Suriye: Rus güçleri Türk-Rus ortak devriyesine katılmadı

Erdoğan, askeri güçlerinin "sonsuza kadar Suriye'de kalmayacağını" söyledi. Parlamento askeri gücün süresini bir yıl daha uzattı.

Suriye: Rus güçleri Türk-Rus ortak devriyesine katılmadı
TT

Suriye: Rus güçleri Türk-Rus ortak devriyesine katılmadı

Suriye: Rus güçleri Türk-Rus ortak devriyesine katılmadı

Halep-Lazkiye M4 Karayolunda dün, yalnızca Türk askerleri devriye gezdi. Rusya saldırılardan korktuğu ve Ankara’nın İdlib’deki ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği için devriyeye katılmadı. Bu arada Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Suriye’ye asker gönderme tezkeresini onayladığı bir vasatta “güçlerinin sonsuza kadar Suriye’de kalmayacağını” söyledi.
İdlib'in doğusundaki Neyrab kasabasından yola çıkan Türk askeri gücü, Lazkiye-Halep Uluslararası Karayolu (M4) üzerinde Suriye’de bulunan grupların kontrolünde bulunan Lazkiye’nin kuzeyindeki Ayn el-Hur bölgesine yönelerek kara devriyesini icra etti. Devriye sırasında Türk keşif uçağı da askerlere eşlik etti.
Rusya ile Türkiye arasında Moskova'da imzalanan İdlib ateşkes anlaşmasına göre iki ülke güçleri ortak devriye icra edeceklerdi. Ancak 5 Ağustos’tan bu yana Rusya, Türk güçleriyle yan yana devriye yapmaktan kaçınıyor. 5 Mayıs’ta göreve çıkan devriye saldırıya uğramış yine 15 Mayıs’ta gezen devriye bölgede Rus varlığını istemeyen ve Türkiye-Rus anlaşmasını reddeden gruplar tarafından saldırıya maruz kalmış ve bazı kayıplar yaşanmıştı.
Moskova, yolun güvence altına alınmamasından ve gruplar arasında ılımlı ve radikal olanlarını ayırmamasından dolayı Türkiye’yi sorumlu tutuyor.

TBMM Tezkereyi onayladı
Öte yandan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), hem Suriye hem de Irak'taki terör örgütlerinin Türkiye’ye yönelik olası saldırılarını ortadan kaldırmak için askeri güçlerin ülke dışına bir yıl daha kalmasını öngören tezkereyi onayladı.
Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda Cumhurbaşkanına verilen iznin 30 Ekim’den başlamak üzere bir yıl uzatılmasına ilişkin tezkere, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Mesele daha çok Türk güçlerinin, iki ülkede bulunan ve zaman zaman askeri operasyonlar gerçekleştirdiği Kuzey Irak'ta PKK ile Kuzey Suriye'deki YPG’ye yönelik operasyonlarla ilgili.

Erdoğan: Suriye’de sonsuza dek kalmayacağız
Erdoğan, tezkerenin onaylanmasıyla ilgili konuşmasında, Türkiye'nin Suriye topraklarında sonsuza kadar kalmayacağını ve mevcut krize kalıcı bir çözüm bulunduğunda varlığının sona ereceğini belirterek, 911 km uzunluğundaki sınırı nedeniyle ülkesinin 2011'den beri Suriye'de devam eden çatışmalardan en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün (Perşembe) Katar’ın başkenti Doha ziyareti sırasında kendisiyle yapılan bir görüşmede, Türkiye'nin Suriye'de yaklaşık bir milyon insanın ölümüne ve 12 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olan kriz konusunda sessiz kalamayacağını söyledi.
Erdoğan, ülkesinin şu anda 3,7 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptığını ve bu nedenle insani, sosyal ve maddi açıdan "ağır bir yük" taşıdığını vurguladı. Ayrıca, Türk ordusunun Suriye'de terör örgütü DEAŞ ile yüz yüze mücadele eden tek askeri güç olduğunun altını çizerek çatışmalarda bazı askerlerini kaybettiğini sözlerine ekledi.
Erdoğan, "Zeytin Dalı" ve "Barış Pınarı" adlı askeri operasyonların, PKK’nın uzantısı olarak gördükleri Suriye Demokratik Güçleri (SDG) koalisyonunun en büyük bileşeni olan YPG’nin sınır dışı edilmesine katkıda bulunduğunu belirtti. Erdoğan ayrıca Türk ordusunun 8 bin 300 kilometrelik bir alanı DEAŞ ve YPG unsurlarından "temizlemeyi" başardığını ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte gerçek sahiplerine teslim ettiğini söyledi.
Erdoğan, kurtarılmış bölgelere dönen Suriyeli sayısının 411 bine ulaştığını belirtirken Türkiye'nin kendisine yönelik saldırılara karşı koymaya sürdüreceğini, ayrıca ABD ile terörle mücadele, demokrasiyi destekleme ve istikrarsızlığı sona erdirme alanlarında işbirliğine devam edeceğini sözlerine ekledi.



Selam: Biz silahların münhasırlığı ilkesine ve Taif Anlaşması'na bağlıyız

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Elysee Sarayı'nda Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Elysee Sarayı'nda Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti (AFP)
TT

Selam: Biz silahların münhasırlığı ilkesine ve Taif Anlaşması'na bağlıyız

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Elysee Sarayı'nda Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Elysee Sarayı'nda Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti (AFP)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, "devletin güç kullanımındaki tekelinden geri adım atmayacağız" diyerek, devletin "Litani Nehri'nin güneyindeki bölge üzerinde tam operasyonel kontrol sağladığını ve orada paralel bir askeri güç oluşturulamayacağını" belirtti.

Selam, Lübnan'ın "devlet otoritesini genişletmeyi ve savaş ve barışla ilgili karar alma gücünü geri kazandırmayı içeren Taif Anlaşması'nı uygulamaya kararlı olduğunu" vurgulayarak, "Litani Nehri'nin kuzeyi ve güneyi arasında hiçbir fark olmadığını; kanunun herkese uygulanacağını" ifade etti.

Selam'ın açıklaması, Fransa ziyaretinin sona ermesinin ardından dün Paris'teki Lübnan Büyükelçiliği'nden geldi. Salam, cuma akşamı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelmişti.

Büyükelçilikteki görüşme sırasında Selam, "Lübnan'a yatırım akışı, güvenliğin sağlanmasına ve bankacılık sektörünün reformuna bağlıdır" dedi. Ayrıca, "Başkan Macron'a mali açığı kapatma yasasının detaylarını sundum ve Uluslararası Para Fonu ile ilişkiler kurmada yeni bir aşamaya giriyoruz" ifadesini kullandı.


Suriye hükümeti, daha önce SDG’nin  kontrolünde olan bir hapishaneden 126 çocuğu serbest bıraktı

TT

Suriye hükümeti, daha önce SDG’nin  kontrolünde olan bir hapishaneden 126 çocuğu serbest bıraktı

Suriye hükümeti, daha önce SDG’nin  kontrolünde olan bir hapishaneden 126 çocuğu serbest bıraktı

Resmi medyaya göre, Suriye hükümeti dün, iki taraf arasında varılan bir anlaşmanın parçası olarak Suriye Demokratik Güçleri’nden (SDG) kontrolü ele geçirdikten sonra, ülkenin kuzeyindeki Rakka'da bulunan el-Aktan hapishanesinde tutulan en az 126 çocuğu serbest bıraktı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre devlet televizyonunda yayınlanan görüntülerde serbest bırakılan küçükler için büyük bir karşılama töreni düzenlendiği görülürken, resmi haber ajansı SANA da hapishanede hayatta kalanların isimlerini yayınlayarak internette aranabilir hale getirdi.

Televizyon kanalı, DEAŞ üyelerinin tutulduğu el-Aktan hapishanesinden "18 yaşın altındaki 126 tutuklunun" serbest bırakıldığını bildirdi.

SDG, bu haberlerle ilgili yorum taleplerine yanıt vermedi.

SDG, son günlerde bu bölgelerde ilerleyen hükümet güçleriyle yaşanan çatışmaların ardından ülkenin kuzey ve doğusundaki geniş alanlardan çekildi.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, bugün SDG ile ateşkesi ve üyelerinin hükümet güçlerinin saflarına entegrasyonunu içeren bir anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Bu anlaşma, çatışma yıllarında kurdukları özerk yönetimin kazanımlarını korumayı uman Kürtlere ağır bir darbe indirdi. Bu kazanımlar arasında, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki geniş alanları yöneten örgütlü ve eğitimli sivil ve askeri kurumlar da yer alıyordu. Anlaşma ayrıca, Şam'daki yetkililerle yapılan müzakereler sırasında ısrar ettikleri merkezi olmayan yönetim modeline de son verdi.

Cuma günü, Kürt savaşçıların El-Aktan hapishanesinden, Halep kırsalında Kürtlerin kontrolündeki Ain el-Arab (Kobani olarak da bilinir) şehrine nakli, "iki taraf arasında varılan güvenlik düzenlemeleri" kapsamında başladı.

SANA'nın orduya dayandırdığı habere göre el-Aktan mahkumlarının nakli, "İçişleri Bakanlığı'nın hapishaneyi devralıp yönetimini üstleneceği 18 Ocak anlaşmasının uygulanmasında atılan ilk adımdır."

SANA haber ajansı orduya dayandırdığı haberinde, El-Aktan cezaevindeki mahkumların naklinin, "İçişleri Bakanlığı'nın cezaevini devralıp yönetmesini öngören 18 Ocak anlaşmasının uygulanmasına yönelik ilk adım" olduğunu belirtti.


Sudan'da çatışmanın iki tarafı arasında ‘İHA’lar savaşı’ patlak verdi

Kuzey Kordofan'ın el-Abyad kentinde İHA saldırısında yaralanan Sudanlılar (Reuters)
Kuzey Kordofan'ın el-Abyad kentinde İHA saldırısında yaralanan Sudanlılar (Reuters)
TT

Sudan'da çatışmanın iki tarafı arasında ‘İHA’lar savaşı’ patlak verdi

Kuzey Kordofan'ın el-Abyad kentinde İHA saldırısında yaralanan Sudanlılar (Reuters)
Kuzey Kordofan'ın el-Abyad kentinde İHA saldırısında yaralanan Sudanlılar (Reuters)

Sudan'daki savaş, özellikle her iki tarafın da cumartesi günü, bu ay onlarca sivilin ölümüne neden olan bir dizi saldırıda insansız hava araçlarını düşürdüklerini açıklamasıyla tırmandı.

Alman Basın Ajansı DPA’nın aktardığına göre Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından dün yapılan açıklamada, Güney Kordofan eyaletinin el-Ferşaye bölgesinde Türk yapımı Bayraktar insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü belirtildi.

HDK’nın açıklamasında, ‘sivilleri korumaya ve uluslararası hukuk ve normları açıkça ihlal eden, yerleşim bölgelerini, kamu tesislerini ve altyapıyı hedef alan insansız hava araçlarıyla yapılan hava saldırılarına kararlılıkla yanıt vermeye’ yönelik kararlılık vurgulandı.

Uluslararası topluma, bölgesel kuruluşlara ve insan hakları kuruluşlarına bir kez daha “silahsız vatandaşlara karşı işlenen bu sistematik suçları kınamaları ve nüfuslu bölgelere yönelik tekrarlanan saldırıları durdurmak için acil önlemler almaları” çağrısında bulundu.

Bu çağrı, Sudan gazetesi Al-Mashhad'ın saha kaynaklarına dayandırdığı haberinde ‘Sudan ordusunun kara savunma birimlerinin, yerleşim bölgelerini tehdit etmek amacıyla Güney Kordofan eyaletindeki Dilling şehrini hedef alan bir kamikaze İHA’yı durdurup düşürmeyi başardığını’ bildirmesinin ardından yapıldı.

Gazeteye göre edinilen ilk bilgilere göre ‘İHA yüksek hassasiyetle izlendiği ve kontrol altına alındı, şehir içinde herhangi bir insan veya maddi kayıp yaşanmamasının sağladı ve böylece saldırı girişiminin hedefine ulaşmadan engellendi.

Bu gelişme, Güney Kordofan bölgelerine yönelik İHA saldırılarının arttığı, bölgede yaygın hedef alma ve artan güvenlik tehditleri korkusunun yaşandığı bir dönemde yaşanırken Sudan güçlerinin şehirleri ve nüfuslu bölgeleri korumada ek zorluklarla karşı karşıya kalmasına neden oldu.

Sudan Doktorlar Ağı, Güney Kordofan eyaletinin Dilling kentinde HDK ve Halk Hareketi tarafından düzenlenen bir protesto yürüyüşüne düzenlenen saldırıda bir erkek ve bir kadın iki sivil öldürüldüğünü, onlarca kişinin de yaralandığını duyurdu.

Sudan Doktorlar Ağı tarafından dün yapılan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“HDK ve Abdulaziz el-Hilu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) Güney Kordofan eyaletinin Dilling kentindeki Fethurrahman mahallesini hedef alan kamikaze İHA saldırısı düzenledi. Saldırı, sivil hedefleri vurmayı durdurma yönündeki tüm uluslararası çağrıları açıkça ihlal eden, yerleşim bölgelerine ve sivil tesislere yönelik kasıtlı bir saldırıydı. Saldırıda biri kadın ve biri erkek olmak üzere iki sivil hayatını kaybetti, çok sayıda sivil yaralandı.”

Uluslararası topluma, Birleşmiş Milletlere (BM) ve insan hakları örgütlerine yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve HDK liderlerine Dilling şehrindeki kuşatmayı kaldırmaları için acil baskı uygulamaları çağrısında bulunan Sudan Doktorlar Ağı, adaletin sağlanması ve cezasızlığın önlenmesi için sivilleri hedef almayı derhal durdurmalarını, insani yardıma engelsiz erişim sağlanmasını ve bu ihlallerden sorumlu olanların hesap vermelerini talep etti.

Sudan, Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan ordusu ile eski yardımcısı ve Muhammed Hamdan Dagalu (Hamideti) liderliğindeki HDK arasında kanlı bir iktidar mücadelesine sahne oluyor.

Savaşan taraflar, çeşitli eyaletlerde sivil altyapı ve nüfusu hedef alan saldırıların tırmanması sonucu düzinelerce sivilin ölüm ve yaralanmasından sorumlu oldukları yönünde birbirlerini suçluyorlar.