Sağlık yetkilileri Tunus’ta koronavirüse bağlı ölü sayılarının artışına karşı uyarıda bulundu

Tunus’ta 15 Eylül’de öğrencilerin okula dönüşlerinden bir kare (AFP)
Tunus’ta 15 Eylül’de öğrencilerin okula dönüşlerinden bir kare (AFP)
TT

Sağlık yetkilileri Tunus’ta koronavirüse bağlı ölü sayılarının artışına karşı uyarıda bulundu

Tunus’ta 15 Eylül’de öğrencilerin okula dönüşlerinden bir kare (AFP)
Tunus’ta 15 Eylül’de öğrencilerin okula dönüşlerinden bir kare (AFP)

Koruyucu Tıpta Uzman Doktor Habibe bin Ramazan, Tunus’un, yeni tip koronavirüs günlük vaka sayılarının hızla artışı karşısında uyardı. Habibe bin Ramazan, yetkililer tarafından salgının yayılmasını durdurmaya yönelik sıkı önlemler alınmadığı takdirde “büyük ve çarpıcı” ölü sayılarının kaydedileceğini söyledi.
Üst düzey sağlık yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, Tunus’un salgının daha önce görülmeyen bir büyüklükte ve hızda yayılması sebebiyle koronavirüs ile mücadelede tehlikeli bir aşamaya girdiği belirtildi. 
Tunus’taki yetkililer, virüsün hızla yayıldığı bilinen bazı şehirlerde ve mahalleleri hedef alan karantina uygulanmasını kabul etti. Bunun yanı sıra uzaktan çalışma yöntemi teşvik edilirken, sağlık prosedürlerine ve önlemlerine uyulması için ek tedbirler alıyor.
Bu bağlamda, Yeni ve Gelişen Hastalıklar Milli Gözlemevi Genel Müdürü Nassaf bin Aliyye, salgında ulaşılan durumun ana nedeninin virüse karşı koruyucu önlemlere sıkı bir şekilde uyulmaması ve durumun gerektiği gibi ciddi bir şekilde ele alınmaması olduğunu açıkladı. Salgının büyük bir oranda artmasının sebebini, düğün törenleri sebebiyle insanların bir araya gelmelerine bağladı.
Hapishaneler Genel İdaresi sözcüsü Sufyan Mezgiş pazar günü gerçekleştirilen testlerde 34 mahkuma ve 5 cezaevi personeline koronavirüs teşhisinin konulduğunu bildirdi.
Mezgiş, vakaların 18-35 yaş arasında olduğunu, herhangi bir semptomlarının olmadığını, sağlık durumlarının stabil olduğunu ayrıca Tunus Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde, cezaevlerine özel sağlık protokollerin sıkılaştırıldığını, sterilizasyon ve temizliğin yoğunlaştırıldığını ifade etti.
Tunus’ta toplam vaka sayısı 17 bin 405’e yükselirken, sağlığına kavuşan kişi sayısı 5 bin 32, hayatını kaybeden kişi sayısı ise 246 kişi olarak kaydedildi. Ülkedeki salgın durumu oldukça ciddi. Hastanede tedavi gören hastaların sayısı 200’ü aşarken bu hastaların hiçbirinin yoğun bakımda değil. Rekor vaka sayıları kaydedilmeye devam ederken, sağlık sektörünün yoğun bakım  hizmeti sağlayamayacağına yönelik ciddi endişeler var. Toplam 400 yoğun bakım  yatağı bulunuyor ve bunların sadece 100’ü koronavirüs hastalarına tahsis edildi.



Milis güçleri Bağdat'ta Amerikalı diplomatlara yönelik İHA’lı pusu kurdu

Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği "Yeşil Bölge" (DPA)
Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği "Yeşil Bölge" (DPA)
TT

Milis güçleri Bağdat'ta Amerikalı diplomatlara yönelik İHA’lı pusu kurdu

Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği "Yeşil Bölge" (DPA)
Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği "Yeşil Bölge" (DPA)

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, Washington ile Tahran arasında imzalanan geçici ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle eş zamanlı olarak Bağdat'ta diplomatların maruz kaldığı “pusunun” niteliğini açıkladı.

ABD'li yetkili, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “8 Nisan 2026'da Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği çalışanları, kendi ifadesine göre Bağdat Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir Irak milis grubu tarafından gerçekleştirilen çok sayıda insansız hava aracı (İHA) saldırısına maruz kaldı” dedi.

ABD ile İran arasında iki haftalık geçici ateşkes anlaşması, 8 Nisan sabahı erken saatlerde Pakistan'ın arabuluculuğunda ilan edildi ve derhal yürürlüğe girdi. Bu adım, bölgesel gerginliği yatıştırmak ve müzakereler için bir fırsat penceresi açmak amacıyla atılmış, ancak kırılgan bir adım olarak değerlendirildi.

Irak'ın başkenti Bağdat'ın batısında bulunan hedef bölgenin, lojistik destek üssü “Victory” veya diplomatik ve askeri konvoyların kullandığı ve Irak güvenlik güçlerinin kontrolü altındaki yollar olduğu belirtiliyor.

ABD'li yetkili, “Tüm diplomatik personel iyi durumda ve sağlık durumları teyit edildi” dedi; ancak, Bağdat'ın merkezindeki “Yeşil Bölge”de elçilik binasından nispeten uzak olan ve İHA saldırısına uğrayan bölgede yürüttükleri görevin niteliği hakkında bilgi vermedi.

8 Nisan günü eşzamanlı olaylar yaşandı; yerel kaynaklar, havaalanı içindeki ABD diplomatik destek merkezine iki füze düştüğünü ve bunun bir yangına yol açtığını bildirdi. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Bağdat yakınlarında İran ile ittifak halindeki “Irak Hizbullah Tugayları” tarafından kaçırılan ABD'li gazeteci Shelly Kittleson'un serbest bırakıldığını duyurdu.

ABD yetkilileri, kaçıranlardan nasıl teslim alındığını açıklamadı; ayrıca, 2025 yılının Eylül ayında İsrailli araştırmacı Elizabeth Tsurkov'un kurtarılması sırasında olduğu gibi, ülke dışına nakledilip nakledilmediğine dair de bir açıklama yapmadı.

ABD'li yetkili, ABD'nin Irak hükümetine “şiddetle kınama” mesajı ilettiğini ve saldırılardan sorumlu kişilerin hesap vermesi için kapsamlı bir soruşturma yürütülmesini istediğini vurguladı. Irak hükümetinden konuyla ilgiili herhangi bir açıklama gelmedi.

 Irak Hizbullah Tugayları Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)Irak Hizbullah Tugayları Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)

Askeri denetçiler

Iraklı kaynaklar dün, Irak’taki silahlı grupların operasyonlarını denetleyen İran “Devrim Muhafızları” subaylarının, Şii siyasetçilerin ülke içindeki saldırıları durdurmaya ikna etme girişimlerini reddettiklerini ortaya çıkardı.

Kaynaklar,Şarku’l Avsat'a, bu subayların ABD-İran savaşının patlak vermesinden beri Bağdat'ta “gölge askeri denetçi” olarak hareket ettiklerini; bunun amacının Washington üzerinde “baskı cephesi” oluşturmak ve ABD ile müzakerelerin başarısızlık senaryosuna hazırlıklı olmak olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler daha geniş çaplı bir gerginliğin parçası olarak ortaya çıkıyor; zira ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce, Irak topraklarından hareket eden İran yanlısı milis gruplarının ABD’nin çıkarlarına ve diplomatlarına yönelik gerçekleştirdiği terör saldırılarını kınamıştı.

Bakanlığın önceki bir açıklamasında bu saldırıların, ABD vatandaşlarını, diplomatik tesisleri ve ticari çıkarları hedefleyen “son haftalarda gerçekleşen yüzlerce saldırı”nın yanı sıra, komşu ülkeleri, kurumları ve Iraklı sivilleri, özellikle de Kürdistan Bölgesi'ni hedef alan saldırıların ardından geldiği belirtilmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Irak hükümetiyle bağlantılı bazı çevreleri bu milis gruplarına “siyasi, mali ve operasyonel destek” sağlamakla suçlayarak, bunun Washington ile Bağdat arasındaki ilişkilere olumsuz yansıyacağı uyarısında bulundu.

Washington, çıkarlarını hedef alan herhangi bir saldırıya “tolerans göstermeyeceğini” vurgulayarak, Irak hükümetinden ülke içindeki İran bağlantılı silahlı grupları dağıtmak için acil önlemler almasını talep etti.


Lübnan-İsrail görüşmeleri "telefonla" başladı

David Hale Beyrut'ta (Arşiv- Reuters)
David Hale Beyrut'ta (Arşiv- Reuters)
TT

Lübnan-İsrail görüşmeleri "telefonla" başladı

David Hale Beyrut'ta (Arşiv- Reuters)
David Hale Beyrut'ta (Arşiv- Reuters)

 

 

 

Washington & Tel Aviv & Beyrut

Washington, önümüzdeki hafta yapılması beklenen doğrudan müzakereler öncesinde Lübnan ve İsrail arasında hazırlık niteliğinde telefon görüşmelerine ev sahipliği yaptı. Arabulucular, müzakereye alternatif olarak iki haftalık ateşkes için "Pakistan modelini" benimsemeye çalışırken, senkronizasyonlarının önemine rağmen Lübnan-İsrail hattının Amerikan-İran hattından ayrılmasının altını çiziyorlar. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu arada, son savaşın başlamasından önceki seviyelere geri dönme olasılığını görüşmek üzere temaslar devam ediyor.

Buna karşılık, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Pakistan'daki görüşmelerin ilerleyişine bağlı olarak, önce teknik ve usule ilişkin konularla başlayıp daha sonra ana dosyalara geçerek müzakerelere kademeli olarak devam etme kararı aldı. İçeride ise Hizbullah, Lübnan hükümetinin kararlarına, destekçilerinin Büyük Saray (hükümet merkezi) çevresinde ve Beyrut'un diğer bölgelerinde düzenlediği gösterilerle karşı çıkıyor ve " Silahlardan Arındırılmış Beyrut" planını ve müzakere kararını reddediyor.


Lübnan ve İsrail salı günü Washington'da ön görüşme yapma konusunda anlaştı

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot'u kabul etti (DPA)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot'u kabul etti (DPA)
TT

Lübnan ve İsrail salı günü Washington'da ön görüşme yapma konusunda anlaştı

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot'u kabul etti (DPA)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot'u kabul etti (DPA)

Lübnan ve İsrail, ateşkes deklarasyonunu görüşmek ve doğrudan görüşmelerin başlangıç ​​tarihini belirlemek üzere salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda ilk toplantılarını yapma konusunda anlaştılar.

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, medya ofisi aracılığıyla dün akşam, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan müzakerelere yönelik hazırlıklara ilişkin bir açıklama yayınladı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Cumhurbaşkanı General Joseph Aoun'ın ateşkes ilanı ve İsrail ile doğrudan müzakerelere geçilmesi yoluyla diplomatik eyleme dayalı olarak başlattığı girişime ve Cumhurbaşkanı Avn'ın İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının artması ışığında son zamanlarda yaptığı uluslararası ve Arap temaslarına dayanarak ABD yönetimi, ABD Dışişleri Bakanlığı'nı Lübnan ve İsrail arasında arabulucu rolü üstlenmekle görevlendirmeye karar vermiştir."

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: “Bunun uygulanması kapsamında ve Cumhurbaşkanı Avn'ın Washington'daki Lübnan Büyükelçisine verdiği talimatlar doğrultusunda, Beyrut saatiyle 21:00'te bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Bu, Lübnan'ı temsilen Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muaved ile İsrail'i temsilen Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter arasında, şu anda Washington'da bulunan ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michael Issa'nın da katılımıyla gerçekleştirilen ilk görüşmeydi. Görüşmede, ateşkesin ilan edilmesi ve ABD'nin himayesinde Lübnan ile İsrail arasında müzakerelerin başlama tarihi konularını görüşmek üzere önümüzdeki salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda ilk toplantının yapılması konusunda mutabakata varıldı.”

İsrail'in ABD Büyükelçisi ise Tel Aviv'in Hizbullah ile ateşkesi görüşmeyi reddettiğini, ancak salı günü Lübnan ile resmi barış görüşmelerine başlamayı kabul ettiğini belirtti.