Busra eş-Şam’da şiddetli çatışmalar patlak verdi. Ardından Suveyda'nın batı kırsalındaki el-Kurayya beldesinde yerel gruplardan 15, Dera'nın doğusundaki Busra eş-Şam’da da Rusya destekli 5. Kolordu’dan bir unsur öldürüldü.
Yerel kaynaklar, çatışmaların iki taraf arasında ölümlere ve yaralanmalara neden olduğunu bildirirken bölgede halen gergin bir atmosferin hakim olduğunu kaydettiler. Tarafların bölgeye askeri yığınak yapmayı sürdürdüklerini aktardılar.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Busra eş- özel kaynaklar, Ulusal Savunma Kuvvetleri’ne bağlı Suveydalı silahlı bir grubun salı sabahı Suveyda’daki el-Kurayya beldesi ile Dera’daki Busra eş-Şam arasında kalan 5. Kolordu’ya ait mevzilerin bazılarına saldırı düzenlediğini bildirdiler. Kaynaklar, saldıran güçlerin Suveyda’daki el-Kurayya şehrine takviye kuvvetler getirdiğini, 5. Kolordu’nun ise hedef alınan noktalara ağır askeri teçhizat konuşlandırdığını belirttiler.
Kaynaklar, Suveydalı yerel silahlı gruptan dört unsurun öldürüldüğünü, bazılarının yaralandığını ve 5. Kolordu’dan da iki unsurun yaşamını yitirdiğini kaydettiler. Bununla birlikte Suveydalı gruplar, el-Menah, ed-Dilafe ve Buyut el-Bedv beldelerini 5. Kolordu’dan geri alırken Suveyda’daki el-Mucmir ve Berd beldelerine düzenlenen füzeli saldırılar ise bir sivilin yaralanmasına neden oldu.
Suveydalı kaynaklar, çatışmaların, Ahmed el-Avde liderliğindeki Busra eş-Şam'da konuşlu 5. Kolordu’ya bağlı 8. Tugay kuvvetlerinin el-Kurayya’da bölge sakinlerine ait tarım arazilerinden çekilmemesinin ardından patlak verdiğini aktardılar. 5. Kolordu'nun birkaç gün önce bölgeye takviye güçler getirdiğini ifade eden kaynaklar, Suveydalı grupların buna göre saldırı kararı aldıklarını belirttiler.
Diğer yandan Suveyda’daki ‘Onurlu Adamlar Hareketi’ olarak isimlendirilen yerel silahlı gruplar, el-Kurayya beldesindeki çatışmalarda unsurlardan bazılarının öldüğünü, bir kısmının da yaralandığını bildirdiler. El-Kurayya’daki çatışma bölgelerine yüzlerce savaşçının gönderildiğini aktardılar.
Diğer yandan geçen nisan ayında meydana gelen ilk anlaşmazlığın ardından 5. Kolordu ile el-Kurayya beldesinin önde gelenleri arasında yapılan müzakereleri yakından takip eden kaynaklar, 5. Kolordu unsurlarının Suveyda’daki çiftçilerin tarlalarındaki mahsullerini hasat etmelerini engellemediklerini, bölgeye birkaç aydır sakin bir havanın hakim olduğunu belirttiler.
Müzakerelere katılan heyet, bölgede iç barışı koruma sözü vermişti. Ancak saldırı, Busra eş-Şam ile el-Kurayya arasındaki 5. Kolordu’ya ait askeri noktalara yapıldı. Busra eş-Şam sınırları içinde yer alan bu noktaların hedef alınmasının bölgede yeni tartışmalara yol açması bekleniyor.
Güvenilir kaynakların açıklamalarına göre Suveydalı gruplar, 5. Kolordu’nun özellikle el-Kurayya beldesinin kontrolünü ele geçirdiğine ve bölgede askeri noktalar kurduğu görüşündeler. Oysa daha önce yapılan anlaşmada, 5. Kolordu tarafından kontrol edilen noktalara bitişik köy topraklarında Suriye ordusunun konuşlandırılması ve 5. Kolordu'nun Busra eş-Şam topraklarındaki askeri noktalarında kalması öngörülüyordu. Bu anlaşmaya, Deralı ve Suveydalı heyetlerin Rusya'nın gözetiminde gerçekleştirdikleri müzakere çabalarıyla varılmıştı.
El-Kurayya beldesinde ve Dera’nın doğu kırsalında meydana gelen bu son çatışmalar, 5. Kolordu ile Suveydalı yerel silahlı gruplar arasındaki ilk gerilim değildi. Güney bölgesi, Nisan 2020'nin başlarında da el-Kurayya beldesindeki bir gerilime tanık olmuştu. Söz konusu çatışmalarda el-Kurayya beldesine bağlı yerel gruplardan 15 unsur, 5. Kolordu’dan da 3 unsur öldürülmüştü. O dönem Onurlu Adamlar Hareketi bir bildiri yayınlayarak, çatışmaların çok sayıda ölüme ve yaralanmaya neden olduğunu öne sürmüş, bundan da Rusya destekli 5. Kolordu’yu sorumlu tutmuştu. Bildiride 5. Kolordu’nun doğrudan Suriye’deki Rus kuvvetlerinden emir aldıkları için onlar tarafından gerçekleştirilen ‘katliamların da Rus kuvvetlerinin sorumluluğunda olduğu, 5. Kolordu liderlerinden Ahmed el-Avde’den başlayarak ‘sivillere yönelik işlenen katliamın’ faillerine hesap sorulmasının da Rus kuvvetlerine düştüğü belirtildi.
Ancak söz konusu dönem Dera’nın ileri gelenleri tarafından oluşturulan bir heyetin Busra eş-Şam’a giderek 5. Kolordu liderleriyle müzakerelerde bulunması tansiyonu düşürmüş ve gerilimi sona erdirmişti. Yine aynı dönemde Rusya'nın Suriye'deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi müzakerelere dahil olarak Dera'daki Busra eş-Şam’a ve Suveyda’daki el-Kurayya beldesine heyet gönderdi. Heyetin çatışmanın taraflarıyla yaptığı müzakereler sonucu bölgeye askeri noktalar kurulması kabul edildi.



İsrail ve Suriye arasındaki görüşmeler ABD'nin arabuluculuğunda Paris'te yeniden başlıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen salı günü Florida, Palm Beach'te gerçekleştirdikleri beşinci görüşmeleri kapsamında ortak basın toplantısı düzenlediler (Arşiv-Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen salı günü Florida, Palm Beach'te gerçekleştirdikleri beşinci görüşmeleri kapsamında ortak basın toplantısı düzenlediler (Arşiv-Reuters)
TT

İsrail ve Suriye arasındaki görüşmeler ABD'nin arabuluculuğunda Paris'te yeniden başlıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen salı günü Florida, Palm Beach'te gerçekleştirdikleri beşinci görüşmeleri kapsamında ortak basın toplantısı düzenlediler (Arşiv-Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen salı günü Florida, Palm Beach'te gerçekleştirdikleri beşinci görüşmeleri kapsamında ortak basın toplantısı düzenlediler (Arşiv-Reuters)

Axios'a konuşan bir İsrailli yetkili ve başka bir bilgili kaynağa göre üst düzey Suriyeli ve İsrailli yetkililer bugün Paris'te bir araya gelerek yeni bir güvenlik anlaşması için müzakereleri yeniden başlatacaklar.

Bu çabalar, yeni müzakere turunda arabuluculuk yapacak olan Başkan Trump'ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack tarafından yönetiliyor. Toplantılar, Suriye'nin güneyinde silahsızlanma ve Esed rejiminin düşüşünden sonra İsrail'in işgal ettiği Suriye bölgelerinden çekilmesini içeren bir güvenlik anlaşmasına varılmasını amaçlıyor.

 Eş-Şeybani (sağda) ve ABD elçisi Tom Barrack, geçen temmuz ayında Paris'te Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ile birlikte (SANA)Eş-Şeybani (sağda) ve ABD elçisi Tom Barrack, geçen temmuz ayında Paris'te Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ile birlikte (SANA)

Görüşmelerin iki gün sürmesi bekleniyor ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, yeni bir İsrail müzakereci grubuyla görüşmelere katılacak.

Bu, yaklaşık iki ay sonra yapılacak beşinci tur görüşmeler olacak. Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığına göre bu haberin önemi, Trump yönetiminin hem İsrail'e hem de Suriye'ye, sınırlarındaki güvenlik durumunu istikrara kavuşturacak ve gelecekte diplomatik ilişkilerin normalleşmesi yolunda ilk adım olabilecek bir anlaşmaya varmaları için baskı uygulamasında yatıyor.

Kaynağa göre Trump, Netanyahu'dan görüşmeleri yeniden başlatmasını ve mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak için ciddi müzakereler yürütmesini istedi. Üst düzey bir İsrailli yetkiliye göre Netanyahu bunu kabul etti, ancak herhangi bir anlaşmanın İsrail'in kırmızı çizgilerine uyması gerektiğini vurguladı.

 İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer (Getty)İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer (Getty)

İki taraf arasındaki büyük anlaşmazlıklar ve İsrail'in baş müzakerecisi Ron Dermer'in istifası nedeniyle görüşmeler çıkmaza girmişti.

Amerikan internet sitesi, Netanyahu'nun Paris'teki toplantı öncesinde, yakın arkadaşlarından biri olan İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'ın başkanlığında yeni bir müzakere ekibi atadığını bildirdi. Netanyahu'nun askeri danışmanı, Mossad başkanlığı adayı General Roman Gofman ve Netanyahu'nun ulusal güvenlik danışmanı Gil Reich'ın da toplantıya katılması bekleniyor.

İsrail'in Washington Büyükelçiliği konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.


Kuzey Darfur eyaletinde hastane ve pazarda bombalı saldırı sonucu en az 64 kişi öldü

30 Aralık 2025'te Hartum'un kuzeyindeki bir kampta savaştan kaçan Sudanlılar insani yardım almak için bekliyor (AFP)
30 Aralık 2025'te Hartum'un kuzeyindeki bir kampta savaştan kaçan Sudanlılar insani yardım almak için bekliyor (AFP)
TT

Kuzey Darfur eyaletinde hastane ve pazarda bombalı saldırı sonucu en az 64 kişi öldü

30 Aralık 2025'te Hartum'un kuzeyindeki bir kampta savaştan kaçan Sudanlılar insani yardım almak için bekliyor (AFP)
30 Aralık 2025'te Hartum'un kuzeyindeki bir kampta savaştan kaçan Sudanlılar insani yardım almak için bekliyor (AFP)

Çeşitli kaynaklar, cumartesi günü Kuzey Darfur eyaletinin Zerk ve Ghurair bölgelerinde bir hastane ve bir pazarı hedef alan bombalı saldırıda 64'ten fazla sivilin öldürüldüğünü doğrularken, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) dün Sudan ordusunu saldırının arkasında olmakla suçladı ve saldırının bir insansız hava aracı (İHA) tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Sivil koalisyon Sumud, el-Zerk Hastanesi ve Ghurair pazarının bombalanmasını kınadı ve bağımsız bir soruşturma yapılması çağrısında bulunarak, acil insani ateşkes çağrısını yineledi.

Öte yandan, Sudan Elektrik Şirketi, Kuzey Kordofan Eyaleti'nin başkenti el Ubeyd'deki termik santralin dün sabah erken saatlerde İHA’larla saldırıya uğradığını, yangın çıktığını ve elektrik kesintisine yol açtığını doğruladı. Görgü tanıkları, HDK’ne ait İHA’ların, termik santralin yanı sıra el Ubeyd'deki el Emel Hastanesi ve el Ubeyd Uluslararası Havalimanı da dahil olmak üzere diğer yerleri de hedef aldığını ve santralin binalarında yangın çıktığını belirtti. Sivil Savunma güçleri yangına müdahale etti.


Güney Yemen’de siyasi bileşenler Riyad Konferansı’na olumlu yaklaşıyor

“Vatan Kalkanı” güçleri, “Geçiş Konseyi” unsurlarını kamplardan çıkarmalarının ardından Hadramut’ta konuşlandı (Reuters)
“Vatan Kalkanı” güçleri, “Geçiş Konseyi” unsurlarını kamplardan çıkarmalarının ardından Hadramut’ta konuşlandı (Reuters)
TT

Güney Yemen’de siyasi bileşenler Riyad Konferansı’na olumlu yaklaşıyor

“Vatan Kalkanı” güçleri, “Geçiş Konseyi” unsurlarını kamplardan çıkarmalarının ardından Hadramut’ta konuşlandı (Reuters)
“Vatan Kalkanı” güçleri, “Geçiş Konseyi” unsurlarını kamplardan çıkarmalarının ardından Hadramut’ta konuşlandı (Reuters)

Yemen’de güneyli siyasi çevreler, gerek liderlik düzeyinde gerekse yapı ve kurumlar bazında, Suudi Arabistan’ın Başkent Riyad’da kapsamlı bir Güney Konferansı düzenlenmesi çağrısına olumlu yanıt verdi. Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi’nin talebiyle gündeme gelen konferansın, Güney ve Doğu Yemen vilayetlerinin iradesini yok saymadan, tek taraflılığa kapı aralamadan Güney meselesine yönelik yol haritasını belirlemesi hedefleniyor.

Söz konusu uzlaşının; Hadramut, el-Mahra, Abyan, Lahic, Şebve ve Sokotra’daki yerel yönetimleri, önde gelen güneyli siyasi isimleri, danışma organlarını ve etkin bileşenleri kapsadığı; Güney Geçiş Konseyi’nin (GGK) de sürece dahil olduğu belirtildi. Girişimin Körfez, Arap ve uluslararası düzeyde destek gördüğü kaydedildi.

Suudi Arabistan’ın çağrısı ve buna eşlik eden resmî, halk ve uluslararası düzeydeki memnuniyetin; güney diyaloğunu kapsayıcılık temelinde yeniden düzenlemeye, dışlayıcı yaklaşımları aşmaya ve Güney meselesini adil bir çerçevede ele alacak ulusal-bölgesel bir zemine oturtmaya yönelik kritik bir adım olarak değerlendirildiği ifade edildi.

zx
Güney Geçiş Konseyi’nin, Hadramut ve el-Mehra’da tek taraflı askeri adımlar atarak sahadaki gerilimi tırmandırdı. (AP)

Bu çerçevede Başkanlık Konseyi Üyesi Dr. Abdullah el-Alimi, Suudi tutuma duyduğu derin takdiri dile getirerek, başta Güney Geçiş Konseyi olmak üzere tüm güneyli bileşenleri, Güney’in çıkarlarını her türlü mülahazanın üzerinde tutan kapsayıcı bir diyaloğa yapıcı biçimde katılmaya çağırdı. El-Alimi, ciddi bir diyaloğun görüşleri yakınlaştırmanın, ortaklık esaslı çözümler üretmenin, halk iradesine saygı göstermenin ve güney saflarındaki birliği güçlendirmenin tek yolu olduğunu vurguladı.

Yemen Şura Meclisi Başkanı Ahmed bin Değir ise Riyad Konferansı’nın önemine dair en net değerlendirmelerden birini yaptı. Bin Değir, güney diyaloğunun Güney meselesini yeniden sahiplerine iade edeceğini, güney vilayetleri arasında derinleşen ve istikrarsızlığa yol açan fitne ve gerilimlerin önünü keseceğini söyledi. Konferansın; iktidar, kaynak paylaşımı ve siyasi sistemin geleceğine ilişkin sorunların, Ulusal Diyalog Konferansı çıktıları, Riyad Anlaşması ve yetki devri bildirisi gibi açık referanslar çerçevesinde ele alınması için gerçekçi bir giriş kapısı oluşturduğunu belirtti.

Yerel yönetimlerden destek

Suudi çağrısına yerel yönetimlerden de art arda destek açıklamaları geldi. Lahic Valiliği, Riyad’da kapsayıcı bir Güney Konferansı’na ev sahipliği yapılmasını, “Güney halkının davalarının adaletini koruma yolunda doğru yönde ilerlediğinin göstergesi olan olumlu bir adım” olarak niteledi. Lahic Valisi Ahmed Türki, resmî açıklamasında yerel yönetimin meşru siyasi liderlik ve meşruiyeti destekleyen koalisyonun yanında durduğunu, devlet kurumlarının korunmasının güvenlik ve istikrarın temel dayanağı olduğunu vurguladı.

Tarihsel ve siyasi ağırlığıyla Hadramut da sürece güçlü destek verdi. Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın çağrıya yanıtının Yemen ile stratejik ilişkilerin derinliğini ve siyasi diyalog yoluyla ihtilafları aşma iradesini yansıttığını belirterek, Hadramut’un güney saflarını birleştiren her türlü çabanın dayanağı ve istikrarın temel unsuru olmaya devam edeceğini söyledi.

El-Mehra Valisi Muhammed Ali Yasir ise vilayetinin Riyad Konferansı’na tam destek verdiğini, kapsamlı diyaloğun çatışmayı sona erdirmenin ve birlik ile güvenliği güçlendiren adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın en doğru yolu olduğunu ifade etti. Abyan Valisi Ebu Bekir Hüseyin Salim de konferansın, Güney meselesinin ulusal bir çerçevede, dışlama ve tekelleşmeye izin vermeden ele alınması açısından önemli bir adım olduğunu kaydetti.

yfrgty
Aden’de, Yemen’den ayrılma çağrılarıyla bilinen Güney Geçiş Konseyi’nin destekçileri arasında yer alan bir kişi (AFP)

Gözlemciler, bu geniş coğrafi mutabakatın güney sahnesini yeniden şekillendirdiğini; vilayetlerin seslerinin görmezden gelinmesinin ya da Güney’in tek bir yapı veya tek sesli bir söylemle sınırlandırılmasının artık zorlaştığını belirtiyor.

Şartlı memnuniyet

Güney Geçiş Konseyi, Suudi çağrıyı diyaloğu esas alan yaklaşımıyla uyumlu bularak memnuniyetini açıkladı. Ancak bu tutum; “Güney halkının iradesinin” vurgulanması, uluslararası garantiler, net bir takvim ve nihai aşama olarak halk oylaması gibi siyasi şartlarla birlikte dile getirildi.

Gözlemcilere göre, GGK’nin bu şartları konumunu koruma çabası olarak görülse de, yıllar süren tek taraflı yaklaşımların ardından kapsayıcı bir müzakere masasına oturmayı kabul etmesi; Güney meselesinin herhangi bir bileşenden daha geniş olduğunun ve bölgesel-uluslararası koşulların tek taraflı süreçlere artık izin vermediğinin bir göstergesi.

Suudi davetin, Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin talebi üzerine geldiği; daha önce GGK’nin bazı adımlarını reddeden ve bunların Güney meselesinin özüne zarar verdiğini, dış ajandalara hizmet ettiğini savunan güneyli bileşenler ve siyasi isimlerden gelen çağrıların bu süreci güçlendirdiği belirtildi. Bu durumun, yaklaşan konferansın meşruiyetini ve olası sonuçlarını pekiştirdiği ifade edildi.

Öte yandan Yemen Dışişleri Bakanlığı ile İstişare ve Uzlaşı Heyeti, Suudi rolünün güney diyaloğu için bir “emniyet supabı” oluşturduğunu vurgulayarak, Riyad’ın taraf değil, tarafsız bir kolaylaştırıcı olarak zemini hazırladığını ve diyaloğun yeni çatışmalara sürüklenmesini engellemeyi amaçladığını kaydetti. Körfez, Arap ve İslam dünyasından gelen destekle girişimin uluslararası bir boyut kazandığı; Güney meselesine ilişkin herhangi bir çözümün Yemen’de kapsamlı siyasi çözümün parçası olması gerektiği vurgulandı.