Suveyda halkından Şam ve Moskova'ya sert tepki

Suriye’nin güneyindeki yerel gruplar ile 5. Kolordu arasında yaşanan çatışmalarda ölenlerin cenaze töreninde Şam ve Moskova'ya yönelik öfke hakimdi.

Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
TT

Suveyda halkından Şam ve Moskova'ya sert tepki

Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)

Suriye’de nüfusu ağırlıklı olarak Dürzilerden oluşan Suveyda’da düzenlenen, kentin güneyinde Rusya’nın kurduğu ve rejim güçlerine bağlı olarak faaliyet gösteren 5. Kolordu ile yerel gruplar arasında salı günü yaşanan şiddetli çatışmalarda ölen 15 gencin cenazesinde ögke hakimdi. Dün sabah şehirdeki stadyumda düzenlenen cenaze töreninde rejime sert tepki gösterildi.
Söz konusu çatışmalar, 5. Kolordu’nun Suveyda’nın güneyindeki el-Kurayya beldesinde, tarım arazilerine saldırmasının ardından yerel grupların ele geçirilen yerleri geri almak için harekete geçmesi sonucu yaşandı.
Suveydalılar, rejime ve müttefiki Rusya’ya karşı öfkelerini gösterirken Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan yerel kaynaklar şehir sakinlerinin 5. Kolordu'nun altı ay önce kontrol altına aldığı el-Kurayya beldesinden çekilmesi konusunda Suveyda’nın önde gelenlerine verdikleri sözleri tutmamaları sebebiyle Ruslara öfkeli olduklarını aktardılar.  Kaynaklar bölge sakinlerinin rejime de 5. Kolordu’ya engel olmak yerine Suveydalı gençleri çatışmalara sürüklemek amacıyla bölgenin saldırılara uğramasına ve bölgede gerginliğin devam etmesine izin verdiği için öfkeli olduğunu vurguladılar. “Halk, rejim yetkililerini şehitlerin cenaze töreninden kovarak Şam’a olan öfkesini dile getirdi” ifadesini kullandılar.
‘Suwayda 24’ adlı yerel haber sitesine göre gençlerin cenaze töreni, Baas Partisi Genel Sekreteri ile diğer yetkilileri cenazeden kovan vatandaşların öfkelerinin uç noktalara çıktığı bir ortamda düzenlendi.
Diğer yandan Dürzilerin İsrail'de yaşayan ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif, Suveyda’da son iki günde meydana gelen olayları ‘endişe ile takip ettiğini’ belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Suveyda’daki saldırı, kaynağında ve arkasında kim veya kimler olursa olsun onlara düzenleyenlere pahalıya mal olacaktır. Bölgedeki güvenlik durumunun kötüleşmesine yol açacaktır.”
Resmi sayfasında yer alan açıklamada Tarif, Rusya destekli 5. Kolordu ve Ahmed el-Avde’nin el-Kurayya beldesi ve Suveyda kırsalı sakinlerine yönelik saldırıların durdurulmasını istedi.
Açıklamada Şeyh Tarif’in Rusya Federasyonu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov ile yaptığı telefon görüşmesinde, ‘tüm dünya Dürzilerini temsil eden beldenin önemi ve tarihi konumu nedeniyle saldırıların devam etmesi halinde bunun, dikkatlerden kaçamayacağını’ vurguladığı aktarıldı. Açıklamada ayrıca Bogdanov'un Tarif'e verdiği yanıtta, haftalar önce Suriye'ye yaptığı ziyaret sırasında Esed ile Suriye'nin güneyindeki durumu ele aldığını, beldede ateşkese giden yolları aramaya ve ülkede faaliyet gösteren Rus kuvvetleriyle konuyu görüşeceğine dair söz verdiği kaydedildi.
29 Eylül salı günü, Suveyda'daki yerel silahlı gruplar ile Suriye'nin güneyindeki Dera ve Suveyda illeri arasındaki idari sınırlarda faaliyet gösteren Rusya destekli 5. Kolordu'nun kalesi konumundaki Busra eş-Şam’da şiddetli çatışmalar patlak verdi. Ardından Suveyda'nın batı kırsalındaki el-Kurayya beldesinde yerel gruplardan 15, Dera'nın doğusundaki Busra eş-Şam’da da Rusya destekli 5. Kolordu’dan bir unsur öldürüldü.
Yerel kaynaklar, çatışmaların iki taraf arasında ölümlere ve yaralanmalara neden olduğunu bildirirken bölgede halen gergin bir atmosferin hakim olduğunu kaydettiler. Tarafların bölgeye askeri yığınak yapmayı sürdürdüklerini aktardılar.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Busra eş- özel kaynaklar, Ulusal Savunma Kuvvetleri’ne bağlı Suveydalı silahlı bir grubun salı sabahı Suveyda’daki el-Kurayya beldesi ile Dera’daki Busra eş-Şam arasında kalan 5. Kolordu’ya ait mevzilerin bazılarına saldırı düzenlediğini bildirdiler. Kaynaklar, saldıran güçlerin Suveyda’daki el-Kurayya şehrine takviye kuvvetler getirdiğini, 5. Kolordu’nun ise hedef alınan noktalara ağır askeri teçhizat konuşlandırdığını belirttiler.
Kaynaklar, Suveydalı yerel silahlı gruptan dört unsurun öldürüldüğünü, bazılarının yaralandığını ve 5. Kolordu’dan da iki unsurun yaşamını yitirdiğini kaydettiler. Bununla birlikte Suveydalı gruplar, el-Menah, ed-Dilafe ve Buyut el-Bedv beldelerini 5. Kolordu’dan geri alırken Suveyda’daki el-Mucmir ve Berd beldelerine düzenlenen füzeli saldırılar ise bir sivilin yaralanmasına neden oldu.
Suveydalı kaynaklar, çatışmaların, Ahmed el-Avde liderliğindeki Busra eş-Şam'da konuşlu 5. Kolordu’ya bağlı 8. Tugay kuvvetlerinin el-Kurayya’da bölge sakinlerine ait tarım arazilerinden çekilmemesinin ardından patlak verdiğini aktardılar. 5. Kolordu'nun birkaç gün önce bölgeye takviye güçler getirdiğini ifade eden kaynaklar, Suveydalı grupların buna göre saldırı kararı aldıklarını belirttiler.
Diğer yandan Suveyda’daki ‘Onurlu Adamlar Hareketi’ olarak isimlendirilen yerel silahlı gruplar, el-Kurayya beldesindeki çatışmalarda unsurlardan bazılarının öldüğünü, bir kısmının da yaralandığını bildirdiler. El-Kurayya’daki çatışma bölgelerine yüzlerce savaşçının gönderildiğini aktardılar.
Diğer yandan geçen nisan ayında meydana gelen ilk anlaşmazlığın ardından 5. Kolordu ile el-Kurayya beldesinin önde gelenleri arasında yapılan müzakereleri yakından takip eden kaynaklar, 5. Kolordu unsurlarının Suveyda’daki çiftçilerin tarlalarındaki mahsullerini hasat etmelerini engellemediklerini, bölgeye birkaç aydır sakin bir havanın hakim olduğunu belirttiler.
Müzakerelere katılan heyet, bölgede iç barışı koruma sözü vermişti. Ancak saldırı, Busra eş-Şam ile el-Kurayya arasındaki 5. Kolordu’ya ait askeri noktalara yapıldı. Busra eş-Şam sınırları içinde yer alan bu noktaların hedef alınmasının bölgede yeni tartışmalara yol açması bekleniyor.
Güvenilir kaynakların açıklamalarına göre Suveydalı gruplar, 5. Kolordu’nun özellikle el-Kurayya beldesinin kontrolünü ele geçirdiğine ve bölgede askeri noktalar kurduğu görüşündeler. Oysa daha önce yapılan anlaşmada, 5. Kolordu tarafından kontrol edilen noktalara bitişik köy topraklarında Suriye ordusunun konuşlandırılması ve 5. Kolordu'nun Busra eş-Şam topraklarındaki askeri noktalarında kalması öngörülüyordu. Bu anlaşmaya, Deralı ve Suveydalı heyetlerin Rusya'nın gözetiminde gerçekleştirdikleri müzakere çabalarıyla varılmıştı.
El-Kurayya beldesinde ve Dera’nın doğu kırsalında meydana gelen bu son çatışmalar, 5. Kolordu ile Suveydalı yerel silahlı gruplar arasındaki ilk gerilim değildi. Güney bölgesi, Nisan 2020'nin başlarında da el-Kurayya beldesindeki bir gerilime tanık olmuştu. Söz konusu çatışmalarda el-Kurayya beldesine bağlı yerel gruplardan 15 unsur, 5. Kolordu’dan da 3 unsur öldürülmüştü. O dönem Onurlu Adamlar Hareketi bir bildiri yayınlayarak, çatışmaların çok sayıda ölüme ve yaralanmaya neden olduğunu öne sürmüş, bundan da Rusya destekli 5. Kolordu’yu sorumlu tutmuştu. Bildiride 5. Kolordu’nun doğrudan Suriye’deki Rus kuvvetlerinden emir aldıkları için onlar tarafından gerçekleştirilen ‘katliamların da Rus kuvvetlerinin sorumluluğunda olduğu, 5. Kolordu liderlerinden Ahmed el-Avde’den başlayarak ‘sivillere yönelik işlenen katliamın’ faillerine hesap sorulmasının da Rus kuvvetlerine düştüğü belirtildi.
Ancak söz konusu dönem Dera’nın ileri gelenleri tarafından oluşturulan bir heyetin Busra eş-Şam’a giderek 5. Kolordu liderleriyle müzakerelerde bulunması tansiyonu düşürmüş ve gerilimi sona erdirmişti. Yine aynı dönemde Rusya'nın Suriye'deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi müzakerelere dahil olarak Dera'daki Busra eş-Şam’a ve Suveyda’daki el-Kurayya beldesine heyet gönderdi. Heyetin çatışmanın taraflarıyla yaptığı müzakereler sonucu bölgeye askeri noktalar kurulması kabul edildi.



SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.


Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.