Libyalı tarafların görüşmeleri uluslararası bir ivme kazanırken anlaşmalar henüz tamamlanamadı

Kaynaklar, ‘çetrefilli dosyaları’ ortadan kaldırmaya yönelik çabaların yoğunlaştırıldığını ve Trablus’taki bölünmelerin, Mısır’da yeniden başlayan görüşmeleri etkilemesinden endişe edildiğini söylediler

Libyalı tarafların görüşmeleri uluslararası bir ivme kazanırken anlaşmalar henüz tamamlanamadı
TT

Libyalı tarafların görüşmeleri uluslararası bir ivme kazanırken anlaşmalar henüz tamamlanamadı

Libyalı tarafların görüşmeleri uluslararası bir ivme kazanırken anlaşmalar henüz tamamlanamadı

Ahmed Abdulhakim
Libya’daki çatışmaya çözüm arayışı ile Kahire’den Berlin’e ve Cenevre’den Bouznika’ya kadar çeşitli ülkelerin şehirlerinde yapılan yoğun uluslararası çabalara rağmen yerel ve uluslararası tarafların yıllarca süren müzakerelerde karmaşık ve iç içe geçmiş Libya krizine bir çözüm bulmaya yaklaşıldığı sırada en ufak bir yumuşama göstermesi, Libya'daki çatışmaya nihai çözüm istasyonuna ulaşan ‘siyasi müzakere treninin’ önünde yeniden engellerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Son günlerde ve haftalarda gerek Mısır’da gerek Fas’ta yapılan müzakerelere katılanların açıklamalarına göre Libyalı taraflar arasındaki görüşmelere ‘olumlu ve yapıcı bir hava’ hakim oldu. Söz konusu müzakereleri yakından takip eden Mısırlı ve Libyalı kaynaklar yaptıkları açıklamada siyasi müzakere treninin Libya'daki çatışmaya nihai çözüm istasyonuna ulaştığını söylediler. Ancak kaynaklara göre, varılan bu uzlaşılardan kısa süre sonra, derin iç bölünmelerin getirdiği zorlukların yanı sıra siyasi, güvenlik ve ekonomik dosyaların iç içe geçmesiyle bazı yabancı tarafların çatışmanın devam etmesinin kendilerine sağladığı çıkarlar arasında bir dalgalanma yaşadı.
Libya Devlet Yüksek Konseyi ve Tobruk Temsilciler Meclisi (TM) heyetlerinin ikinci Libya Diyalogu turu, iki gün önce Fas'ın Bouznika kentinde gerçekleşirken görüşmelerde özellikle üst düzey kurumların dağılımı konusu ele alındı. Pazartesi günü ise BM 75’inci Genel Kurulu'nun oturum aralarında birincisi 19 Ocak’ta yapılan Libya konulu Berlin Konferansı’nın ikincisi düzenlendi.
Bununla birlikte Mısırlı kaynaklar, geçtiğimiz hafta Hurhada kentinde düzenlenen askeri ve güvenlik görüşmelerin bu hafta da devam edeceğini söyledi.

Libya uzlaşıları nereye vardı?
Mısırlı, Libyalı ve Avrupalı kaynaklarımıza göre çeşitli ülkelerin şehrinin ev sahipliği yaptığı mevcut görüşmelerde Libya kriziyle ilgili çetrefilli dosyaların ele alınması sırasında karşılaşılan zorluklar, Libya’da çatışan taraflar arasındaki temel bölünmelerin artmasına neden oluyor. Kaynaklar, bu görüşmelere ev sahipliği yapan ülkelerin, istenilen sonuçlara ulaştırmayıp bir de son yıllarda anlaşmazlığı daha da derinleştiren önceki çözüm girişimlerinin hatalarını tekrarlamama konusunda temkinli olduklarını söylediler.
Libyalı kaynak, üst düzey kurumların dağılımı, petrolün yönetimi, ortak askeri teşkilatın yapısı, silahlı grupların rolü ve ülkenin gelecekteki yönetim biçimi gibi bir dizi ‘çetrefilli’ dosyayı sıralarken, ‘Libya'daki krizin çözümünün siyasi olması gerektiğini ve diğer hiçbir yöntemin işe yaramadığını’ vurguladı.
Güvenilir bir Avrupalı ​​kaynak, şu anda Libyalı taraflar arasında çeşitli ülkelerin şehrinin ev sahipliği yaptığı görüşmelerin uluslararası toplumun siyasi bir çözüm arayışı yolunda ilerleme arzusunu yansıttığını söyledi. Kaynak, “Bouznika, Kahire ve Hurgada görüşmelerinin yanı sıra Cenevre görüşmeleri ve Libya konulu ikinci Berlin Konferansı için daha önce yapılan düzenlemeler bazı temel atılımlar sağladı.  Ancak karmaşık ve iç içe geçmiş Libya krizinin tarafları, bazı ayrıntılarda uzlaşamadılar.  Bu beklenen bir durumdu. Meseleye dâhil olan ülkeler şu anda kapsamlı çözüm müzakerelerine hazırlık yapmak amacıyla bu engelleri aşmaya çalışıyorlar. Ana eksenlerin oluşum ve gelişme aşaması sayılabilecek itidalli bir iyimserlik aşamasındayız” ifadelerini kullandı.
Almanya pazartesi günü, Berlin Konferansı başlamadan önce konferansın çatışmanın tarafları arasında ‘ateşkes sağlama çabalarını hızlandırmasını’ umduğunu belirtti. Almanya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Yardımcısı Günter Sutter, yaptığı açıklamada, ‘görüşmelerin hassas bir zamanda gerçekleştiğini ve son zamanlarda Libya'da cesaret verici gelişmeler kaydettiklerini’ söyledi. Sutter konferansın ‘güçlü bir mesaj’ vereceğini umduğunu da dile getirdi.
Üst düzey bir Mısırlı kaynak ise ülkesinin Libya’daki krizi çözmeye yönelik çabalarına ilişkin olarak son günlerde, yani nihai müzakerelere yaklaşma aşamasından biraz geri çekildiğini, bununda Libyalı tarafların krizin çözümü önünde engel oluşturan karmaşık dosyaları ortadan kaldırmak için halen istişarelere ve tartışmalara devam ettiği anlamına geldiğini’ söyledi. Kaynağa göre gerek Bouznika’da gerek Kahire ve Hurgada’da gerekse Cenevre’de olsun tüm uluslararası çabaların nihai çıktılarının, siyasi yolun niteliğinin ve şeklinin yanı sıra bu siyasi sürece katılacak Libyalı tarafların belirlenmesine karar verecek olan Kapsamlı Ulusal Diyalog Komitesi’ne sunulması bekleniyor.
Mısırlı kaynak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Libyalı taraflar arasındaki görüşmeler devam ederken bazılarının durumun karmaşıklığının devam etmesi ve uluslararası toplumun kabul ettiği ilkelere olan bağlılığın zayıflığı nedeniyle nihai çözümlerin dışında kalabileceklerini hissetmelerinin ardından taraflar arasında bir tür rekabet olduğunu gördük. Siyasi çözümü destekleyenlerin yanı sıra onu baltalamak isteyenler olduğu ortaya çıktı. Şu anda gerçekleşen bu tartışmaların çoğunda öne çıkan başlıca meselelerden biri de (Muammer Kaddafi’nin oğlu) Seyfulislam Kaddafi'nin yapılan müzakerelere katılımıdır.”

Askeri ve güvenlik alanındaki uzlaşılarda yaşanan ikilem
Bununla birlikte Mısırlı kaynağın bize yaptığı açıklamalara göre Libya’daki üst düzey kurumların dağılımıyla ilgili Fas’ın Bouznika kentinde yapılan diyalog turunun ikincisinin yanı sıra birincisi 19 Ocak’ta yapılan Berlin Konferansı’nın çıktılarını takip eden Libya konulu ikinci Berlin Konferansı’nın başlamasıyla Libya’ya barış getirmek için çizilen yol haritasında Muammer Kaddafi rejiminin düşmesinden bu yana uygulanan silah ambargosuna uyulmasının yanı sıra çatışan taraflara dışarıdan verilen askeri desteğin kesilmesi ve kalıcı ateşkes kabul etmeye zorlanmaları da dahil olmak üzere 55 noktada uzlaşıya varıldı. Yine kaynağımıza göre bu hafta sonu, Libya’nın doğusu ve batısı arasındaki askeri görüşmeler Mısır'ın Hurgada kentinde yeniden başlayacak.
Mısırlı kaynağa göre Libyalı tarafların Hurgada’da yüksek rütbeli askerlerin katılımıyla yapılan askeri görüşmelerinin yanı sıra Mısır'ın yakında Ulusal Mutabakat Hükümeti'nden (UMH) 5 isim ve Libya Ulusal Ordusu’ndan (LUO) 5 isim olmak üzere 5 + 5 formatındaki ortak askeri komite tarafından yürütülen sürecin tamamlanması için özel toplantılar yapması bekleniyor. Mısır’daki yeni askeri ve güvenlik toplantılarına, gelecekte Libya'daki güvenlik ve askeri dosyalara ilişkin ayrıntılı senaryolar geliştirmek için her iki taraftan üst düzey askeri yetkililerin katılacağı kararlaştırıldı.
Kaynak şöyle devam etti:
“Mısır'daki yeni askeri ve güvenlik toplantılarına, Libya'da önümüzdeki süreçte güvenlik ve askeri dosyalara ilişkin ortaya çıkabilecek durumlara dair ayrıntılı senaryolar geliştirmek için her iki taraftan üst düzey askeri yetkililerin katılmasına karar verildi.”
Söz konusu yeni toplantıların ne zaman yapılacağının henüz netleştirilmediğini söyleyen kaynak, ancak, Mısır’da geçtiğimiz hafta Hurgada’da alınan kararların bu hafta yenileriyle tamamlanması konusunda bir kararlılık olduğunu kaydetti. Kaynağın aktardığı bilgilere göre toplantıda, 21 Ağustos’ta ilan edilen ateşkesi kalıcı hale getirmenin, iki tarafında ateşkese uymasının, petrol sahaları ve tesislerinin, petrol ihracatının, devlet kurumlarının ve altyapının güvenliğini sağlamanın ve gerginliği yatıştırmanın yolları tartışılırken tüm bunların, ülkede kapsamlı bir çözüme ulaşılmasının ve istikrarı sağlamayı amaçlayan kapsamlı siyasi ve ekonomik diyalogların başlatılmasının başlangıcı olması beklentisi dile getirildi.
Hurgada’da geçtiğimiz hafta yapılan toplantılarda ayrıca görüşmelerde, 5+5 formatındaki Ortak Askeri Komite toplantılarının yenilerinin önümüzdeki hafta yapılması ve kimliği nedeniyle gözaltına alınanların hiçbir koşul ve kısıtlama olmaksızın serbest bırakılması tavsiye edildi. Ayrıca arasında askeri operasyonlar kapsamında tutukluların ilgili taraflardan uzman komisyonlar oluşturularak bu ay bitmeden takas edilmeleri için acil önlemler alınması tavsiyesinde bulunuldu.
Bu arada Birleşmiş Milletler (BM), Hurgada görüşmelerinden çıkan sonuçlara övgüde bulunarak, kendi himayesinde gerçekleşen görüşmelere ‘sorumluluk, şeffaflık ve karşılıklı güven ruhunun’ hakim olduğunu söyledi.  BM’nin açıklamasına göre görüşmelerde, bir dizi acil güvenlik ve askeri konu ele alındı. Bu konular arasında 5 + 5 formatındaki Ortak Askeri Komite toplantıları çerçevesinde bir sonraki aşamada belirlenecek güven artırıcı önlemler ve bölgedeki güvenlik düzenlemelerinin yanı sıra petrol sahaları ve tesislerinin korunmasıyla ilgili sorumlulukların ve görevlerin tartışılması yer aldı. Bu arada 5+5 formatındaki Ortak Askeri Komite’nin kurulmasına, 19 Ocak'ta yapılan Libya konulu Berlin Konferansı’nda karar verildiğini hatırlatmakta fayda var.
İlk turu Eylül ayı başlarında yapılan Fas’ın tatil beldesi Bouznika’daki görüşmelerin ikinci turu, Trablus’taki Devlet Yüksek Konseyi’nden ve Tobruk Temsilciler Meclisi’nden 5’er temsilcinin katılımıyla gerçekleşti. Gözlemcilere göre üst düzey kurumların dağılımına ilişkin anlaşmazlıklar özellikle ülkenin batısını yöneten UMH’de bölünmelere yol açtı. Devlet Yüksek Konseyi ve Temsilciler Meclisi heyetlerinin görüşmelerin ardından yaptıkları ortak açıklamada, Bouznika görüşmelerinin, ‘Suheyrat Anlaşması’nın 15’inci maddesine ilişkin anlaşmazlıkta uzlaşmaya varılması amacıyla’ devam ettiği belirtildi. Fas’ta 2015 yılında imzalanan Suheyrat Anlaşması’nın 15’inci maddesine göre söz konusu üst düzey kurumlar, Libya Merkez Bankası Müdürü, Sayıştay Başkanı, İdari Kontrol Birimi Başkanı, Yolsuzlukla Mücadele Heyeti Başkanı, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Üyeleri, Yüksek Mahkeme Başkanı ve Başsavcı’dan oluşuyor. Öte yandan gözlemciler, UMH içinde Libya’da yakında varılması beklenen ‘siyasi çözüm’ çerçevesinde makamların paylaşılmasına ilişkin anlaşmazlıklar olduğuna dair işaretlerin yer aldığı raporlardan ötürü endişeli olduklarını söylediler.

Yakında bir atılım olmasına dair iyimser bir hava var mı?
Libya’daki gelişmeleri yakından takip eden gözlemcilere ve uzmanlara göre Libya kriziyle ilgili mevcut gelişmeler, zaman zaman bu gelişmelerin hızını düşürebilecek bazı yavaşlamalara rağmen büyük bir iyimserliğe işaret ediyor.
Mısır Düşünce ve Araştırmalar Merkezi’nden (ECSS) Libya uzmanı Ahmed Uleybe, uluslararası tarafların şu anda Libya krizinde önemli bir rol oynadıklarını ve bu rolün Libya’da bir çözüme varılması beklentisini artırdığını söyledi. Uleybe’ye göre bu rol, 2011’de Kaddafi rejiminin düşüşünden bu yana devam eden bu çatışma için bir dönüm noktası olabilir.
Libya krizinin çözümünde rol alan uluslararası taraflar arasında Mısır’ın, yalnızca bir komşu ülke olarak Libya krizinin kendi ulusal güvenliğine getirdiği zorluklar ve riskler açısından değil, önemli bir bölgesel aktör olarak rol oynadığını vurgulayan Uleybe, son haftalarda Mısır’da özellikle Libya’nın batısından gelen heyetlerin sık sık ağırlandığına ve Mısır’ın tüm Libyalı taraflarla aynı mesafede durarak çabalarını yoğunlaştırdığına dikkati çekti. Libya dosyasındaki gelişmelerle ilgili olarak ise Uleybe, “Bir sıçramayla karşı karşıyayız. Krize yönelik nihai çözümler netleşiyor” dedi. Uleybe ayrıca Libyalı taraflara ev sahipliği yapan ülkeleri, önceki çözüm girişimlerinde yapılan hataları tekrarlamaktan kaçınmaya çağırdı.
Diğer yandan Libyalı siyaset analisti ve uluslararası hukuk profesörü olan Muhammed ez-Zubeydi Kahire'nin askeri ve güvenlik alanındaki sorunları çözmede ilerleme kaydetmesi halinde, ateşkesin kalıcı hale geleceğini ve böylece Libya'daki çatışmayı sona erdirecek gerçek bir başlangıç ​​yapılabileceğini düşünüyor. Zubeydi, “Askeri toplantılar, şu anda en yararlı görüşmeler ve sahadaki sorunları çözülmesini sağlayabilirler” dedi.
Zubeydi’ye göre uluslararası toplumun şu anda ülkenin doğusu ile batısı arasında ortak bir hükümet kurulması yönünde bir arzusu var. Ancak Zubeydi, bu hükümeti kimin temsil edeceği, merkezinin nerede olacağı ve kimin koruyacağının seçilmesi konusundaki anlaşmazlıkların yanı sıra bu konuda uzlaşıya varılması halinde uygulamaya koyulması için gerçek ve etkili garantilere ihtiyaç olduğunu da söyledi. Tüm çabalarda en ön plana çıkan noktanın, Libya'daki çatışmayı çözme çabaları olduğunu söyleyen Zubeydi, ister Bouznika, ister Hurgada isterse Cenevre'de olsun diyalog masasına yeniden oturmanın Libyalı tarafların görevi olduğunu vurguladı.
Bazı çevreler, mevcut uluslararası çabalar ve Washington'ın uluslararası sahneye dönmesi çerçevesinde siyasi anlaşmanın tamamlanabileceğini öne sürerken Zubeydi, Ankara ile Kahire arasındaki anlaşmazlıklara atıfta bulunarak uluslararası taraflar arasındaki gerilimin gölgesinde ‘nihai anlaşmalardan bahsetmenin erken olduğunu, çünkü tarafların görüşlerinin halen bir birinden çok uzak olduğunu’ düşünüyor.
Petrol zengini olan Libya, 2011 yılından bu yana siyaset ve güvenlik alanındaki karışıklıkları ve iktidarı ele geçirmek için yapılan silahlı çatışmalara tanık oluyor. Bölgesel ve uluslararası güçlerin, Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti ile ülkenin doğusunda Halife Hafter liderliğindeki LUO’ya verdikleri destek, şiddeti artırırken 21 Ağustos ilan edilen ateşkesle ülkede göreceli bir sakinlik hâkim oldu. Bu sakinlik ise Libya - Libya Diyalogu’nun temelini oluşturdu.

 


ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.