Kral Selman: G20’nin en önemli ve acil önceliği, pandeminin sonuçlarıyla mücadele etmek

Kral Selman: G20’nin en önemli ve acil önceliği, pandeminin sonuçlarıyla mücadele etmek
TT

Kral Selman: G20’nin en önemli ve acil önceliği, pandeminin sonuçlarıyla mücadele etmek

Kral Selman: G20’nin en önemli ve acil önceliği, pandeminin sonuçlarıyla mücadele etmek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, G20'nin en önemli ve acil önceliğinin salgınla ve salgın sonucu ortaya çıkan sağlık, sosyal ve ekonomik sorunlarla mücadele etmek olduğunu belirterek, geçim kaynaklarını korumanın G20 liderlerinin endişe ettiği konuların başında geldiğini söyledi.
Kral Selman, İskan Bakanı Macid bin Abdullah el-Hakil aracılığıyla Kentsel İletişim Grubu zirvesine gönderdiği yazılı mesajda, “G20 çerçevesindeki çabalarımız, koronavirüs aşısına ulaşmak için uygun koşulları sağlamaya ve yoksul ülkelerin ihtiyaçlarını dikkate alarak aşının herkese ulaşması adına adil ve kapsayıcı olmaya odaklanmıştır” ifadelerini kullandı.

İşte Kral Selman’ın konuşma metninin tamamı;
Bismillahirrahmanirrahim
Selamunaleykum.
Öncelikle, Riyad Kraliyet Komisyonu Yönetim Kurulu Başkanı Fehd bin Abdulmuhsin bin Salih el-Raşid, Sherpa, katılımcı şehirler, bilgi ortakları ve dünyanın tüm ülkelerinden tüm üyelerin temsil ettiği Kentsel Toplum İletişim Grubu'na, grup çatısı altındaki birlikte çalışmaları için teşekkür ederim. Başkent Riyad özellikle de gruba katılan şehirlerin, salgınının yayılmasının zorluklarıyla ilk cephede yer aldığı istisnai koşullar ışığında, kentsel toplulukların bakış açılarını sunmak amacıyla toplantıya başkanlık etmek ve ev sahipliği yapmak onuruna sahip.
Bugün, şehir sakinleri dünya nüfusunun yüzde 50'sinden fazlasını temsil ediyor. İstatistiklere göre, şehir sakinlerinin sayısının 2050 yılına kadar dünya nüfusunun üçte ikisini oluşturması bekleniyor. Bu sebeple, şehirlerin uluslararası çok taraflı platformlarda temsil edilmesi, nüfusun büyük bir kesiminin ihtiyaçları ile günlük temasları nedeniyle her zamankinden daha önemlidir. Buna ek olarak altyapı, akıllı şehirler, sivil toplumlar, enerji, inovasyon ve kentsel dönüşümler ile ilgili diğer alanlar gibi acil uluslararası konularla ilgili en önemli zorluklar ve fırsatlarla ilgili kapsamlı bilgi konuları da önemli.
Geçtiğimiz Mart ayında G20 Olağanüstü Liderler Zirvesi'nin toplanmasından önce Kentsel Toplum İletişim Grubu konusunu gözden geçirdik. Olağanüstü Zirve G20 liderlerini, koronavirüs pandemisini kontrol altına alma çabaları ışığında şehirleri desteklemek için acil önlemler almaya çağırmayı amaçlamaktadır.
Bu zirve sırasında G20 liderleri olarak üzerinde anlaştığımız şeylere dayanarak, en büyük ve acil önceliğimizin pandemi ve bunun sağlık, sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla mücadele etmek olduğunu tekrar teyit ediyoruz.
G20 çerçevesindeki çabalarımız, koronavirüs aşısına ulaşmak için uygun koşulları sağlamaya ve yoksul ülkelerin ihtiyaçlarını dikkate alarak aşının herkese ulaşması adına  adil ve kapsayıcı olmaya odaklanmıştır. Bunun yanı sıra gelecek nesillerin hem sağlık hem de ekonomik açıdan zorluklarla yüzleşmesi adına daha iyi bir konumda olmasını sağlamak için bu salgından öğrenilen derslerden yararlanılmalıdır.
Hayatları korumak, işleri ve geçim kaynaklarını korumak, G20 ülke liderleri olarak endişelerimizin başında geliyor. Suudi Arabistan dönem başkanlığındaki G20 Zirvesi, tüm halklar için refah sağlamanın yanı sıra, herkes için eşit fırsatları teşvik eden politikalara odaklanıldığı göz önünde bulundurarak bu zorlukları ele alacaktır.
Genel olarak, Suudi Arabistan G20 başkanlığının gündeminde şehir toplumlarının gelişimiyle ilgili konular tartışıldı: Akıllı şehirlere geçiş, altyapı yatırımları ve bölgesel entegrasyon, ekonomik büyümeyi destekleyen bir güç olarak turizm, ticaret, yatırım işbirliği ve çevresel sürdürülebilirliğin artırılması.
Bu konular, Suudi Arabistan Krallığı'nın 2030 Vizyonuna uygun olarak, kentsel gelişim kapsamına giren programlar ve projeler içerdiğinden, bizim için büyük önem taşıyor. Bunlar; Modern şehirler kavramını ilerletmeyi hedeflediğimiz 'rüya şehir' NEOM projesi ve dünya turizm haritasına daha önce keşfedilmemiş yeni bir destinasyon katacağımız Kızıldeniz turizmi projesi.
Önümüzdeki dönemde G20'nin odak noktası iki ana konu olacak, bunlardan ilki pandemi ile mücadele ederek hayatları korumak ve büyümeyi yeniden sağlamak. İkincisi ise salgın sırasında gösterilen güvenlik açıklarını ele alarak ve uzun vadeli dayanıklılığı artırmak.
Riyad zirvesinde, uyumlu çözümler ve girişimler bulmanın yanı sıra, grubun salgına karşı uluslararası tepki çabalarını güçlendirmeyi amaçlıyoruz.
İyimseriz ve bu pandemi bittikten sonra Allah'ın izniyle sizinle yüz yüze görüşmeyi dört gözle bekliyoruz.
Başarılı bir zirve diliyoruz,  önerilerinizi ve son açıklamalarınızı bekliyoruz.
Selametle…



Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından yayımlanan son veriler, ülke ekonomisinin 2025 yılında dikkat çekici bir performans sergilediğini ortaya koydu. Buna göre reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), 2024 yılına kıyasla yüzde 4,5 oranında büyüme kaydetti. Ekonomideki bu ivme özellikle 2025’in dördüncü çeyreğinde daha belirgin hale geldi ve söz konusu dönemde ekonomi yüzde 5 oranında büyüme gösterdi.

GASTAT’ın verilerine göre büyüme tek bir sektörle sınırlı kalmadı; başlıca ekonomik faaliyetlerin tamamında artış yaşandı. Petrol faaliyetleri yüzde 5,7’lik büyümeyle başı çekti. Bu artışın, üretim seviyelerindeki istikrar ve küresel talebin güçlü seyriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Ekonomik çeşitlendirme kapsamında petrol dışı sektörler de olumlu performansını sürdürdü. Petrol dışı faaliyetler yüzde 4,9 oranında büyüyerek ülkenin ekonomik tabanını genişletmeye ve petrole bağımlılığı azaltmaya yönelik ulusal stratejilerin sonuç verdiğini gösterdi. Hükümet faaliyetleri ise yüzde 0,9 oranında daha sınırlı ancak istikrarlı bir büyüme kaydetti.


Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.