Karabağ savaşları: Ateşkes tartışmaları devam ederken daha fazla şehir hedef alınıyor

Moskova doğrudan bir askeri müdahaleye sıcak bakmazken Bakü ve Erivan diyalog şartlarını belirlediler

Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar (AFP)
Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar (AFP)
TT

Karabağ savaşları: Ateşkes tartışmaları devam ederken daha fazla şehir hedef alınıyor

Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar (AFP)
Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar (AFP)

Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar. Son 24 saat, Moskova ve Paris’in durumu sakinleştirmek için sarf ettikleri yeni diplomatik çabalara tanık olurken Fransa, Ermenistan ve Azerbaycan’ın diyalog şartlarını belirlediği bir zamanda Cenevre ve Moskova'da diyalog turları başlatmaya hazır olduğunu açıkladı. Bu arada Kremlin, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) çerçevesindeki yükümlülüklerin Karabağ için geçerli olmadığını açıkladı.
Tartışmalı Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki tüm cephelerde çatışmalar devam ederken çatışmanın taraflarından alınan veriler, çatışmaların gidişatına göre değişiklik gösterdi. Ermenistan ve Azerbaycan, askeri kuvvetlerinin sahada ilerlemeler kaydettiğini duyururken bir birlerine sivil tesisleri bombalamakla ilgili karşılık yeni suçlamalarda bulundular.
Dağlık Karabağ Savunma Bakanlığı, askeri kuvvetlerin kuzey ekseninde bir karşı saldırı başlatarak, Varangatağ (Lulasaz) adlı tepenin kontrolü yeniden ele geçirdiklerini açıkladı. Bakanlık, yeni çatışma sırasında 40 Ermeni askerinin daha hayatını kaybettiğini duyururken Ermeni ordusundan ölen toplam asker sayısı 280'e yükseldi.
Bununla birlikte Ermenistan Savunma Bakanlığı, temas hattının güneyindeki Cebrail şehri ekseninde Azerbaycan kuvvetlerine ait bir yakıt deposunun imha edildiğini belgeleyen bir video yayınlarken Cebrail'e ilerlemeye çalışan Azeri askerlerini öldürüldüğünü ve bir savaş uçağının düşürüldüğü görüntülerin yer aldığını söylediği bir başka videoyu paylaştı.
Ermenistan hükümeti bünyesinde faaliyet gösteren Birleşik Enformasyon Merkezi’ne göre Azerbaycan, Dağlık Karabağ’da dün akşama kadar yaşanan çatışmalarda toplam 3 bin 754 asker, 416 tank, 4 füze rampası, 17 savaş uçağı, 16 helikopter ve 127 insansız hava aracı (İHA) kaybetti.
Ancak Azerbaycan Savunma Bakanlığı dün sabah bir açıklama yaparak Birleşik Enformasyon Merkezi tarafından yayınlanan verileri yalanladı. Cebrail ekseninde hiçbir kayıp yaşamadıklarını vurgulayan Bakanlığın açıklamasında, “Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri Cebrail’e doğru ilerlemeye devam ediyor ve askerlerimiz düşman karşısında ezici saha üstünlüğüne sahip” ifadeleri yer aldı.
Bakanlık dün yaptığı açıklamada şu ifadeler yer verdi: "Azerbaycan ordusu 27 Eylül-7 Ekim'de Ermenistan'ın 250 tank ve zırhlı aracını, 270 top ve füze sistemini, 60 hava savunma sistemini, 11 komuta yönetim ve gözlem mıntıkasını, 8 mühimmat deposunu, yaklaşık 150 askeri kamyon ve aracını, bir S-300 sistemini imha etti."
Azerbaycan Savunma Bakanlığı ayrıca, Ermeni güçlerini Terter, Barda, Ağdam, Ağçabedi, Fuzuli ve Cebrail şehirlerindeki köyleri bombalamakla suçladı. Azerbaycan Cumhuriyet Savcılığı, Ermeni güçlerin düzenlediği bombardımanlarda ölen sivillerin sayısının 28’e, yaralıların sayısının ise 144’e yükseldiğini duyurdu.

Rusya doğrudan askeri müdahaleye sıcak bakmıyor
Öte yandan çatışmalar devam ederken Moskova, Ermenistan lehine olabilecek doğrudan bir askeri müdahaleye sıcak bakmadığının sinyallerini verdi. Bu sinyal, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, iki gün önce ‘Moskova’nın KGAÖ çerçevesindeki yükümlülüklerine bağlı olduğu’ şeklindeki açıklamasının ardından verildi. Paşinyan’ın bu açıklamasına karşın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin ‘KGAÖ çerçevesinde bir müttefik olarak Ermenistan'a karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye’ hazır olduğunu, ancak ‘çatışmaların Ermenistan topraklarında yaşanmadığını’ vurguladı.
Çatışmaların halen devam ettiğini ancak Ermenistan topraklarında gerçekleşmediğini söyleyen Putin, Rusya'nın KGAÖ çerçevesindeki yükümlülüklerini uygulamasıyla ilgili olarak, “Yükümlülüklerimizi her zaman yerine getirdik ve getireceğiz” dedi. Ermenistan Başbakanı ile sürekli temas halinde olduklarını belirten Putin, “Ermenistan'ın, Rusya'nın müttefik yükümlülüklerini yerine getirmesinin niteliği bakımından bize herhangi bir sorusu yok” ifadelerini kullandı. Mevcut çatışmanın en kısa sürede bitmesini umduğunu ifade eden Putin, çatışmanın taraflarına yaptığı çatışmayı durdurma çağrısını bir kez daha yineledi.
Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov dün Putin'in yaptığı yorumlara açıklık getirdi. Peskov, “Putin'in belirttiği gibi KGAÖ üyesi bir ülke saldırganlığa maruz kalırsa örgüt üyelerinin bu ülkeyi savunma yükümlülüğü var” dedi. KGAÖ kapsamında Ermenistan’a karşı sorumlulukları olduklarını belirten Peskov, “Fakat çatışmalar Ermenistan topraklarında yapılmıyor. KGAÖ kapsamdaki yükümlülükler Karabağ için geçerli değildir” şeklinde konuştu.

Putin, çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez Aliyev görüştü
Öte yandan Putin, Karabağ’da çatışmaların başlamasından bu yana dün ilk kez Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kremlin Sözcüsü Peskov, Putin'in Aliyev ile yaptığı görüşmede, ‘Karabağ sorunu ile ilgili konuları kısaca görüştüğünü ve aralarındaki diyalogun daha sonra devam edeceğini’ söyledi. Karabağ’daki yabancı uyruklu milisler konusuna bir kez daha değinen Peskov, tartışmalı bölgede Suriyeli milislerin varlığının ‘büyük bir tehlike oluşturduğu ve bunların Moskova'da ciddi endişelere neden olduğu’ konusunda uyardı.

Cenevre ve Moskova, müzakerelere ev sahipliği yapacak
Diğer yandan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian da bir açıklamada bulundu. Drian açıklamasında, Cenevre ve Moskova’nın önümüzdeki günlerde Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki anlaşmazlığın çözümü için yapılacak müzakerelere ev sahipliği yapacağını söyledi.  Karabağ ile ilgili görüşmelerin bugün (Perşembe) Cenevre'de yapılacağını belirten Drian, ardından önümüzdeki pazartesi günü Moskova'da görüşmelerin yapılacağını açıkladı.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu'nun çatışan taraflar arasında diyalog başlatma girişiminin bir parçası olarak görüşmeler gerçekleştirdiğini söyleyen Le Drian, bu diyalogun ön koşulsuz başlatılması gerektiğinin de altını çizdi. Fransa Dışişleri Bakanı ayrıca Türkiye’nin Dağlık askeri müdahalesinin iki taraf arasındaki çatışmanın kontrolden çıkmasına neden olabileceği konusunda uyardı.
Önümüzdeki süreçte diyaloglara başlanması beklenirken Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, diyalogların bölgedeki silahlı çatışmanın çözümüne fayda sağlayacağını düşünmeleri halinde bu adımı atacaklarını ve ülkesinin tek taraflı olarak ilan edilen ‘Karabağ Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanıyabileceğini söyledi.
Rusya’da yayın yapan Kanal 1'e yaptığı açıklamada Paşinyan, “Eğer diyalogun Karabağ’a faydalı olacağı ve sorunu çözeceği sonucuna varırsak, bu adımı atacağız, aksi takdirde bundan kaçınacağız” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın ve Rus istihbarat servislerinin Karabağ'a yönelik devam eden saldırıya uluslararası terör örgütlerinden katılımların olduğunu resmen doğruladığını söyleyen Paşinyan, “Şuan Karabağ'ın uluslararası terörizme karşı fiilen savaştığını düşünüyorum” şeklinde konuştu. Ülkesinin Karabağ'daki silahlı çatışmayı sona erdirmek için ‘uzlaşmaya’ hazır olduğunu söyleyen Ermenistan Başbakanı, “Eğer herhangi bir anlaşmazlıkta gerçekten çözüme ulaşmak istiyorsak uzlaşmanın vazgeçilmez olduğu gün gibi ortada. Ermeni tarafının her zaman uzlaşmaya hazır olduğunu düşünüyorum.  Azerbaycan da uzlaşmaya istekli olduğunu gösterirse işler değişebilir” diye konuştu.
Buna karşın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkesinin Karabağ konusunda Ermenistan'la diyalog masasına oturma hazır olduğunu ve Rusya ile Türkiye’nin gerginliğin azalmasında olumlu bir rol oynayabileceğini söyledi. Erivan hükümetini Avrupa ülkelerini ve KGAÖ üyelerini dahil ederek Karabağ sorununu ‘uluslararası hale getirmeye’ çalışmakla suçlayan Aliyev, çatışmanın Ermenistan ve Azerbaycan sınırları dışına çıkmaması gerektiğini vurguladı.
Ülkesinin anlaşmazlık bölgeleri üzerindeki kontrolünü yeniden kazandığını söyleyen Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Bakü’nün Karabağ sorunun, bölge ülkelerinin uzlaşı çabalarına aktif olarak katılımı ve uluslararası kuruluşlar tarafından teminat sağlanmasıyla çözülebileceğine dair görüşünü ifade etti.



Eski çalışanından Google ifşası: "Gazze savaşında İsrail ordusuna yardım edildi"

SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
TT

Eski çalışanından Google ifşası: "Gazze savaşında İsrail ordusuna yardım edildi"

SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)

Google'ın kendi etik ilkelerini ihlal ederek İsrail ordusu için çalışan bir şirkete yardımda bulunduğu ifşa oldu.

Washington Post, eski bir Google çalışanının ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) yaptığı şikayeti haberleştirdi. 

Temmuz 2024'te İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) sağladığı e-posta adresini kullanan bir müşterinin Google'ın bulut bilişim biriminden destek talep ettiği aktarıldı. 

İsrail ordusuyla iş yapan CloudEx için çalıştığı anlaşılan bu kişinin, havadan çekilen görüntüler kullanılarak drone, zırhlı araç ve askerlerin teşhisinde Google'ın Gemini hizmetinin daha isabetli sonuçlar vermesini istediği belirtildi.  

Yanıt veren Google ekibinin iç testler yaptığı ve önerilerde bulunduğu ortaya kondu. 

CloudEx çalışanının sonrasında sorunun çözüldüğünü aktardığı ifade edildi. 

Google'ın o dönemki etik ilkelerine göre, yapay zeka teknolojisinin silahlar veya "uluslararası normları ihlal eden" gözetim uygulamaları için kullanılamayacağına dikkat çekildi. 

CloudEx aracılığıyla bu iki ilkeyi de çiğneyen Google'ın, yatırımcıları ve düzenleyici kurumları kandırdığı iddia edildi. 

Adı ve görevi açıklanmayan ifşacı, Amerikan gazetesine yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Google'daki pek çok projem, yapay zeka etiğine dair iç değerlendirme sürecinden geçti. Bu süreç çok sağlamdır ve çalışanlara düzenli olarak şirketin yapay zeka prensiplerinin ne kadar önemli olduğu hatırlatılır. Ama mesele İsrail ve Gazze olunca tam tersi geçerli oldu. SEC'e başvuruda bulundum çünkü şirketin bu çifte standarttan sorumlu tutulması gerektiğini hissettim.

SEC'e yapılan şikayette, İsrail'in 71 bini aşkın Filistinliyi öldürdüğü Gazze savaşında Gemini'dan istifade ettiği öne sürüldü. 

Google geçmişte İsrail hükümeti için silahlar ya da istihbarata dair "çok hassas" çalışmalar sergilemediklerini savunuyordu. 

Teknoloji devinin bir sözcüsü, son iddialar üzerine Washington Post'a konuşarak suçlamaları reddetti:

Bir genel kullanım sorusunu yanıtladık. Standart yardım masası bilgisini her müşteriye veririz. Bunu aşan bir teknik destek sağlamadık. Bu soruyu, yapay zeka ürünlerine birkaç yüz dolardan fazla harcamayan bir hesap yöneltti ki bu şartlarda yapay zekanın herhangi bir şekilde kayda değer kullanımı imkansız.

Google belgeleri, "bulut video zekası" hizmetinin nesne takibinin ilk bin dakika boyunca ücretsiz olduğunu, sonrasındaysa dakika başına 15 sent para aldığını bildiriyor.

Şirket, yapay zekanın silah ve gözetim için kullanılmasına karşı çıkan prensiplerini, çalışanlarının tüm protestolarına rağmen Şubat 2025'te rafa kaldırmıştı. 

Aralık ayında Pentagon, çalışanlarının Gemini'ı kullanmaya başladığını duyurmuştu. 

SEC, IDF ve CloudEx, Amerikan gazetesinin yorum taleplerine yanıt vermedi. 

Independent Türkçe, Washington Post, Jerusalem Post


Kremlin, bu hafta Ukrayna ve ABD ile görüşmelerin yapılacağını doğruladı

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin, bu hafta Ukrayna ve ABD ile görüşmelerin yapılacağını doğruladı

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Rusya, bugün yaptığı açıklamada, dört yıldır süren savaşı sona erdirmek amacıyla pazar günü yapılması planlanan Ukrayna ve ABD ile Abu Dabi'deki görüşmelerin, üç tarafın programlarının koordinasyonu gerekliliği gerekçesiyle çarşamba gününe ertelendiğini doğruladı.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov gazetecilere, "Görüşmeler gerçekten de geçen pazar günü yapılacaktı, ancak üç tarafın programlarının daha fazla koordinasyonu gerekiyordu" dedi.

Şunları da ekledi: “İkinci tur görüşmeler gerçekten de çarşamba ve perşembe günleri Abu Dabi'de yapılacak. Bunu teyit edebiliriz.”

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymir Zelenskiy pazar günü, üçlü görüşmelerin çarşamba ve perşembe günleri BAE başkentinde yapılacağını duyurmuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde 23 ve 24 Ocak tarihlerinde yapılan bu görüşmelerin ilk turu diplomatik bir atılım sağlayamadı.

Bu ikinci tur görüşmeler, Moskova'nın Ukrayna'ya karşı büyük çaplı saldırısının dördüncü yıldönümünden iki haftadan kısa bir süre önce gerçekleşiyor.

Görüşmelerin, şu ana kadar herhangi bir ilerleme kaydedilememesiyle birlikte, hassas bir konu olan toprak meselesine odaklanması bekleniyor.

Washington, on binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinin büyük bir kısmının harap olmasına neden olan iki komşu ülke arasındaki savaşa son verilmesi için baskı yapıyor.


İran: Pezeşkiyan nükleer müzakerelerin başlatılması talimatı verdi

Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
TT

İran: Pezeşkiyan nükleer müzakerelerin başlatılması talimatı verdi

Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Fars Haber Ajansı, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın nükleer müzakerelerin başlatılması yönünde talimat verdiğini bildirdi. Bu adım, yalnızca nükleer dosyayla sınırlı bir çerçevede ABD ile görüşmelere girilmesi ihtimalinin resmi düzeyde ele alındığına işaret ediyor.

Ajans, Tahran ile Washington arasında bu kapsamda müzakerelerin başlatılması konusunda bir mutabakata varılmasının mümkün olabileceğini aktardı.

Aynı bağlamda Tesnim Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran ile ABD arasında önümüzdeki günlerde üst düzey yetkililerin katılımıyla müzakerelerin başlayabileceği ihtimalini doğruladı.

Kaynak, görüşmenin yer ve zamanının henüz netleşmediğini, ancak temasların İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD Başkanı’nın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff düzeyinde yapılmasının beklendiğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada, Tahran’ın ABD ile yaşanan gerilimleri ele almak üzere farklı diplomatik yolların ayrıntılarını değerlendirdiğini söyledi. Bekayi, önümüzdeki günlerde somut sonuçlar elde edilmesini umduklarını dile getirdi.

Bekayi, Pezeşkiyan’ın yürüttüğü temasların ‘devlet başkanları düzeyinde ve Dışişleri Bakanlığı kanalıyla en üst seviyede’ gerçekleştiğini belirterek, yapılan ziyaretlerin ‘İran diplomasisinin ulusal çıkarları koruma çabalarının bir parçası’ olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump ise dün yaptığı açıklamada, İran’la bir anlaşmaya varmayı umduğunu söyledi. Trump’ın bu açıklaması, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in, İslam Cumhuriyeti’ne yönelik herhangi bir saldırının bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki uyarısının ardından geldi.

Hamaney’in uyarılarını küçümseyen Trump, Florida eyaletinde bulunan Mar-a-Lago’daki malikanesinden gazetecilere yaptığı değerlendirmede, “Elbette bunu söyleyecek” dedi. Trump, “Bir anlaşmaya varmayı umuyoruz. Eğer bu gerçekleşmezse, o zaman haklı olup olmadığını görürüz” ifadelerini kullandı.

Axios internet sitesi, Trump yönetiminin İran’a farklı kanallar aracılığıyla bir anlaşma müzakere etmek üzere görüşmeye açık olduğunu ilettiğini aktardı. Konuya yakın kaynaklar, Türkiye, Mısır ve Katar’ın, gerilimin tırmanmasını önlemeye yönelik diplomatik çabalar kapsamında, önümüzdeki günlerde Ankara’da Steve Witkoff ile üst düzey İranlı yetkililer arasında olası bir toplantı düzenlenmesi için temaslarını sürdürdüğünü bildirdi.

Beyaz Saray yetkilileri ise Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik bir saldırı konusunda henüz nihai bir karar almadığını ve diplomatik seçeneğe açık olmaya devam ettiğini vurguladı. Yetkililer, Trump’ın müzakere söyleminin ‘bir manevra olmadığının’ altını çizdi.

Tahran, AB büyükelçilerini çağırdı

Bu kapsamda İran, Avrupa Birliği’nin (AB) DMO’yu ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırmasını protesto etmek amacıyla, ülkede görev yapan AB üyesi tüm devletlerin büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdığını açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, Tahran bu adımı AB’nin kararına resmi bir tepki olarak attı.

İran, AB’ye yönelik söylemini de sertleştirdi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, dün yaptığı açıklamada, AB ülkelerinin ordularını ‘terörist gruplar’ olarak nitelendirdi. Kalibaf’ın bu çıkışı, AB’nin DMO’yu terör örgütleri listesine alma kararına karşılık olarak geldi ve Avrupa’dan sert tepkilerle karşılandı.

AB dışişleri bakanları, DMO’yu tüm unsurlarıyla terör örgütleri listesine dahil etmişti. Karar, İran’daki üst düzey yetkililerden sert ve tepkili açıklamaların gelmesine yol açtı. Avrupa cephesinden doğrudan yanıt ise Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’dan geldi. Wadephul, İran’ın Avrupa ordularını ‘terörist’ olarak nitelemesini reddederek, bu açıklamayı “temelsiz ve propaganda amaçlı bir iddia” olarak değerlendirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Çin ve Rusya ile gerçekleştirilen ortak askeri tatbikatlara ilişkin olarak, bu konudaki liderlik kararlarında herhangi bir sorun ya da değişiklik bulunmadığını ifade etti.