Trump, İsrail’de oy kullanacak 200 bin seçmene yoğunlaştı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-Reuters)
TT

Trump, İsrail’de oy kullanacak 200 bin seçmene yoğunlaştı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-Reuters)

Yaklaşan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanlık seçimlerinde adaylar, ABD-İsrail çifte vatandaşlarının da desteğini almaya çalışıyor. Bu bağlamda ABD Başkanı Donald Trump da İsrail’e bir ekip gönderdi. Yapılan birkaç kamuoyu yoklaması İsraillilerin çoğunluğunun seçimlerde Başkan Donald Trump'ı Demokrat aday Joe Biden'e tercih ettiğini gösteriyor. Bu nedenle Trump, çifte vatandaşlar arasında oy oranını daha da artırmak için bir kampanya ekibi gönderdi.
Tel Aviv kaynakları Şarku’l Avsat’a, kentte Cumhuriyetçi partinin büyük bir merkez ve ülke çapında 8 şubesinin bulunmasına, aynı zamanda Trump'a çok yakın büyükelçi olan David Friedman'ın varlığına rağmen, Trump'ın seçim başarısını yükseltmek için çalışacak bir heyet göndermeyi uygun bulduğunu aktardı.
Amerikan vatandaşı ve ABD seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip yaklaşık 200 bin İsrailli olduğu biliniyor. İsrail, Kanada (516 bin) ve İngiltere'den (327 bin) sonra dünyada ülke dışında en çok ABD vatandaşının bulunduğu ülke. Fransa'da ise 191 bin ABD’li yaşıyor. Ancak İsrail’den ABD seçimlerine katılım oranları çok düşük. 2018'de Kongre ve Senato'nun bir bölümü için yapılan son seçimlerde katılım sadece yüzde 1,8’de kaldı. 2016 seçimlerinde ise oran yüzde 4’tü. Trump'ın ekibi özellikle İsraillilerin çoğunluğunun Trump'ı desteklediğini gösteren kamuoyu yoklaması sonuçlarının yayınlanmasından sonra, bu yüzdeyi birkaç kat artırmak istiyor.
Mitvim Enstütüsü’nün Tel Aviv’de yayınladığı ankete göre ABD seçimlerinde, Yahudi vatandaşların yüzde 57'si ve Filistinli/Arap İsrail vatandaşlarının yüzde 11'i Başkan Trump'ı desteklerken, Yahudilerin yüzde 17’si ve Filistinli/Arap İsrail vatandaşlarının yüzde 41'i Demokrat aday Joe Biden'ı destekliyor. Birkaç gün önce, İsrail'deki ABD’li seçmenlerin yüzde 63'ünün Trump'a oy vereceğini söylediği başka bir anket de yayınlanmıştı. Trump'ın ekibi bu desteği kullanmak ve 3 Kasım’da yapılacak seçimlerde bu desteği gerçeğe dönüştürmek istiyor.
Bu seçmenlerin bir kısmı, son günlerde oy kullanma haklarını kullanacaklarını söylediler. Bu seçmenlerden bazıları posta yoluyla oy verecek ve bir kısmı da form doldurarak oylarını ABD’deki bir akrabalarına gönderecek.
Demokrat Parti’nin İsrailli seçmenleri arasında da Trump'a destek veren bir kesimin olması dikkat çekici. Ancak en göze çarpan destek, iktidardaki İsrail sağından Trump’a gelen destek.



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.