ABD, Türkiye’nin S-400 sistemi testinin olası sonuçları konusunda uyarıda bulundu

Rusya'da bir askeri tatbikat sırasında Rus S-400 füze savunma sistemi (Arşiv- EPA)
Rusya'da bir askeri tatbikat sırasında Rus S-400 füze savunma sistemi (Arşiv- EPA)
TT

ABD, Türkiye’nin S-400 sistemi testinin olası sonuçları konusunda uyarıda bulundu

Rusya'da bir askeri tatbikat sırasında Rus S-400 füze savunma sistemi (Arşiv- EPA)
Rusya'da bir askeri tatbikat sırasında Rus S-400 füze savunma sistemi (Arşiv- EPA)

ABD, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sisteminin harekete geçirilmesi halinde ‘olası sonuçlar’ hakkında uyarıda bulundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus’un konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Doğrulanması halinde NATO müttefiki ve ABD’nin stratejik ortağı olarak Türkiye’nin sorumlulukları ile uyuşmayan S-400 füze denemesini şiddetle kınıyoruz” dedi.
Reuters'ın haberine göre, Türkiye dün Sinop’ta konuşlu S-400'lerin testlerini gerçekleştirdi.
Reuters'ın yayınladığı cep telefonu kamerasıyla çekilmiş görüntülerin,  S-400'lerin test atışlarına ait olduğu iddia edildi.
Milli Savunma Bakanlığı geçtiğimiz hafta, savunma sistemlerinin Sinop’a nakledilmesiyle Rus yapımı S-400 füze savunma sistemleri dahil füze atışları için Karadeniz kıyısında hava sahasına yönelik NOTAM, denizcilere yönelik de NAVTEX yayımladı.
Türk basınında yer alan haberlerde, duyuru, Türkiye'nin kuzeyindeki Karadeniz bölgesindeki Sinop kenti yakınlarındaki bir bölgedeki Türk hava sahasının radar testi için 6 saatlik bir süre boyunca kapatılmasını içeriyor. Uçaklara 200 bin feetin altında bu bölgeyi kullanmamaları uyarısı yapılmıştı. Geçtiğimiz hafta yapılan açıklamada, 16-17 Ekim tarihlerinde geçerli olmak üzere Karadeniz üzerinde füze atışı yapılacağı kaydedildi.
S-400 hava savunma sistemleri dünyadaki en gelişmiş sistemler arasında yer alıyor. Uçakları takip edebilen sistemin uzun ve orta menzil radar ile donatılmış olup 400 kilometre füze menziline sahiptir. Türkiye, 2017 yılı sonunda Rusya ile imzalanan bir anlaşmaya göre Temmuz 2019'da S-400 sistemini teslim almış ve 8 Temmuz’da Ankara yakınlarındaki Mürted Hava Üssü’nde ABD yapımı F-16 ve F4 avcı uçakları üzerinde sistemin bir testini gerçekleştirmişti. Geçtiğimiz Nisan ayında da S-400 sistemlerinin ordunun hizmetine girmesine karar verildi. Alınan bu karar sonrası ABD yaptırım imasında bulunurken, Türkiye NATO gözetimindeki ortak bir proje olan F-35 programından çıkarılmıştı.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ve Kongre, tek çözüm olarak Türkiye’nin sistemi aktif hale getirmeden Rusya'ya iade etmesinde ısrar ediyor. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’nin hava savunma sistemine sahip olma hakkını savunuyor ve bunun sebebinin selefi Barack Obama yönetiminin Türkiye’ye Patriot savuna sistemi satmayı reddetmesinden kaynaklandığını düşünüyor. Bu ayın başında Türkiye’ye ziyaret gerçekleştiren NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rus hava savunma sisteminin aktif hale getirilmemesi konusunda uyarıda bulunurken, NATO’nun bu konudaki endişelerini dile getirdi ve sistemin etkinleştirilmesi halinde Türkiye'nin maruz kalacağı olası ABD yaptırımlarına dikkati çekti.



Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yoğun diplomatik çabalar sürdürülürken, İran'ın ABD ile "görüşmelerde" bulunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in düşmanlığı ve husumeti artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın sorunlara diplomatik çözümlere savaştan daha fazla öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "diplomasi yoluyla sorunları çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, ABD ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, "Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç kullanarak müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya tahribatın kararlı ve güçlü bir karşılık bulacağını anlar" ifadelerini kullandı.


Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.


Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
TT

Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)

Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belge açıklaması, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu adım, dosyayı kapatmaktan ziyade, meseleyi siyasi ve ahlaki boyutlarıyla yeniden tartışmaya açtı. Hükümet, sansür ve yasal istisnalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunurken; aralarında hayatta kalan mağdurlar ile Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekillerinin de bulunduğu eleştirmenler, belge sayısının artmasının gerçek anlamda şeffaflık sağlamadığı görüşünde. Eleştirilerde, gecikmeler, seçici açıklamalar ve bilgi karartmalarının, en etkili isimleri koruma altında tutabileceği, buna karşılık mağdurların kamusal teşhire maruz kalma riskini daha da artırabileceği vurgulanıyor.

E-postalar, o dönemde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Howard Lutnick'in, Epstein'in adasında Aralık 2012'de yapılacak bir toplantı/öğle yemeğinin ayrıntılarını, varış düzenlemelerini, zamanlamayı ve Epstein'in asistanıyla yapılan yazışmaları koordine ettiğini ortaya koyuyor.

En çok konuşulan başlıklardan biri olan Prens Andrew'un yeni belgelerde yer alması, "ilgi çeken isimlerden" biri olarak öne çıktı.