Azerbaycan – Ermenistan hattında karşılıklı ateşkes ihlali suçlamaları

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), Ermeni mevkidaşı Zohrab Mnatsakanyan ile bir araya geldi. (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), Ermeni mevkidaşı Zohrab Mnatsakanyan ile bir araya geldi. (AFP)
TT

Azerbaycan – Ermenistan hattında karşılıklı ateşkes ihlali suçlamaları

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), Ermeni mevkidaşı Zohrab Mnatsakanyan ile bir araya geldi. (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), Ermeni mevkidaşı Zohrab Mnatsakanyan ile bir araya geldi. (AFP)

Ermenistan ve Azerbaycan’dan karşılıklı olarak suçlayıcı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Taraflar birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçlarken dün Rusya, gerilimin artmasının ardından ateşkesin uygulanmasını sağlamak için taraflarla temasa geçti.
Uzun süren müzakerelerin ardından cumartesi günü varılan ateşkesin, iki tarafın birden fazla temas noktalarında askeri olarak tekrar harekete geçmesinin ardından başarısızlığa uğraması endişe yarattı. Ayrıca Dağlık Karabağ'da esirlerin ve cenazelerin değişimi, güvenli insani koridorların kurulması ve bölgede ateşkes konusunda tarafların mutabık kaldığı anlaşmayı uygulamaya yönelik müzakerelerin halen başlamaması, çatışmaların devam etmesi riskini artırıyor. Söz konusu uyarılar, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un dün Ermenistan Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan ile yaptığı görüşmede geldi.
Lavrov, Moskova'nın hem Bakü hem de Erivan ile gerçekleştirdiği yoğun temasların Karabağ bölgesinde ateşkesin istikrara kavuşturulmasını sağlayacağına dair umutlarını dile getirdi. Lavrov'un yalnızca diplomatik iletişim kanallarından değil, aynı zamanda ateşkesi güçlendirmek, tam bir anlaşmaya varmayı kolaylaştırmak amacıyla Ermenistan ve Azerbaycan taraflarıyla yürüttüğü görüşmelerde askeri iletişim kanallarının varlığını ima etmesi dikkat çekti. "Karabağ'da mutabık kalınan ateşkese tam olarak uyulmadığını ve bölgede çatışmaların halen devam ettiğini" belirten Lavrov "Karabağ bölgesindeki anlaşmazlığı çözmek için müzakerelerin başlamasını geciktirmenin tehlikeleri” konusunda uyarıda bulundu. Lavrov, Rusya’nın geçtiğimiz cumartesi günü Moskova'da yapılan istişarelerin ardından Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanları tarafından yayınlanan "Karabağ hakkındaki ortak bildirinin tüm hükümlerine" uyulacağına güvendiğini ifade etti. Ayrıca ateşkesin istikrara kavuşturulması açısından Karabağ sahasında bir değişiklik yapılmasının özel önemini yineledi.
Görüşmeler sırasında gündeme getirilen siyasi çözüm dosyasına atıfta bulunan Rusya Dışişleri Bakanı, Ermeni mevkidaşıyla düzenlediği ortak basın toplantısında görüşmede "gelecekteki hamleler hakkındaki görüşlerin gündeme geldiğini” belirtti. Lavrov sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu, tüm sorunların hızlı ve tek seferde çözüleceği anlamına gelmez. Bazı süreçlerin gerekli olduğunu anlıyoruz. Ancak siyasi müzakere sürecinin yeniden başlamasını geciktirmenin bir hata olduğunu düşünüyoruz.”
Lavrov ayrıca Türkiye'nin ateşkes anlaşmasına verdiği desteğe dikkat çekerek dosya ile ilgili olarak Ankara ile temasların sürdüğü bilgisini verdi.
Rusya Savunma Bakanlığı dün Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile telefonda görüştüğünü ve Karabağ'daki mevcut durumun yanı sıra her iki tarafı ilgilendiren bölgesel dosyaların ele alındığını bildirdi.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan, Lavrov ile yaptığı görüşmede Dağlık Karabağ için barış görüşmelerinin başlamasının, bölgede tam ateşkesin sağlanmasının ardından mümkün olacağını söyledi.
Mnatsakanyan "ateşkesin mutlak gerekli olduğunu ve bunun sağlanmasında Rusya'nın rolünün önemini" vurguladı. Ayrıca “Ermenistan’ın bölgedeki ateşkese uyulmasını sağlamak için uygun mekanizmalar kurulmasında ısrar ettiğini” belirtti. Ermenistan’ın Karabağ'daki ateşkes anlaşmasında somut bir ilerleme görmediğini belirten Mnatsakanyan açıklamasının devamında şunları söyledi:
"Bu temel bir meseledir ve Rusya arabuluculuğu yoluyla ateşkese uyumu sağlamak için uygun mekanizmalar bulmalıyız. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) Minsk Grubu formatı, Karabağ konusunda çözüm için kabul edilebilir tek müzakere biçimidir."
İki bakan arasındaki görüşmeler, ateşkesi ihlal etme suçlamalarının çerçevesinde gerçekleşti. Ermenistan, Azerbaycan güçlerinin cephenin güney kanadındaki bazı bölgeleri bombalamaya devam ettiğini ön sürerken Azerbaycan ise Ermenistan güçlerinin Erivan güçlerinin 3 sınır kentinde yerleşim yerlerini yoğun biçimde bombalamakla ve Gence şehrini hedef almakla suçladı. Ancak Ermenistan suçlamaları kabul etmedi. 
Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Lavrov'un tarafların ateşkese uymadığı yönündeki iddiasına "Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin Karabağ'daki ateşkese kesinlikle uyduğunu" doğrulayan bir açıklama yayınladı. Bakanlığın internet sitesindeki açıklamada, "Azerbaycan ordusu insani nedenlerle ateşkese sıkı sıkıya bağlı ve aktif bir çatışma faaliyeti yürütmüyor" ifadeleri yer aldı.
Bakanlık, Karabağ'daki yerel yetkililerin, Azerbaycan ordusunun Hadrut kasabasında karşı saldırı başlatmak için büyük kuvvetler topladığına dair verdiği bilgileri de yalanladı. Bakanlık konuyla alakalı yaptığı açıklamada, "Hadrut'un birkaç gün önce (Ermeni) işgalinden kurtarıldığını hatırlayalım" dedi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de Karabağ konusunda Rusya anlaşmasının "Azerbaycan'ın çıkarlarını tam olarak karşıladığı" açıklamasında bulundu. Bir televizyon kanalında verdiği röportajda, ​​"Moskova'da imzalanan belgenin çok önemli siyasi konuları içerdiğini" belirten Aliyev açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Her şeyden önce, Azerbaycan’ın başından bu yana talep ettiği cenaze ve esirlerin takasıdır. Ancak Ermenistan buna itiraz etti. Bunun yanı sıra anlaşma, işgal edilen toprakların kurtarılmasını ve yerlerinden edilenlerin eski ikamet yerlerine geri dönmesini şart koşan, temel ilkeler temelinde müzakerelerin devamına ilişkin bir madde de dahil olmak üzere çok önemli siyasi konuları içeriyor. Ayrıca müzakerelerin temelini ve şeklini uluslararası kararlara uygun olarak düzenliyor.”
Türkiye'nin Karabağ sorununun çözümünde aktif rol almasının önemini vurgulayan Aliyev, "Bu bizim pozisyonumuz. Türkiye, çatışmanın siyasi çözümünde mutlaka aktif rol almalıdır” dedi.
Buna karşılık, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Kıdemli Askeri Danışmanı Vagharshak Harutyunyan, "Azerbaycan makamlarının Karabağ'daki Rusya arabuluculuk misyonuna engel olduğunu" öne sürerek “Bakü, Ankara'nın ihtilafın çözümünde önemli bir rol oynama şansını bu şekilde artırmaya çalışıyor” dedi. Harutyunyan açıklamasının devamında şu iddialarda bulundu:
“Rusya’nın arabuluculuğu yoluyla ateşkes anlaşmasının kabul edilmesine rağmen şu anda şiddetli çatışmaların yaşanıyor. Bu durum Ankara'nın Azerbaycan yetkililerine mümkün olan her şekilde baskı yaptığı anlamına geliyor. Azerbaycan tarafı da Türkiye'nin çatışmanın çözümündeki rolünü artırmak için Rusya'nın arabuluculuk misyonunu engelliyor.”



ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
TT

ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)

Geçen yılın ortalarında, Trump yönetiminin, İran'ın yaygın kullandığı ölümcül drone'a karşı savunma sistemlerini güçlendirme konusunda Ukrayna'dan gelen yardım teklifini reddettiği bildirildi.

Şimdiyse, İran drone'larının çok sayıda ABD askerini öldürmesinin ardından, Amerikalı yetkililer ilk girişimin göz ardı edilmesini büyük bir hata olarak görüyor.

Bir ABD yetkilisi Axios'a, "Eğer bu [İran'daki savaş] öncesinde yaptığımız taktiksel bir hata veya yanlış varsa, işte buydu" diye konuştu

Geçen ağustosta, Ukraynalı yetkililerin, Rusya'nın Ukrayna'daki savaş için cephaneliğinin önemli bir parçası haline getirdiği İran'ın düşük maliyetli, isimsiz, kamikaze Şahid drone'larına karşı koymak için ABD'ye savaşta kendini kanıtlamış teknolojiyi satmaya çalıştığı bildirildi.

Ukraynalıların bu teklifi, 18 Ağustos'ta Beyaz Saray'da kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda dile getirdiği ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin Trump'a ilişkileri güçlendirmenin bir yolu olarak önleyici drone teklif ettiği bildirildi. Hatta iddialara göre teklif, o dönemde varsayım olan bir İran savaşı sırasında drone'ların Ortadoğu'da nasıl bir tehdit oluşturabileceğini anlatan slaytları içeren PowerPoint sunumuyla son buldu.

Başkanın ekibinden Ukrayna'dan gelen teklifi incelemesini istediği ancak teklifin sonraki aylarda ele alınmadığı ve Trump yönetimindeki bazı isimlerin Zelenski'nin gösteriş yaptığını düşündüğü bildiriliyor.

Ağustosta gerçekleştiği bildirilen görüşmeden aylar önce, Trump ve Zelenski arasında Oval Ofis'te yapılan bir görüşme, Ukrayna liderinin ABD yardımına yeterince minnettar olmadığı yönünde gergin bir tartışmaya dönüşmüş, üstelik tüm bunlar haber kanallarının kameraları önünde yaşanmıştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, The Independent'a, "İran'ın misilleme saldırıları yüzde 90 azaldı çünkü balistik füze kabiliyetleri tamamen yok ediliyor" dedi.

Bu korkak isimsiz kaynakların yaptığı bu betimleme doğru değil ve sadece dışarıdan baktıklarını kanıtlıyor. Bakan Hegseth ve ordu, İran rejiminin olası tüm tepkilerine karşı planlama yaparken inanılmaz bir iş çıkardı ve Destansı Öfke Operasyonu'nun tartışmasız başarısı ortada.

Artık durum tersine döndü. ABD, İran Şahidleri'nin doğrudan tehdidi altında ve Ukrayna'nın dronesavar teknolojisi, Ortadoğu'daki ABD ve müttefik üslerindeki birçok yüksek maliyetli, geleneksel hava savunma sistemine göre çok daha ekonomik bir yol sunuyor.

sdfgrthyj
Rusya'nın ülkeye karşı savaşında düşük maliyetli drone'ları önemli bir unsur haline getirmesi nedeniyle Ukrayna, drone saldırılarına karşı koymada öncü hale geldi (AP)

Askeri liderlerin geçen hafta meclis üyelerine, İran drone'larının beklenenden daha fazla zorluk çıkardığını çünkü ABD hava savunmasının hepsini durduramadığını söylediği bildirildi.

Zelenski'ye göre ABD yardım için kendisine başvurdu ve Ukrayna lideri, Ürdün'deki ABD üslerini korumaya yardımcı olmak için drone ve uzmanlar gönderdiğini söyledi.

Ukrayna, kamuoyunda müttefik ülkelerden daha fazla ABD yapımı Patriot füzesi talep etti.

Ayrıca ABD, düşük maliyetli İran yapımı Şahid drone'larından esinlenerek geliştirdiği Lucas drone'larını da sahaya sürdü.

Başkanın oğulları Eric ve Donald Trump Jr.'ın, orduya tedarik sağlayabilecek Florida merkezli bir drone şirketini desteklediği bildiriliyor.

İran drone'larıyla ilgili zorluklara rağmen ABD, İran ordusunun büyük bir bölümünü felç ettiğini ve kamuoyu desteğini giderek kaybeden savaşın yakında sona ereceğini savunuyor ancak başkan ve ekibi ayrıntı vermiyor.

Independent Türkçe 


Trump ve Epstein'i "Titanik yaparken" gösteren heykel Washington'a dikildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
TT

Trump ve Epstein'i "Titanik yaparken" gösteren heykel Washington'a dikildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump ve ölü pedofil Jeffrey Epstein'i ünlü bir film sahnesini canlandırırken tasvir eden yeni heykel, salı günü ABD Kongre Binası yakınındaki National Mall’a yerleştirildi.

Dünyanın Kralı adlı büyük heykel, 1997 yapımı gişe canavarı Titanik'teki (Titanic), kahramanlarının batacak geminin pruvasında birlikte durdukları ünlü sahneye gönderme yapıyor.

Heykelin kaidesindeki levhada, "Jack ve Rose'un trajik aşk hikayesi lüks bir yolculuk, gürültülü partiler ve gizli çıplak çizimler üzerine kurulmuştu" deniyor.

Bu anıt, Donald Trump'la Jeffrey Epstein arasındaki bağı onurlandırıyor.

Turistler, Trump ve Epstein'in fotoğraflarının yanı sıra "Amerika'yı Yeniden Güvenli Yap" ifadesinin yer aldığı bir dizi pankartın önünde bulunan heykelin fotoğraflarını çekerken görüldü.

The New Republic'e göre bu, üyeleri anonim olan Secret Handshake adlı grup tarafından National Mall'a yerleştirilen en yeni protesto sanat eseri.

dsfbhtyj
Heykelin arkasında, Trump ve Epstein'in fotoğrafının yanı sıra "Amerika'yı Yeniden Güvenli Yap" ifadesini gösteren bir dizi pankart vardı (AFP)

Eylülde grup, Cumhuriyetçi başkan ve Epstein'in el ele tutuştuğu bir heykeli Kongre binasının önüne dikmiş, bu heykel hızla kaldırılmıştı.

6 Ocak isyancılarını eleştiren bir dışkı heykeli ve Trump'ın Epstein'e yazdığı iddia edilen doğum günü mektubunun büyük bir kopyasının da arkasında bu grup vardı.

Trump'ın Epstein'le ilişkisi, Adalet Bakanlığı'nın kasımda yürürlüğe giren Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası uyarınca ölen cinsel suçlu hakkındaki dosyalarını yayımlamaya başlamasından bu yana yoğun bir şekilde inceleniyor. Dosyaların birçoğunda Trump'ın yanı sıra diğer üst düzey isimlerin de adı geçiyor.

ABD Adalet Bakanlığı bu ay 79 yaşındaki başkanın adını içeren yeni bir dosya grubu yayımladı. Bu belgeler arasında Trump'ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia eden bir kadınla FBI'ın yaptığı görüşmeleri detaylandıran üç not da bulunuyor. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, iddia hakkında "tamamen asılsız" ve "hiçbir güvenilir kanıtla desteklenmiyor" dedi.

Birçok Demokrat da başkanın, Bill ve Hillary Clinton'ın yanı sıra Epstein'in uzun süredir ortağı olan Les Wexner'ı da sorgulayan Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi önünde ifade vermesi çağrısında bulundu. Ancak komitedeki Cumhuriyetçiler, Trump'ın herhangi bir yanlış yapmadığının kanıtlandığını söyledi.

Trump, 1990'lar ve 2000'lerde Epstein'i sosyal olarak tanıyordu ve ikili, Mar-a-Lago ve New York'taki Plaza Oteli de dahil birçok yerde birlikte fotoğraflandı. Epstein, 2017'de hapishanede intihar olarak değerlendirilen ölümünden iki yıl önce, yazar Michael Wolffe'a Trump'ın "en yakın arkadaşı" olduğunu söylemişti.

Başkan, hüküm giymiş cinsel suçluyla ilişkisini yıllar önce kestiğini ve herhangi bir yanlış davranışta bulunmadığını defalarca dile getirdi. Epstein tartışmasını Demokratlar tarafından uydurulmuş bir "aldatmaca" diye niteledi.

Independent Türkçe


İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
TT

İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) göre İran'ın şimdiye dek fırlattığı 300 balistik füzenin yaklaşık yarısı misket bombası taşıyordu.

IDF'nin salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın kullandığı misket bombaları nedeniyle pazartesi günü iki kişinin öldüğü, bir kişinin de ağır yaralandığı bildirildi.

Açıklamada, İran füzelerindeki misket bombalarının yaklaşık 10 kilometre yarıçapında yayılarak kontrol edilemez şekilde hasar yarattığı belirtildi.

Salı günü de İsrail'in Kudüs bölgesindeki Beyt Şemeş şehrine misket bombası taşıyan bir füze fırlatıldığı fakat can kaybı yaşanmadığı aktarıldı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e konuşan İsrailli askeri yetkililer, hava savunma sistemlerinin misket bombası taşıyan füzelerin etkisini tamamen engellemekte zorlandığını söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü, geçen yıl haziranda patlak veren 12 günlük savaşta da İran'ın İsrail'e en az üç kez misket bombası attığını duyurmuştu.

Tahran yönetimi, misket bombası kullandığına dair iddialarla ilgili açıklama yapmadı.

Diğer yandan Guardian'ın Kasım 2025'teki analizinde, İsrail ordusunun Lübnan'a saldırılarda benzer misket bombaları kullandığı ortaya konmuştu. İsrail'in bunları 155 milimetrelik M999 Barak Eitan ve 227 milimetrelik Ra'am Eitan güdümlü füzelerine yerleştirdiği tespit edilmişti. Tel Aviv yönetimiyse iddiaları ne doğrulamış ne de reddetmişti.

2010'da yürürlüğe giren Misket Bombası Anlaşması (CCM), bu mühimmatın kullanımını, üretimini, stoklanmasını ve transferini yasaklıyor. Türkiye'nin yanı sıra ABD, İsrail ve İran da anlaşmaya taraf değil.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı harekatta ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü. Hamaney'in yerine oğlu Mücteba'nın geçtiği de 8 Mart'ta duyurulmuştu.

Tel Aviv ve Washington farklı hedeflere sahip

İran'a saldırılar sürerken Washington'la Tel Aviv'in savaşın gidişatına ilişkin görüş ayrılığı yaşadığı aktarılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de pazartesi düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetimiyle savaşın "çok yakında biteceğini" öne sürmüş, İran ordusunun gücünü kaybettiğini savunmuştu. Cumhuriyetçi lider, önceki açıklamalarında operasyonun 4 haftadan uzun sürebileceğini söylemişti.

Wall Street Journal'ın analizine göre Trump, savaşı “kendi koşullarıyla" kısa sürede bitirmek isterken İsrail lideri Binyamin Netanyahu, İran'da rejim değişikliği koşulları oluşana dek harekatı sürdürmeyi planlıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, Washington'ın İran'daki enerji altyapısını vuran İsrail'i uyararak bunu tekrarlamamasını istediğini de söylüyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Ali Vaez şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Trump, insanlık tarihinin en eski dersini öğreniyor olabilir: Savaş başlatmak, sona erdirmekten çok daha kolaydır. İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sürdürmek için her türlü motivasyona sahipken, İsrail ise kendi kampanyasını durdurmak için hiçbir neden görmeyebilir.

Times of Israel'in analizine göre savaşın yarattığı ekonomik sarsıntı da ABD'yle İsrail arasındaki görüş farklılıklarını etkiliyor.

George W. Bush döneminde Beyaz Saray'ın Ortadoğu danışmanı olarak görev yapan Michael Singh, İsrail'in saldırıları sürdürmek isteyeceğini vurgularken, "ABD uzun süreli bir çatışmaya pek istekli olmayabilir" diyor.

Analizde özellikle ABD ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik bağların ve Beyaz Saray'ın Ortadoğu'dan almak istediği yatırımların çatışmalar nedeniyle tehlike altında olduğuna dikkat çekiliyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Wall Street Journal