Trump son Amerikan askerini Noel'e kadar Afganistan'dan çekmeyi düşünüyor

Afganistan'daki en büyük Amerikan askeri üslerinden biri olan Bagram Hava Üssü'ndeki Amerikan askerleri (Arşivler - AFP)
Afganistan'daki en büyük Amerikan askeri üslerinden biri olan Bagram Hava Üssü'ndeki Amerikan askerleri (Arşivler - AFP)
TT

Trump son Amerikan askerini Noel'e kadar Afganistan'dan çekmeyi düşünüyor

Afganistan'daki en büyük Amerikan askeri üslerinden biri olan Bagram Hava Üssü'ndeki Amerikan askerleri (Arşivler - AFP)
Afganistan'daki en büyük Amerikan askeri üslerinden biri olan Bagram Hava Üssü'ndeki Amerikan askerleri (Arşivler - AFP)

ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington ile Taliban arasında ABD tarihinin en uzun savaşını sona erdirmek için yapılan anlaşmanın planlanandan aylar önce uygulanacağını ve Noel'e kadar son Amerikan askerini de Afganistan'dan çekeceğini söyledi.
Eylül ayı verilerine göre Afganistan'da 8 bin 600 Amerikan askeri bulunuyordu. Ancak Pentagon yeni bir geri çekilme aşamasına hazırlandığını belirtti.
Açıklamada, "Noel'e kadar Afganistan'da hala hizmet veren cesur erkek ve kadınlarımızın az sayıdaki kısmını eve getirmeliyiz" dendi.
3 Kasım'daki seçimlerde yeniden başkan seçilmek isteyen Trump, "yıllardır bitmek bilmeye savaşlara son verme" vaadinde bulunmuştu. Trump'ın Amerikan askerlerini geri çekmeyi erkene alma kararı medyada bir seçim hamlesi olarak yorumlandı.
Trump yönetimi ile Taliban arasında 29 Şubat'ta yapılan anlaşma kapsamında ABD askerlerinin en geç 2021'in ortasına kadar çekilmesi planlanıyordu. 

Barış görüşmelerinin seyri
ABD, ilk kez eski Başkan Barack Obama yönetiminde Afganistan'da barış için Taliban ve Afgan hükümetleri arasında görüşmeler yürütülmesi için girişimlerde bulundu. 2011, 2012 ve 2013'teki girişimler sonuçsuz kaldı.
Donald Trump'ın, 2017'de ABD Başkanı seçilmesinin ardından müzakereler yeniden gündeme geldi. ABD ile Taliban temsilcileri, 25 Şubat 2019'da barış görüşmeleri için Katar'ın başkenti Doha'da ilk kez bir araya geldi.
ABD Başkanı Trump'ın Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, Eylül 2019'da taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, anlaşmanın Başkan Trump'ın onayını beklediğini açıkladı. Ancak aynı günlerde Kabil'de yaşanan terör saldırısında bir ABD askerinin ölmesi üzerine Trump anlaşmayı erteledi.
ABD ile Taliban arasında Aralık 2019'da yeniden başlayan görüşmeler, "şiddetin azaltılması" adı verilen bir fiili ateşkes kararıyla sonuçlandı. 22 Şubat 2020'de başlayan 7 günlük sürenin sonunda 29 Şubat'ta barış anlaşması imzalandı.



Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırmada "sınırlı bir rol" bekliyor

Pentagon binası (AP)
Pentagon binası (AP)
TT

Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırmada "sınırlı bir rol" bekliyor

Pentagon binası (AP)
Pentagon binası (AP)

ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) dün yayınladığı politika belgesi, bakanlığın Kuzey Kore'yi caydırmada "daha sınırlı" bir rol oynamasını ve sorumluluğun büyük bir kısmını Güney Kore'ye devretmesini beklediğini gösteriyor. Bu, Seul'de endişelere yol açabilecek bir adım.

Güney Kore, Kuzey Kore'den gelebilecek herhangi bir askeri tehdide karşı ortak savunmanın parçası olarak yaklaşık 28 bin 500 ABD askerine ev sahipliği yapıyor ve Seul bu yıl savunma bütçesini yüzde 7,5 artırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Pentagon politikasını yönlendiren bir belge olan Ulusal Savunma Stratejisi, "Güney Kore, ABD'nin hayati ancak daha sınırlı desteğiyle Kuzey Kore'yi caydırma konusunda birincil sorumluluğu üstlenebilecek kapasitededir" ifadesini içermekte.


Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)

İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni, dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmeden önce Ukrayna'daki savaşı sona erdirmesini umduğunu belirtti.

 Meloni, ödülü alamadığı için hayal kırıklığını gizlemeyen Trump ile dostane ilişkiler sürdürüyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Umarım bir gün Donald Trump'a Nobel Barış Ödülü'nü verebiliriz" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre sözlerine şöyle devam etti: "Eğer Ukrayna için adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasında fark yaratırsa, biz de Donald Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterebiliriz."

Trump, pazartesi günü yayınlanan Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store'ye yazdığı mektupta, ödülü almamış olmanın kendisini artık "sadece barış için çalışmak" zorunda hissetmediği anlamına geldiğini belirtti.

Trump perşembe günü, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi ve Filistin topraklarının yeniden inşasını denetlemek amacıyla kurulan, ancak o zamandan beri çeşitli çatışmaları çözmeyi amaçlayan bir mekanizmaya dönüşen "Barış Konseyi"nin kurulduğunu duyurdu.

İtalya'yı Konseye katılmaya davet etti, ancak Meloni, Trump'ı "anayasal sorunlar" konusunda bilgilendirdiğini söyledi.

Medya haberlerine göre, İtalyan yasaları, yalnızca yabancı bir lider tarafından yönetilen kuruluşa üye olmaya izin vermiyor.

Meloni, Trump'tan konseyi "sadece İtalya'nın değil, diğer Avrupa ülkelerinin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde" yeniden yapılandırmasını istediğini söyledi.


Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Politico, kaynaklara dayandırdığı dünkü haberinde, Trump yönetiminin Küba'yı hayati önem taşıyan petrol ithalatından mahrum bırakmak için deniz ablukası uygulamayı değerlendirdiğini bildirdi.

Web sitesi, yönetimin Küba'da rejim değişikliği için Karayip ülkesine petrol ithalatına tamamen ambargo uygulanması da dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Politico, plana aşina üç kaynağa atıfta bulunarak, yönetim içindeki Küba hükümeti eleştirmenlerinin Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun desteğiyle bu gerilimi tırmandırmayı amaçladığını bildirdi.

Kaynaklar, Trump yönetiminin henüz bu konuda bir karar vermediğini, ancak bunun Trump'a Küba'yı komünist yönetimine son vermeye zorlamak için sunulan bir dizi seçenek arasında olabileceğini belirtti.

Küba'ya petrol ithalatına tam ambargo uygulanması insani bir krize yol açacak ve bu da bazı yönetim yetkililerinin buna karşı çıkmasına neden olacak bir olasılık.

Ancak bu tartışmalar, Trump yönetimi içindeki bazı kişilerin, düşman olarak gördükleri Latin Amerika liderlerini izole etmeyi ne ölçüde düşündüklerini ortaya koyuyor.

Şarku’l Avsat’ın Politico n aktardığına göre plan hakkında bilgi sahibi olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Enerji, rejimi devirmek için en güçlü silahımızdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak ayrıca, 1959 Küba Devrimi'nden beri ülkeyi yöneten komünist hükümetin devrilmesinin, ABD yönetimi açısından “2026'da kesinleşmiş bir durum” olduğunu da belirtti.