Sudan Nihai Barış Anlaşması yıllardır süren iç savaşı bitirebilir mi?

Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi (sağda), Salva Kiir (ortada) ve Abdulfettah el-Burhan dün barış anlaşması imza törenindeyken (Reuters)
Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi (sağda), Salva Kiir (ortada) ve Abdulfettah el-Burhan dün barış anlaşması imza törenindeyken (Reuters)
TT

Sudan Nihai Barış Anlaşması yıllardır süren iç savaşı bitirebilir mi?

Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi (sağda), Salva Kiir (ortada) ve Abdulfettah el-Burhan dün barış anlaşması imza törenindeyken (Reuters)
Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi (sağda), Salva Kiir (ortada) ve Abdulfettah el-Burhan dün barış anlaşması imza törenindeyken (Reuters)

Sudanlılar, sevinç ve umut dolu bir atmosfer içinde Cuba’da, Sudan’ın eski lideri John Garang’ın anıt mezarına yakın bir noktada, ülkede yıllardır süren ve  binlerce kişinin ölümüne yol açan ve ülkelerini terk etmek zorunda bırakan iç savaşların sonu olması beklenen benzeri görülmemiş barış anlaşmasının imzalanmasına tanık oldu.
2005 yılında imzalanan Naivasha Barış Anlaşması ile sona eren ve Hartum güçlerine karşı yaklaşık 25 yıl süren bir gerilla savaşına liderlik eden merhum Sudanlı lider John Garang de Mabior'un anıt mezarının yanındaki Özgürlük Meydanı'nda binlerce Güney Sudanlı geleneksel müzik aletleriyle birlikte törene katılmak için toplandı. 
Cuba'da Güney Sudan hükümetinin arabuluculuğunda, Sudan geçiş hükümeti ile yaklaşık 20 yıldır Sudan ordusuyla savaşan silahlı hareketlerden oluşan Devrimci Cephesi arasında, 30 yıllık Ömer el-Beşir iktidarının devrildiği 11 Nisan 2019'daki darbenin ardından Sudan yönetimi ile silahlı hareketler arasında uzlaşı sağlanması amacıyla bir yıldan fazla bir süredir barış görüşmeleri yapıldı.
Sudan’da dün, Sudan Halk Kurtuluş Hareketi lideri Malik Akkar, Sudan Adalet ve Eşitlik Hareketi Başkanı Cibril İbrahim, Sudan Kurtuluş Hareketi Başkanı Minni Arko Minawi ve diğer hareketlerden liderler bir araya geldi. Ayrıca, Devrimci Cephesi koalisyonu bünyesindeki Doğu, Orta, Kuzey bölgelerinin temsilcilerinin yanı sıra, Müzakere heyeti Başkanı ve Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Dakalu Hartum hükümeti adına imza attı.
Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi, Mısır Başbakanı Mustafa Madbuli, BAE, Katar, Afrika Birliği ve BM temsilcileri de tanık ve garantörler olarak anlaşmayı imzaladı.
İmza törenine, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Guelleh, Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi, Etiyopya Devlet Başkanı Sahle-Work Zewde’nin yanı sıra, Güney Sudan Cumhurbaşkanı Salva Kiir Miyardit,  BAE Altyapı ve Enerji Bakanı Suheyl el-Mezrui, Suudi Arabistan’ın Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed Kattan, ABD'nin Sudan Temsilcisi Donald Booth ve batı ve bölge ülkeleri temsilcileri ile bir dizi batı ülkesinden temsilciler katıldı.
Ayrıca, imza töreni etkinliklerine Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Egemenlik Konseyi üyeleri ve bir dizi bakan, Sudan'da geçiş hükümetinin siyasi referansı olan Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri'nin (ÖDBG) liderleri, medya, sanatçılar, şairler, aktivistler ve direniş komitelerinin temsilcilerinden oluşan Sudanlı bir heyet katıldı.
Dün imzalanan anlaşma, birleşik bir ordu oluşturmak için muhalif güçlerin tasfiye edilerek silahlı unsurların ulusal orduya entegrasyonunu ile ilgili güvenlik düzenlemeleri protokolüne ek olarak, geçiş dönemi adaleti, tazminatlar, arazi mülkiyeti, göçebeler ve çobanların desteklenmesi, servet ve iktidar paylaşımıyla mültecilerin ve sığınmacıların geri dönüşüne ilişkin sekiz protokol içeriyor. 
Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM/AM) lideri Abdulvahid Nur ile Sudan Halk Kurtuluş Hareketi- Kuzey (SPLM-N) örgütünün Güney Kurdufan lideri Abdulaziz el-Hılu anlaşmayı imzalamaya katılmadı. Başbakan Abdullah Hamduk, cuma günü Cuba'da el-Hılu ile bir araya gelerek onu ülkedeki kapsamlı barış sürecine girmeye çağırmıştı. Sudan’ın resmi haber ajansı SUNA’nın haberine göre Hamduk, Güney Sudan Cumhurbaşkanı Salva Kiir Mayardit'in huzurunda Cuba'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Hılu ile yaptığı görüşmede, barış sürecindeki gelişmeler ve iki taraf arasındaki barış görüşmelerinin yeniden başlaması konusunu görüştü.
Başbakan Abdullah Hamduk, imza töreninde yaptığı konuşmada hem Abdulvahid Nur'u hem de Abdulaziz el-Hılu'yu barış anlaşmasına katılmaya çağırarak, hükümetinin onlarla tüm meseleleri görüşmeyi tamamladığını söyledi. Ayrıca Sudan'da sürdürülebilir kalkınmanın önemine değinerek, “Kalkınma ve demokrasi olmadan barış olmaz” dedi.
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ise konuşmasında bir daha savaşa dönülmeyeceğini belirterek şunları kaydetti:
"Barış yolundan sapmayacağız. Varılan mutabakat tüm bölgeleri kapsıyor. Zaman gelip geçti ve bir kez daha Cuba'ya  baş harflerle imzalanan anlaşmayı garantilemek için geldik.”
Güney Sudan Cumhurbaşkanı Salva Kiir Mayardit, barış anlaşmasının uygulanmasının Sudan şartlarında zor olduğunu söyleyerek, uluslararası topluma ve Arap dünyasına anlaşmanın uygulanmasını desteklemek için verdiği taahhütlere uymaları çağrısında bulundu.
Salva Kiir, öncülüğünü yaptığı anlaşmayı "tarihi" olarak nitelendirdi ve vatandaşlarını karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen ülkelerinin Sudan'da barışı sağlama çabalarından dolayı gurur duymaya çağırdı. Salva Kiir, arabuluculuğunu "Sudan'ın Güney Sudan'da barışın sağlanmasında oynamaya devam etmesine karşılık bir borç" olarak değerlendirdi. Ayrıca, el-Hılu ve Abdulvahid Nur’u barış yolculuğuna katılarak güney Sudan'da uzlaşma ve barışa olan bağlılığını teyit etmeye ve farklılıkları diyalog yoluyla çözmeye çağırdı.
Başbakan Abdullah Hamduk ise anlaşmayı "Sudan'ın rönesansı için yeni bir sayfa" olarak nitelendirdi ve "Bugünkü anlaşmamız bir güç paylaşımı anlaşması değil" dedi. Hamduk açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemiz barışın ilk aşamasını sabırla geçti. Sürdürülebilir kalkınma ve demokrasi olmadan sürdürülebilir bir barış olamaz. Bu barış, kendi ellerimizle, anlaşmalara olan bağlılığımız ve Güney Sudan’daki kardeşlerimizin değerli çabaları ile vardığımız Sudan’ın kimliğinin yazıldığı bir barış.”
Müzakere heyeti başkanı Muhammed Hamdan Dakalu ise, anlaşmanın savaşı durdurup barış ve adaleti sağlayacağını belirterek, “Bu anlaşma ile silah seslerinin durduğu ve kan dökülmeyen bir Sudan'a doğru ilk adımı atmış olacağız. Bugün ülkemiz, geçmişteki karanlık günlere veda ediyor. İstikrar, gelişme ve kalkınma hayalimize ulaşmanın zorluklarını hep birlikte aşacağız” diye konuştu.
Devrimci Cephesi Başkanı El Hadi İdris Yahya, barış anlaşmasının Sudan ve Güney Sudan halkları arasındaki ilişkiyi güçlendireceğini ifade etti. Ayrıca Sudan'ın istikrarının ulusal, bölgesel ve uluslararası bir sorumluluk olduğuna dikkati çeken Yahya, uluslararası toplumun anlaşmaya verdiği desteğin ve anlaşmanın faydalarını sağlamasının önemini vurguladı.
Sudan Kurtuluş Hareketi Başkanı Minni Arko Minawi, anlaşmanın imzalanmasını "Mucize gibi bir başarı" olarak nitelendirdi. Aynı zamanda Sudan’da güvenliğin sağlanması için anlaşmanın savaş mağdurları için destek olması ve geçici hükümet için siyasi kuralları genişletmesi gerektiğini belirtti. 
Afrika Birliği (AfB), anlaşmanın uygulanması için Sudan'ın yanında yer alma sözü verdi. AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki, anlaşmanın imzalanmasını barış sürecinde belirleyici nokta olarak nitelendirdi. Ayrıca Sudan halkının anlaşmanın birincil garantörü olduğunu belirtti.
ABD'nin Sudan Temsilcisi Donald Booth, Troyka ülkelerinin (ABD, Norveç, İngiltere)  Sudan'da adalet ve barışın sağlanmasına verdiği desteği belirtti. Booth, barış anlaşmasının imzalanmasında karşılaşılan zorluklara ve Sudan'da barışın karşılaştığı pek çok zorluğa değinerek, sığınmacı kamplarında birçok Sudanlı için daha iyi bir yaşam sağlamanın önemini vurguladı.
Avrupa Birliği (AB) ise imza törenindeki temsilcisi aracılığıyla barış anlaşmasına katılmayan hareketleri barışa katılmaya ve Sudan halkına "öncelik" vermeye çağırdı.
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz adına imza törenine katılan Suudi Arabistan’ın Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed bin Abdülaziz Kattan, Sudan halkının özlem duyduğu meşru taleplerine ulaşması için Suudi Arabistan Krallığı'nın desteğinin devam ettiğini belirterek, “Suudi Arabistan kardeş Sudan halkının yıllardır barışı gerçekleştirme yolundaki gücüne inandı. Bu çabalar bugün sonuç verdi” dedi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise anlaşmayı destekleme sözü verdi ve bu desteğinin iki ülke arasındaki köklü ilişkilerden kaynaklandığını belirtti. Törene katılan BAE Petrol Bakanı Said el-Mazrui, “İnşallah Sudan halkı bu anlaşmanın meyvelerinden yararlanır. Bu anlaşmayı sadece cesur olanlar gerçekleştirebilirdi” diyerek, ülkesinin her düzeyde anlaşmaya destek vereceğini ve barışın sürdürülmesini sağlayacağına dair söz verdi.
Cuba'daki Özgürlük Meydanı, dün büyük bir kutlama alanına dönüştü. Etkinliklerde, davulların ritimlerine halk ezgileri eşlik etti ve Sudanlışarkıcılar meşhur şarkılarını söyledi. Bunun yanı sıra etkinlikte, çeşitli Güney Sudan dillerinde halk şiirleri söylendi, Sudan’da barışın gerçekleşmesini kutlamak için coşkulu Afrika dans gösterileri de düzenlendi. Ardından sevinç gözyaşlarına yağan yağmurlar eşlik etti.



Batı Şeria'da yerleşimcilerin saldırısında yaralanan Filistinli futbolcu hayatını kaybetti

Fadi el-Naasan (WAFA)
Fadi el-Naasan (WAFA)
TT

Batı Şeria'da yerleşimcilerin saldırısında yaralanan Filistinli futbolcu hayatını kaybetti

Fadi el-Naasan (WAFA)
Fadi el-Naasan (WAFA)

Batı Şeria'da yaklaşık bir hafta önce Yahudi yerleşimcilerin düzenlediği saldırı sırasında vurulan 17 yaşındaki Filistinli futbolcu Fadi el-Nassan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Yetkililer ve aile üyeleri, genç futbolcunun vefatını dün doğruladı.

El-Muğayyir futbol kulübü ve Filistin Genç Milli Takımı oyuncusu olan el-Nassan'ın naaşı, Ramallah’taki Filistin Tıp Kompleksi’nden alınarak defnedilmek üzere köyüne getirildi. Cenaze törenine katılan çok sayıda kişi, genç sporcuyu gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurladı.

Sadece insanlara yardım etmek istedi

 Baba Hamdullah el-Nassan, oğlunun futbol tutkulu bir genç olduğunu belirterek, saldırı günü yaşananları şu sözlerle anlattı: "Yerleşimciler saldırdığında kızların ve kadınların çığlıklarını duydu. Onlara yardım etmek için olay yerine gitti ve orada vuruldu."

Anne Hanan el-Nassan ise oğlunun hem okulda başarılı hem de sporcu kişiliğiyle çevresinde çok sevilen bir çocuk olduğunu ifade ederek, "Allah’tan onu şehit olarak kabul etmesini diliyorum" dedi.

Şarku’l Avsat’ın  Filistin resmi haber ajansı WAFA'dan aktardığına göre 11 Temmuz'da gerçekleşen saldırıda el-Nassan, bacağına isabet eden mermi ile ağır yaralandı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen genç futbolcunun ayağı ampute edilmişti. Aynı saldırıda İsrail güçlerinin plastik mermilerle ateş açtığı, 10 yaşındaki bir çocuğun da başına isabet eden ses bombası sonucu yaralandığı bildirildi.

Gazze'de savaşın başladığı Ekim 2023'ten bu yana, işgal altındaki Batı Şeria'da Yahudi yerleşimcilerin saldırıları ve şiddet olaylarında ciddi artış yaşanıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana Batı Şeria'da askerler veya yerleşimciler tarafından öldürülen Filistinlilerin sayısı en az bin 88 kişiye ulaştı.


İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu on kişi hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze'nin merkezindeki Megazi mülteci kampına düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
İsrail'in Gazze'nin merkezindeki Megazi mülteci kampına düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu on kişi hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze'nin merkezindeki Megazi mülteci kampına düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
İsrail'in Gazze'nin merkezindeki Megazi mülteci kampına düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)

Gazze'deki Sivil Savunma ekipleri ve hastane yetkilileri, İsrail'in Filistin topraklarının çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda, üçü çocuk ve anne-babaları da dahil olmak üzere toplam 10 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Hamas ve İsrail, hareketin 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik gerçekleştirdiği benzeri görülmemiş saldırının ardından başlayan savaşın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, ekim ayında ilan edilen ateşkesi ihlal etmekle birbirlerini suçluyorlar.

İsrail, topraklarının yüzde 60'ından fazlasını işgal altında tuttuğu Gazze Şeridi'nde hava ve topçu saldırılarını düzenli olarak sürdürüyor. Ağır bir insani krizin yaşandığı bölgedeki bu saldırılar, can kayıplarına, yaralanmalara ve yıkımın artmasına neden oluyor.

Sivil Savunma yetkililerine göre, Gazze şehrinin kuzeybatısındaki bir konuta düzenlenen İsrail saldırısında 3 çocuk ve anne-babalarından oluşan 5 kişilik bir aile hayatını kaybetti. Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, "Aileden hayatta kalan tek kişi, saldırı sırasında evde bulunmayan bir çocuktur" açıklamasında bulundu. Şifa Hastanesi ise 5 cenazenin hastaneye getirildiğini doğruladı.

Foto  Gazze Şeridi'nin merkezindeki Megazi mülteci kampında İsrail hava saldırısıyla yıkılan bir binayı inceleyen bir Filistinli (AP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Megazi mülteci kampında İsrail hava saldırısıyla yıkılan bir binayı inceleyen bir Filistinli (AP)

İsrail ordusunun Arapça sözcüsü Ella Waweya ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, saldırının Hamas'ı hedef aldığını belirtti ve ordunun sonuçları değerlendirmeye devam ettiğini ekledi.

Gazze sakini Musa el-Amavi, saldırının hiçbir uyarı yapılmadan gerçekleştiğini ifade ederek, "Aniden bir füze binaya isabet etti. Kimsenin haberi yoktu, uyarı yoktu, hiçbir şey yoktu. Sivillerin, çocukların, kadınların ve genç kızların varlığını umursamadan vurdular" dedi. Aynı binada yaşayan Muhammed Kali ise yerde çok sayıda ceset gördüğünü, hayatını kaybedenler arasında kadınların, çocukların ve yaşlıların bulunduğunu belirtti.

Sivil Savunma'dan yapılan diğer açıklamaya göre, İsrail'in Gazze şehrindeki Zeytun Mahallesi'nde sivillerin bulunduğu bir grubu hedef alan hava saldırısında 3 kişi yaşamını yitirdi. Şifa Hastanesi bu 3 cenazenin de kabul edildiğini doğruladı. Sağlık yetkilileri, İsrail saldırıları sonucu başka bir bölgede 2 kişinin daha hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu, söz konusu saldırılar hakkında herhangi bir yorum yapmadı.

Şarku’l Avsat’ın Gazze Sağlık Bakanlığı verilerinden aktardığına (Birleşmiş Milletler'in güvenilir kabul ettiği veriler) göre, ateşkes anlaşmasının ilanından bu yana en az bin 144 Filistinli hayatını kaybetti. Buna karşılık İsrail ordusu, aynı dönemde 5 askerin ve bir sivil sözleşmeli personelin öldüğünü duyurdu.


Lübnan'ın güneyinde patlama: Bir Asker hayatını kaybetti, 2 asker yaralı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit köyünde meydana gelen patlama bölgesinden duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit köyünde meydana gelen patlama bölgesinden duman yükseliyor (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde patlama: Bir Asker hayatını kaybetti, 2 asker yaralı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit köyünde meydana gelen patlama bölgesinden duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit köyünde meydana gelen patlama bölgesinden duman yükseliyor (AFP)

Lübnan'ın güneyinde şüpheli bir cismin patlaması sonucu bir Lübnan askeri hayatını kaybetti, iki asker yaralandı. Alman Haber Ajansı'nın (DPA) aktardığına göre olay, bölgedeki güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.

Lübnan Ordusu tarafından bugün yapılan basın açıklamasında, Sur kentine bağlı Mansuri kasabasında orduya ait bir aracın geçişi sırasında şüpheli bir cismin infilak ettiği belirtildi. Açıklamada, bir askerin şehit olduğu, bir subay ile bir askerin ise yaralandığı kaydedildi. Ordunun olayın detaylarını aydınlatmak için soruşturma başlattığı bildirildi.

Cumhurbaşkanı Avn’dan kritik Washington ziyareti

Bu gelişmelerin gölgesinde, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine bu sabah Washington'a hareket etti. Lübnan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Avn’a, eşi Nimet Avn eşlik ediyor.

Beyaz Saray'da Trump ile "Lübnan-ABD Zirvesi" gerçekleştirecek olan Avn'ın, üst düzey ABD'li yetkililerle bir dizi görüşme yapması bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ziyaretin ana gündem maddeleri arasında; Lübnan'daki durumun değerlendirilmesi, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, ülke genelinde, özellikle de güneyde güvenlik ve istikrarın yeniden tesisi, İsrail'in işgal altında tuttuğu Lübnan topraklarından çekilmesi ve devlet otoritesinin bütün bölgelerde tam olarak hâkim kılınması yer alıyor.

Lübnan, son savaşın ardından İsrail'in işgal ettiği güney bölgelerinden çekilmesine odaklanan müzakereleri sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Avn'ın bu ziyareti, 2009 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman'ın Barack Obama ile görüşmek üzere gerçekleştirdiği ziyaretten sonra bir Lübnan Cumhurbaşkanı tarafından ABD'ye yapılan ilk ziyaret olma özelliği taşıyor.