Cezayir okulların açılmasından sonra yeni bir dalgadan endişeli

Cezayir’in başkentinde perşembe günü gerçekleştirilen kadına karşı şiddet ve suç oranlarındaki artışa yönelik protestolarda maske kuralına uyum zayıftı. (AFP)
Cezayir’in başkentinde perşembe günü gerçekleştirilen kadına karşı şiddet ve suç oranlarındaki artışa yönelik protestolarda maske kuralına uyum zayıftı. (AFP)
TT

Cezayir okulların açılmasından sonra yeni bir dalgadan endişeli

Cezayir’in başkentinde perşembe günü gerçekleştirilen kadına karşı şiddet ve suç oranlarındaki artışa yönelik protestolarda maske kuralına uyum zayıftı. (AFP)
Cezayir’in başkentinde perşembe günü gerçekleştirilen kadına karşı şiddet ve suç oranlarındaki artışa yönelik protestolarda maske kuralına uyum zayıftı. (AFP)

Cezayir’de hükümet, 4 Kasımda yeniden açılması planlanan okullarda virüsün patlak vermesi ihtimalinden büyük endişe duyuyor
Koronavirüs salgınını yakından izleyen ülkenin tanınmış doktorlarından Muhammed Yusfi, enfeksiyon oranlarındaki azalmayı işaret ederken virüsü önleme noktasında alınan tedbirlerde “gevşeklik” gösterilmesi konusunda uyarılarda bulundu.
Başlangıçta salgının merkez üssü olarak bilinen başkentin güneyindeki Boufarik Şehir Hastanesi’nin “Kovid-19” bölümü başkanı olan Yusfi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte son dönemde vaka sayılarında görülen azalmaya (2 ay önce günde 700’lere ulaştıktan sonra şu an günlük ortalama 15 enfeksiyon) işaret etti. Tunus’un etrafındaki epidemiyolojik duruma ikkat çektiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu durum salgından kurtulma yolunda ilerlediğimiz anlamına gelmiyor. Komşularımızla olan durum geçtiğimiz günlerde kontrol edildi ancak şu an enfeksiyon sayısında büyük bir artışa tanık oluyoruz.”
Cezayirli Öğrenci Velileri Derneği alınan tedbirlere uyulmaması halinde okula dönme kararının sonuçlarından endişe duyulduğunu bildirdi. Dernek üyeleri yaptıkları açıklamada ilkokul, ortaokul ve lise sınıflarındaki öğrenci sayısının 20’yi geçmemesi gerektiğini, bu durumun sosyal mesafe kurallarının yararına olduğunu belirttiler. İyi olarak nitelenen karara rağmen profesörlerin ve öğretmenlerin pedagojik ve bilimsel koşullara uyumlu bir şekilde dersleri sunma becerilerinden şüphe edildiği kaydedildi.
Boufarik yakınlarındaki bir kasabada bulunan Bin Şaban Lisesi Müdürü ders yılının başlangıcıyla ilgili olarak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada korona krizinin izlerinin en az beş yıl daha sürmesini beklediğini söyledi. Kuruma gelen orta öğretim öğrencilerinin sayısındaki düşüşün daha sonra artacağını belirtti.
Diğer yandan önümüzdeki ay başında referanduma sunulacak anayasa değişikliği propagandası kapsamında, maske ve sosyal mesafe gibi önleyici tedbirlerin alınmaması durumunda yapılacak mitinglerde yeni vakalar meydana geleceğine ilişkin endişeler sürüyor.
Cezayirlilerin çoğunun karantina kapsamında alınan tedbirlere tam anlamıyla uymadığı belirtiyor. Salgının başladığı mart ayından bu yana çarşılar, mağazalar ve sokaklar oldukça kalabalık. Birçok doktor, vaka sayılarının sağlık Bakanlığı’nın günlük raporlarda açıkladığından çok daha fazla olduğu görüşünde. Bunun nedeni “Kovid-19” semptomları bulunanların oldukça az bir kısmının hastanelerde test yaptırması ve bu kişilerin eczanelerde bulunan ilaçlarla ve bitkisel anti-influenza ile tedaviyi tercih ediyor olması.
Bilim Kurulu Üyesi Doktor Bukat Burkani, Cezayir’de salgının yayılmasının ardından virüsün İtalya İspanya ve Fransa’da binlerce kişinin ölümüne sebep olan virüse kıyasla bağışıklığa nüfuz etmede farklılık gösterdiğini aktardı. “Bu gerçek, yetkililer ve vatandaşlara gereksiz bir güven aşılıyor. Bu beni oldukça endişelendiriyor” ifadelerini kullandı.



Suriye ordusunun belirlediği yeni sürenin ardından, Halep kırsalında Kürt kontrolündeki bölgelerden sakinler ayrılmaya başladı

Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
TT

Suriye ordusunun belirlediği yeni sürenin ardından, Halep kırsalında Kürt kontrolündeki bölgelerden sakinler ayrılmaya başladı

Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)

Suriye'nin kuzeyindeki Halep'in doğu kırsalında, Kürt güçlerinin kontrolündeki bölgelerden sakinler bugün de ayrılmaya devam etti. Ordu, yeni bir son tarih verdi ve askeri harekat hazırlığı için bölgeye takviye kuvvetler gönderdi.

Bu arada ABD, Suriye özel temsilcisi Tom Barrack aracılığıyla, ülkedeki “tüm taraflarla” temas halinde olduğunu ve “gerilimi azaltmak, tırmanışı önlemek ve Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki entegrasyon görüşmelerine geri dönmek için 24 saat çalışmakta” olduğunu duyurdu.

Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)

Dünden bu yana, ordunun talebi üzerine sakinler Halep kırsalında Kürtlerin liderliğindeki SDG tarafından kontrol edilen bölgeleri terk etmeye başladı. Bu gelişme, Şam yetkilileri ile Kürt “Özerk Yönetimi” arasındaki müzakerelerin tıkanması ve ordunun, günlerce süren kanlı çatışmaların ardından geçen hafta sonu Halep şehrindeki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerini kontrol altına almasının ardından gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre bu sabah onlarca sakin bölgeyi terk ederek, Fırat Nehri'nin bir kolu üzerindeki harap bir köprüyü geçti.

Ayrılanlar arasında, tam adını vermek istemeyen 60 yaşındaki Ebu Muhammed de vardı. Köprüyü geçtikten sonra, “SDG ayrılmamızı engelledi, bu yüzden tarla yolları ve köylerden gelerek suyu geçtik” dedi.

 Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)

Ailesinin birkaç üyesiyle birlikte gelen adam, “Halep'e, sığınma evlerine gidiyoruz. Umarız orada uzun süre kalmak zorunda kalmayız” dedi.

Resmi haber ajansı SANA'ya göre ordu dün benzer bir süre belirledikten sonra, "insani yardım koridoru"nun bir gün daha uzatıldığını, yani bugün sabah 9:00'dan akşam 17:00'ye kadar geçerli olacağını duyurdu.

Ordu dün gece, çarşamba günü Halep'in doğu kırsalındaki Deyr Hafir ve çevresinin “kapalı askeri bölge” olduğunu ilan edip takviye kuvvetler göndererek sivillere SDG ‘konumlarından’ uzak durmaları çağrısında bulundu. Daha sonra, “bölgeyi güven altına almak için tüm saha hazırlıklarının tamamlandığını” vurguladı ve Kürt güçlerinden Fırat'ın doğusundaki bu bölgelerden çekilmelerini istedi.

Öte yandan, SDG bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, hükümet güçlerini “Deyr Hafir şehrindeki nüfuslu bölgelere ayrım gözetmeksizin topçu ateşi açarak askeri gerilimi sürdürmek ve yeni bir girişimle bölge sakinlerine baskı uygulayarak, onları bölgeden zorla çıkarmakla” suçladı.

Açıklamada, şehrin gece boyunca “20'den fazla top mermisiyle vurulduğu ve bombalı bir insansız hava aracının (SİHA) hedefi olduğu” belirtildi.

Yoğun yerinden edilmelerin yaşandığı Deyr Hafir bölgesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından kurulan bir kontrol noktası (Reuters)Yoğun yerinden edilmelerin yaşandığı Deyr Hafir bölgesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından kurulan bir kontrol noktası (Reuters)

Dün ordu, SDG ve Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile bağlantılı militanları sivillerin ayrılmasını engellemekle suçladı ve “sivillerin geçişini engelleyen her yer uygun şekilde hedef alınacaktır” uyarısında bulundu. Ancak SDG sözcüsü Ferhad eş Şemi bunu yalanlayarak suçlamaların “asılsız” olduğunu ifade etti.


Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
TT

Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)

The Times of Israel gazetesi, iki hafta önce Suriye'deki İsrail askerlerinin yaklaşık 250 keçiden oluşan bir sürüyü çaldığını ve Batı Şeria yerleşim yerlerindeki çiftliklere kaçırdığını bildirdi.

Gazete, Channel 12'nin kolluk kuvvetlerinden aldığı bilgiye göre askerlerin Golan Tepeleri'nde görev yapan birliklere mensup olduğunu ve Suriye topraklarında görev yaparken, Suriyeli çiftçilere ait olan keçi sürüsünü fark edip Batı Şeria'daki çiftliklere kaçırdıklarını belirtti.

Habere göre keçiler önceden hazırlanmış gibi görünen kamyonlara yüklendi ve hayvancılığın yaygın olduğu Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim yerlerindeki birkaç çiftliğe nakledildi.

Ordu, kanala yaptığı açıklamada, olayla bağlantılı olarak manga komutanının görevden alındığını, bölük komutanının kınama cezası aldığını ve askerlerin uzun süre görevden uzaklaştırıldığını belirtti.

İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)

Kanalın haberine göre olay, sürünün kaçırılmasından sonraki sabah, Golan Tepeleri'ndeki çiftçiler yol üzerinde dolaşan onlarca keçiyi fark edip orduya bildirdiklerinde ortaya çıktı ve soruşturma başlatıldı.

Haberlere göre keçilerin aranması halen devam ediyor. Yaklaşık 200 keçinin Batı Şeria'da damgasız ve aşısız olduğu düşünülürken, sürünün geri kalanı Suriye topraklarına dağılmış durumda.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, İsrail güçleri, Beşar Esad rejiminin Aralık 2014'te devrilmesinden bu yana Suriye'nin güneyinde dokuz noktaya konuşlandırıldı, bunların çoğu iki ülke arasındaki sınır boyunca BM gözetimindeki tampon bölge içinde.

Güçler, Suriye topraklarının 15 kilometre (yaklaşık 9 mil) içindeki bölgelerde faaliyet gösteriyor ve İsrail'in “düşman güçlerin” eline geçmesi halinde ülkeye tehdit oluşturabileceğini söylediği silahları ele geçirmeyi hedefliyor.


Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)

Lübnan Televizyonu’nun haberine göre Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Bakanlığın halk sağlığı acil durum operasyon merkezi açıklamasında, ölen iki kişiden birinin bu sabah Tire bölgesindeki Mansuri kasabasında bir kamyonu hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini belirtti.

Açıklamada, ikinci kişinin ise dün gece Nebatiye bölgesindeki bir arabayı hedef alan İsrail saldırısında öldürüldüğü belirtildi.