Karabağ savaşları: Ateşkes tartışmaları devam ederken daha fazla şehir hedef alınıyor

Moskova doğrudan bir askeri müdahaleye sıcak bakmazken Bakü ve Erivan diyalog şartlarını belirlediler

Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar (AFP)
Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar (AFP)
TT

Karabağ savaşları: Ateşkes tartışmaları devam ederken daha fazla şehir hedef alınıyor

Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar (AFP)
Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar (AFP)

Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki temas hatlarında devam eden şiddetli çatışmalar sırasında bir birlerini şehirleri hedef almakla suçladılar. Son 24 saat, Moskova ve Paris’in durumu sakinleştirmek için sarf ettikleri yeni diplomatik çabalara tanık olurken Fransa, Ermenistan ve Azerbaycan’ın diyalog şartlarını belirlediği bir zamanda Cenevre ve Moskova'da diyalog turları başlatmaya hazır olduğunu açıkladı. Bu arada Kremlin, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) çerçevesindeki yükümlülüklerin Karabağ için geçerli olmadığını açıkladı.
Tartışmalı Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki tüm cephelerde çatışmalar devam ederken çatışmanın taraflarından alınan veriler, çatışmaların gidişatına göre değişiklik gösterdi. Ermenistan ve Azerbaycan, askeri kuvvetlerinin sahada ilerlemeler kaydettiğini duyururken bir birlerine sivil tesisleri bombalamakla ilgili karşılık yeni suçlamalarda bulundular.
Dağlık Karabağ Savunma Bakanlığı, askeri kuvvetlerin kuzey ekseninde bir karşı saldırı başlatarak, Varangatağ (Lulasaz) adlı tepenin kontrolü yeniden ele geçirdiklerini açıkladı. Bakanlık, yeni çatışma sırasında 40 Ermeni askerinin daha hayatını kaybettiğini duyururken Ermeni ordusundan ölen toplam asker sayısı 280'e yükseldi.
Bununla birlikte Ermenistan Savunma Bakanlığı, temas hattının güneyindeki Cebrail şehri ekseninde Azerbaycan kuvvetlerine ait bir yakıt deposunun imha edildiğini belgeleyen bir video yayınlarken Cebrail'e ilerlemeye çalışan Azeri askerlerini öldürüldüğünü ve bir savaş uçağının düşürüldüğü görüntülerin yer aldığını söylediği bir başka videoyu paylaştı.
Ermenistan hükümeti bünyesinde faaliyet gösteren Birleşik Enformasyon Merkezi’ne göre Azerbaycan, Dağlık Karabağ’da dün akşama kadar yaşanan çatışmalarda toplam 3 bin 754 asker, 416 tank, 4 füze rampası, 17 savaş uçağı, 16 helikopter ve 127 insansız hava aracı (İHA) kaybetti.
Ancak Azerbaycan Savunma Bakanlığı dün sabah bir açıklama yaparak Birleşik Enformasyon Merkezi tarafından yayınlanan verileri yalanladı. Cebrail ekseninde hiçbir kayıp yaşamadıklarını vurgulayan Bakanlığın açıklamasında, “Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri Cebrail’e doğru ilerlemeye devam ediyor ve askerlerimiz düşman karşısında ezici saha üstünlüğüne sahip” ifadeleri yer aldı.
Bakanlık dün yaptığı açıklamada şu ifadeler yer verdi: "Azerbaycan ordusu 27 Eylül-7 Ekim'de Ermenistan'ın 250 tank ve zırhlı aracını, 270 top ve füze sistemini, 60 hava savunma sistemini, 11 komuta yönetim ve gözlem mıntıkasını, 8 mühimmat deposunu, yaklaşık 150 askeri kamyon ve aracını, bir S-300 sistemini imha etti."
Azerbaycan Savunma Bakanlığı ayrıca, Ermeni güçlerini Terter, Barda, Ağdam, Ağçabedi, Fuzuli ve Cebrail şehirlerindeki köyleri bombalamakla suçladı. Azerbaycan Cumhuriyet Savcılığı, Ermeni güçlerin düzenlediği bombardımanlarda ölen sivillerin sayısının 28’e, yaralıların sayısının ise 144’e yükseldiğini duyurdu.

Rusya doğrudan askeri müdahaleye sıcak bakmıyor
Öte yandan çatışmalar devam ederken Moskova, Ermenistan lehine olabilecek doğrudan bir askeri müdahaleye sıcak bakmadığının sinyallerini verdi. Bu sinyal, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, iki gün önce ‘Moskova’nın KGAÖ çerçevesindeki yükümlülüklerine bağlı olduğu’ şeklindeki açıklamasının ardından verildi. Paşinyan’ın bu açıklamasına karşın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin ‘KGAÖ çerçevesinde bir müttefik olarak Ermenistan'a karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye’ hazır olduğunu, ancak ‘çatışmaların Ermenistan topraklarında yaşanmadığını’ vurguladı.
Çatışmaların halen devam ettiğini ancak Ermenistan topraklarında gerçekleşmediğini söyleyen Putin, Rusya'nın KGAÖ çerçevesindeki yükümlülüklerini uygulamasıyla ilgili olarak, “Yükümlülüklerimizi her zaman yerine getirdik ve getireceğiz” dedi. Ermenistan Başbakanı ile sürekli temas halinde olduklarını belirten Putin, “Ermenistan'ın, Rusya'nın müttefik yükümlülüklerini yerine getirmesinin niteliği bakımından bize herhangi bir sorusu yok” ifadelerini kullandı. Mevcut çatışmanın en kısa sürede bitmesini umduğunu ifade eden Putin, çatışmanın taraflarına yaptığı çatışmayı durdurma çağrısını bir kez daha yineledi.
Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov dün Putin'in yaptığı yorumlara açıklık getirdi. Peskov, “Putin'in belirttiği gibi KGAÖ üyesi bir ülke saldırganlığa maruz kalırsa örgüt üyelerinin bu ülkeyi savunma yükümlülüğü var” dedi. KGAÖ kapsamında Ermenistan’a karşı sorumlulukları olduklarını belirten Peskov, “Fakat çatışmalar Ermenistan topraklarında yapılmıyor. KGAÖ kapsamdaki yükümlülükler Karabağ için geçerli değildir” şeklinde konuştu.

Putin, çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez Aliyev görüştü
Öte yandan Putin, Karabağ’da çatışmaların başlamasından bu yana dün ilk kez Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kremlin Sözcüsü Peskov, Putin'in Aliyev ile yaptığı görüşmede, ‘Karabağ sorunu ile ilgili konuları kısaca görüştüğünü ve aralarındaki diyalogun daha sonra devam edeceğini’ söyledi. Karabağ’daki yabancı uyruklu milisler konusuna bir kez daha değinen Peskov, tartışmalı bölgede Suriyeli milislerin varlığının ‘büyük bir tehlike oluşturduğu ve bunların Moskova'da ciddi endişelere neden olduğu’ konusunda uyardı.

Cenevre ve Moskova, müzakerelere ev sahipliği yapacak
Diğer yandan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian da bir açıklamada bulundu. Drian açıklamasında, Cenevre ve Moskova’nın önümüzdeki günlerde Dağlık Karabağ Bölgesi’ndeki anlaşmazlığın çözümü için yapılacak müzakerelere ev sahipliği yapacağını söyledi.  Karabağ ile ilgili görüşmelerin bugün (Perşembe) Cenevre'de yapılacağını belirten Drian, ardından önümüzdeki pazartesi günü Moskova'da görüşmelerin yapılacağını açıkladı.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu'nun çatışan taraflar arasında diyalog başlatma girişiminin bir parçası olarak görüşmeler gerçekleştirdiğini söyleyen Le Drian, bu diyalogun ön koşulsuz başlatılması gerektiğinin de altını çizdi. Fransa Dışişleri Bakanı ayrıca Türkiye’nin Dağlık askeri müdahalesinin iki taraf arasındaki çatışmanın kontrolden çıkmasına neden olabileceği konusunda uyardı.
Önümüzdeki süreçte diyaloglara başlanması beklenirken Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, diyalogların bölgedeki silahlı çatışmanın çözümüne fayda sağlayacağını düşünmeleri halinde bu adımı atacaklarını ve ülkesinin tek taraflı olarak ilan edilen ‘Karabağ Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanıyabileceğini söyledi.
Rusya’da yayın yapan Kanal 1'e yaptığı açıklamada Paşinyan, “Eğer diyalogun Karabağ’a faydalı olacağı ve sorunu çözeceği sonucuna varırsak, bu adımı atacağız, aksi takdirde bundan kaçınacağız” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın ve Rus istihbarat servislerinin Karabağ'a yönelik devam eden saldırıya uluslararası terör örgütlerinden katılımların olduğunu resmen doğruladığını söyleyen Paşinyan, “Şuan Karabağ'ın uluslararası terörizme karşı fiilen savaştığını düşünüyorum” şeklinde konuştu. Ülkesinin Karabağ'daki silahlı çatışmayı sona erdirmek için ‘uzlaşmaya’ hazır olduğunu söyleyen Ermenistan Başbakanı, “Eğer herhangi bir anlaşmazlıkta gerçekten çözüme ulaşmak istiyorsak uzlaşmanın vazgeçilmez olduğu gün gibi ortada. Ermeni tarafının her zaman uzlaşmaya hazır olduğunu düşünüyorum.  Azerbaycan da uzlaşmaya istekli olduğunu gösterirse işler değişebilir” diye konuştu.
Buna karşın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkesinin Karabağ konusunda Ermenistan'la diyalog masasına oturma hazır olduğunu ve Rusya ile Türkiye’nin gerginliğin azalmasında olumlu bir rol oynayabileceğini söyledi. Erivan hükümetini Avrupa ülkelerini ve KGAÖ üyelerini dahil ederek Karabağ sorununu ‘uluslararası hale getirmeye’ çalışmakla suçlayan Aliyev, çatışmanın Ermenistan ve Azerbaycan sınırları dışına çıkmaması gerektiğini vurguladı.
Ülkesinin anlaşmazlık bölgeleri üzerindeki kontrolünü yeniden kazandığını söyleyen Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Bakü’nün Karabağ sorunun, bölge ülkelerinin uzlaşı çabalarına aktif olarak katılımı ve uluslararası kuruluşlar tarafından teminat sağlanmasıyla çözülebileceğine dair görüşünü ifade etti.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.