Libya hastaneleri koronavirüs karşısında çaresiz

Korona ile mücadelede uzmanlaşmış bir sağlık ekibi, Doğu Libya’da hastanelerin çalışmalarındaki ilerlemeyi takip ediyor (Geçici Hükümete bağlı Sağlık Danışma Komitesi)
Korona ile mücadelede uzmanlaşmış bir sağlık ekibi, Doğu Libya’da hastanelerin çalışmalarındaki ilerlemeyi takip ediyor (Geçici Hükümete bağlı Sağlık Danışma Komitesi)
TT

Libya hastaneleri koronavirüs karşısında çaresiz

Korona ile mücadelede uzmanlaşmış bir sağlık ekibi, Doğu Libya’da hastanelerin çalışmalarındaki ilerlemeyi takip ediyor (Geçici Hükümete bağlı Sağlık Danışma Komitesi)
Korona ile mücadelede uzmanlaşmış bir sağlık ekibi, Doğu Libya’da hastanelerin çalışmalarındaki ilerlemeyi takip ediyor (Geçici Hükümete bağlı Sağlık Danışma Komitesi)

Libya’da birçok hastane, tıbbi personel, hemşire ekipleri ve PCR testlerinin yetersizliğinden şikâyetçi.
Ulusal Hastalık Kontrol Merkezi’nin istatistiklerine göre, dün, vaka sayıları binli rakamlara ulaşırken, bu durumun halk arasında endişeye neden olabileceği ifade edildi.
Ulusal Merkezin verilerine göre, 718 yeni, 358 temaslı vaka olmak üzere toplamda bin 76 yeni pozitif vaka olduğu bildirildi. Şu ana kadar toplamda 41 bin 368 vakaya ulaşan hastaların 23 bin 453’ü iyileşirken, 621 kişi hayatını kaybetti. Libya son günlerde günlük bini aşan vaka sayıları kaydetmeye devam ediyor.
Vaka sayısı listesinde ilk sırada 463 vaka ile Trablus yer alıyor. Bingazi’de 92 vaka Geryan’da ise 118 vaka kaydedildi. Ulusal Merkez Libya’nın güneyinde endişe edecek boyutta vaka olmadığını bildirdi. Sebha Tıp Merkezi PCR Ünitesi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hatice el-Abbasi, dün, merkezin çok sayıda pozitif ve şüpheli vaka kabul ettiğini bu da onu büyük bir baskı altına aldığını ifade etti.
El-Abbasi, bir açıklamasında, güneydeki tıbbi izolasyon merkezlerinin kapatılmasının, potansiyel korona hastalarının Sebha Tıp Merkezine akın etmesine neden olduğunu, bu durumunda merkezin performansını olumsuz yönde etkilemesine yol açtığını söyledi. Hasta yakınları ve refakatçilerin merkeze akın ettiğini bildiren Abbasi, bu durumun virüsün merkezde yayılmasına neden olabileceğine vurgu yaptı. Ayrıca merkezdeki tüm doktorların, hemşirelerin ve personelin kapsamlı bir ankete tabi tutulacağını ifade etti.
Sebha Ulusal Hastalık Kontrol Merkezi’ndeki resmi bir kaynak Şarku’l Avsat’a, güneydeki virüs salgınının büyük bir kısmının vatandaşların pandeminin ciddiyetine kayıtsız kalma ve yapılan uyarıları görmezden gelme durumlarıyla alakalı olduğunu söyledi. Dr. Hatice el-Abbasi, Libya’daki tüm hastane ve tıp merkezlerinin Sebha Tıp Merkezi gibi personel ve PCR testlerinin yetersizliğinden şikayet ettiğini söyledi.
Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı Sağlık Danışma Komitesi, ülkenin doğusunda korona salgını ile mücadelede uzman eğitim ekibinin, Perşembe günü, korona hastalarını tedavi etmek için Libya’nın kuzeydoğusunda bulunan bir hastaneyi ziyaret ettiğini söyledi. Bu ziyaret, Sağlık Danışma Komitesi tarafından önerilen enfeksiyonla mücadele ve kontrol prosedürlerine göre virüsün yayılmasını önleme noktasındaki iş akışını gözlemleme hedefiyle gerçekleştirildi.
Ülkedeki tıbbi ve yerel otoriteler vaka ve ölüm sayılarındaki artış sebebiyle vatandaşların ihtiyati tedbirler alması ve maske takması konusundaki taleplerini yeniledi.
Öte yandan Vakıflar ve İslam İşleri Genel Kurulu, vatandaşlara vakit namazlarını kılarken prosedürlere uyma çağrısında bulundu.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.


Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."


Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.