Yeniden başlayan Umre ziyaretlerinin ilk gününde herhangi bir ihlal vakası kaydedilmedi

Tavaf esnasında sosyal mesafe kuralı (WAS)
Tavaf esnasında sosyal mesafe kuralı (WAS)
TT

Yeniden başlayan Umre ziyaretlerinin ilk gününde herhangi bir ihlal vakası kaydedilmedi

Tavaf esnasında sosyal mesafe kuralı (WAS)
Tavaf esnasında sosyal mesafe kuralı (WAS)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, koronavirüs sebebiyle 7 aylık bir aradan sonra Umre ziyaretlerinin yeniden başlattı. Sayıları yaklaşık 6 bin civarında olan umrecilerden herhangi bir ihlal vakası kaydedilmedi.
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Abdullfettah Mashat, Şarku’l Avsata yaptığı açıklamada, Umre planının uygulanmasında bulunan tarafların (Güvenlik, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı, Hac ve Umre Bakanlığı) ihtiyati tedbirleri içeren genel plan çerçevesinde oluşturulan planları uygulamayı başardığını belirtti.
Umrecilerin 5 toplanma merkezine geldiği andan itibaren alınan üst düzey tedbirler kapsamındaki izleme ve takip noktalarında, herhangi bir ihlalin olmadığını kaydetti.
Mashat umrecilerin Suudi Arabistan’ın farklı bölgelerinden geldiklerini ve belirlenen 5 merkezde toplandıklarını bildirdi. Bu noktalarda oluşan kalabalık sorunsuz bir şekilde ilerledi. Mashat, toplanma noktalarıyla, Mekke’ye gelen umrecilerin özel izinlerinin geçerliliğini doğrulama ile ne zaman ve nerede bulunduklarını tespit ettiğini söyledi. Ayrıca muayene, ateş ölçümü ve araç dışında herhangi bir hizmete ihtiyaç duymaları halinde umrecilere, yardım sağlama dahil olmak üzere, 1000 kişi olduğu tahmin edilen her grup için bir sağlık görevlisi tahsis edileceği ve onun eşliğinde başlama noktasına geri dönüleceğini belirtti.
Hac Bakan Yardımcısı, ilgili makamların üç etap için belirlenen kişi sayısı kapasitesi doluncaya kadar kayıt işlemlerinin devam edeceğini bildirmişti. Dün itibariyle umre için kayıt yapan kişi sayısı 200 bini geçti. Mashat, umrecilerin stratejik plana göre biner kişilik gruplar halinde 6 gruba bölündüğünü ve bu grupların 14 günlük süre boyunca bu şekilde devam edeceğini açıkladı. Bu sayının 2 hafta süreyle günlük 15 bine ulaşana kadar artacağını, 4 hafta sonunda maksimum kapasiteye ulaşarak sayının 20 bine çıkacağını vurguladı. Ayrıca, Mescid-i Haram’ın tüm kapasitesinin kullanımının pandeminin gidişatına göre belirleneceğine dikkat çekti.
Mekke-i Mükerreme bölgesi resmi sağlık sözcüsü Hamad el-Uteybi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, umrenin ilk gününde hiç bir şüpheli vakanın kaydedilmediğini doğrulayarak, bu durumun umrecilere uygulanan resmi prosedürler, daha önce alınan bilgiler ve resmi başvurular sırasındaki sicil kayıtlarına göre tespit edildiğini belirtti.
El Uteybi herhangi bir ateş şüphesi olması veya ziyaretçinin virüs semptomları hakkında bilgilendirilme durumu halinde kapsamlı testler yapılmak üzere en yakın sağlık merkezine nakledileceğini söyledi. Ayrıca tedbirler kapsamında, Umre görevine yerine getirmek için Mescid-i Haram’a gelen hacıları kontrol etmek üzere Mekke’ye giden limanlara özellikle de Umre güzergahlarına sağlık ekiplerinin yerleştirildiğini vurguladı.
Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı, Mescid-i Haram ve bulunduğu alanı her hacı grubunun çıkışından 15 dakika sonra yeni hacı grubuna hazırlamak üzere, yıkama ve sterilizasyon işlemleri için 400 kişiyi görevlendiriyor. Hacıların güvenliğini sağlama noktasında her türlü tedbiri alan Başkanlık, Mescid-i Haram ve mescit girişlerinde 300 adet sabun, tuvaletlerin yanı sıra günde 900 litre el dezenfektanı, bin litre halı sterilizatörü ve yüzeyler içinde 2.500 litre sterilizatör dağıtıldığını bildirdi.
Başkanlık, araç dağıtımı, 5 bin ücretsiz el arabası ve 600 elektrikli araç hazırlanması için üç nokta belirledi. Ayrıca araçların hareketlerini takip etmek üzere 100 üzerinde saha sorumlusu görevlendirdi. Günlük 26 bin şişe zemzem suyu, ambalajlar doldurulmadan önce sterilize edilerek Zemzem Su İdaresi çalışanları tarafından sağlık yönetmeliklerine ve talimatlarına uygun olarak 6 noktadan dağıtılıyor.



Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
TT

Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)

Kuveyt hükümeti dün, Vatandaşlık Yasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasını öngören bir tasarıyı onayladı. Söz konusu tasarı, sonradan vatandaşlığa geçenlerin seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma gibi siyasi haklarını kullanma hakkının kaldırılmasını öngörüyor. Tasarı bunun yanı sıra, vatandaşlık dosyasına kendi çocuklarından veya soyundan olmayan bir kişiyi kasten ekleyenlerin vatandaşlığını düşürme ve bu durumdan haberdar oldukları kanıtlandığı takdirde söz konusu çocukların ve soyundan olmayan kişilerin vatandaşlığını düşürebilme yetkisini hükümete veriyor.

Başbakan Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında dün toplanan Bakanlar Kurulu, Kuveyt Vatandaşlık Yasası'nı düzenleyen 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin bazı hükümlerinde değişiklik yapılmasına dair kanun hükmünde kararname tasarısını onayladı.

Kanun hükmünde kararname tasarısının birinci maddesinde şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 14. maddesinin 4. bendi ve 19. maddesinin metni, aşağıdaki metinlerle değiştirilmiştir. Madde 14, Bent 4: Bir kişi; kendi vatandaşlık dosyasına veya bir başkasının vatandaşlık dosyasına, kendi çocuklarından ya da soyundan olmayan herhangi bir kişiyi kasten eklerse ve bu durum Kuveyt Vatandaşlığı Tahkik Yüksek Komitesi tarafından yürütülen bir soruşturmayla veya kesinleşmiş bir yargı kararıyla kanıtlanırsa vatandaşlığı düşürülür ve bu durumda, söz konusu durumdan haberdar olduğu kanıtlandığı takdirde çocuklarından veya soyundan olmayan herhangi birinin vatandaşlığı da düşürülebilir.”

Madde 19'da şu ifadelere yer verildi:

“İçişleri Bakanı, bu kanun hükümlerine göre uygunluğu doğrulandıktan sonra her Kuveytliye bir Kuveyt vatandaşlık belgesi verir. Bu belge elektronik formatta düzenlenir. Bakan, elektronik belgenin düzenlenmesi, saklanması, kullanılması, geçerliliğinin doğrulanması, iptal edilmesi veya askıya alınmasına ilişkin teknik kural ve şartları belirleyen bir karar çıkarır.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının ikinci maddesinde ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 7. maddesine aşağıdaki metni içeren yeni bir fıkra eklenir. Madde 7’nin yeni fıkrası, ‘sonradan vatandaşlık alarak Kuveyt vatandaşlığı kazananların seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma hakkı bulunmamaktadır’ der.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının üçüncü maddesinde ise “Bu kanun hükmünde kararnamede belirtilen elektronik belge, vatandaşlık belgesiyle aynı yasal geçerliliğe ve sonuçlara sahiptir. Yürürlükteki kanun, kararname ve yönetmeliklerin uygulanmasında basılı belgenin yerini alır” diyor.

Bakanlar Kurulu, kanun hükmünde kararname tasarısını Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'a sundu.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bölgesel gerilimin arttığı bir dönemde İran’la bütün ticari faaliyetleri, bir sonraki duyuruya kadar durdurduğunu açıkladı. Karar, BAE hava savunmasının İran topraklarından ülkeye doğru gelen iki balistik füze tespit etmesinin sonrasında alındı.

BAE Dışişleri Bakanlığı Stratejik İletişim Direktörü Afra el-Hamli, Abu Dabi’nin İran’la ekonomik ilişkilerin durumuna ilişkin tüm iddiaları reddettiğini belirtti. Hamli, bununla birlikte ülkesinin bölgesel barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için diyalog, iş birliği ve bölgesel bütünleşmeye bağlılığını sürdürdüğünü vurguladı.

Hamli, “Bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği baltalayan bölgesel gerilim çerçevesinde, İran’la bütün ticari faaliyetler, ticari alışverişler ve finansal işlemler bir sonraki duyuruya kadar askıya alınmıştır” dedi.

BAE’li yetkili, ülkesinin “uluslararası hukuka ve küresel en yüksek standartlara uygun şekilde uluslararası finans sisteminin bütünlüğünü korumaya kararlılıkla bağlı kalmaya devam ettiğini” vurguladı.

BAE’nin açıklaması, bölgede yaşanan yeni güvenlik gelişmelerinin ardından geldi. BAE Savunma Bakanlığı daha önce hava savunma sistemlerinin İran’dan ülke topraklarına doğru gelen iki balistik füze tespit ettiğini duyurmuştu.

Bakanlığa göre füzelerden ilki BAE’nin karasuları dışında, ikincisi ise ülkenin karasuları içinde düştü. Olayın herhangi bir hasara yol açtığına ilişkin bilgi verilmedi.

BAE Savunma Bakanlığı, silahlı kuvvetlerin “her türlü tehditle mücadele etmek üzere tam alarm ve hazırlık halinde” olduğunu belirtti. Bakanlık, ülkenin güvenliğini istikrarsızlaştırmaya yönelik her türlü girişime “kararlılıkla karşılık verileceğini” vurgulayarak;  BAE’nin egemenliğinin, güvenliğinin ve istikrarının yanı sıra, ulusal çıkarları ve varlıklarının korunacağını bildirdi.


Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler ele alındı.

Bakanlar, bölgesel gelişmeler konusunda koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesinin, bölgede güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabaların güçlendirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.