Öğrenci borçlarını ödemesiyle ünlü, dünyanın en zengin 125’inci kişisi itiraf etti: 15 yıldır vergi kaçırıyorum

57 yaşındaki milyarder Robert F. Smith, ABD'nin en zengin Afro-Amerikalısı (Fotoğraf: Reuters)
57 yaşındaki milyarder Robert F. Smith, ABD'nin en zengin Afro-Amerikalısı (Fotoğraf: Reuters)
TT

Öğrenci borçlarını ödemesiyle ünlü, dünyanın en zengin 125’inci kişisi itiraf etti: 15 yıldır vergi kaçırıyorum

57 yaşındaki milyarder Robert F. Smith, ABD'nin en zengin Afro-Amerikalısı (Fotoğraf: Reuters)
57 yaşındaki milyarder Robert F. Smith, ABD'nin en zengin Afro-Amerikalısı (Fotoğraf: Reuters)

Yatırım şirketi Vista Equity Partners’ın kurucusu Robert F. Smith, Virjin Adaları ve İsviçre’deki banka hesapları yoluyla yanlış gelir beyanı verdiğini itiraf etti. Smith, ödemediği vergiler, faizler ve cezaların toplamı 139 milyon dolar ödeyecek
2000 yılından bu yana faaliyet gösteren yatırım şirketi Vista Equity Partners’ın kurucusu, milyarder Robert F. Smith’in 15 yıl boyunca gelirlerinin bir kısmını sakladığı, yabancı şirket ve bankalar aracılığı ile vergi kaçırdığı ortaya çıktı. 
Federal mahkemeden yapılan açıklamaya göre, 5,2 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin 125’inci kişisi Robert F. Smith, 2014’te aldığı aftan sonra bile Milli Gelirler Dairesi’ne defalarca yanlış gelir beyanı yaptığını itiraf etti. Smith, ödemediği vergiler, faizler ve cezaların toplamı olarak 139 milyon dolardan fazla para ödeyecek. 
Açıklamaya göre Smith, 2 milyar dolarlık gelirini Karayipler’deki ağı sayesinde saklayan yazılım imparatoru Robert T. Brockman davasında itirafçı olmayı kabul etmesi nedeniyle yargıç karşısına çıkmayacak. 
Smith, 20 yıl önce şirketini Brockman’dan aldığı 1 milyar dolarlık yatırımla kurmuştu. Brockman’ın davası, ABD’de bugüne kadar görülen en büyük bireysel vergi kaçakçılığı olarak kabul ediliyor. 
Dava avukatı David Anderson, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Smith, çok ciddi suçlar işledi. Ancak anlaşmayı da kabul etti. Smith’in anlaşmaya varması onu, mahkeme yolundan uzaklaştırdı” ifadelerini kullandı. 
Robert Smith’in kayda geçen itiraflarına göre, 2005’te vergilendirilmemiş 2,5 milyon dolar ile Kaliforniya’nın Sonoma kentindeki yazlık evi renovasyondan geçti. Söz konusu miktar, Britanya Virjin Adaları ve İsviçre’deki Banque Banhote’da bekletiliyordu. 
2010’da İsviçre’ye taşınan Smith, bu ülkedeki hesabından harcanan para ile Fransız Alplerinde iki kayak merkezi ve ticari alan satın almıştı. ABD’de birçok yerde evi olan Smith, Austin, Teksas’ta ikamet ediyor. 
Banque Bonhote’tan ABD’deki hesabına 13 milyon dolardan fazla para transfer eden Smith, bu parayı “Kolorado’da sahip olduğu evi yaptırmak ve bu mülk üzerindeki hayır işlerinde kullanmak üzere harcadığını” söyledi. 
Öğrenciler için yaptığı bağışlarla da bilinen Smith, kurduğu hayır kurumu üzerinden 100 milyonlarca dolar bağış yapmıştı. Bunlar arasında Morehouse College’tan geçen yıl mezun olanların tamamının öğrenim kredisi borcunu ödemek ve Cornell, Carnegie Hall ve United Negro College gibi okullara bağış yapmak da var. 
Smith’in ödeyeceği 139 milyon dolarlık cezanın yanı sıra 2018 ve 2019’a ait 182 milyon dolarlık bağış da vergiden düşülmeyecek. 
Açıklamasında Brockman’ın 20 yıl önce şirketine yaptığı 1 milyar dolarlık yatırımın da saklanan gelir üzerinden olduğunu anladığını söyleyen Smith, “Teklifi, eşsiz bir iş fırsatı olarak gördüm ve devam etmek istedim” dedi. 
Smith, Orta Amerika ülkesi Belize’de yer alan şirketi Excelsior Trust’ı yapılandırmak için Brockman’ın tavsiye ettiği bir avukatla çalıştığını söyledi. Smith’in açıklamasına göre 2000-2014 yılları arasında şirketin takip edilmesinde yanlış yönlendirecek sahte belgeleri hazırlaması için bu avukata 800 bin dolar ödendi. 
 
Independent Türkçe, Bloomberg



Tether'in 120 milyon dolarlık Bitcoin madenciliği projesi nasıl çöktü?

Kripto para birimi Tether, Tether Limited tarafından Temmuz 2014'te kurulmuştu (Reuters)
Kripto para birimi Tether, Tether Limited tarafından Temmuz 2014'te kurulmuştu (Reuters)
TT

Tether'in 120 milyon dolarlık Bitcoin madenciliği projesi nasıl çöktü?

Kripto para birimi Tether, Tether Limited tarafından Temmuz 2014'te kurulmuştu (Reuters)
Kripto para birimi Tether, Tether Limited tarafından Temmuz 2014'te kurulmuştu (Reuters)

Dünyanın en büyük stablecoin'lerinden Tether'in Uruguay'da yaklaşık 120 milyon dolar harcadığı Bitcoin madenciliği projesi, elektrik tedariki konusunda devlet şirketiyle yaşanan anlaşmazlığın ardından çöktü.

Tether, 2023'te yenilenebilir enerji ve güçlü elektrik şebekesi nedeniyle Uruguay'ı Bitcoin madenciliği için "mükemmel bir platform" diye tanıtmıştı. Şirket, Latin Amerika ülkesindeki Florida bölgesinde her birine yaklaşık 60 milyon dolar harcadığı iki tesis kurdu.

Ancak Reuters'ın incelediği belgelere göre Tether'le Uruguay'ın kamu elektrik şirketi UTE arasında, tesislere sağlanacak elektriğin miktarı konusunda 2024'ün sonlarında anlaşmazlık çıktı.

Analize göre, geçen yılki devlet başkanlığı seçimini ikinci turda kazanan solcu Yamandu Orsi'nin Mart 2025'te göreve başlamasıyla UTE yönetimi de değişti. Hükümet, bu tarihten sonra Tether'le müzakerelerde daha sert bir yaklaşım takınmış.

Tether'in ülkedeki iştiraki Microfin, Mayıs 2025'te elektrik faturalarını ödemeyi bıraktı ve haziranda sözleşmeleri feshedeceğini bildirdi.

Taraflar yeni bir anlaşmaya varmaya çalışsa da metin imzalanmadı. UTE, ödenmemiş faturalar nedeniyle 25 Temmuz'da tesislerin elektriğini kesti.

Tether ise daha sonra ülkedeki faaliyetlerini durduracağını açıkladı. Microfin ise elektrik borçlarını geçen yıl aralık ayında ödedi.

Analizde, Tether'in başarısız Uruguay yatırımının, Bitcoin madenciliğinin değişen ekonomisine de ışık tuttuğu belirtiliyor. Analistlere göre 2024'teki "yarılanma" sonrasında Bitcoin ödüllerinin azalması ve kripto paranın fiyatının 2025'teki zirvesinden sert biçimde düşmesi, madenciliğin kârlılığını azalttı.

Bitcoin madencileri de bu nedenle daha verimli donanımlara, daha ucuz elektriğe ve yapay zekayla yüksek performanslı bilgi işlem hizmetlerine yöneliyor.

Buna ek olarak Tether'in Uruguay'dan hızla çekilmesi, Bitcoin madenciliği sektörünün kolayca yer değiştirebilen yapısını da ortaya koyuyor

Northumbria Üniversitesi'nden Pete Howson, tesislerin kolayca kapatılıp başka ülkelere taşınabildiğini, bu nedenle ev sahibi ülkelere uzun vadeli istihdam ve ekonomik fayda sağlamakta sınırlı kalabileceğini söylüyor.

Independent Türkçe, Reuters, Crypto News


Çin ekonomisi, İran savaşı şokuna nasıl dayandı?

Uzmanlara göre Çin'in acil durumlarda en az üç ay yetecek petrol rezervi var (Reuters)
Uzmanlara göre Çin'in acil durumlarda en az üç ay yetecek petrol rezervi var (Reuters)
TT

Çin ekonomisi, İran savaşı şokuna nasıl dayandı?

Uzmanlara göre Çin'in acil durumlarda en az üç ay yetecek petrol rezervi var (Reuters)
Uzmanlara göre Çin'in acil durumlarda en az üç ay yetecek petrol rezervi var (Reuters)

Çin yönetiminin, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan İran savaşının küresel petrol piyasalarında yarattığı sarsıntıyı nasıl göğüslediği merak ediliyor.

Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin, enerji analiz şirketi Vortexa'ya göre 2025'te günde yaklaşık 11 milyon varil petrol satın alıyordu. Bunun yarısı İran da dahil Ortadoğulu tedarikçilerden geliyordu.

Savaşın başlamasının ardından Çin'in ham petrol ithalatı, şubattan hazirana kadar yüzde 48,9 azalarak günde 5,8 milyon varile geriledi. Temmuzdaki toparlanmaya rağmen ithalat, yaklaşık 10 yılın en düşük seviyelerinde kalmayı sürdürdü.

Bu düşüşe rağmen Çin'in ekonomisi, Pekin'in devreye soktuğu çeşitli önlemlerle ayakta kalmayı başardı.

Wall Street Journal'ın analizinde, Pekin'in yakıt ihracatını sınırlamasıyla rafinerilerin ham petrol işleme faaliyetlerini azalttığına dikkat çekiliyor. S&P Global Energy Platts'a göre devlete ait 49 rafinerinin ortalama kapasite kullanım oranı mayısta yüzde 71,6'ya gerileyerek pandemiden bu yana görülen en düşük seviyeye indi.

Savaşın küresel yakıt maliyetlerini artırması uçak biletlerine de yansıdı. Buna karşılık ağırlıklı olarak kömür ve yenilenebilir kaynaklardan beslenen elektrik şebekesine bağlı demiryolu taşımacılığı, petrol piyasasındaki dalgalanmalardan daha az etkilendi.

Çin, savaş öncesinde de devasa kömür rezervlerini petrol, akaryakıt ve diğer ürünlerin üretiminde giderek daha fazla kullanmaya başlamıştı. Ülkede 2024'te kömürden üretilen rafine ürünlerin miktarı, yaklaşık 300 milyon varil ham petrolün işlenmesine eşdeğerdi.

Bu yatırımların Çin'in savaşın yol açtığı petrol kesintilerine karşı hazırlıklı olmasını sağladığı belirtiliyor. Savaş sonrasında kömürden kimyasal üreten şirketler ham petrol fiyatlarındaki yükselişe karşı bir tampon oluşturdu.  

Asya devinin ekonomisini şoklardan koruyan en önemli unsurlardan biri de büyük ham petrol stokları oldu.

Pekin rezervlerinin tam büyüklüğünü açıklamıyor ve petrolün bir bölümünü yer altında depoluyor. Ancak analistlere göre stratejik rezervler, rafinerilerdeki petrol ve ticari stoklar dahil toplam miktar 1 milyar ile 1,4 milyar varil arasında.

Çin, yaptırımların da etkisiyle ucuzlayan Rus ve İran petrolünü 2025'te stoklamaya başlamıştı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne göre ülke geçen yıl rezervlerine günde ortalama 1,1 milyon varil petrol ekledi.

Diğer yandan Pekin uzun vadede yerli petrol ve doğalgaz üretimini artırmayı hedefliyor. 2030'a kadar yerli petrol ve doğalgaz arzının 440 milyon ton petrol eşdeğerine çıkarılması öngörülüyor. Uzun mesafeli petrol ve doğalgaz boru hattı ağına 20 bin kilometrelik yeni hat eklenerek toplam uzunluğun 220 bin kilometreye çıkarılması planlanıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Global Times


ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil müdahalesi ne anlama geliyor?

ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil hamlesinin ardından dolar son üç ayın en düşük seviyesini gördü (Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil hamlesinin ardından dolar son üç ayın en düşük seviyesini gördü (Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil müdahalesi ne anlama geliyor?

ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil hamlesinin ardından dolar son üç ayın en düşük seviyesini gördü (Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil hamlesinin ardından dolar son üç ayın en düşük seviyesini gördü (Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'ın borçlanma maliyetlerinde ekonomiye zarar verebilecek bir yükselişi durdurmak amacıyla açıkladığı tahvil geri alımlarının yankıları sürüyor.

ABD Hazine Bakanlığı'ndan çarşamba günü yapılan açıklamada, 10'dan 30 yıla kadar vadeli tahvillere yönelik planlanan alımların "en az iki katına çıkarılacağı" bildirildi.

Wall Street Journal'ın analizine göre Bessent'ın bu müdahalesi, Hazine Bakanlığı'nın borç yönetiminde uzun süredir benimsediği "düzenli ve öngörülebilir" yaklaşımdan uzaklaşıldığı anlamına geliyor.

ABD'de uzun vadeli tahvil faizleri yükselirken, analizde Bessent'ın tahvil piyasasına müdahalelerinin sorunu ancak geçici olarak hafifletebileceği savunuluyor.

Problemin asıl kaynağının dünyada giderek büyüyen yeni sermaye ihtiyaçları olduğuna dikkat çekiliyor.

ABD ve diğer büyük ekonomilerin çok yüksek bütçe açıkları verdiğine işaret ediliyor. Ayrıca pandemi sonrası dönemde devlet harcamalarının yeniden yükselişe geçmesi, Avrupa ve Asya'daki hükümetlerin hem savunma harcamalarını artırmak hem de sosyal harcamaları korumak için daha fazla borçlanmasına yol açıyor.

Buna ek olarak yapay zeka sektörü de son gelişmelerde belirleyici rol oynuyor. Yapay zeka firmaları devasa veri merkezleri kurmak için büyük miktarda para harcıyor ve giderek daha fazla borçlanıyor.

Bir diğer unsur da jeopolitik gelişmeler. İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin durma noktasına gelmesiyle küresel enerji piyasalarındaki sarsıntı sürüyor.

ABD başta olmak üzere büyük ekonomiler, Çin'e ve küresel tedarik zincirlerine bağımlılığı azaltmak için üretimi kendi ülkelerine veya daha güvenli bölgelere taşımaya çalışıyor. Ancak bu süreç, daha verimsiz ve aynı yatırımların farklı ülkelerde tekrarlandığı bir sermaye harcaması dönemini beraberinde getiriyor.

Bessent'ın tahvil geri alım programını genişletmesi, bu baskıyı hafifletmeye yönelik daha geniş stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Ancak bu politika, devletin faiz artışlarına karşı daha kırılgan hale gelmesine yol açabilir.

Reuters'ın analizinde de ABD hükümetinin yüksek bütçe açıklarını finanse etmek için büyük miktarda borçlandığına, yapay zeka şirketlerinin de veri merkezleri kurmak için tahvil piyasalarından milyarlarca dolar toplamaya çalıştığına işaret ediliyor.

Bunun da mortgage ve kredi maliyetleri yoluyla tüketici üzerindeki ekonomik yükü artırabileceğine dikkat çekiliyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters