Rusya Dışişleri Sözcüsü Zaharova: 'Dağlık Karabağ'da ateşkes gözlem mekanizması kurulamadı'

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)
TT

Rusya Dışişleri Sözcüsü Zaharova: 'Dağlık Karabağ'da ateşkes gözlem mekanizması kurulamadı'

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Dağlık Karabağ’da Ermenistan ve Azerbaycan arasında ateşkes anlaşması yapıldığını fakat ateşkes gözlem mekanizmasının henüz kurulamadığını açıkladı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova haftalık olağan brifinginde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rusya'nın dış politikalarıyla ilgili konulara değinen Zaharova, Dağlık Karabağ hakkında açıklamalarda bulundu. Zaharova, Dağlık Karabağ'da Ermenistan ve Azerbaycan arasında ateşkes ilan edildiğini fakat bir gözlem mekanizmasının oluşturulması konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını ifade etti. Zaharova, “Asıl mesajımız ordular arasında bir anlaşma yapılması ve ortak bir gözlem mekanizması oluşturulmasıdır. Bildiğimiz kadarıyla şu ana kadar böyle bir çalışma yapılmadı. Biz bu mekanizmanın oluşturulması için bir an önce adım atılmasını umuyoruz” dedi.
Dağlık Karabağ'ın statüsü için nihai kararın verilmesi gerektiğini savunan Zaharova, “AGİT Minsk Grubu eş başkanları tarafından üzerinde çalışılan ve üzerinde çalışılmaya devam eden öneriler müzakere masasında bekliyor. Dağlık Karabağ'ın nihai statüsünün belirlenmesinden önce güvenilir bir diyalog sağlanmasıdır” ifadelerini kullandı.

AB'nin Rusya'ya karşı yaptırımlarına Zaharova'dan tepki
Zaharova, Rus muhalif lider Aleksey Navalny'in zehirlendiği iddiasıyla AB'nin Rusya'ya yaptırım uygulamasını eleştirerek, “Bu adımlara karşılık vermeden olmaz. Herhangi bir somut kanıt söz konusu değil. Bir kez daha Avrupa Birliği'ni, Uluslararası hukuk normlarına geri dönmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. Navalny'in zehirlendiği iddialarına karşı bazı ülkeler etrafında Rusya'ya karşı adımlar atıldığını belirten Zaharova, Almanya'nın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün çalışma kurallarına göre kendileriyle iletişime geçmesi gerektiğini fakat karşılık bulamadıklarını açıkladı.

İran ile vize serbestisi
Rusya ile İran arasında vizesiz grup turist gezilerine ilişkin anlaşma yapılması üzerine Rusya Federal Turizm Ajansı (Rostourism) yetkilileri ve İranlı yetkililer ile istişarelerde bulunduğunu aktaran Zaharova, “İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 2017'de Moskova'da İran vatandaşlarının Rusya'ya vizesiz grup turizmi çerçevesinde gelebilmeleri için anlaşma imzalandı. Bu anlaşma gereği olarak çalışmanın bir an önce tamamlanıp anlaşmanın yürürlüğe girmesini bekliyoruz” dedi.

Rusya, Kuzey Kore'ye insani yardım gönderiyor
Kuzey Kore'de geçtiğimiz Ağustos ve Eylül ayları boyunca tayfunlar nedeniyle büyük yıkımlar oluştuğunu hatırlatan Zaharova, “Dost ülke Kuzey Kore'ye insani yardım göndermeye devam ediyoruz. Yakın zamanda ülkeye 50 bin ton buğday sevkiyatını tamamladık. Yardımlarımızın dost Kuzey Kore halkının yaralarının sarılmasına bir nebze fayda sağlayacağını umuyorum” ifadelerini kullandı. Zaharova, ayrıca ülkesinin Kuzey Kore'ye insani yardım gönderimi konusunda çalışmalarına devam ettiğini ve yeni sevkiyatların hazırlandığını duyurdu.



Trump, Gazze “barış konseyi” başkanlığını üstlendi ve Rubio ile Blair'i kurucu üyeler olarak atadı

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump, Gazze “barış konseyi” başkanlığını üstlendi ve Rubio ile Blair'i kurucu üyeler olarak atadı

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve İngiltere eski Başbakanı Tony Blair'i Gazze Barış Konseyi'nin kurucu üyeleri olarak atadı.

Beyaz Saray yaptığı açıklamada, Trump'ın özel elçisi Steve Whitkoff, damadı Jared Kushner ve Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga'yı da yedi üyeli kurucu “yönetim kurulu”na atadığını vurguladı.

Açıklamada, Trump'ın konseyi bizzat yöneteceği belirtilirken, diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağına dikkat çekildi.

İngiltere eski Başbakanı Tony Blair, 13 Temmuz 2025'te Ürdün'ün başkenti Amman'da Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile bir araya geldi (AFP)İngiltere eski Başbakanı Tony Blair, 13 Temmuz 2025'te Ürdün'ün başkenti Amman'da Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile bir araya geldi (AFP)

Financial Times'a göre, yeni konseyde Filistinli veya Arap liderler yer almıyor, ancak özel sermaye şirketi başkanı Mark Rowan ve ABD ulusal güvenlik danışmanı Robert Gabriel konseye dahil edildi.

Trump perşembe günü, Filistin topraklarındaki savaşı sona erdirmek için ABD'nin planında duyurulan konseyin kurulduğunu açıkladı ve Mısır, Türkiye ve Katar'ın desteğiyle Hamas ile kapsamlı bir silahsızlanma anlaşmasına varılacağını belirtti.

Blair'in seçimi, 2003 Irak işgalindeki rolü nedeniyle Ortadoğu'da tartışmalı bir konu ve Trump geçen yıl, onun “tüm taraflarca kabul edilebilir” olmasını sağlamak istediğini söylemişti.

Trump perşembe günü, Gazze'deki savaşı sona erdirmek için ABD barış planının ikinci aşamasının kilit unsuru olan “barış konseyi” kurulduğunu duyurdu.

ABD başkanı, bunun “şimdiye kadar kurulmuş en büyük ve en seçkin konsey” olduğunu söyledi.

Konseyin kurulması, savaş sonrası Gazze Şeridi'ni yönetmek üzere 15 üyeli Filistinli teknokrat komitenin oluşturulacağını açıklanmasından kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Gazze'de doğan Filistinli inşaat mühendisi Ali Şaas, iki yıllık kanlı savaşta yıkılan Filistin bölgesinin yeniden inşasının ilk aşamasını hazırlamaya başlayacak olan teknokrat komitenin başına getirildi. Şaas daha önce Filistin Yönetimi'nde bakan yardımcısı olarak görev aldı.

Trump dün, ABD'li General Jasper Jeffers'ı Gazze'deki uluslararası istikrar gücü başkanı olarak atadı.

Gazze'deki ateşkes anlaşması 10 Ekim'de yürürlüğe girdi ve Hamas'ın tüm rehineleri, hayatta olanları ve ölenleri serbest bırakmasına ve Gazze Şeridi'nde Hamas ile İsrail arasındaki çatışmaların sona ermesine yol açtı.

Trump'ın barış planı, yardım eksikliği uyarıları ve İsrail'in Gazze Şeridi'ne neredeyse her gün devam eden bombardımanı arasında ikinci aşamasına girdi, ancak bombardımanın yoğunluğu azaldı.

Hamas, İsrail'in müzakere edilemez bir talep olarak gördüğü silahsızlanma taahhüdünü reddediyor.


Tahran'da temkinli bir sakinlik hakim... Pehlevi, İranlıları yeniden sokaklara çıkmaya çağırıyor

Rıza Pehlevi dün Washington'da düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Rıza Pehlevi dün Washington'da düzenlediği basın toplantısında (DPA)
TT

Tahran'da temkinli bir sakinlik hakim... Pehlevi, İranlıları yeniden sokaklara çıkmaya çağırıyor

Rıza Pehlevi dün Washington'da düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Rıza Pehlevi dün Washington'da düzenlediği basın toplantısında (DPA)

İran'ın devrik Şahı'nın oğlu Rıza Pehlevi, İran güvenlik güçleri tarafından 2 bin 600'den fazla göstericinin öldürülmesinin ardından ülke genelindeki protestoların bastırılmasından sonra, İranlıları bu hafta sonu tekrar sokaklara çıkmaya çağırdı.

İran'ın devrik Şahı'nın oğlu, "X" platformunda yaptığı paylaşımda, "cesur yurttaşlarını" cumartesi'den pazartesi'ye kadar "öfke ve protesto seslerini yükseltmeye" çağırdı.

Paylaşımında, “Dünya cesaretinizi görüyor ve ulusal devriminize daha net ve daha pratik destek sunacak” dedi.

 Pehlevi'nin açıklamaları, İran'ın ülke genelinde binlerce tutuklunun toplu infazına ve kanlı baskılara yol açan protesto dalgasının ardından temkinli sakinliğe döndüğü bir dönemde geldi.

 Dün, İran'ın başkenti Tahran (AP)Dün, İran'ın başkenti Tahran (AP)

İran'daki protestolar, 28 Aralık'ta Tahran çarşı tüccarlarının kötüleşen yaşam koşullarını protesto etmek için başlattığı grevle başladı, ancak hızla 1979 İslam Devrimi'nden beri ülkeyi yöneten rejimin devrilmesi çağrılarını da içeren siyasi sloganlarla geniş çaplı bir harekete dönüştü. Norveç merkezli İran'da İnsan Hakları örgütünün açıkladığı rakamlara göre, gösterilerde en az 3 bin 428 protestocu öldürüldü. Ancak örgüt, ölü sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyardı.

 İranlılar Tahran'da Farsça "Beni tanıyın... Ben İran'ım" yazan bir reklam panosunun önünden geçiyor (AP)İranlılar Tahran'da Farsça "Beni tanıyın... Ben İran'ım" yazan bir reklam panosunun önünden geçiyor (AP)

İnsan hakları örgütleri, yetkililerin protestolarla bağlantılı olarak yaygın gözaltılar gerçekleştirdiğini ve gözaltındaki kişi sayısının 20 bine ulaşabileceğini tahmin ettiklerini bildirdi. Yurtdışından yayın yapan muhalif kanal İran Uluslararası, üst düzey hükümet ve güvenlik kaynaklarına atıfta bulunarak en az 12 bin kişinin öldürüldüğünü bildirdi.


"Türkiye, Suudi Arabistan ve İsrail, Trump’a İran saldırısını erteletti"

İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
TT

"Türkiye, Suudi Arabistan ve İsrail, Trump’a İran saldırısını erteletti"

İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)

Türkiye, İsrail ve Körfez ülkelerinin devreye girmesiyle ABD'nin İran'a olası saldırıyı askıya aldığı aktarılıyor.

Guardian'ın diplomasi editörü Patrick Wintour, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Umman'ın "son dakikada lobicilik yaparak" ABD Başkanı Donald Trump'ı İran'a saldırıdan vazgeçirdiğini yazıyor.

Riyad yönetiminin, İran'a yönelik herhangi bir saldırı için ABD'ye hava sahasını kullanma izni vermediği vurgulanıyor.

ABD'yle görüşmeleri sürdüren Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan'ın Türkiye, İran ve Umman'daki meslektaşlarıyla perşembe günü telefonda görüştüğü belirtiliyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın dünkü açıklamasında İran'a askeri müdahaleye karşı çıktığı da hatırlatılıyor.

Fidan, "İran'ın uluslararası belli başlı aktörlerle sorunlarını çözmesi ve bölgenin tamamına yayılacak istikrarsız senaryolardan kaçınması, Türkiye'nin de menfaatine" demişti.

Analize göre, İran'a askeri müdahalenin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini olumsuz etkileme ihtimali Körfez ülkelerinde endişe yaratıyor.

Adının paylaşılmaması kaydıyla Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili Tahran yönetiminin bölgedeki ülkelerle iletişime geçerek Washington'ı saldırı planlarından caydırmalarını istediğini savunmuştu. Tahran yönetiminin "Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden Türkiye'ye kadar bölgedeki ülkelere, topraklarındaki ABD üslerini vurabileceği" uyarısı yaptığını söylemişti.

New York Times'ın (NYT) aktardığına göre, İran'a saldırı düzenlememesi için Trump'la iletişime geçen ülkeler arasında İsrail de yer alıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Trump'la çarşamba günü konuşarak İran'a saldırı planlarını ertelemesini istediğini söylüyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dünkü açıklamasında iki liderin telefonda görüştüğünü doğrularken konuşmaya dair detay paylaşmadı.

Leavitt, 800 protestocunun idamının durdurulduğunu bildirdi ancak İran bu kişilerin asılacağına dair herhangi bir açıklama yapmamıştı.

NYT'nin aktardığına göre İsrailli yetkililer protestoların bastırıldığını ve önemli ölçüde azaldığını düşünüyor. İsrail'in, İran'ın güçlü bir misilleme yapmasından endişe ettiği yorumları da paylaşılıyor. 

İsrailli medya kuruluşu Kanal 12 ise Tel Aviv yönetimindeki üst düzey yetkililerin İran'a yönelik yaklaşımda anlaşmazlık yaşadığını bildiriyor.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre hem ABD'li yetkililer hem de Washington'ın Ortadoğu'daki müttefikleri, İran'a düzenlenecek bir operasyonun yönetimi devirmeyebileceği uyarısını Trump'a iletmiş.

Trump'ın danışmanları, İran yönetiminin devrilmesi için ABD'nin Ortadoğu'da daha fazla askeri güce ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Ayrıca İran'a muhtemel saldırı durumunda gelebilecek misillemelere karşı bölgedeki ABD üslerinin korunmasının da zor olabileceği aktarılıyor.

Analizde, Trump'ın Ortadoğu’ya daha fazla asker sevk etmek için zaman kazanmaya çalıştığı değerlendiriliyor. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen Katarlı bir yetkili, geniş çaplı bir saldırı için ABD'nin 5 ila 7 güne ihtiyacı olacağını söylüyor.

İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemler, Tahran'ın diyalog çağrılarına rağmen dindirilemiyor.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre eylemlerde en az 2 bin 677 kişi hayatını kaybetti, 19 bin 97 kişi de gözaltına alındı.

Independent Türkçe, Guardian, Times of Israel, New York Times, Wall Street Journal