Sudan Nihai Barış Anlaşması yıllardır süren iç savaşı bitirebilir mi?

Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi (sağda), Salva Kiir (ortada) ve Abdulfettah el-Burhan dün barış anlaşması imza törenindeyken (Reuters)
Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi (sağda), Salva Kiir (ortada) ve Abdulfettah el-Burhan dün barış anlaşması imza törenindeyken (Reuters)
TT

Sudan Nihai Barış Anlaşması yıllardır süren iç savaşı bitirebilir mi?

Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi (sağda), Salva Kiir (ortada) ve Abdulfettah el-Burhan dün barış anlaşması imza törenindeyken (Reuters)
Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi (sağda), Salva Kiir (ortada) ve Abdulfettah el-Burhan dün barış anlaşması imza törenindeyken (Reuters)

Sudanlılar, sevinç ve umut dolu bir atmosfer içinde Cuba’da, Sudan’ın eski lideri John Garang’ın anıt mezarına yakın bir noktada, ülkede yıllardır süren ve  binlerce kişinin ölümüne yol açan ve ülkelerini terk etmek zorunda bırakan iç savaşların sonu olması beklenen benzeri görülmemiş barış anlaşmasının imzalanmasına tanık oldu.
2005 yılında imzalanan Naivasha Barış Anlaşması ile sona eren ve Hartum güçlerine karşı yaklaşık 25 yıl süren bir gerilla savaşına liderlik eden merhum Sudanlı lider John Garang de Mabior'un anıt mezarının yanındaki Özgürlük Meydanı'nda binlerce Güney Sudanlı geleneksel müzik aletleriyle birlikte törene katılmak için toplandı. 
Cuba'da Güney Sudan hükümetinin arabuluculuğunda, Sudan geçiş hükümeti ile yaklaşık 20 yıldır Sudan ordusuyla savaşan silahlı hareketlerden oluşan Devrimci Cephesi arasında, 30 yıllık Ömer el-Beşir iktidarının devrildiği 11 Nisan 2019'daki darbenin ardından Sudan yönetimi ile silahlı hareketler arasında uzlaşı sağlanması amacıyla bir yıldan fazla bir süredir barış görüşmeleri yapıldı.
Sudan’da dün, Sudan Halk Kurtuluş Hareketi lideri Malik Akkar, Sudan Adalet ve Eşitlik Hareketi Başkanı Cibril İbrahim, Sudan Kurtuluş Hareketi Başkanı Minni Arko Minawi ve diğer hareketlerden liderler bir araya geldi. Ayrıca, Devrimci Cephesi koalisyonu bünyesindeki Doğu, Orta, Kuzey bölgelerinin temsilcilerinin yanı sıra, Müzakere heyeti Başkanı ve Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Dakalu Hartum hükümeti adına imza attı.
Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi, Mısır Başbakanı Mustafa Madbuli, BAE, Katar, Afrika Birliği ve BM temsilcileri de tanık ve garantörler olarak anlaşmayı imzaladı.
İmza törenine, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Guelleh, Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi, Etiyopya Devlet Başkanı Sahle-Work Zewde’nin yanı sıra, Güney Sudan Cumhurbaşkanı Salva Kiir Miyardit,  BAE Altyapı ve Enerji Bakanı Suheyl el-Mezrui, Suudi Arabistan’ın Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed Kattan, ABD'nin Sudan Temsilcisi Donald Booth ve batı ve bölge ülkeleri temsilcileri ile bir dizi batı ülkesinden temsilciler katıldı.
Ayrıca, imza töreni etkinliklerine Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Egemenlik Konseyi üyeleri ve bir dizi bakan, Sudan'da geçiş hükümetinin siyasi referansı olan Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri'nin (ÖDBG) liderleri, medya, sanatçılar, şairler, aktivistler ve direniş komitelerinin temsilcilerinden oluşan Sudanlı bir heyet katıldı.
Dün imzalanan anlaşma, birleşik bir ordu oluşturmak için muhalif güçlerin tasfiye edilerek silahlı unsurların ulusal orduya entegrasyonunu ile ilgili güvenlik düzenlemeleri protokolüne ek olarak, geçiş dönemi adaleti, tazminatlar, arazi mülkiyeti, göçebeler ve çobanların desteklenmesi, servet ve iktidar paylaşımıyla mültecilerin ve sığınmacıların geri dönüşüne ilişkin sekiz protokol içeriyor. 
Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM/AM) lideri Abdulvahid Nur ile Sudan Halk Kurtuluş Hareketi- Kuzey (SPLM-N) örgütünün Güney Kurdufan lideri Abdulaziz el-Hılu anlaşmayı imzalamaya katılmadı. Başbakan Abdullah Hamduk, cuma günü Cuba'da el-Hılu ile bir araya gelerek onu ülkedeki kapsamlı barış sürecine girmeye çağırmıştı. Sudan’ın resmi haber ajansı SUNA’nın haberine göre Hamduk, Güney Sudan Cumhurbaşkanı Salva Kiir Mayardit'in huzurunda Cuba'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Hılu ile yaptığı görüşmede, barış sürecindeki gelişmeler ve iki taraf arasındaki barış görüşmelerinin yeniden başlaması konusunu görüştü.
Başbakan Abdullah Hamduk, imza töreninde yaptığı konuşmada hem Abdulvahid Nur'u hem de Abdulaziz el-Hılu'yu barış anlaşmasına katılmaya çağırarak, hükümetinin onlarla tüm meseleleri görüşmeyi tamamladığını söyledi. Ayrıca Sudan'da sürdürülebilir kalkınmanın önemine değinerek, “Kalkınma ve demokrasi olmadan barış olmaz” dedi.
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ise konuşmasında bir daha savaşa dönülmeyeceğini belirterek şunları kaydetti:
"Barış yolundan sapmayacağız. Varılan mutabakat tüm bölgeleri kapsıyor. Zaman gelip geçti ve bir kez daha Cuba'ya  baş harflerle imzalanan anlaşmayı garantilemek için geldik.”
Güney Sudan Cumhurbaşkanı Salva Kiir Mayardit, barış anlaşmasının uygulanmasının Sudan şartlarında zor olduğunu söyleyerek, uluslararası topluma ve Arap dünyasına anlaşmanın uygulanmasını desteklemek için verdiği taahhütlere uymaları çağrısında bulundu.
Salva Kiir, öncülüğünü yaptığı anlaşmayı "tarihi" olarak nitelendirdi ve vatandaşlarını karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen ülkelerinin Sudan'da barışı sağlama çabalarından dolayı gurur duymaya çağırdı. Salva Kiir, arabuluculuğunu "Sudan'ın Güney Sudan'da barışın sağlanmasında oynamaya devam etmesine karşılık bir borç" olarak değerlendirdi. Ayrıca, el-Hılu ve Abdulvahid Nur’u barış yolculuğuna katılarak güney Sudan'da uzlaşma ve barışa olan bağlılığını teyit etmeye ve farklılıkları diyalog yoluyla çözmeye çağırdı.
Başbakan Abdullah Hamduk ise anlaşmayı "Sudan'ın rönesansı için yeni bir sayfa" olarak nitelendirdi ve "Bugünkü anlaşmamız bir güç paylaşımı anlaşması değil" dedi. Hamduk açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemiz barışın ilk aşamasını sabırla geçti. Sürdürülebilir kalkınma ve demokrasi olmadan sürdürülebilir bir barış olamaz. Bu barış, kendi ellerimizle, anlaşmalara olan bağlılığımız ve Güney Sudan’daki kardeşlerimizin değerli çabaları ile vardığımız Sudan’ın kimliğinin yazıldığı bir barış.”
Müzakere heyeti başkanı Muhammed Hamdan Dakalu ise, anlaşmanın savaşı durdurup barış ve adaleti sağlayacağını belirterek, “Bu anlaşma ile silah seslerinin durduğu ve kan dökülmeyen bir Sudan'a doğru ilk adımı atmış olacağız. Bugün ülkemiz, geçmişteki karanlık günlere veda ediyor. İstikrar, gelişme ve kalkınma hayalimize ulaşmanın zorluklarını hep birlikte aşacağız” diye konuştu.
Devrimci Cephesi Başkanı El Hadi İdris Yahya, barış anlaşmasının Sudan ve Güney Sudan halkları arasındaki ilişkiyi güçlendireceğini ifade etti. Ayrıca Sudan'ın istikrarının ulusal, bölgesel ve uluslararası bir sorumluluk olduğuna dikkati çeken Yahya, uluslararası toplumun anlaşmaya verdiği desteğin ve anlaşmanın faydalarını sağlamasının önemini vurguladı.
Sudan Kurtuluş Hareketi Başkanı Minni Arko Minawi, anlaşmanın imzalanmasını "Mucize gibi bir başarı" olarak nitelendirdi. Aynı zamanda Sudan’da güvenliğin sağlanması için anlaşmanın savaş mağdurları için destek olması ve geçici hükümet için siyasi kuralları genişletmesi gerektiğini belirtti. 
Afrika Birliği (AfB), anlaşmanın uygulanması için Sudan'ın yanında yer alma sözü verdi. AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki, anlaşmanın imzalanmasını barış sürecinde belirleyici nokta olarak nitelendirdi. Ayrıca Sudan halkının anlaşmanın birincil garantörü olduğunu belirtti.
ABD'nin Sudan Temsilcisi Donald Booth, Troyka ülkelerinin (ABD, Norveç, İngiltere)  Sudan'da adalet ve barışın sağlanmasına verdiği desteği belirtti. Booth, barış anlaşmasının imzalanmasında karşılaşılan zorluklara ve Sudan'da barışın karşılaştığı pek çok zorluğa değinerek, sığınmacı kamplarında birçok Sudanlı için daha iyi bir yaşam sağlamanın önemini vurguladı.
Avrupa Birliği (AB) ise imza törenindeki temsilcisi aracılığıyla barış anlaşmasına katılmayan hareketleri barışa katılmaya ve Sudan halkına "öncelik" vermeye çağırdı.
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz adına imza törenine katılan Suudi Arabistan’ın Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed bin Abdülaziz Kattan, Sudan halkının özlem duyduğu meşru taleplerine ulaşması için Suudi Arabistan Krallığı'nın desteğinin devam ettiğini belirterek, “Suudi Arabistan kardeş Sudan halkının yıllardır barışı gerçekleştirme yolundaki gücüne inandı. Bu çabalar bugün sonuç verdi” dedi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise anlaşmayı destekleme sözü verdi ve bu desteğinin iki ülke arasındaki köklü ilişkilerden kaynaklandığını belirtti. Törene katılan BAE Petrol Bakanı Said el-Mazrui, “İnşallah Sudan halkı bu anlaşmanın meyvelerinden yararlanır. Bu anlaşmayı sadece cesur olanlar gerçekleştirebilirdi” diyerek, ülkesinin her düzeyde anlaşmaya destek vereceğini ve barışın sürdürülmesini sağlayacağına dair söz verdi.
Cuba'daki Özgürlük Meydanı, dün büyük bir kutlama alanına dönüştü. Etkinliklerde, davulların ritimlerine halk ezgileri eşlik etti ve Sudanlışarkıcılar meşhur şarkılarını söyledi. Bunun yanı sıra etkinlikte, çeşitli Güney Sudan dillerinde halk şiirleri söylendi, Sudan’da barışın gerçekleşmesini kutlamak için coşkulu Afrika dans gösterileri de düzenlendi. Ardından sevinç gözyaşlarına yağan yağmurlar eşlik etti.



İsrail, Lübnan’la “çerçeve anlaşmasını” ateşle hedef alıyor

İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Lübnan’ın güneyindeki el-Hunniye köyü yakınlarında dumanlar yükseliyor. (AFP)
İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Lübnan’ın güneyindeki el-Hunniye köyü yakınlarında dumanlar yükseliyor. (AFP)
TT

İsrail, Lübnan’la “çerçeve anlaşmasını” ateşle hedef alıyor

İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Lübnan’ın güneyindeki el-Hunniye köyü yakınlarında dumanlar yükseliyor. (AFP)
İsrail’in dün düzenlediği saldırının ardından Lübnan’ın güneyindeki el-Hunniye köyü yakınlarında dumanlar yükseliyor. (AFP)

İsrail, Lübnan’la yürütülen “çerçeve anlaşması” sürecini saldırılarıyla hedef alıyor. Hava saldırılarını genişleten ve Lübnan’ın güneyindeki askeri operasyonlarını yoğunlaştıran İsrail’in saldırılarında, 3 gün içinde aralarında çocukların da bulunduğu 27 kişi hayatını kaybetti.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün yaptığı açıklamada, “İsrail’in güneyde gerçekleştirdiği saldırılar, sınırdaki sivillere güvenlik sağlamayacak. Aksine, ‘çerçeve anlaşması’ sürecini hedef alıyor ve güneyde ve tüm bölgede gerilimi düşürmek için yürütülen bütün çabaları baltalıyor” ifadelerini kullandı.

Avn, “Bugün sorulması gereken soru şu: İsrail barış mı istiyor, savaş mı? Eğer savaş istiyorsa, bunun açıkça bilinmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.


Yemen’de çatışma hatları genişliyor: Husiler geri çekiliyor

Yemen ordusu mensubu askerler, Cevf’te Husilere karşı elde edilen ilerlemenin ardından kutlama amacıyla bir arada (X)
Yemen ordusu mensubu askerler, Cevf’te Husilere karşı elde edilen ilerlemenin ardından kutlama amacıyla bir arada (X)
TT

Yemen’de çatışma hatları genişliyor: Husiler geri çekiliyor

Yemen ordusu mensubu askerler, Cevf’te Husilere karşı elde edilen ilerlemenin ardından kutlama amacıyla bir arada (X)
Yemen ordusu mensubu askerler, Cevf’te Husilere karşı elde edilen ilerlemenin ardından kutlama amacıyla bir arada (X)

Yemen ordusu ve Ulusal Direniş güçleri bugün (Pazartesi) Taiz, Beyda ve Cevf vilayetlerindeki cephelerde önemli ilerlemeler kaydetti. Husilerin saflarında art arda yaşanan kırılmalar ve geri çekilmeler dikkat çekerken Cevf vilayetinde sahada elde edilen ilerlemenin ardından hükümet güçlerine destek veren aşiretlerin de harekete geçtiği bildirildi.

Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, hükümet güçlerinin ülkenin orta kesimindeki Beyda cephesinde sahada önemli bir gedik açtığını duyurdu. Merkez tarafından yapılan açıklamada güçlerin “Hayd el-Hazzan mevzilerini ve el-Fleyhan mevzilerini ele geçirerek Nasife bölgesine ve buradaki ilk köy olan Zî Emhaşib’e kadar ilerlediği” belirtildi. Bu ilerlemenin hükümet güçlerine orta ve güney vilayetleri arasındaki Husilerin ikmal hatlarını kesmek açısından coğrafi üstünlük sağladığı ifade edildi.

Bu ilerleme, Zaher ilçesine hakim tüm tepe ve platoların kontrol altına alınmasıyla eş zamanlı gerçekleşti.

Beyda Vilayeti Enformasyon Müdürü Arif el-Umeyri, silahlı kuvvetlerin Zaher ilçesine hakim stratejik yükseltilerde kontrolü tamamen sağladığını ve şu anda Nasife bölgesinde tarama operasyonları yürüttüğünü belirtti. Umeyri, bunun “Zi Naim” bölgesine doğru ilerlemenin önünü açacağını ve gelişmenin hükümet güçlerinin vilayetteki konumunu güçlendirdiğini kaydetti.

fvgrthy
Yemen ordusuna ait savaş uçaklarının Beyda vilayetinin Zaher ilçesindeki hava saldırısı (X)

Yemen güçleri sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili ise silahlı kuvvetlerin Cevf ve Beyda cephelerinde eş zamanlı ilerlemeler ve zaferler elde ettiğini söyledi. Nezili, operasyonların “devlet kurumlarını yeniden tesis etmeyi ve Husi darbesine son vermeyi” amaçladığını belirterek Husi unsurlarına ilerleme güzergahlarını terk etmeleri ve canlarını kurtarmak için hafif silahlarıyla birlikte mevzilerinden çekilmeleri çağrısında bulundu.

Taiz’de batı cephesi güvence altına alındı

Batı cephesinde ise ortak güçler, hakim yükseltilerde konuşlanan Husi unsurlarının püskürtülmesinin ardından Taiz kentini batı kıyılarına bağlayan hayati ulaşım hattının güvenliğini sağladı. Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, Taiz’in batısındaki Kedha cephesinde “Nakil ve Cebel el-Kura’nın kontrolünün tamamen sağlandığını” açıkladı.

Hükümet güçleri ayrıca Şerab kavşağındaki Ravda Okulu yakınları ile kentin batısındaki er-Rubeyii bölgesi çevresinde bulunan büyük bir Husi askeri takviye konvoyunu hedef aldı.

21’den fazla askeri araçtan oluştuğu belirtilen konvoyun Berah ve Mukabene cephelerine destek vermek ve “Cebel Han”a saldırmak üzere bölgeye ilerlediği bildirildi. Operasyon sonucunda Husilerin personel ve askeri teçhizat açısından ağır kayıplar verdiği belirtildi.

Cevf’te aşiretler hükümet güçlerine destek için harekete geçti

Cevf vilayetinde ise hükümet güçlerinin Husilere karşı yürüttüğü askeri operasyonlara destek amacıyla aşiretlerin harekete geçtiği bildirildi. Aşiret hareketliliği, hükümet güçlerinin vilayetin çeşitli cephelerinde sürdürdüğü ve sahada ilerleme kaydettiği operasyonlarla eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Yerel kaynaklara göre aşiretler, hükümet güçlerinin yürüttüğü operasyon kapsamında çok sayıda bölge, mevzi ve stratejik askeri kampın kontrolünü ele geçirmesinin ardından hükümet güçlerine destek vermek üzere vilayetin kuzeyindeki Yetme ilçesine doğru harekete geçti.

Bu adımın, saflarında kırılmalar başlayan Husilerin mevzileri üzerindeki baskıyı artırmayı amaçladığı belirtildi.

Yemen Silahlı Kuvvetleri pazartesi günü Cevf’te Hazm kentine doğru ilerleyerek kentin çevresindeki stratejik mevzileri kontrol altına aldı. Güçlerin ayrıca Labanat Askeri Kampı çevresinde ilerlediği ve kurtarılan bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla operasyonlarını sürdürdüğü bildirildi.

Tüm bu gelişmeler, Yemen güçlerinin Hudeyde vilayetindeki Hays ilçesinin tamamını Husilerden kurtardığını ve kuzeye doğru Cerahe ilçesine ilerlemeye başladığını açıklamasının hemen ardından yaşandı.

Bu gelişmeler Yemen dosyasını sahada yeni bir dönemece taşırken nüfuz haritasının da yeniden şekillenmesinin önünü açıyor. Hükümet ve ortak güçlerin batı kıyısında Husilerin saldırısının yönünü karşı saldırıya çevirmeyi başarması, inisiyatifin yeniden hükümet güçlerinin eline geçmesini sağladı.


Hudeyde Valisi Şarku’l Avsat'a konuştu: Güçlerimiz ilerliyor, Batı Sahili’nin tamamını kurtarmakta kararlıyız

Dr. Hasan Tahir, Hudeyde Valisi (dolaşımda)
Dr. Hasan Tahir, Hudeyde Valisi (dolaşımda)
TT

Hudeyde Valisi Şarku’l Avsat'a konuştu: Güçlerimiz ilerliyor, Batı Sahili’nin tamamını kurtarmakta kararlıyız

Dr. Hasan Tahir, Hudeyde Valisi (dolaşımda)
Dr. Hasan Tahir, Hudeyde Valisi (dolaşımda)

Hudeyde Valisi Dr. Hasan Tahir, Yemen hükümetine bağlı güçlerin özellikle Batı Sahili ve Taiz cepheleri olmak üzere bütün askeri eksenlerde ilerleme kaydettiğini açıkladı. Tahir, Husilerin ilerleyişinin durdurulmasının ardından “onları püskürtme aşamasına geçildiğini” belirterek, hükümetin Hudeyde vilayeti ile Tihame Batı Sahili'nin tamamını kontrol altına alma konusunda kararlı olduğunu vurguladı.

Tahir, cephe hattında “Şarku’l Avsat”a yaptığı özel açıklamada, hükümet güçlerinin Husilerin elindeki çok sayıda mevziyi geri aldığını ve yeni noktaların kontrolünü ele geçirdiğini söyledi. Bazı askeri birliklerin geri alınan bölgelerin güvenliğini sağladığını, diğer birliklerin ise ilerleyişini sürdürdüğünü belirtti.

Hudeyde Valisi Dr. Hasan Tahir (dolaşımda)
Hudeyde Valisi Dr. Hasan Tahir (dolaşımda)

Hudeyde Valisi, hükümet güçlerinin Husilerin ilerleyişini durdurmasının ardından vilayetin güneyindeki savaşın dengesinin değiştiğini ifade ederek, “Şimdi Husileri püskürtme ve onları mümkün olduğunca geriye itme aşamasındayız” dedi.

Yemen'in Batı Sahili ve Taiz bölgelerinde Husilerin başlattığı kara çatışmalarının dün dördüncü gününe girdiği belirtilirken, hükümet güçleri saldırıyı kontrol altına alma aşamasından Husileri Hudeyde'nin güneydoğusunda takip etme aşamasına geçti.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, çatışmalar sırasında çoğu reşit olmayan onlarca Husi mensubunu esir aldı. Hükümet güçleri, Hays'ın kuzeyinden Ceraahi ilçesine doğru ilerleyişini sürdürüyor.

 Vali, hükümet güçlerinin özellikle Taiz ve Batı Sahili cepheleri olmak üzere tüm cephelerde ilerleme kaydettiğini belirtti. (AFP)
Vali, hükümet güçlerinin özellikle Taiz ve Batı Sahili cepheleri olmak üzere tüm cephelerde ilerleme kaydettiğini belirtti. (AFP)

Hudeyde'nin tamamının kurtarılması

Tahir, Batı Sahili cephesini niteliği, tarafları ve stratejik önemi nedeniyle “savaşların anası” olarak nitelendirdi. Çatışmanın yalnızca Yemen hükümeti ile Husiler arasında değil, kendi ifadesiyle “Husi vekili üzerinden Yemen meşru hükümeti ile İran arasında” yaşandığını savundu.

Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonlarını Hudeyde vilayeti ile Tihame Batı Sahili'nin tamamı kurtarılıncaya kadar sürdürme konusunda kararlı olduğunu belirten Tahir, Husilerin bu bölgeyi kontrol etmesinin “yalnızca Yemen için değil, bütün bölge ve dünya için bir felaket” olacağı uyarısında bulundu.

Hükümet güçleri ve ortak güçler cumartesi günü, 2018'de ilçe merkezi kurtarılmış olmasına rağmen kırsal bölgeleri yıllardır Husilerin kontrolünde bulunan Hudeyde'ye bağlı Hays ilçesinin merkez ve kırsal kesimleriyle tamamen kurtarıldığını açıkladı.

Tahir, Husilerin Babu'l Mendeb'i kontrol altına almasının kendi değerlendirmesine göre “İran'ın kontrolü” anlamına geleceğini ve bunun bölgedeki dengeleri bütünüyle değiştireceğini belirterek, Yemen hükümetine bu tehditle mücadelede destek verilmesi çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkan Yardımcısı ve Ulusal Direniş Güçleri Komutanı, dün 4. Askeri Bölge Komutanı ile birlikte. (Ulusal Direniş Güçleri)
Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkan Yardımcısı ve Ulusal Direniş Güçleri Komutanı, dün 4. Askeri Bölge Komutanı ile birlikte. (Ulusal Direniş Güçleri)

İran kararı

Hudeyde Valisi, Husilerin Batı Sahili'nde yeni bir cephe açmasının arkasında İran'ın bulunduğunu belirtti. Bu adımın “tamamen İran'ın kararı” olduğunu savunan Tahir, Husilerin ortaya çıkabilecek sonuçların farkında olmalarına rağmen operasyona giriştiğini ifade etti.

Tahir, Tahran'ın “Hürmüz'de sıkışmasının” ardından yıllardır sürdürdüğü Babu'l Mendeb'e ulaşma ve boğazı kontrol altına alma hedefini yeniden gündeme aldığını ve Husilere Batı Sahili'nde operasyon düzenlemeleri talimatı verdiğini öne sürdü.

Husi saldırısının zamanlaması ile Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler arasında bağlantı kuran Tahir, İran'ın Husiler aracılığıyla başka bir çıkış noktası açmayı ve burayı kontrol altına almayı amaçladığını savundu. Operasyonda kullanılan silahların çeşitliliği ve modernliğinin yanı sıra sağlanan finansmanın boyutunun da İran'ın rolünü ortaya koyduğunu belirtti.

Yemen hükümet güçlerinin güvenliğini sağladığı Hays kentinden genel görünüm. (SABA)
Yemen hükümet güçlerinin güvenliğini sağladığı Hays kentinden genel görünüm. (SABA)

790'dan fazla aile yerinden edildi

İnsani durumla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Tahir, Husilerin füze, İHA ve havan saldırılarının vilayet sakinleri arasında çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına yol açtığını belirterek, şu ana kadar 790'dan fazla ailenin yerinden edildiğini açıkladı.

Yerinden edilen ailelerin acilen barınma ve gıdaya ihtiyaç duyduğunu belirten Tahir, Kral Selman İnsani Yardım ve Çalışmalar Merkezi'nin (KSrelief) yardım çağrılarına ilk yanıt veren kuruluşlardan biri olduğunu ve bölgede yardım çalışmalarına fiilen başladığını söyledi.

Hudeyde Valisi, Suudi Arabistan'ın Yemen'e verdiği desteği de takdir ettiğini belirterek, Riyad'ın çeşitli krizlerde Yemen halkının yanında durduğunu ve Yemenlilerin ülkesine verdiği desteği unutmayacağını ifade etti.

Tahir, dün Yemen'deki insani yardım koordinatörü Laurent Bukera ile de Hudeyde vilayetindeki, özellikle Hays ve el-Hayme bölgelerindeki insani durumun hızla kötüleşmesi hakkında görüştü.

  Dr. Hasan Tahir, Husilerin saldırıları nedeniyle şu ana kadar 790’dan fazla ailenin yerinden edildiğini açıkladı. (AFP)
  Dr. Hasan Tahir, Husilerin saldırıları nedeniyle şu ana kadar 790’dan fazla ailenin yerinden edildiğini açıkladı. (AFP)

Birleşmiş Milletler'in Yemen ofisinden yapılan açıklamaya göre Tahir, bölgedeki durumun son derece zor olduğunu ve bazı sivillerin cephe hatlarında mahsur kaldığını belirtti. İnsani yardım koordinatörü ise sivillerin güvenliği konusunda ciddi endişe duyduğunu ifade ederek, BM'nin sivillerin ve sivil tesislerin hedef alınmaması ve her koşulda korunması yönündeki kararlı tutumunu yineledi.

  Dr. Hasan Tahir, Husilerin saldırıları nedeniyle şu ana kadar 790’dan fazla ailenin yerinden edildiğini açıkladı. (AFP)
  Dr. Hasan Tahir, Husilerin saldırıları nedeniyle şu ana kadar 790’dan fazla ailenin yerinden edildiğini açıkladı. (AFP)

Hays ziyaretinin ardından tehditler

Tahir Şarku’l Avsat’a, Hays ziyaretinin ardından tehditler aldığını açıkladı. Husilerin kendi destekçileri arasında ilçenin tamamen kontrollerine geçtiği yönünde propaganda yaptığını belirten Tahir, sahadaki ziyaretinin örgütün tepkisini çektiğini söyledi.

Tahir, Hays kent merkezinden yaptığı açıklamalarla hükümet güçlerinin ilerleyişinin sürdüğünü teyit etmesinin ardından Husi liderlerinin bir araya gelerek kendisinden kişisel olarak intikam alma kararı aldığını öne sürdü.